CHP’li Gürer, iklim değişikliğiyle birlikte özellikle kahverengi kokarca ve Akdeniz meyve sineği gibi zararlıların yayılımının hızlandığını, ancak yürütülen mücadelenin üreticiyi koruyamadığını vurguladı. Gürer, bu kapsamda Tarım ve Orman Bakanı Yumaklı’ya verdiği soru önergesinde, zararlılarla mücadelede neden istenen sonucun alınamadığını ve yeni bir politika geliştirilip geliştirilmediğini sordu.
Gürer’in Bakanlığa yönelttiği sorular
Ömer Fethi Gürer, önergesinde şu başlıklara yanıt istedi:
-Kokarca ve Akdeniz meyve sineği gibi istilacı zararlılarla mücadele neden etkisiz kalıyor?
-Bu zararlılara karşı yeni bir çalışma yürütülüyor mu?
-Akdeniz meyve sineğinin narenciyeden zeytine, elmadan domatese kadar geniş ürün grubunda yarattığı zarar için uygulanan mücadele yetersiz mi?
-Yeni ve etkili ilaç geliştirme çalışmaları var mı?
-Türkiye’de tespit edilen bitki hastalığı ve zararlı sayısı kaç?
-Bu zararlılar nedeniyle oluşan yıllık ürün kaybı ne kadar?
Bakanlık: Tamamen yok etmek mümkün değil
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtında, söz konusu zararlıların polifag (çok sayıda bitkiyle beslenen) yapıda olduğu, geniş konukçu ağlarının mücadeleyi zorlaştırdığı ve dünya genelinde bu tür zararlıların tamamen ortadan kaldırılmasının mümkün olmadığı ifade edildi.
Yanıtta, küresel iklim değişikliğine bağlı olarak kış aylarının daha ılık geçmesinin zararlı popülasyonlarını artırdığı belirtilerek, mücadelede Entegre Zararlı Yönetimi prensiplerinin uygulandığı kaydedildi. Bakanlık; belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve üreticilerle iş birliği yapıldığını, mekanik, biyolojik, biyoteknik ve kimyasal yöntemlerin birlikte kullanıldığını bildirdi.
669 zararlı kaydı, 343’ü ekonomik riskte
Bakanlık verilerine göre, Türkiye’de bitkisel üretime zarar veren 669 zararlı organizma kayıt altında bulunuyor. Bunlardan 343’ünün ekonomik zarar potansiyeli taşıdığı ve “Bitki Sağlığı Mücadele Programı” kapsamında takip edildiği açıklandı.
Kahverengi kokarcanın 2017 yılında ilk kez görüldüğü, 2023’te eylem planı hazırlandığı, 2024’te ise mücadele seferberliği başlatıldığı belirtilerek, yapılan çalışmalarla zararlı yoğunluğunun baskı altına alındığı ve verim kayıplarının azaldığı öne sürüldü.
Gürer: Rakam yok, kayıp belirsiz
Bakanlık yanıtını değerlendiren Ömer Fethi Gürer, en kritik sorunun yanıtsız bırakıldığını vurguladı:
“Bakanlık, yöntemleri ve planları anlatıyor ama ‘yıllık ürün kaybı ne kadar?’ sorusuna tek bir rakam bile vermiyor. Üretici tarlada zararların katlandığını söylüyor. Bu tablo, tarımda zararlılarla mücadelede söylem ile saha arasındaki kopukluğu açıkça gösteriyor.”
“Niğde’de bile yayılıyor, masa başında bitmiyor”
Gürer, Akdeniz meyve sineğinin artık yalnızca narenciyede değil, zeytin dahil birçok üründe ciddi zarara yol açtığını, Niğde bölgesinde de yaygınlaştığını belirtti. Tuzak uygulamalarının yeterli olmadığını ifade eden Gürer, tonlarca ürünün çürüyerek çöpe gittiğini söyledi.
“Eğer etkin mücadele yapılıyorsa, bu zararlılar Niğde’ye kadar nasıl ulaştı? Kışları sert geçen bir bölgede bu zararlılar nasıl yok olmuyor da artarak devam ediyor?” diye soran Gürer, kahverengi kokarca, Akdeniz meyve sineği ve domates güvesi gibi zararlılar için seferberlik düzeyinde bir mücadelenin zorunlu olduğunu vurguladı.