Haber Merkezi - Ziraat Yüksek Mühendisi Necdet Topçuoğlu, Sakarya mitinginde dile getirilen şeker fabrikası vaadinin teknik gerçeklerle bağdaşmadığını vurgulayarak, ana muhalefet liderinin yanlış yönlendirildiğini savundu.
Adapazarı, Alpullu ve Susurluk gibi bölgelerin iklim yapısı gereği pancarın şeker (polar) oranının %10-12 seviyelerinde kaldığını belirten Topçuoğlu, ekonomik üretimin %16 polar oranı gerektirdiğini hatırlattı. Geceleri solunum yapmaya devam eden pancarın şekeri tükettiğini belirterek, bu bölgelerde fabrika ısrarının verimlilikten uzak olduğunu ve Türkiye’nin 33 küçük tesis yerine 20 bin ton kapasiteli 7 modern fabrikaya ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Sektörün lokomotifi Türkşeker’in özelleştirme adı altında paramparça edildiğini ve borç batağına sürüklendiğini kaydeden Topçuoğlu, Adapazarı Ovası’nın pancar yerine Türkiye’nin dışa bağımlı olduğu mısır üretimine ayrılması gerektiğini belirtti.
CHP’nin tarım politikalarını yöneten Sencer Solakoğlu’nu teknik verileri bilmemekle veya lideri yanlış konuşturmakla suçlayan Topçuoğlu; "Türkiye’yi yönetme iddiasında olanların bilgiye dayalı vaatlerde bulunması gerekir, mısır ithal eden bir ülkenin en verimli mısır arazilerini düşük polarlı pancara kurban etmek gerçekçi değildir" uyarısında bulundu.
Ziraat Yüksek Mühendisi Necdet Topçuoğlu’nun şeker sektöründeki acı gerçekleri ve vaatlerdeki teknik hataları masaya yatırdığı makalesinin tam metni şu şekildedir:
Siyaset yanlışı vaat etmek değildir
Bu akşam haberleri izlerken, Ana Muhalefet Partisi Liderinin Sakarya mitinginde, Sakaryalılara sözümdür, o şeker fabrikası tekrar kurulacaktır dediğini bizzat duydum. Tabi şeker sektörünü iyi bilen eski bir teknokrat olarak şaşırdım. Demekki Genel Başkanı yanlış konuşturuyorlar.
Söz konusu fındık olunca bilip bilmediği konuya balıklama atlayan Gölge Bakan Sencer Solakoğlu nerede acaba? Ömründe CHP'ye oy vermediğini söyleyen bu zat sabotaj mı yapıyor, yoksa kendisine sorulmuyormu bilmek gerekir. Başta Alpullu, Susurluk ve Çarşamba Şeker Fabrikaları olmak üzere, Adapazarı Şeker Fabrikası'nın kuruluş yeri yanlış seçilmiştir.
Söz konusu fabrikalara şeker pancarı veren sahalarda üretilen pancarın polar şeker oranı düşüktür. Bu hususu teknik ayrıntısı ile izah edeceğim. Ancak önce Adapazarı Şeker Fabrikası hakkında bilgi vermek istiyorum.
Adapazarı Şeker Fabrikasının temeli,12 Eylül 1952 tarihinde atılmış, 11 Ekim 1953 tarihinde de üretime başlamıştır. 1999 depreminde ağır hasar alan fabrika, 2004 yılında Özelleştirme İdaresi’ne devredilmiştir. 2005 yılında ise Adapazarı Pancar Ekicileri Kooperatifi (APEK) tarafından satın alınmıştır.
Söz konusu fabrika, 2012 yılında APEK’in Bank Asya’ya olan kredi borcu nedeniyle bu bankaya devredilmiştir. Fabrika 2013 yılında Yıldız Holding tarafından Bank Asya'dan satın alınmıştır. Son olarak fabrika ülker grubuna geçmiştir. 2025 yılında 631 bin ton pancar işlediği ve 86 bin ton kristal şeker ürettiği bilinmektedir.
Ancak ürtimde kullanılan pancar polar oranı yüksek olan bölgelerden taşınmıştır. Söz konysu fabrika şehir merkezindeki 480 dönüm arsasıyla, kupon arazi konumundadır. Kupon arazilerin kimin tarafından satılacağı bellidir.
