<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tarım Haberleri</title>
    <link>https://www.tarimdanhaber.com</link>
    <description>Güncel tarım haberleri, çiftçi destekleri, tarım ve hayvancılık gündemi, ürün fiyatları ve Tarım Bakanlığı'ndan son gelişmeler Tarımdan Haber'de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tarimdanhaber.com/rss/hayvancilik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 23 Sep 2026 12:37:20 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/rss/hayvancilik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bugün çoban bulamıyoruz, yarının sürü yöneticisini kim yetiştirecek?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/bugun-coban-bulamiyoruz-yarinin-suru-yoneticisini-kim-yetistirecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/bugun-coban-bulamiyoruz-yarinin-suru-yoneticisini-kim-yetistirecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de küçükbaş hayvancılığın önemli sorunlarından biri olan çoban ve sürü yöneticisi açığına dikkat çeken HAYGEM eski Daire Başkanı Dr. Ender Burçak, sorunun yalnızca bugünkü iş gücü ihtiyacı olarak ele alınmaması gerektiğini belirtti. Burçak, yabancı sürü yöneticisi istihdamından yerli insan kaynağının yetiştirilmesine uzanan kalıcı bir model önererek, “Asıl mesele, sürü yöneticiliğini geçici bir iş olmaktan çıkarıp eğitimli, kayıtlı ve sürdürülebilir bir mesleğe dönüştürmek” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Küçükbaş hayvancılıkta uzun süredir gündemde olan çoban ve nitelikli sürü yöneticisi sorunu, yabancı iş gücünün yasal ve kayıtlı istihdamına yönelik uygulamalarla yeniden tartışılıyor. Ancak sektörün ihtiyacı yalnızca bugün boş kalan işletmelere çalışan bulmakla sınırlı değil.</p>

<p><strong>HAYGEM eski Daire Başkanı Dr. Ender Burçak</strong>, kaleme aldığı değerlendirmede, Türkiye'nin sürü yöneticisi ihtiyacının envanterinin çıkarılmasından meslek standardı ve sertifikasyona, sosyal güvenceden bölgesel eğitim modellerine kadar uzanan kapsamlı bir yol haritası ortaya koydu.</p>

<p>Burçak'ın “<strong>Çoban Bulamıyoruz, Peki Yarının Sürü Yöneticisini Kim Yetiştirecek?</strong>” başlıklı değerlendirmesi şöyle:</p>

<h3>Çoban Bulamıyoruz, Peki Yarının Sürü Yöneticisini Kim Yetiştirecek?</h3>

<p dir="auto"><i>Türkiye'nin küçükbaş hayvancılığında günü kurtarmaktan kalıcı bir insan kaynağı politikasına</i></p>

<p dir="auto"><strong>Dr. Ender Burçak</strong></p>

<p dir="auto">Bir yetiştirici için sürünün başında güvenebileceği bir insan bulamamak, yalnızca personel eksikliği değildir. Doğum döneminde geciken bir müdahale, fark edilmeyen bir hastalık ya da merada dağılan bir sürü; aylarca verilen emeğin ve ciddi bir ekonomik yatırımın kaybı anlamına gelebilir.</p>

<p>Bu nedenle yıllardır “çoban bulamıyoruz” diye tarif ettiğimiz meselenin aslında çok daha büyük olduğunu düşünüyorum. Sorun, yalnızca bugün sürünün başında kimin duracağı değil; <strong>yarın bu işi kimin yapacağıdır.</strong></p>

<p>Sürü yöneticisi sadece hayvanları meraya çıkaran kişi değildir. Günlük bakım, besleme, doğumların takibi, kuzu ve oğlakların yaşatılması, hastalık belirtilerinin fark edilmesi ve sürü düzeninin korunması doğrudan onun bilgi ve tecrübesine bağlıdır.</p>

<p>Bir işletmede sürü yöneticisi değiştiğinde, yalnızca çalışan değişmez; <strong>sürünün alıştığı düzen de değişir.</strong></p>

<p><strong>Mesele insan bulmak değil, sürü yönetimini mesleğe dönüştürmek</strong></p>

<p>Bence asıl sorunlardan biri, sürü yöneticiliğini hâlâ geçici bir iş gibi görmemiz.</p>

<p>Oysa sürü yönetimi; deneyim kadar bilgi, dikkat ve sorumluluk isteyen bir iştir. Hayvan davranışını bilmek, sürüyü doğru yönlendirmek, hastalık belirtilerini erken fark etmek, doğum ve yavru bakımını takip etmek, mera kullanımını yönetmek ve kayıt tutmak ciddi bir mesleki birikim gerektiriyor.</p>

<p>Dolayısıyla mesele “sürüye bakacak birini bulmak” değil, <strong>sürü yöneticiliğini gerçek anlamda bir meslek haline getirmek.</strong></p>

<p>Bunun için eğitim almış, sertifikalı, sosyal güvencesi bulunan ve yaptığı işin karşılığını alabilen bir insan kaynağı oluşturmak gerekiyor.</p>

<p><strong>Sorunun nedenlerini doğru okumak gerekiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sahada gördüğümüz gerçek şu: İnsanlar bu işi yalnızca ücret nedeniyle bırakmıyor.</p>

<p>Uzun çalışma saatleri, izin imkânlarının sınırlı olması, kırsaldaki yaşam koşulları, sosyal hayattan uzaklık ve gençlerin bu mesleğe yönelik bakışı da iş gücü kaybında etkili.</p>

<p>Bu nedenle yalnızca “maaşları artırırsak sorun çözülür” yaklaşımı yeterli olmayacaktır. İnsanların bu mesleğe girmesini ve girdikten sonra devam etmesini sağlayacak çalışma koşullarını, sosyal güvenliği, mesleki gelişimi ve kariyer imkânını da birlikte düşünmek zorundayız.</p>

<p><strong>Mevzuattan uygulamaya</strong></p>

<p>Yerli iş gücünün yetersiz kaldığı durumlarda, belirli şartları sağlayan hayvancılık işletmelerinde deneyimli yabancı sürü yöneticilerinin yasal olarak çalışabilmesine yönelik düzenlemeler son dönemde önemli bir imkân sağladı.</p>

<p>Buradaki yaklaşımı önemli buluyorum. Çünkü ihtiyaç duyulan iş gücünün kayıt dışı yöntemler yerine sözleşmeli, sosyal güvenlik sistemi içinde ve yasal olarak istihdam edilmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>17 Eylül’de TÜDKİYEB Genel Merkezinde gerçekleştirilen basın buluşmasında da bu yaklaşımın sahadaki ilk uygulamalarından biri kamuoyuyla paylaşıldı.</strong></p>

<p>İlk etapta istihdam süreci tamamlanan <strong>15 sürü yöneticisinden 9’u geçen hafta, 6’sı ise bu hafta Sivas’taki yetiştiricilerimizin yanında göreve başladı.</strong> Diğer illerdeki çalışmalar da eş zamanlı olarak devam ediyor.</p>

<p>Burada benim açımdan asıl önemli olan sayıdan çok, yıllardır dağınık biçimde yaşanan bir iş gücü sorununa kayıtlı, yasal ve kurumsal bir mekanizma üzerinden yaklaşılmasıdır.</p>

<p>Bu uygulama bugünün ihtiyacına cevap verebilir. Ancak asıl mesele, buradan yarının insan kaynağı sistemini çıkarabilmek.</p>

<p><strong>325 bin işletme bize ne söylüyor?</strong></p>

<p>Güncel verilere göre Türkiye’de <strong>yaklaşık 325 bin küçükbaş hayvancılık işletmesi</strong> bulunuyor. TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre toplam küçükbaş hayvan varlığımız ise <strong>yaklaşık 57,9 milyon baştır</strong>.</p>

<p>İşletme büyüklüğüne baktığımızda, <strong>200 baş ve üzeri işletmeler toplam işletmelerin yaklaşık %30’unu oluşturuyor. Bu işletmeler, işletme kayıtlarındaki hayvan varlığının yaklaşık %75’ini taşıyor.</strong> Ancak bu sayı tek başına sürü yöneticisi ihtiyacını göstermiyor. Gerçek ihtiyaç; işletmenin büyüklüğü, üretim sistemi, aile iş gücü, mevcut çalışanlar, sürü yönetim biçimi ve kayıtlı istihdam durumu birlikte değerlendirilerek belirlenebilir.</p>

<p><strong>2025 yılı için 2026 yılında ödenen kuzu-oğlak desteğinde yaklaşık 17,5 milyon baş hayvanın destek kapsamına alınmış olması</strong> da sistem üzerinden izlenebilen önemli bir üretici ve hayvan kitlesi bulunduğunu gösteriyor. Ancak bu sayı da doğrudan sürü yöneticisi ihtiyacı olarak yorumlanamaz.</p>

<p>Bana göre eksik olan tam da burada.</p>

<p>Türkiye’nin kaç sürü yöneticisine ihtiyaç duyduğunu bugün sağlıklı biçimde söyleyebileceğimiz bir envanterimiz yok. Bu nedenle TÜRKVET kayıtları, işletme büyüklükleri, üretim sistemleri, kuzu-oğlak destek kayıtları, aile iş gücü ve mevcut kayıtlı çalışanlar birlikte değerlendirilerek bir <strong>“Türkiye Sürü Yöneticisi İhtiyaç Envanteri”</strong> oluşturulmalı.</p>

<p>Böylece tartışmayı tahminlerden çıkarıp; hangi ilde, hangi işletme yapısında ve ne kadar insan kaynağına ihtiyaç olduğunu konuşabileceğimiz somut bir zemine taşıyabiliriz.</p>

<p><strong>Bugünün ihtiyacından yarının insan kaynağına</strong></p>

<p>Yabancı sürü yöneticisi istihdamı ile yerli insan kaynağı yetiştirilmesini birbirinin alternatifi olarak görmüyorum.</p>

<p>Bugün işletmelerin iş gücü ihtiyacı varsa bunun kayıtlı ve yasal yollarla karşılanması gerekir. Ancak orta ve uzun vadede Türkiye’nin kendi sürü yöneticisini yetiştirebileceği bir sistem kurması da gerekir.</p>

<p>Bunun için çok karmaşık bir yapıdan söz etmiyorum.</p>

<p><strong>İlk 6 ayda</strong> gerçek ihtiyaç ortaya konulabilir; iller ve işletme yapıları bazında ihtiyaç haritası hazırlanabilir ve sürü yöneticiliğinin meslek standardı netleştirilebilir.</p>

<p><strong>6–12 ay içinde</strong> eğitim ve sertifikasyon sistemi güçlendirilebilir. Eğitimlerin önemli bir bölümü işletmelerde uygulanabilir; pilot bölgelerde model sahada denenirken ücret, sosyal güvenlik, izin ve barınma koşulları da ele alınabilir.</p>

<p><strong>1–3 yıllık dönemde</strong> bölgesel eğitim yapıları oluşturularak yetiştirilen sürü yöneticileri ile iş gücü arayan işletmeleri buluşturacak bir sistem kurulabilir.</p>

<p><strong>Burada yetiştirici örgütlerine de önemli görevler düşüyor. Birlikler;</strong> ihtiyacın sahadan tespit edilmesinden eğitimlerin organizasyonuna, işletme ile sürü yöneticisinin buluşturulmasından uygulamanın takibine kadar sistemin içinde <strong>aktif</strong> yer alabilir.</p>

<p>Finansman için de her şeyi sıfırdan kurmak gerekmiyor. Mevcut sürü yöneticisi istihdam desteği; eğitim, sertifikasyon, kayıtlı çalışma ve işletmede kalıcılığı daha fazla teşvik edecek şekilde geliştirilebilir.</p>

<p>Bunun yanında, kırsalda uzun süreli istihdamı desteklemek için hane boyutunu da dikkate alan mekanizmalar değerlendirilebilir. Örneğin sürü yöneticisinin eşinin sosyal güvenliğine yönelik bir destek, bu kişilerin kırsalda aileleriyle birlikte daha uzun süre yaşamalarını ve meslekte kalıcılıklarını teşvik edebilir. <strong>İnsan kaynağını kırsalda tutmak istiyorsak, yalnızca işi değil, o işi yapacak insanın hayatını da düşünmek zorundayız.</strong></p>

<p><strong>Ancak kurduğumuz sistemi sürdürülebilir kılmak için, sonuçlarını da düzenli olarak ölçmemiz gerekiyor.</strong> Sistemi yalnızca “kaç kişi işe başladı?” sorusuyla ölçersek yine eksik kalırız. Kaç kişinin eğitim aldığı, kaçının sertifika aldığı, kaçının kayıtlı olarak istihdam edildiği, bir yıl sonra kaçının hâlâ mesleğini sürdürdüğü, hangi bölgelerde iş gücü açığının devam ettiği ve hangi işletmelerde sorunun giderildiği birlikte izlenmeli. Bence asıl başarı göstergeleri bunlar olmalı.</p>

