Haber Merkezi- Çaykur’da çay alım döneminin başlamasıyla birlikte üreticilerin yaşadığı teslimat sıkıntıları ve kurum içindeki yönetim tartışmaları, Genel Müdür Yusuf Ziya Alim’in sosyal medya hesabından yaptığı bir etkileşimle çok daha derin bir siyasi krize dönüştü.
"Haramzade" ve "Sütsüz" İfadelerine Retweet
Kurumdaki görev değişikliği beklentilerinin arttığı bir atmosferde, Muhammet Ali Toprak isimli bir sosyal medya kullanıcısı tarafından yapılan paylaşım, bizzat Genel Müdür Yusuf Ziya Alim’in hesabı üzerinden retweetlendi. Söz konusu paylaşımda; Çaykur’un "namuslu bir genel müdür" tarafından yönetildiği savunulurken, eski Bakan ve eski Çaykur Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu’na yönelik "Sütsüz" ifadesi kullanıldı. Ayrıca, bazı çevrelerin kurumdan menfaat sağlamak için "parayı bastığı" ve genel müdürü görevden aldırmaya çalıştığı yönünde ağır hakaretler içeren ithamlara yer verildi.
Rize'de Ayrımcılık Tepkisi
Ardeşenli olan eski Bakan İmdat Sütlüoğlu’nu hedef alan ve bölge halkını ayrıştırıcı, ötekileştirici bir dil kullanan, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın vizyonuyla da örtüşmeyen bu paylaşımın, Çaykur’un en üst düzey yöneticisi tarafından desteklenmesi Rize kamuoyunda infiale neden oldu. Bölgedeki siyasi dengeleri sarsan ve "kin ile nefret dili" olarak yorumlanan paylaşım, gelen tepkilerden sonra 5 gün sonra silindi.
"Sehven Paylaşıldı" Savunması
Yaşanan skandalın ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Genel Müdür Alim, paylaşımın kendisi tarafından yapılmadığını öne sürdü. Alim açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Sosyal medya hesabımla ilgilenen arkadaşımın sehven yaptığı bir paylaşım söz konusudur. Durumun fark edilmesi üzerine gönderi derhal kaldırılmıştır. Bu paylaşımın sebep olabileceği yanlış anlaşılmalar ve oluşturduğu rahatsızlık sebebiyle kamuoyundan özür diliyorum."
İstifa Çağrıları Yükseliyor
Genel Müdür Alim’in "sehven oldu" açıklaması Rize’deki rahatsızlığı dindirmeye yetmedi. Özellikle çay üreticisinin yaşadığı mağduriyetlerle zaten yıpranan kurum yönetimine karşı, bu son gelişmeyle birlikte "istifa" sesleri daha yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Bölge siyasetçilerinin ve vatandaşların, bir kurum yöneticisinin bu denli ayrıştırıcı bir dili desteklemesinin kabul edilemez olduğunu belirterek, yetkilileri göreve çağırdığı gözlemleniyor.