Haber Merkezi / Türkiye, Atatürk’ün 1925’te attığı o kurucu laboratuvar aklını rafa kaldırarak büyük bir hata yaptı. Ancak tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, "Geç kalmadık" diyor. 2005 yılından bu yana dile getirilen "Atatürk Orman Çiftliği Tarım Bilimleri, Teknolojisi ve Bilişim Akademisi" projesi, Cumhuriyet’in kurucu ruhunu dijital çağın gerçekleriyle birleştiriyor.
Bu proje sadece toprağı işlemek değil, toprağı "yönetmek" üzerine kurulu. Akademi şu dört temel fonksiyonla çalışacak:
Büyük Veri Üssü: Uydular ve sensörlerle Türkiye’nin tüm tarım varlığının yapay zekâ ile yönetilmesi.
Yerli Genetik: Küresel kartellere bağımlılığı bitirecek tohum ve ırk ıslahı çalışmaları.
Fonksiyonel Dönüşüm: Ankapark gibi tarımsal niteliği olmayan işgal alanlarının, "Kırsal Alan Kültür ve Geçiş Merkezi"ne dönüştürülmesi.
Ekonomik Atılım: 5.000 yeni tarımsal girişimci ve 40.000 gönüllü ile yılda tarımsal hasılaya %22 ek net katkı.
Tarımda egemenlik; laboratuvarda başlayan, veriyle yönetilen ve tarlada organize olan nesiller arası bir vizyon işidir. 100 yıl önce bataklığı kurutup bir mucizeye imza atan o akıl, bugün yeniden laboratuvarın soğuk, gerçekçi ve kurtarıcı ışığında canlanmayı beklemektedir. Bize düşen, Gazi’nin mirasını sadece korumak değil, o mirası bilimle geleceğe taşımaktır.
Ergin Kahveci'nin makalesinin tamamına ulaşmak için → Ya orman çiftliği, Atatürk Orman Çiftliği olsaydı?