Haber Merkezi / Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından besilik hayvan ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatında, üreticilerden gelen şikayetlere yenileri eklendi.
Uruguay’dan getirilen ve 30 Temmuz’da İskenderun Limanı’nda NADA gemisinden teslim alınan besilik sığırlarla ilgili Tarımdan Haber’e ulaşan üreticiler, hayvanların teslimatından itibaren ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını bildirdi.
Üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği fotoğraf ve video görüntüleri de hayvanların teslimat sonrasındaki durumuna ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.
HAYVANLARIN ÜZERİNDEKİ YOĞUN DIŞKI TABAKASI DİKKAT ÇEKTİ
Görüntülerde bazı hayvanların sırt ve vücutlarının geniş bölümünün kurumuş dışkı ve benzeri organik materyalle kaplı olduğu görülüyor.
Hayvanların üzerindeki yoğun kirlenme, uzun deniz yolculuğunun ardından üreticiye teslim edilmeden önce hayvanların hangi şartlarda tutulduğu ve teslimat öncesinde gerekli kontrollerin yapılıp yapılmadığı sorularını yeniden gündeme getirdi.
Üreticiler, söz konusu hayvanların bu durumda kendilerine teslim edildiğini belirtti.
ÜRETİCİ: HAYVANLARI YAŞATABİLMEK İÇİN VETERİNER MASRAFI YAPTIK
Ancak üreticilerin şikayeti yalnızca hayvanların üzerindeki dışkı ve kötü fiziki görüntüyle sınırlı değil.
Hayvanları teslim alan üreticiler, bazı sığırlarda özellikle ayak ve genel sağlık problemleriyle karşılaştıklarını, hayvanları besiye almak yerine ilk günden itibaren tedavi ettirmek zorunda kaldıklarını ifade etti.
Üreticilerin verdiği bilgiye göre veteriner müdahaleleri, ilaç ve tedavi giderleri nedeniyle ithal besilik hayvanların teslim alınmasının hemen ardından beklenmedik ilave maliyetler oluştu.
Tarım işletmesine sağlıklı bir besi materyali olarak girmesi beklenen ithal hayvan için üreticinin daha ilk günlerden veteriner ve ilaç masrafıyla karşı karşıya kalması ise ithalatın üretici açısından ekonomik boyutunu da tartışmaya açtı.
BAZI HAYVANLARIN TESLİMDEN SONRA ÖLDÜĞÜ BELİRTİLİYOR
Üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği fotoğraflarda yerde hareketsiz yatan hayvanlar da görülüyor.
Üreticiler, teslim aldıkları hayvanlardan bazılarının sağlık sorunlarının ardından öldüğünü belirtti.
Fotoğraflardan tek başına hayvanların ölüm nedeni veya sağlık problemi hakkında veteriner teşhisi koymak mümkün değil. Ancak üreticilerin aktardığı bilgiler ve gönderilen görüntüler, teslim edilen hayvanların sağlık durumunun ve teslimat sürecinin açıklığa kavuşturulmasını gerekli kılıyor.
Videoda ise yerde yatan hayvanlardan birinin ön ayağında müdahale yapıldığı görülürken, başka bir hayvanın ayağa kalkarak hareket ettiği görülüyor.
ASIL SORU: ÜRETİCİYE TESLİM EDİLMEDEN ÖNCE HANGİ KONTROLLER YAPILDI?
Ortaya çıkan görüntüler beraberinde önemli soruları da gündeme getirdi.
Uzun bir deniz yolculuğunun ardından Türkiye’ye getirilen hayvanların limanda üreticiye teslim edilmeden önce sağlık ve fiziksel kondisyon açısından hangi kontrollerden geçirildiği önem taşıyor.
Özellikle;
- Hayvanların hareket kabiliyetleri kontrol edildi mi?
- Ayak ve tırnak problemleri bulunan hayvanlar tespit edildi mi?
- Genel sağlık muayeneleri yapıldı mı?
- Üreticiye teslim edilmeye uygun olmadığı değerlendirilen hayvanlar ayrıldı mı?
- Teslimattan sonra hastalanan veya ölen hayvanlarla ilgili kayıt tutuluyor mu?
- Üreticinin veteriner ve tedavi giderleriyle ilgili herhangi bir telafi mekanizması bulunuyor mu?
Bu soruların cevapları, ithal hayvan programının üretici açısından sağlıklı değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.
BESİLİK HAYVAN ALDI, TEDAVİ MASRAFIYLA KARŞILAŞTI
İthalatın amacı, besicinin üretimini sürdürebileceği sağlıklı besilik materyale ulaşmasını sağlamak.
Ancak üreticinin hayvanı teslim aldığı andan itibaren veteriner, ilaç ve tedavi masrafı yapmak zorunda kalması durumunda ithal hayvanın gerçek maliyeti de değişiyor.
Çünkü üreticinin maliyeti yalnızca ESK’ye ödediği hayvan bedelinden oluşmuyor.
Tedavi giderleri, hayvanın hastalık nedeniyle yeterli canlı ağırlık artışı sağlayamaması, besi süresinin uzaması ve hayvan kayıpları da işletmenin ekonomik hesabına doğrudan yansıyor.
Bu nedenle üreticilerin yaşadığı sorunun yalnızca hayvan sağlığı açısından değil, besicinin ekonomik kaybı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.
İTHAL HAYVANLARDA “GÜBRE” GÖRÜNTÜLERİ DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ
İthal besilik hayvanların yoğun dışkıyla kaplı şekilde üreticiye ulaşması ilk kez gündeme gelmiyor.
Tarım sektöründe daha önce gerçekleştirilen ithal hayvan teslimatlarında da benzer görüntüler tartışma konusu olmuştu.
İskenderun’dan gerçekleştirilen son teslimata ilişkin üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği görüntüler, sorunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu.
Bu noktada mesele yalnızca hayvanların kirli olması değil.
Asıl mesele, uzun deniz yolculuğunun ardından hayvanların üreticiye hangi sağlık ve refah koşullarında teslim edildiği.
ESK'DAN AÇIKLAMA BEKLENİYOR
Üreticilerin gündeme getirdiği iddialar üzerine Et ve Süt Kurumu’nun söz konusu partiye ilişkin verileri açıklaması önem taşıyor.
30 Temmuz’da NADA gemisiyle İskenderun Limanı’na getirilen partide kaç baş hayvan bulunduğu, kaç üreticiye teslimat yapıldığı, teslimat öncesinde kaç hayvanda sağlık problemi tespit edildiği, teslimattan sonra kaç hastalık ve ölüm bildirimi yapıldığı ve mağduriyet yaşayan üreticiler için nasıl bir uygulama yapılacağı açıklığa kavuşturulmalı.
Çünkü ithalatın başarısı (!) yalnızca Türkiye’ye kaç baş hayvan getirildiğiyle ölçülemez.
Asıl ölçülmesi gereken, üreticinin ahırına kaç sağlıklı hayvanın ulaştığı ve bu hayvanların üreticiye gerçek maliyetinin ne olduğudur.