Tarım Kredi Kooperatifleri Haberleri

Hüseyin Aydın’dan marketlerde ucuzluk için “dahiyane” çözüm! Tarım Kredi’nin deposunda aracının da aracısı var

Tarım Kredi Market’in Diyarbakır deposu yaklaşık 250-300 milyon liralık yatırımla yeniden faaliyete geçirildi. Ancak marketlere ürün dağıtacak deponun işletmesi bir firmaya verildi, o firma da operasyonu alt yükleniciye devretti. Finansçı Tarım Kredi Genel Müdürü Hüseyin Aydın döneminde hayata geçirilen ve diğer depolara da yaygınlaştırılması planlanan bu sistem, “Gıda fiyatları böyle mi ucuzlayacak?” sorusunu gündeme getirdi.

Abone Ol

Haber Merkezi / Tarım Kredi Market'in yıllar önce kapatılan Diyarbakır deposu yeniden faaliyete geçirildi. Deponun yeniden açılması için yaklaşık 250-300 milyon liralık yatırım yapıldı.

Marketlere ürün sevkiyatının gerçekleştirileceği deponun yatırım ve kurulum maliyetleri Tarım Kredi Market tarafından karşılandı.

Ancak yatırım tamamlanıp depo faaliyete geçtiğinde dikkat çekici bir işletme modeli ortaya çıktı.

Tarım Kredi, yüz milyonlarca lira harcadığı deposunu kendi personeli ve organizasyonuyla işletmek yerine işletme ve lojistik hizmetlerini dışarıdan bir firmaya verdi.

DEPO TARIM KREDİ'NİN AMA ÇALIŞANLAR BAŞKA FİRMANIN

Edinilen bilgilere göre Diyarbakır deposunun işletme ve lojistik hizmetleri Sürat firmasına verildi.

Ancak aracı zinciri bununla da sınırlı kalmadı.

Sürat'ın depo operasyonunda Yıltur firmasını alt yüklenici olarak kullandığı öğrenildi.

Böylelikle Tarım Kredi Market'in kendi mağazalarına ürün göndermek amacıyla yüz milyonlarca lira yatırım yaptığı bir depoda operasyon, Tarım Kredi personeli yerine dışarıdan hizmet alınan şirketlerin çalışanları üzerinden yürütülmeye başlandı.

Ortaya dikkat çeken bir tablo çıktı. Depo Tarım Kredi'nin, yatırım Tarım Kredi'nin, ürün Tarım Kredi'nin, marketler Tarım Kredi'nin ama işletmede aracının da aracısı var!

HÜSEYİN AYDIN'IN “ARACI” SÖZLERİ DİKKAT ÇEKİYOR

Diyarbakır'daki model, Tarım Kredi Genel Müdürü Hüseyin Aydın'ın geçmişte yaptığı açıklamalarla birlikte değerlendirildiğinde daha da dikkat çekici hale geliyor.

Aydın, Tarım Kredi'nin 2025 yılı sonuçlarını açıklarken çiftçileri “aracılardan, fırsatçılardan ve piyasadaki dalgalanmalardan koruyarak” faaliyet gösterdiklerini söylemişti.

Diyarbakır deposunda ortaya çıkan model ise bu kez başka bir “aracı” tartışmasını beraberinde getirdi.

ARACIYI KALDIRMAK BİR YANA, ARACININ DA ARACISI VAR!

Tarım Kredi'nin market yapılanmasının temel ekonomik gerekçelerinden biri üretici ile tüketici arasındaki zinciri daha etkin hale getirmek. Nitekim Aydın da Tarım Kredi'nin kendi ürünlerini işleyerek KOOP aracılığıyla nihai tüketiciye ulaştırdığını ifade ediyor.

Ancak Diyarbakır'daki depo modeli farklı bir soruyu gündeme getiriyor.

Tarım Kredi'nin yatırımını yaptığı ve kendi marketlerine kendi ürünlerini göndereceği bir depo neden kendi personeli tarafından işletilmiyor?

Dahası, işletme hizmetinin verildiği firma operasyonu başka bir alt yüklenici üzerinden yürütüyorsa, Tarım Kredi'nin lojistik zincirinde kaç şirket para kazanıyor?

Bu şirketlere ne kadar ödeme yapılıyor?

Tarım Kredi'nin depoyu kendi personeliyle işletmesinin maliyeti ile mevcut sistemin maliyeti karşılaştırıldı mı?

Ve en önemlisi, araya giren her şirketin bir maliyeti varsa bu maliyet en sonunda kimin üzerine kalıyor?

GIDA FİYATLARI BÖYLE Mİ UCUZLAYACAK?

Meselenin tüketici açısından önemi de burada ortaya çıkıyor.

Tarım Kredi Marketlerden tüketicinin temel beklentisi, özellikle temel gıda ürünlerinin piyasaya mümkün olduğunca uygun maliyetle ulaştırılması.

Ancak Diyarbakır'da ortaya çıkan sistemde Tarım Kredi önce yüz milyonlarca liralık yatırımla depoyu kuruyor, ardından işletmesini dışarıdan bir firmaya veriyor. O firma da operasyon için başka bir firmayı devreye sokuyor.

Dolayısıyla şu sorunun yanıtlanması gerekiyor; 'Tarım Kredi'nin kendi yapabileceği bir işte yüklenici ve alt yüklenici şirketlere yapılan ödemeler lojistik maliyetini düşürüyor mu, yoksa sisteme yeni maliyet kalemleri mi ekliyor?'

SİSTEM TUTARSA DİĞER DEPOLARA DA YAYILACAK

Diyarbakır'daki uygulamayı daha önemli hale getiren ise modelin yalnızca bu depoyla sınırlı kalmayabileceğine ilişkin bilgiler.

Edinilen bilgilere göre, Diyarbakır'daki sistemin başarılı bulunması halinde Tarım Kredi Market'in diğer depolarında da benzer modele geçilmesi planlanıyor.

Bu durumda mesele tek bir deponun kim tarafından işletildiğinin çok ötesine geçiyor.

Tarım Kredi Market'in depo ve lojistik yapılanmasının önemli bir bölümünün ilerleyen dönemde dışarıdan hizmet alımı ve alt yükleniciler üzerinden yürütülmesi söz konusu olabilecek.

FİNANSÇI HÜSEYİN AYDIN BU HESABI AÇIKLAMALI

Yıllarca Türkiye'nin en büyük bankalarında yöneticilik yapan Hüseyin Aydın'ın finans ve maliyet hesabı konusundaki geçmişi düşünüldüğünde, Diyarbakır'daki modelin ekonomik gerekçesinin rakamlarla ortaya konulması önem taşıyor.

Tarım Kredi Market Diyarbakır deposunu kendi personeliyle işletseydi yıllık maliyeti ne olacaktı?

Ana yükleniciye yıllık ne kadar ödenecek? Alt yüklenicinin sistemdeki payı ne kadar?

İki model arasında Tarım Kredi lehine ne kadarlık tasarruf sağlanıyor?

Eğer dışarıdan hizmet alımı gerçekten daha ekonomikse bunun rakamlarla ortaya konulması, model diğer depolara yaygınlaştırılacaksa daha da önem kazanıyor.

Aksi halde tüketicinin soracağı soru değişmeyecek:

Gıda fiyatları böyle mi ucuzlayacak? Tarım Kredi'nin kendi deposunda neden aracının da aracısı var?

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }