HABER MERKEZİ / TİGEM bünyesinde heyecanla beklenen görevde yükselme sınavı, yayınlanan şartnamelerle birlikte tartışmaların odağına yerleşti. Üretimin mutfağında, tarlada ter döken taşra personeli, Genel Müdürlük (Merkez) çalışanlarına sağlanan imtiyazların kurum içi barışı zedelediğini ifade ediyor.
Kadro Dağılımında "Merkez" Ağırlığı
Sınav duyurusunda en dikkat çeken noktalardan biri kadro sayılarındaki dengesizlik oldu. İdari şeflik kadrolarında merkeze 27 kontenjan ayrılırken, devasa arazilere sahip taşra işletmelerine sadece 14 kadro verilmesi "üreten değil, yöneten ödüllendiriliyor" yorumlarına neden oldu. Teknik şeflikte ise durum tam tersi görünse de şartlardaki zorluklar taşra çalışanının önünü kesiyor.
Yükselme Şartlarında "Kademeli" Engel
Merkez ve taşra arasındaki sınav başvuru şartları arasındaki uçurum, personelin en çok ses yükselttiği konu başlığı haline geldi:
-Merkezde: 2 yıllık üniversite mezunu olan ve belirli unvanlarda 3 yıl çalışan memurlar şeflik sınavına girebilirken;
-Taşrada: Şef olabilmek için muhasebeci veya yardımcı unvanlarında çalışma şartlarının yanı sıra, dolaylı olarak 5 yılı bulan bir bekleme süresiyle karşı karşıya kalınıyor.
Taşra çalışanları, "Genel Müdürlükte 3 yıl yeterli görülürken, biz neden 5 yıl beklemek zorundayız?" sorusunu soruyor.
Teknikerlere Şeflik Yolu Kapalı mı?
Kurumun asıl işi olan hayvancılık ve ziraat alanında dirsek çürüten Hayvan Sağlık Teknikerleri ve Ziraat Teknikerlerine şeflik hakkı tanınmazken, merkezdeki idari birimlerde çalışan 2 yıllık mezunlara bu yolun açılması "pozitif ayrımcılık" eleştirilerini beraberinde getirdi. Taşrada üretim yapan teknik personelin "şef yardımcılığı" kadrosuna hapsedilmesi, kurumun üretim vizyonuna darbe vuran bir haksızlık olarak nitelendiriliyor.
Maaşını Ürettiğinden Alan KİT Çalışanı Mağdur
TİGEM personelinin ortak sesi olan bu tepkilerde şu vurgu öne çıkıyor:
"Bizler maaşını ürettiğinden alan bir KİT (Kamu İktisadi Teşebbüsü) kurumuyuz. Üretimin merkezinde, taşrada zor şartlarda çalışan personelin yükselmesi zorlaştırılırken, hizmet kollarında çalışanlara sağlanan bu kolaylık kurumun aleyhinedir. Bu bir ödüllendirme değil, sahada ter dökeni cezalandırmaktır."