Sadettin İnan / Türkşeker’in Mayıs ayında iki firmaya kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği 100 bin tonluk şeker satışı ve beraberinde gelen 600 milyon liralık kamu zararı iddiası gündemdeki yerini koruyor.
Türkşeker'deki şeker vurgununu, geçtiğimiz ay partisinin İl Başkanları ve İl Müfettişleri toplantısında gündemine alan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, "Bu satış değil, peşkeştir!" tepkisinde bulunmuştu.
Arıkan'ın bu tepkisinin hemen ardından Türkşeker Genel Müdürü Muhiddin Şahin'in Saadet Partisini ziyaret ederek, Arıkan ile görüştüğü ortaya çıktı. Görüşmede Şahin'in 100 bin tonluk şeker satışı ile ilgili bilgilendirme yaptığı öğrenilirken, Genel Müdürün şaibeli şeker satışını ilginç bir şekilde savunması ise dikkat çekti.
"Zarar Yok, Kar Ettik" Savunması
İki firmaya yapılan düşük fiyatlı satışın "kamu zararına" yol açtığı iddialarını reddeden Şahin’in, şu gerekçelere sığındığı öğrenildi:
- Söz konusu satışla piyasadaki şeker fiyatlarının yukarı çekildiği,
- Bu fiyat artışı sayesinde Türkşeker’in daha sonra yaptığı satışlardan daha fazla kar elde ettiği,
- Dolayısıyla kurumun toplamda bir zararının değil, aksine kazancının olduğu savunuldu.
Genel Müdürün, kurumun 600 milyon lira zarar etmesine neden olan kıyak satışı, 'iki firma üzerinden şeker fiyatları yükseldi' şeklindeki savunması, Türkşeker gibi stratejik bir kurumun nasıl liyakatsiz bir şekilde yönetildiğini gözler önüne sererken, şaibeli satışında bu şekilde perdelenmeye çalışılması, koltuğu koruma çabası olarak görülüyor.
600 milyon liralık kıyak satış!
Hatırlanacağı üzere Türkşeker, Mayıs ayında iki firmaya kurumun kendi satış fiyatlarının altında 100 bin ton şeker satışı gerçekleştirmişti. Bununla kalmayıp kıyak satıştan bir gün sonra şeker fiyatlarına zam yapılarak söz konusu iki firmaya büyük bir kıyak daha çekilmişti. Kıyak satıştan dolayı Varlık Fonu bünyesinde bulunan kurum 600 milyon lira zarara uğratılmıştı.
Bakanlık Sessizliğini Koruyor
Kamuoyunda tepkiye neden olan şaibeli satışla ilgili Türkşeker yönetimi resmi bir açıklama yapmaktan kaçınırken, Tarım Bakanlığının konuyla ilgili herhangi bir soruşturma veya inceleme başlatmamış olması da dikkat çekmişti.