Haber Merkezi / Türkiye hayvancılıkta elektronik kimliklendirme ve izlenebilirlikte yeni bir döneme girerken, eski HAYGEM Daire Başkanı Dr. Ender Burçak'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Burçak, elektronik küpenin tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmediğine dikkat çekerek, asıl hedefin hayvanın doğumundan kesimine kadar oluşan verilerin tek bir sistemde birleştirilmesi ve hayvancılık politikalarının gerçek zamanlı verilerle yönetilmesi olması gerektiğini vurguladı.
Burçak'ın ortaya koyduğu yol haritası ise şöyle; 2021 Akıllı Küpe, 2026 GEKİS, 2030 Ulusal Dijital Hayvancılık Veri ve Karar Destek Sistemi.
ELEKTRONİK KÜPE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN SONU DEĞİL BAŞLANGICI
Tarım ve Orman Bakanlığı, GEKİS-Güvenli Elektronik Küpe ve İzleme Sistemi ile hayvanların elektronik ortamda kimliklendirilmesi ve izlenebilirliğinde yeni bir aşamaya geçti.
RFID teknolojisi sayesinde hayvanların uzaktan ve toplu okunabilmesi, yaşam döngüsünün takip edilmesi, sağlık ve kesim kayıtlarının daha güvenli tutulması ve manuel veri girişinin azaltılması hedefleniyor.
Ancak 2021 yılında HAYGEM'de Daire Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Bakanlığın Elektronik Hayvan Takip Sistemi/Akıllı Küpe projesinin başlatılmasına tanıklık eden Dr. Ender Burçak'a göre, elektronik küpeyi hayvancılıktaki dijital dönüşümün kendisi olarak görmek önemli bir eksiklik oluşturuyor.
Burçak, “Elektronik küpe dijital dönüşümün kendisi değil, altyapısıdır” sözleriyle GEKİS'ten sonraki aşamaya dikkat çekti.
ASIL MESELE KÜPE DEĞİL VERİNİN DOĞRULUĞU
Burçak'ın değerlendirmesinde öne çıkan en önemli başlıklardan biri de sahadan üretilen verinin kalitesi oldu.
Elektronik sistemlerin tek başına hatalı veya eksik kayıt sorununu ortadan kaldıramayacağının altını çizen Burçak, dikkat çeken şu değerlendirmede bulundu:
“Yapılmayan bir işlemi RFID çipi gerçekleştirmez; yanlış girilen veriyi teknoloji tek başına doğruya dönüştürmez.”
Bu nedenle GEKİS'in başarısının yalnızca kaç hayvana elektronik küpe takıldığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Burçak'a göre gerçek başarı kriteri; hayvanlara ilişkin verilerin doğru, zamanında ve kullanılabilir şekilde sisteme aktarılması olacak.
HAYVANIN SADECE KİMLİK NUMARASI DEĞİL DİJİTAL DOSYASI OLACAK
Burçak'ın 2030 için ortaya koyduğu model ise mevcut elektronik küpe sisteminin çok daha ötesine geçiyor.
Buna göre GEKİS'in; TÜRKVET, laboratuvarlar, veteriner hekim kayıtları, kesimhaneler, işletmeler ve hassas hayvancılık (PLF) verileriyle aynı veri mimarisi içerisinde buluşturulması gerekiyor.
Böyle bir entegrasyon sağlandığında her hayvan için yalnızca elektronik bir kimlik numarası tutulması yerine, doğumundan kesimine kadar sürekli güncellenen “yaşayan bir dijital dosya” oluşturulabilecek.
Hayvanın doğumu, işletme değişiklikleri, sağlık kayıtları, laboratuvar sonuçları, verim bilgileri ve kesim verileri aynı dijital yapı içerisinde takip edilebilecek.
YAPAY ZEKA HAYVAN HASTALIKLARINI ÖNCEDEN HABER VEREBİLİR
Bu veri altyapısının yapay zeka ile birleştirilmesi ise hayvancılık açısından yeni bir aşamanın kapısını açabilir.
Burçak'a göre doğru ve zamanında üretilen verilerin yapay zeka sistemleriyle analiz edilmesi sayesinde; hastalık riskleri daha erken belirlenebilir, verim kayıpları önceden öngörülebilir, hayvan refahı daha etkin izlenebilir, işletmelerin sürü yönetimi güçlendirilebilir ve hayvancılık politikaları güncel ve gerçek verilere dayandırılabilir.
Böylece elektronik küpe yalnızca “Bu hayvan hangisi?” sorusunun cevabını veren bir kimliklendirme aracından çıkarak, hayvanın sağlık ve üretim geçmişinin izlenebildiği bir veri sisteminin başlangıç noktası haline gelebilecek.
HAYVAN SAĞLIĞINDAN İNSAN SAĞLIĞINA UZANAN VERİ ZİNCİRİ
Burçak'ın değerlendirmesindeki bir diğer önemli nokta ise Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı oldu.
Hayvan sağlığına ilişkin doğru ve zamanında verilerin yalnızca hayvancılık sektörü açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Burçak, bu verilerin insan sağlığı, gıda güvenliği ve çevrenin korunması açısından da önemli bir erken uyarı altyapısı oluşturabileceğine dikkat çekti.
Bu yaklaşım hayvan hastalıklarının daha erken tespit edilmesinden salgınların izlenmesine, gıda güvenliğinden hayvansal üretimin planlanmasına kadar geniş bir alanı kapsıyor.
2021'DEN 2030'A ÜÇ AŞAMALI YOL HARİTASI
Eski HAYGEM Daire Başkanı Burçak, Türkiye'nin hayvancılıkta dijital dönüşüm sürecini üç aşamalı bir yol haritasıyla ortaya koydu:
2021 → Akıllı Küpe ve dijital hayvan takibi
2026 → GEKİS ile güvenli elektronik kimlik ve izlenebilirlik
2030 → Ulusal Dijital Hayvancılık Veri ve Karar Destek Sistemi
Bu modelde 2026'da hayata geçirilen elektronik kimliklendirme nihai hedef değil, 2030'da kurulması öngörülen çok daha kapsamlı veri altyapısının temelini oluşturuyor.
“MESELE KÜPEYİ DEĞİŞTİRMEK DEĞİL”
Burçak, dijital dönüşümün yalnızca yeni teknolojilerin satın alınması veya hayvanlara elektronik küpe takılması olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek değerlendirmesini çarpıcı bir tespitle tamamladı:
“Gerçek dijital dönüşüm; teknoloji satın almak değil, doğru veriyi üretmek, doğrulamak ve karara dönüştürmektir.”
Burçak'a göre Türkiye'nin 2021'den 2030'a uzanan hayvancılıkta dijitalleşme sürecindeki asıl hedef ise şu: “Mesele küpeyi değiştirmek değil; hayvancılığın veriyle yönetilme biçimini değiştirmektir.”