<p>Bugün sahada başlayan uygulamaları da bu gözle izlemeliyiz. Çalışanların işletmelere uyumu, çalışma koşulları, yetiştiricilerin beklentileri, karşılaşılan sorunlar ve istihdamın devamlılığı kayıt altına alınırsa, bugün attığımız adımlar yarının politikasına dönüşebilir.</p>

<p>Çünkü mesele birkaç işletmenin bugünkü personel açığını kapatmaktan daha büyük.</p>

<p><strong>Asıl mesele, sürü yöneticiliğini geçici bir iş olmaktan çıkarıp eğitimli, kayıtlı ve sürdürülebilir bir mesleğe dönüştürmek.</strong></p>

<p>Bugünün açığını kapatırken, <strong>yarının sürü yöneticisini de bugünden yetiştirmek zorundayız.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/bugun-coban-bulamiyoruz-yarinin-suru-yoneticisini-kim-yetistirecek</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 15:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/coban-suru-yoneticisi-ender-burcak.jpg" type="image/jpeg" length="99131"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mazot 100 lirayı geçti, et yerinde sayıyor! Besici: Danayı bir gün bekletmek 250 lira]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/mazot-100-lirayi-gecti-et-yerinde-sayiyor-besici-danayi-bir-gun-bekletmek-250-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/mazot-100-lirayi-gecti-et-yerinde-sayiyor-besici-danayi-bir-gun-bekletmek-250-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Besicinin maliyeti artarken dana kesim fiyatındaki seyir dikkat çekiyor. UKON verilerine göre dana karkas 8 Ocak’ta 587,19 TL/kg iken 17 Eylül’de 586,95 TL/kg oldu; Mart sonunda görülen 612,10 TL’nin de altında kaldı. Sahadan ise “Mazot 100 lirayı geçti, zarar ediyoruz” ve “Bir dananın günlük maliyeti 250 lira” tepkileri geliyor. Et fiyatında yükseliş bekleyen besici için hayvanı ahırda tutmanın maliyeti de giderek ağırlaşıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Et kesim fiyatlarında son haftalarda yaşanan seyir besicinin maliyet tartışmasını yeniden gündeme taşıdı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi'nin (UKON) verileri, dana karkas fiyatının yılın başındaki seviyesine yakın seyrettiğini ortaya koyarken, üreticiler mazot, yem ve hayvanı ahırda tutma maliyetlerindeki artıştan yakınıyor.</p>

<p>UKON'un 17 Eylül 2026 haftası için açıkladığı verilere göre Türkiye ortalama dana karkas kesim fiyatı <strong>586,95 TL/kg </strong>oldu. Bir önceki hafta <strong>584,95 TL</strong> olan fiyat yalnızca<strong> 2 TL </strong>yükseldi.</p>

<p>Ancak daha uzun dönemli tabloya bakıldığında dikkat çekici bir durum ortaya çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>8 Ocak'ta 587 liraydı, 17 Eylül'de 586 lira!</h3>

<p>UKON verilerine göre dana karkas kesim fiyatı 8 Ocak 2026'da 587,19 TL/kg seviyesindeydi. Aradan sekiz aydan fazla süre geçmesine rağmen 17 Eylül'deki fiyat 586,95 TL/kg olarak gerçekleşti.</p>

<p>Başka bir ifadeyle yılın başındaki fiyatla bugünkü fiyat arasında neredeyse fark bulunmuyor.</p>

<p>Dana karkas fiyatı <strong>26 Mart'ta 612,10 TL/kg </strong>seviyesine kadar çıkmıştı. 17 Eylül itibarıyla fiyat, bu seviyenin yaklaşık <strong>25 TL</strong> altında bulunuyor.</p>

<p>UKON'un son yayımladığı tabloda da dana karkas fiyatının geçen aya göre yüzde 1,2 gerilediği görülüyor. Buna karşılık yıllık değişim yüzde 24,5 artış yönünde. Bu iki veri birlikte değerlendirildiğinde, yıllık artışa rağmen son aylarda kesim fiyatlarının yatay ve zaman zaman aşağı yönlü bir seyir izlediği görülüyor.</p>

<h3>Üreticiden dikkat çeken tepki: “Mazot 100 lirayı geçti”</h3>

<p>Kesim fiyatındaki bu seyir devam ederken sahadan gelen üretici paylaşımlarında ise maliyet artışları öne çıkıyor.</p>

<p>TarımZiraat platformunda Kırşehir Boztepe piyasasına ilişkin 17 Eylül tarihli paylaşımda bir üretici, <strong>“Mazot 100 TL'yi geçti, et ne olacak böyle, zarar ediyoruz, sesimizi duyuralım”</strong> sözleriyle yaşadığı maliyet baskısına dikkat çekti.</p>

<h3>Fiyatın yükselmesini beklemek de maliyetli: Günlük 250 lira</h3>

<p>Üreticiler arasındaki bir başka tartışma ise kesime hazır hayvanın daha yüksek fiyat beklentisiyle ahırda tutulup tutulamayacağı üzerine yaşandı.</p>

<p>Bir üreticinin beklemenin avantajlı olabileceği yönündeki değerlendirmesine karşılık başka bir üretici, yetişmiş hayvanın bekledikçe yağlanacağını belirterek bir dananın günlük maliyetinin 250 TL olduğunu belirtti.</p>

<p>Bu rakam üzerinden hesaplandığında 100 başlık bir işletmede kesime hazır hayvanların bir gün daha bekletilmesinin maliyeti 25 bin TL, 30 günlük beklemenin maliyeti ise 750 bin TL'ye ulaşıyor.</p>

<p>Dolayısıyla besici açısından mesele yalnızca “<strong>kesim fiyatı yükselecek mi?</strong>” sorusundan ibaret değil. Beklenen fiyat artışının, hayvanı kesime göndermeyip ahırda tutmanın oluşturduğu ilave maliyeti karşılayıp karşılamayacağı da önem taşıyor.</p>

<h3>Bursa'da dana 590 liraya kadar çıktı</h3>

<p>Sahadaki tabloyu destekleyen bir başka veri Bursa'dan geldi. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nin 15-18 Eylül kesim organizasyonunda 200-240 kilogram kesim ağırlığındaki Holstein dana için 560 TL/kg, diğer ırklar için 590 TL/kg fiyat açıklandı.</p>

<p>UKON'un 17 Eylül Türkiye ortalaması ise 586,95 TL/kg seviyesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Et kesim fiyatları nasıl değişti?</strong> Dana ve kuzu karkas fiyatlarının 8 Ocak–17 Eylül arasındaki haftalık seyrini [<strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self">Et kesim fiyatları 2026</a></strong>] sayfamızdan takip edebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/mazot-100-lirayi-gecti-et-yerinde-sayiyor-besici-danayi-bir-gun-bekletmek-250-lira</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 19:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/dana-kesim-fiyati-besici-gunluk-maliyet-2026.jpg" type="image/jpeg" length="82160"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et kesim fiyatları 2026 | Güncel karkas et, dana ve kuzu kesim fiyatları]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Et kesim fiyatları bu hafta ne kadar oldu? UKON’un 17 Eylül haftası verilerine göre dana karkas kesim fiyatı 586,95 TL/kg, kuzu karkas kesim fiyatı 618,71 TL/kg oldu. Dana fiyatı bir haftada 2 TL yükselirken kuzu fiyatı 4 TL’ye yakın geriledi. Bursa’da açıklanan son kesim fiyatlarında ise dana 590 TL/kg’a, düve 570 TL/kg’a kadar çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi - </strong>Et kesim fiyatları 19 Eylül 2026 itibarıyla üretici ve besicilerin yakından takip ettiği başlıkların başında geliyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) son verilerinde dana karkas kesim fiyatı 586,95 TL/kg, kuzu karkas fiyatı 618,71 TL/kg olarak açıklandı. Bir önceki haftaya göre dana karkasta 2 TL/kg artış, kuzu karkasta ise 3,43 TL/kg düşüş yaşandı. Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’nin 15-18 Eylül kesim organizasyonunda ise 200-240 kilogram kesim ağırlığında Holstein dana 560 TL/kg, diğer ırklar 590 TL/kg, düve 570 TL/kg ve inek 410 TL/kg olarak duyuruldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Son güncelleme: 19 Eylül 2026</strong></p>

<p>Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) 17 Eylül haftasına ilişkin açıkladığı verilere göre dana karkas kesim fiyatı 586,95 TL/kg, kuzu karkas kesim fiyatı ise 618,71 TL/kg oldu.</p>

<p>Bir önceki haftaya göre dana karkas fiyatı 2 TL artarken, kuzu karkas fiyatı ise 4 TL düştü.</p>

<h3>UKON (17 Eylül) Karkas Kesim Fiyatı</h3>
<!-- UKON – Güncel Dana ve Kuzu Kesim Fiyatları --><!-- Açılır tablo -->

<div id="ukonGuncel">
<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr style="background-color:#f2f2f2; text-align:left">
   <th>Tarih</th>
   <th>Dana Kesim Fiyatı (TL)</th>
   <th>Kuzu Kesim Fiyatı (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody><!-- Güncel fiyat verilerini buraya ekleyin -->
  <tr>
   <td>17 Eylül 2026</td>
   <td>586,95</td>
   <td>618,71</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3>BURSA'DA ET KESİM FİYATI ARTTI</h3>

<p>Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ise 15-18 Eylül tarihleri arasında kesim organizasyonu yapılacağını açıkladı. Kesim organizasyonu için açıklanan fiyatlarla bir önceki kesim fiyatları arasındaki fark dikkat çekti. 15-18 Eylül tarihleri arasında yapılacak kesim organizasyonunda kesim ağırlıkları değişirken 200-240 kg arası inek kesim fiyatı 410 lira olarak duyurulurken, aynı ağırlıkta düve kesim fiyatı ise 570 lira olarak açıklandı. Bir önceki kesim organizasyonunda 199 kg altı düve kesim fiyatı 440 lira idi. Yine aynı şekilde dana kesim fiyatlarındaki artışta dikkat çekti. </p>
</div>
<!-- Açılır tablo --><!-- Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği – Güncel Et Kesim Fiyatları (Kart/Stack Tasarımı) -->

<div class="price-cards"><!-- Güncel fiyat verilerini buraya ekleyin --></div>
<!-- Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği – Güncel Et Kesim Fiyatları (Kart/Stack Tasarımı) -->

<div class="price-cards"><!-- Güncel fiyat verilerini buraya ekleyin -->
<div class="price-card">
<div class="card-row"><strong>Tarih:</strong> 15 Eylül - 18 Eylül 2026</div>

<div class="card-row"><strong>İnek Kesim Fiyatı:</strong> 410 TL (200-240 KG)</div>

<div class="card-row"><strong>Dana Kesim Fiyatı: (Holstein) </strong>560 TL (200-240 KG)</div>

<div class="card-row"><strong>Dana Kesim Fiyatı: (Diğer Irklar) </strong>590 TL (200-240 KG)</div>

<div class="card-row"><strong>Düve Kesim Fiyatı:</strong> 570 TL (200-240 KG)</div>
</div>
</div>

<h3>2026 yılı karkas kesim fiyatları (Arşiv)</h3>

<p>UKON tarafından Türkiye genelinde yayınlanan güncel karkas et, dana ve kuzu kesim fiyatları, haftalık olarak aşağıdaki tabloda kronolojik şekilde listelenmektedir.</p>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr style="background-color:#f2f2f2; text-align:left">
   <th>Tarih</th>
   <th>Dana Kesim Fiyatı (TL)</th>
   <th>Kuzu Kesim Fiyatı (TL)</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody><!-- En güncel veriyi her hafta buraya ekleyin -->
  <tr>
   <td>17 Eylül 2026</td>
   <td>586,95</td>
   <td>618,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>10 Eylül 2026</td>
   <td>584,95</td>
   <td>622,14</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4 Eylül 2026</td>
   <td>588,44</td>
   <td>627,29</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>27 Ağustos 2026</td>
   <td>590,30</td>
   <td>629,43</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>20 Ağustos 2026</td>
   <td>594,29</td>
   <td>623,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>13 Ağustos 2026</td>
   <td>590,49</td>
   <td>618,29</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>6 Ağustos 2026</td>
   <td>583,37</td>
   <td>607,86</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>30 Temmuz 2026</td>
   <td>581,01</td>
   <td>606,57</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>23 Temmuz 2026</td>
   <td>575,57</td>
   <td>600,14</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>16 Temmuz 2026</td>
   <td>570,56</td>
   <td>593,69</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>9 Temmuz 2026</td>
   <td>576,77</td>
   <td>602,14</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2 Temmuz 2026</td>
   <td>584,76</td>
   <td>608,57</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>25 Haziran 2026</td>
   <td>591,36</td>
   <td>612,14</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>18 Haziran 2026</td>
   <td>594,61</td>
   <td>615,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>11 Haziran 2026</td>
   <td>593,21</td>
   <td>610,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4 Haziran 2026</td>
   <td>593,73</td>
   <td>609,17</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>21 Mayıs 2026</td>
   <td>595,11</td>
   <td>617,31</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>14 Mayıs 2026</td>
   <td>592,17</td>
   <td>611,43</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>7 Mayıs 2026</td>
   <td>592,73</td>
   <td>609,61</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>30 Nisan 2026</td>
   <td>597,73</td>
   <td>603,93</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>24 Nisan 2026</td>
   <td>595,36</td>
   <td>600,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>16 Nisan 2026</td>
   <td>590,90</td>
   <td>595,61</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>9 Nisan 2026</td>
   <td>595,39</td>
   <td>590,16</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2 Nisan 2026</td>
   <td>607,17</td>
   <td>595,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>26 Mart 2026</td>
   <td>612,10</td>
   <td>591,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>12 Mart 2026</td>
   <td>607,30</td>
   <td>587,71</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>5 Mart 2026</td>
   <td>604,45</td>
   <td>572,56</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>26 Şubat 2026</td>
   <td>601,86</td>
   <td>573,27</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>12 Şubat 2026</td>
   <td>606,24</td>
   <td>571,50</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>5 Şubat 2026</td>
   <td>584,20</td>
   <td>565,44</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>29 Ocak 2026</td>
   <td>579,64</td>
   <td>566,87</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>22 Ocak 2026</td>
   <td>588,46</td>
   <td>562,20</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>15 Ocak 2026</td>
   <td>601,24</td>
   <td>566,79</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>8 Ocak 2026</td>
   <td>587,19</td>
   <td>552,57</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>
<style type="text/css">/* Kart/Stack Tasarımı */
.price-cards {
  display: flex;
  flex-direction: column;
  gap: 15px; /* Kartlar arası boşluk */
}

