Haber Merkezi / Türkiye'de tarımsal desteklerin nasıl verilmesi gerektiği tartışılırken İngiltere'deki dönüşüm farklı bir destekleme modelini gündeme getiriyor.
Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Türkiye ile İngiltere'nin tarımsal destek sistemlerini karşılaştırdığı çalışmasında yalnızca bütçe büyüklüğüne değil, paranın hangi amaçla çiftçiye ödendiğine de dikkat çekti.
İlgili Haber → Türkiye tarıma İngiltere’den fazla para ayırıyor ama çiftçiye 17,8 kat daha az düşüyor!
İngiltere, Brexit sonrasında Avrupa Birliği'nin Ortak Tarım Politikası kapsamında uygulanan arazi temelli doğrudan ödeme sisteminden kademeli olarak uzaklaşmaya başladı.
Yeni sistemde kamu kaynağının yönü çevre ve sürdürülebilirlik uygulamalarına çevriliyor.
Toprağı koruyana, merayı düşük girdili yönetene destek
İngiltere'deki Sustainable Farming Incentive (SFI), çiftçiye yalnızca tarım arazisine sahip olduğu veya araziyi işlettiği için ödeme yapılması yerine belirli faaliyetlerin yerine getirilmesini esas alıyor.
Kahveci'nin aktardığı verilere göre destek kapsamındaki uygulamalar arasında toprak sağlığının korunması, çitlerin bakımı, kuşlar için yem alanlarının oluşturulması, baklagil nadası ve çok yıllık otlakların yönetimi gibi faaliyetler bulunuyor.
Kahveci bu değişimi dikkat çekici bir ifadeyle özetledi: Yeni sistemin odağında tarlanın veya ahırın yalnızca varlığı değil, orada gerçekleştirilen faaliyet bulunuyor.
Doğrudan ödeme 811 milyon sterlinden 265 milyona düştü
Rakamlar da İngiltere'nin destek bütçesinin yön değiştirdiğini gösteriyor.
Kahveci'nin aktardığı verilere göre 2024-25 döneminde 2 milyar 614 milyon sterlin olan program bütçesi, 2025-26 döneminde 2 milyar 322 milyon sterlin seviyesinde.
Ancak bütçenin içindeki dağılım önemli ölçüde değişiyor.
Doğrudan ödeme niteliğindeki kalem 811 milyon sterlinden 265 milyon sterline gerilerken, SFI kapsamındaki harcamalar 305 milyon sterlinden 738 milyon sterline yükseliyor.
Tarım-çevre kapsamındaki toplam harcama ise 1 milyar 396 milyon sterlinden 1 milyar 819 milyon sterline çıkıyor.
Yani destek tamamen ortadan kalkmıyor; paranın hangi faaliyet karşılığında ödendiği değişiyor.
3,2 milyon hektar yeni sistem kapsamında
Kahveci'nin aktardığı Kasım 2025 verilerine göre SFI kapsamında 44 bin 500 anlaşma, 35 bin 600 işletme ve yaklaşık 3,2 milyon hektarlık alan bulunuyor.
Bunun içinde 977 bin hektar ilaçsız tarla, 371 bin 400 hektar düşük girdili mera ve 168 bin 600 kilometre çit yer alıyor.
Bu rakamlar İngiltere'nin tarımsal destek politikasının üretim miktarının yanı sıra arazi yönetimi ve çevresel çıktıları da destekleme kriteri haline getirdiğini gösteriyor.
Türkiye'de desteklerin odağında ne var?
Kahveci'nin karşılaştırmasına göre Türkiye'nin 2025 yılı destek sistemi ise alan/arazi, mazot-gübre, fark ödemeleri ve hayvancılık gibi üretim ve girdi odaklı kalemler üzerinden ilerledi.
Kahveci, İngiltere'nin destekleri giderek şartlı çevresel faaliyetlere yönlendirdiğine, Türkiye'nin ise 2025 itibarıyla üretim ve girdi eksenindeki destek yapısını sürdürdüğüne dikkat çekti.
Burada İngiltere modelinin Türkiye için doğrudan “daha iyi” olduğu sonucuna varmamak önemli. İki ülkenin işletme yapıları, üretim desenleri ve destekleme hedefleri farklı. Nitekim Kahveci de İngiltere'deki dönüşümün bazı ürün grupları açısından maliyetler doğurduğuna dikkat çekiyor.
Ancak İngiltere örneği, Türkiye açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Tarımsal destek, çiftçinin hangi girdiyi kullandığına mı, ne kadar araziye sahip olduğuna mı, yoksa üretim sırasında ortaya koyduğu ölçülebilir sonuçlara mı bağlanmalı?
Kahveci'ye göre destek tek başına çözüm değil
Kahveci'nin analizindeki temel vurgu ise destekleme sisteminin ötesinde.
Kahveci, tarımda asıl meselenin piyasa düzeni ve fiyat oluşumu olduğunu, desteklemelerin ise bu sistemin sürdürülebilirliğini sağlayabilecek araçlardan yalnızca biri olduğunu savunuyor.
Dolayısıyla İngiltere örneğinin Türkiye açısından ortaya çıkardığı tartışma yalnızca “çiftçiye ne kadar para veriliyor?” sorusu değil; “Kamu kaynağı hangi üretim davranışını ve hangi sonucu teşvik ediyor?” sorusu.