Başkan Kara, gübre, mazot ve tohum gibi temel girdilerdeki fiyat artışının çiftçinin belini büktüğünü belirterek, “Bu yıl gübre ve hasat maliyetleri 36 liraya, mazot 50 liraya çıktı. Çiftçilerimiz bu maliyetler altında ekim yapamaz hale geldi. Ekim istediğimiz gibi yapılamadı, özellikle kıraç alanlarda üretici üç yıldır ürün alamıyor, bu yıl da alamadı” dedi.
Krediye erişim tıkandı, üretim aksıyor
Çiftçilerin yalnızca üretim maliyetleriyle değil, finansmana erişimle de ciddi sorunlar yaşadığını vurgulayan Kara, yeni düzenlemeler nedeniyle tarım kredilerine ulaşmanın neredeyse imkansız hale geldiğini ifade etti.
“Çiftçimiz sürüm ve ekim masraflarını karşılayamıyor. Üstelik bankalardan balya kredisi ya da diğer tarım kredilerini de alamıyor. Krediye ulaşamayan çiftçi üretim yapamaz. Bu durum üretimi fiilen durduruyor” diye konuştu.
Tarlada zarar, rafta fahiş fiyat
Ürün fiyatları ile piyasa fiyatları arasındaki uçuruma da dikkat çeken Kara, özellikle sebze üreticilerinin büyük zarar ettiğini söyledi. “Soğan ve domates tarlada kaldı. Soğan tarlada 3–4 liraya üretiliyor, markette 10–20 liraya satılıyor. Domates tarlada 3 lira, markette 30 lira. Çiftçi emeğinin karşılığını alamıyor. Bu tablo hem bitkisel üretimi hem hayvancılığı olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı.
“Borçlar ertelensin, kredi yolu açılsın”
Ziraat Odası Başkanı Kara, devlet yetkililerine açık çağrıda bulunarak acil önlem talep etti. “Sayın Cumhurbaşkanımıza, ilgili bakanlıklarımıza ve devlet büyüklerimize sesleniyoruz. Çiftçinin borçları ertelensin, kredi kanalları yeniden açılsın. Çiftçi krediye ulaşamazsa mazot alamaz, gübre alamaz, tohum alamaz. Üretimin durması yalnızca çiftçiyi değil, ülke ekonomisini de riske sokar” dedi.
Uyarı sadece Kilis için değil
Kara, açıklamasının sonunda yaşanan tablonun yalnızca Kilis’e özgü olmadığını vurgulayarak, tarımda sürdürülebilirlik için desteklerin şart olduğunu söyledi. “Çiftçilerimiz destek bekliyor, üretmeye devam etmek istiyor. Tarımın sürdürülebilirliği için bu çağrıya kulak verilmesi gerekiyor. Aksi halde üretimde daha büyük sorunlarla karşılaşırız” değerlendirmesinde bulundu.



