Tarım

Soğanda ithalat kararı, Ulusal Tarım Master Planı tartışmasını yeniden gündeme taşıdı

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 1 Eylül 2024'te uygulamaya aldığı planlı üretim modeli, soğan ve patates gibi stratejik ürünlerde arz açığını önlemeyi hedefliyordu. Ancak iki yıl geçmeden soğanda ithalat vergisinin düşürülmesi, sistemin başarısını yeniden tartışmaya açtı. Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci'nin planlı üretim uygulaması başlamadan önce yaptığı "Ulusal Tarım Master Planı olmadan bu tür planlamalar ölü doğar" değerlendirmesi yeniden gündeme geldi.

Abone Ol

Haber Merkezi / Tarım ve Orman Bakanlığı, bitkisel üretimde arz fazlası ve arz açığını önlemek amacıyla planlı üretim sistemini 1 Eylül 2024 tarihinde yürürlüğe koydu.

Planlama kapsamına alınan 13 stratejik ürün arasında kuru soğan ve patates de yer aldı. Bakanlık ayrıca bu ürünlere planlı üretim desteği vermeye başladı.

Ancak yaklaşık iki yıl sonra bu kez soğanda fiyat artışı gerekçesiyle ithalat vergisinin düşürülmesi, planlı üretim modelinin hedefleriyle uygulama arasındaki uyumu yeniden tartışmaya açtı.

Bakanlık neyi hedefliyordu?

Bakanlığın yayımladığı Tarımsal Üretim Planlaması dokümanında sistemin amacı açık şekilde ortaya konuluyor.

Buna göre;

  • hangi havzada hangi ürünün üretileceği belirlenecek,
  • ülke bazında asgari ve azami üretim miktarları planlanacak,
  • arz açığı ve arz fazlası önlenecek,
  • fiyat dalgalanmalarının azaltılması hedeflenecekti.

Ancak bugün gelinen noktada soğan için yeniden ithalat kapısının açılması, bu hedeflerin ne ölçüde gerçekleştiği sorusunu beraberinde getirdi.

"Makro plan olmadan bu sistem işlemez"

Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci ise planlı üretim uygulaması başlamadan önce yaptığı değerlendirmede, asıl eksikliğin ürün bazlı planlama değil, ülkenin tamamını kapsayan bir Ulusal Tarım Master Planı olduğunu savunmuştu.

İlgili Makale Arazi yönetmeliği mi araziye uyma mı?

Kahveci, Ağustos 2024'te kaleme aldığı değerlendirmede şu görüşlere yer vermişti:

"Neyi planlayacaklarını planlamadıkları için, yani ülkenin makro düzeyli Ulusal Tarım Master Planı olmadığı için bu yönetmelik uygulamada ölü doğacaktır."

"Makro planı olmayan bir işin politikası da olmaz."

"Ülkenin sorunu üretim planlaması değil, tarımın bütününü kapsayan katma değer planlamasının olmamasıdır."

Kahveci'ye göre yalnızca bitkisel üretimi düzenleyen dar kapsamlı planlamalar yerine;

  • bitkisel üretim,
  • hayvancılık,
  • tarımsal sanayi,
  • kırsal kalkınma,
  • pazarlama,
  • katma değer zinciri

bir bütün olarak ele alınmalıydı.

"Çiftçi zaten planlamayı yapar"

Kahveci'nin dikkat çeken değerlendirmelerinden biri de üretici davranışına ilişkin oldu.

Tarım politikalarının doğru oluşturulması halinde çiftçinin zaten üretimini piyasa koşullarına göre planlayacağını belirten Kahveci, şu değerlendirmeyi yapmıştı:

"Siz çiftçi faaliyetlerini doğru şekilde regüle ettiğinizde çiftçiler hem üretim verimliliğini hem de üretim planlamasını zaten kendileri yaparlar."

Bugünkü tablo eleştirileri yeniden gündeme taşıdı

Soğanda ithalat vergisinin düşürülmesiyle birlikte üreticiler de planlı üretim modelini sorgulamaya başladı.

Sahadaki üreticiler, geçen yıl zarar ettiklerini, bu yıl ilk kez para kazanabilecekleri bir dönemde ithalat kapılarının açıldığını belirterek kararın market fiyatından çok tarladaki fiyatı düşüreceğini savunuyor.

Planlı üretim sistemi tam da bu tür arz dengesizliklerini önlemek amacıyla hayata geçirilmişti.

Bu nedenle bugün yaşanan gelişmeler, yaklaşık iki yıl önce dile getirilen "Ulusal Tarım Master Planı olmadan dar kapsamlı üretim planlamaları beklenen sonucu vermez" eleştirisini yeniden gündeme taşıdı.

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }