Haber Merkezi - Tarım sektörünün deneyimli ismi Dr. Ender Burçak, sosyal medya üzerinden paylaştığı analizinde Türkiye'nin hayvancılıkta neden ithalat sarmalına girdiğini ve üretim rakamlarının neden gerilediğini sahada gözlemlediği gerçeklerle açıkladı. Burçak'a göre kriz, maliyet şokuyla başlayıp "damızlık katliamına" dönüşen bir süreçle tetiklendi.
Kriz Anında Kim, Nasıl Davrandı?
Burçak, maliyetlerin (yem, enerji, işçilik) hızla arttığı kriz döneminde işletmelerin sahada üç farklı tepki verdiğini belirtti:
Küçük İşletmeler: Karma yem pahalı olduğu için rasyonla oynayıp kaba yeme yöneldi; sonuç süt veriminde ve karlılıkta erime oldu.
Orta Ölçekli İşletmeler: Ne büyüyebildi ne küçülebildi; nakit zayıflığı nedeniyle krizi yönetemeyip en riskli grup haline geldi.
Büyük İşletmeler: Bir kısmı küçülürken, bir kısmı maliyeti minimize etmek için kapasite artırımına ve damızlık ithalatına yöneldi. Normalde %15-25 olan reforme (ayırma) oranı, bu dönemde %40’lara fırladı.
En Kritik Hata: "Dişi Hayvan Kesimi"
Analizdeki en çarpıcı nokta, 2021 Aralık ve 2022 Haziran ayları arasında yaşanan yoğun dişi hayvan kesimi oldu. Burçak, bu kaybın sadece o günü değil, geleceği de yok ettiğini vurguladı:
-2023 yılına en az erkek 800.000 baş eksik buzağı ile girildi.
-Eksik buzağı; besilik materyal azlığı, et arzının daralması ve iç piyasanın sıkışması anlamına geldi.
-Üretim zinciri kırılınca, ithalat bağımlılığı kaçınılmaz oldu.
TÜİK Verileri Tahminleri Doğruladı
Ender Burçak'ın analiz ettiği bu "zincirleme etki", TÜİK’in 5 Mayıs 2026 (bugün) açıkladığı verilerle birebir örtüştü:
Kırmızı Et Üretimi: 2024’te 2,1 milyon ton iken, 2025’te %10,5 azalarak 1,8 milyon tona geriledi. Üstelik bu, üst üste ikinci yıllık düşüş olarak kayıtlara geçti.
Çiğ Süt Üretimi: 2024’te 22,4 milyon ton olan üretim, 2025’te %4,9 azalarak 21,3 milyon tona düştü.
"İthalat Artık Tercih Değil, Zorunluluk"
Sektörün genel bir küçülme içinde olduğunu vurgulayan Burçak, mevcut tablonun 2021 sonrası dişi kesimlerinin 2026 yansıması olduğunu ifade etti. 2024 yılında 600 bin, 2025 yılında ise 520 bin baş besilik ithalatı yapıldığına dikkat çeken uzman isim, sektörü disipline edecek kararlar alınmazsa ithalatın bir ihtiyaç değil, zorunluluk haline geleceği uyarısında bulundu.