Haber Merkezi / Türkiye'nin birçok noktasında devam eden orman yangınlarını Tarımdan Haber'e değerlendiren Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, yangınlarla mücadelede asıl başarının yangın çıktıktan sonra değil, çıkmadan önce alınacak tedbirlerle mümkün olacağını söyledi.
Yangınların artık yalnızca doğal afet olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Aslan, yaşanan felaketlerin büyük bölümünün insan kaynaklı olduğunu ifade etti.
"Yangının canı yok, onu çıkaranların var"
Açıklamasında çarpıcı ifadeler kullanan Aslan, şu değerlendirmede bulundu:
"Yangının canı yok, ruhu yok, vicdanı yok. Ancak onu çıkaranların canı da var, ruhu da var, vicdanı da var. Bir izmariti ormana atan da, anız yakan da, piknik ateşini söndürmeden ayrılan da yaptığı davranışın bedelini sadece birkaç ağacın yanması olarak görmemelidir."
Her yangında yalnızca ağaçların değil, toprağın, yaban hayatının ve ülkenin milli servetinin de yok olduğunu belirten Aslan, ihmalin bedelinin toplumun tamamı tarafından ödendiğini söyledi.
"Bugünkü tablo bilimin söylediğini doğruladı"
Bu yıl yağışların fazla olması nedeniyle orman altı örtüsünde yoğun yanıcı madde oluştuğunu aylar öncesinden dile getirdiklerini hatırlatan Aslan, sıcaklığın 30 derecenin üzerine çıkması, bağıl nemin yüzde 30'un altına düşmesi ve rüzgar hızının saatte 30 kilometreyi aşmasıyla oluşan "üç 30 kuralının" büyük yangın riskini beraberinde getirdiğini belirtti.
"Bugün yaşadığımız tablo tam da budur. Bilimin söylediği gerçekleşmiştir." dedi.
"Teknoloji önemli ama ihmali telafi edemez"
Devletin yangınla mücadelede hava ve kara filosunu önemli ölçüde güçlendirdiğini belirten Aslan, uçak, helikopter, İHA ve termal kameraların büyük katkı sağladığını ancak hiçbir teknolojinin insan ihmali kadar büyük bir riski ortadan kaldıramayacağını söyledi.
"En güçlü söndürme yöntemi yangının hiç çıkmamasıdır. Bir kibriti söndürmek, binlerce hektarı söndürmekten çok daha kolaydır."
"Bu acıları canımızla ödedik"
Geçmiş yıllarda yaşanan büyük yangınlarda çok sayıda orman işçisinin hayatını kaybettiğini hatırlatan Aslan, bu acıları yakından yaşadıklarını belirterek, dikkatsizliğin yalnızca ağaçları değil insanların yaşamını da tehdit ettiğini ifade etti.
"Artık yangını söndürmeyi değil, önlemeyi konuşmalıyız"
Vatandaşlara da çağrıda bulunan Aslan, ormanların korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek daha güçlü denetim, caydırıcı cezalar, yaygın eğitim ve "Yeşil Vatan bilinci" oluşturulması gerektiğini söyledi.
Sözlerini gelecek nesillere dikkat çekerek tamamlayan Aslan, "Bir ağacın büyümesi onlarca yıl sürüyor, onu yok etmek ise birkaç dakika. Her vatandaş Yeşil Vatan'ın gönüllü koruyucusu olmalıdır. Çünkü kaybettiğimiz her orman, geleceğimizden eksilen bir nefestir." dedi.