Haber Merkezi / Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, ABD Tarım Bakanlığı (USDA) FAS Ankara Ofisi'nin yayımladığı son Tahıl ve Yem Güncelleme Raporu ile pamuk piyasasına ilişkin verileri değerlendirdi.
Kahveci, yayınlanan rapora göre 2026/27 sezonunun, son yılların en dikkat çekici üretim tablolarından birini ortaya koyduğuna dikkat çekti.
Türkiye genelinde kış aylarında görülen güçlü yağışlar buğday ve arpada rekor üretimin önünü açarken, pamukta düşük fiyatlar nedeniyle üreticinin farklı ürünlere yönelmesi tarımsal üretim desenini önemli ölçüde değiştirdi.
Buğdayda tarihi rekor
USDA FAS Ankara Ofisi'nin raporuna göre sezonun en dikkat çekici gelişmesi buğday üretimindeki güçlü artış oldu. Raporda Türkiye'nin buğday üretiminin geçen sezonki 16,8 milyon tondan 22,5 milyon tona yükselmesinin beklendiği belirtilirken, Ergin Kahveci bu tabloyu son yılların en güçlü hububat sezonlarından biri olarak değerlendirdi.
Bu artışta özellikle son yılların en yüksek kış yağışlarının belirleyici olduğu ifade edilen raporda, güçlü yerli üretim sayesinde ithalat ihtiyacının azalacağı, dönem sonu stoklarının ise önemli ölçüde artacağı kaydedildi.
Arpa üretiminde büyük sıçrama
Rapora göre en yüksek üretim artışı arpa tarafında yaşanıyor. Kurak geçen sezonun ardından arpa üretiminin 5,1 milyon tondan 8,1 milyon tona yükselmesi bekleniyor. Kahveci, raporda güçlü üretim nedeniyle arpa ithalatının neredeyse tamamen ortadan kalkacağı ve piyasada stokların önemli ölçüde artacağına dikkat çekildiğini dile getirdi.
Yem sektöründe yeni dönem
Hububattaki bolluğun yem sektörünü de doğrudan etkileyeceğini belirten Kahveci, kalite sorunu yaşayan buğdayın yem sanayisinde daha fazla kullanılacağını söyledi.
Bu nedenle yemlik buğday tüketiminin önemli ölçüde artacağını, buna karşılık mısır talebinin gerileyeceğini ifade etti.
Pamukta üreticinin tercihi değişti
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden birinin pamuk olduğunu belirten Kahveci, düşük fiyatlar nedeniyle üreticinin pamuktan uzaklaşmaya başladığını söyledi.
Son iki yılda pamuk ekim alanlarının 465 bin hektardan yaklaşık 310 bin hektara gerilediğini belirten Kahveci, üretimin de önemli ölçüde düştüğünü ifade etti.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde birçok üreticinin pamuk yerine buğday ve mısır üretimine yöneldiğini kaydeden Kahveci, bunun Türkiye'nin pamukta dışa bağımlılığını artırabilecek önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekti.
Mısırda su etkisi
Kahveci'ye göre su kısıtı yaşayan bölgelerde çiftçiler mısır ekiminden de uzaklaşmaya başladı.
Üretim alanlarındaki daralma nedeniyle mısır üretiminin gerilemesi beklenirken, yem sektörünün ucuz arpa ve buğdaya yönelmesi de mısır tüketimini aşağı çekiyor.
Çeltikte ithalat tartışması
Çeltik üretiminde ise güçlü su kaynakları sayesinde üretimin arttığını belirten Kahveci, buna rağmen ithalatın yüksek seviyesini korumasının sektör temsilcilerinin tepkisini çektiğini ifade etti.
Üretici örgütlerinin mevcut gümrük vergilerinin yerli üreticiyi korumakta yetersiz kaldığını dile getirdiğini aktaran Kahveci, özellikle TMO stokları bulunmasına rağmen ithalatın devam etmesinin tartışma yarattığını söyledi.
"Hububatta bolluk, endüstriyel ürünlerde daralma"
Kahveci, raporu şu değerlendirmeyle özetledi:
"2026/27 sezonu Türkiye tarımı açısından hububatta bolluk, pamuk ve mısır gibi endüstriyel ürünlerde ise daralma yılı olarak kayıtlara geçiyor. Güçlü yağışlar tahıl üretimini tarihi seviyelere taşırken, düşük fiyatlar ve değişen üretici tercihleri özellikle pamukta yeni politika ihtiyacını ortaya koyuyor."