.price-card {
  border: 1px solid #ccc;
  border-radius: 8px;
  padding: 12px 16px;
  background-color: #fafafa;
  box-shadow: 0 2px 5px rgba(0,0,0,0.05);
}

.card-row {
  margin-bottom: 6px;
  font-size: 1em;
}

.card-row strong {
  color: #2a6ebb; /* Başlık rengi */
}
</style>
<style type="text/css">.et-fiyat-baslik {
  font-size: 18px;
  font-weight: 600;
  margin-bottom: 12px;
}

.et-fiyatlari {
  width: 100%;
  border-collapse: collapse;
  font-size: 15px;
}

.et-fiyatlari thead {
  background: rgba(0,0,0,0.04);
}

.et-fiyatlari th,
.et-fiyatlari td {
  padding: 10px;
  border-bottom: 1px solid #eee;
  text-align: left;
}

.fiyat {
  font-weight: 700;
  color: #1a7f37;
}

/* Mobil Kart Tasarımı */
@media (max-width: 768px) {
  .et-fiyatlari thead {
    display: none;
  }

  .et-fiyatlari,
  .et-fiyatlari tbody,
  .et-fiyatlari tr,
  .et-fiyatlari td {
    display: block;
    width: 100%;
  }

  .et-fiyatlari tr {
    background: #fff;
    border: 1px solid #eee;
    border-radius: 10px;
    padding: 14px;
    margin-bottom: 12px;
    box-shadow: 0 2px 8px rgba(0,0,0,0.04);
  }

  .et-fiyatlari td {
    border: none;
    padding: 6px 0;
  }

  .et-fiyatlari td::before {
    content: attr(data-label);
    font-weight: 600;
    display: block;
    color: #666;
    font-size: 13px;
    margin-bottom: 2px;
  }

  .fiyat {
    font-size: 16px;
  }
}
</style>
<style type="text/css">/* Kart/Stack Tasarımı */
.price-cards {
  display: flex;
  flex-direction: column;
  gap: 15px; /* Kartlar arası boşluk */
}

.price-card {
  border: 1px solid #ccc;
  border-radius: 8px;
  padding: 12px 16px;
  background-color: #fafafa;
  box-shadow: 0 2px 5px rgba(0,0,0,0.05);
}

