Haber Merkezi - Toprak Mahsulleri Ofisi’nin 2026 yılı hububat alım fiyatlarını açıklamasının ardından tarım sektöründe başlayan isyan dalgası, siyasetin de ana gündemi haline geldi. Açıklanan fiyatı "üreticiye yönelik bir katliam" olarak nitelendiren Zafer Partisi Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, hem TMO yönetimine hem de üreticinin temsilcisi olan ziraat odası başkanlarına çok sert ifadelerle yüklendi.
"Utanmazca, Hadsizce, İnsafsızca Bir Katliam!"
İl ve ilçe ziraat odası başkanlarından cılız da olsa seslerin çıkmaya başladığını ancak bunun yeterli olmadığını belirten Nihat Babaözü, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'ın "rekolte" ve "verim" savunmalarına tepki gösterdi. Tarım yönetimindeki büyük çelişkiyi şu sözlerle dile getirdi.
"TMO Genel Müdürü çıkıp hala açıklama yapıyor; 'Yok yağmur yağdı, yok rekolte yükseldi, çok verim aldınız, o yüzden fiyatı eksik tuttuk' gibisinden ikrarda bulunuyor. Peki, geçen yılki don, dolu ve hiç görülmemiş kuraklık döneminde ne yaptınız? Enflasyonun üzerinde bir fiyat verdiniz mi de bugün bu açıklamayı yapıyorsunuz? Arkadaşlar bu böyle olmaz! Utanmazca, hadsizce, arsızca ve insafsızca bu kadar katliam olmaz!"
"Ahmet Güldal'ı İstifaya Davet Edin, Ankara'ya Yürüyün!"
Ziraat odası başkanlarının sadece kağıt üstünde açıklama yaparak çiftçiyi geçiştiremeyeceğini söyleyen Babaözü, oda başkanlarını koltuklarından kalkmaya ve meydanlara inmeye davet etti:
"Ziraat Odası başkanlarının acilen yapması gereken şey şudur: TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal’a haddini bildirmek, onu acilen istifaya davet etmek ve Ankara’ya yürümektir! Kardeşim gelin, yiyorsa, gerçekten samimiyseniz Ankara’ya yürüyün! Sizin 4 tane maden işçisi kadar yürüyecek yüreğiniz yok mu?"
"Bu İş Basit Açıklamalarla Geçiştirilemez"
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın da süreç karşısındaki tutumunu üstü kapalı eleştiren Zafer Partisi Kurmayı Babaözü, üreticinin hakkının Ankara sokaklarında aranması gerektiğini vurguladı. Çiftçinin toprağına küstürüldüğü bu dönemde, üretici temsilcilerinin sessiz kalmasının ya da pasif eylemler yapmasının kabul edilemeyeceğini dile getirdi.