Şeker fabrikalarının işleyeceği ham madde, şeker pancarıdır. Bir bölgede fabrika kurulması için, sadece pancarın üretilmesi yeterli değildir. Üretilen pancarın polar şeker oranının da yüksek olması zorunludur. Ortalama polar şeker varlığı %16 olarak kabul edilmekte ve pancarın fiyatlandırılması bu oran üzerinden yapılmaktadır.
Adapazarı Ovasında üretilen pancarın polar şeker varlığı %10-12 arasında değişmektedir. Ortalamanın yaklaşık 4-6 puvan altındadır. Hammaddesi bu durumda olan fabrikalar küspeye çalışmaktadırlar. Çarşamba, Alpullu, Susurluk ve Adapazarı Şeker fabrikaları bunun tipik örnekleridir.
İşte bu nedenle Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulunda, Başdenetçi olarak görev yaptığım yıllarda adıgeçen fabrikalarda üretimin durdurulmasını önermiştim. Bu konuda KİT Komisyonunda tavsiye kararı da alınmıştır.
Şeker pancarı bir çapa bitkisi olduğundan münavebe için çok uygundur. Ayrıca bir yayla bitkisidir. Büyük ölçüde sulama suyuna ihtiyaç duymaktadır. Şeker fotosentez ile yaprakta oluşmakta ve köke depo edilmektedir. Pancarın şeker tutması için yetiştiği bölgede gündüz ve gece sıcaklık aralığı yüksek olmalıdır.
Geceler soğuk olursa pancar solunum yapmaz ve şekeri kökte biriktirir. Ilık ve sıcak havalarda pancar solunum yaptığı için şekeri kendi yaşamı için tüketmektedir. Bu teknik bilgi dikkate alındığında Türkiye de birçok Şeker fabrikasının kuruluş yerlerin yanlış seçildiği görülmektedir.
Ayrıca Türkiye’deki şeker fabrikalarının kapasiteleri oldukça küçüktür. Türkiye de Kamu ve Özel Sektör olmak üzere toplam 33 fabrika bulunmaktadır. Bu kadar fabrikaya ihtiyaç yoktur. 20.000 Ton/gün kapasiteli 7 fabrika Türkiye’nin ihtiyacını karşılamaktadır. Sektörün yeniden yapılanmasında bu durum dikkate alınmalıdır.
Şeker Şirketinin elinde bağlı ortaklıklar dahil, 33 fabrika bulunuyordu. Özelleştirme sürecinde Bağlı Ortaklık fabrikaları ve Şirkete bağlı 16 fabrika satılmıştır. Yanlış politikalar sonucu Cumhuriyetin en güzide sanayi kuruluşu paramparça edilmiştir.
Fabrikaların satışından elde edilen gelirler Özelleştirme İdaresi tarafından verimli kullanılamamıştır. Halen Şeker Şirketi Tarım ve Orman Bakanlığının İlgili Kuruluşu olarak 15 fabrika ile üretime devam etmektedir. Piyasa payı ve şeker üretimi piyasayı regüle etmekten çok uzaktır.
Zarardan kurtulması ve verimli olarak işletilmesi çok zor görünmektedir. Şirketin çok miktardaki arsa ve arazileri çeşitli kuruluşlara peşkeş çekilmektedir. Türkşeker kurtarılmadan, bu kurumun yeni yatırımlara yönlendirilmesi mümkün değildir.
Şeker Sektörünün lokomotif kuruluşu olan Türkşeker paramparça edilmiş, borç batağı içinde yüzerken, Adapazarı gibi ürettiği pancarın ekonomik şeker üretimine uygun olmadığı bir bölgede, şeker fabrikası vaadinde bulunmak gerçekçi değildir.
Türkiyeyi yönetme iddiasında olanların bilgiye dayalı vaatlerde bulunmaları beklenmektedir. Türkiye her yıl 4 milyon tona yakın mısır ithal etmektedir. Mısır üretimine son derce uygun olan bu toprakların, sılajlık ve dane mısır üretimine yönlendirilmesi ülke ekonomisi açısından daha faydalı görülmektedir. Bu yapıldığı takdirde hayvancılığın yem ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlayacsğı düşünülmektedir.
Necdet Topçuoğlu