Haber Merkezi - Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Hüseyin Demiröz, Tarım ve Orman Bakanlığını 'Planlı Üretim' modeli üzerinden sert bir dille eleştirdi. Tarımda planlı üretime geçilmesine rağmen 750 milyon kg patates ile 500 milyon kg soğanın ya çürüdüğüne ya da besi çiftliği ve biyogaz üretimine yok pahasına satıldığına dikkat çeken Demiröz, "Planlı üretim dediniz milli serveti çöp ettiniz" tepkisinde bulundu.
Tarım politikalarındaki yönetim zafiyetine dikkat çeken Demiröz, 2025 yılı "Planlı Tarım Destek Modeli"nin ağır bilançosunu "İşte karneniz!" diyerek açıkladı. Demiröz’ün eleştirisinde öne çıkan en çarpıcı detay, çürüyen patates ve soğanın sadece birer "sebze" değil, büyük bir kaynak katliamı olduğuydu.
Ankara’nın Yarım Yıllık Suyu Çöp Oldu!
Hasan Hüseyin Demiröz, israfın boyutunu herkesin anlayabileceği çarpıcı bir kıyasla gözler önüne serdi. Sadece çöpe giden patates ve soğanları yetiştirmek için kullanılan 240 milyon ton su, Türkiye’nin kalbi Ankara’nın yıllık su ihtiyacının tam yarısına denk geliyor. Demiröz, "Milletimiz suyun değerini hesaplasın; biz bu suyu çürüyen ürüne mi harcadık?" sorusuyla tepkisini dile getirdi.
56 Milyon Kilo Gübre Tarlada Çürüdü
Çiftçinin en büyük maliyet kalemi olan gübrede yaşanan tablo ise daha vahim. Demiröz'ün verilerine göre:
1,2 Milyar Kilo Ürün: 750 milyon kilo patates ve 500 milyon kilo soğan; pazar bulunamadığı için ya biyogaz tesislerine ya da besi çiftliklerine "yok pahasına" kurban edildi.
1,1 Milyar TL'lik Kayıp: Bu ürünlerin yetişmesi için kullanılan 56 milyon kilo gübre, ürünlerle birlikte çöpe gitti. 2025 yılı fiyatlarıyla bu kaybın parasal karşılığı tam 1,1 milyar TL.
Demiröz: "İthalata Değil, Üreticiye Bakılmalı"
"Boşa giden emek, umut ve gelecek... Bunun hesabını yapmaya gücüm yetmez" diyen Hasan Hüseyin Demiröz, hükümetin "ithalata devam" ısrarına karşı çözüm yolunu şu zıtlıkla özetledi:
"Siz 'ithalata devam' diyorsunuz; biz 'girdiyi ver, verirken planla, çıktıyı al, aracısız pazara ver, üretici ve tüketici huzur bulsun' diyoruz."
Hasan Hüseyin Demiröz’ün ortaya koyduğu bu yıkıcı tablo, tarımın sadece bir üretim meselesi değil, hayati bir kaynak yönetimi cinayeti olduğunu gözler önüne serdi. Tarımda planlı üretime geçilmesine rağmen Ankara’nın altı aylık içme suyunu ve 1,1 milyar liralık ithal gübreyi dere kenarlarına dökülen patates ve soğanla birlikte imha etmek, uygulanan politikalardaki çarpıklığı ortaya koyuyor.