.card-row {
  margin-bottom: 6px;
  font-size: 1em;
}

.card-row strong {
  color: #2a6ebb; /* Başlık rengi */
}
</style></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari</guid>
      <pubDate>Sat, 19 Sep 2026 19:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/ukon-dana-karkas-kesim-fiyatlari.jpg" type="image/jpeg" length="70771"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et fiyatlarında dikkat çeken fark! UKON’da dana karkas 585 lira, Ankara’da 624 lira]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/et-fiyatlarinda-dikkat-ceken-fark-ukonda-dana-karkas-585-lira-ankarada-624-lira</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/et-fiyatlarinda-dikkat-ceken-fark-ukonda-dana-karkas-585-lira-ankarada-624-lira" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dana kesim fiyatlarında Eylül ayının ikinci haftasında dikkat çeken bir tablo ortaya çıktı. UKON verilerine göre dana karkas fiyatı bir haftada 4 lira gerileyerek 584,95 TL/kg’a düşerken, Ankara Ticaret Borsası’nda 12 Eylül’de ortalama fiyat 624 TL, en yüksek fiyat ise 640 TL oldu. Sahadan gelen üretici fiyatları da karkas ette bölgelere göre önemli farklılıkların devam ettiğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Et kesim fiyatlarında Eylül ayının ikinci haftasında yön aşağı dönerken, farklı piyasa göstergeleri arasındaki fiyat farkı dikkat çekti.</p>

<p>Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) 10 Eylül haftasına ilişkin verilerine göre dana karkas kesim fiyatı bir önceki haftaya göre 4 TL düşerek 584,95 TL/kg oldu.</p>

<p>Kuzu karkas kesim fiyatında da düşüş yaşandı. Kuzu karkas fiyatı haftalık 5 TL gerilemeyle 622,14 TL/kg seviyesine indi.</p>

<h3>UKON 585 LİRA DEDİ, ANKARA'DA ORTALAMA 624 LİRA</h3>

<p>UKON verilerindeki gerilemeye karşılık Ankara Ticaret Borsası'nın 12 Eylül tarihli et fiyatları farklı bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>Ankara Ticaret Borsası verilerine göre dana karkas et fiyatı en düşük 605 TL/kg, en yüksek 640 TL/kg olurken, ortalama fiyat 624 TL/kg olarak gerçekleşti.</p>

<p>Böylece Ankara Ticaret Borsası'ndaki ortalama fiyat ile UKON'un açıkladığı dana karkas fiyatı arasında 39,05 TL/kg fark oluştu.</p>

<p>Başka bir ifadeyle 300 kilogram karkas ağırlığındaki bir hayvan üzerinden hesaplandığında iki gösterge arasındaki fark 11 bin 715 TL'ye ulaşıyor.</p>

<h3>SAHADA DA 600 LİRANIN ÜZERİNDE FİYATLAR KONUŞULUYOR</h3>

<p>Üreticilerin sahadan paylaştığı kesim fiyatlarında da bölgeye, hayvanın niteliğine ve alıcıya göre önemli farklılıklar bulunuyor.</p>

<p><strong>TarımZiraat platformunda</strong> <strong>Kırşehir/Boztepe</strong> piyasasına ilişkin 10 Eylül tarihli bir üretici paylaşımında daha önce 600 TL olan fiyatın 10 TL yükseldiği belirtilirken, başka bir güncel paylaşımda bölgedeki kasapların “duble” olarak nitelendirilen hayvanları 625 TL, büyük hayvanları ise 590 TL civarında kestiği ifade edildi. Bu rakamlar resmî fiyat olmayıp sahadan üretici beyanlarını yansıtıyor.</p>

<p><strong>Adana/İmamoğlu</strong> piyasasına ilişkin bir başka üretici paylaşımında ise Ege Bölgesi için 590 TL, Akdeniz için 580 TL, Marmara için 593 TL, İç Anadolu için 579 TL, Doğu Anadolu ve Güneydoğu için 575 TL, Karadeniz için 595 TL seviyeleri dile getirildi.</p>

<h3>BURSA BU HAFTA YENİ KESİM FİYATI AÇIKLAMADI</h3>

<p>Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ise bu hafta dana, düve ve inek için yeni kesim fiyatı açıklamadı.</p>

<p>Birliğin 1-13 Eylül tarihleri için açıkladığı fiyatlar geçerliliğini korurken, yeni fiyat listesinin önümüzdeki günlerde açıklanıp açıklanmayacağı takip ediliyor.</p>

<h3>ÜRETİCİ MALİYET ARTIŞINA DİKKAT ÇEKİYOR</h3>

<p>Kesim fiyatları tartışılırken üreticilerin gündemindeki bir diğer önemli başlık ise girdi maliyetleri.</p>

<p>TarımZiraat'taki üretici paylaşımlarında özellikle yem, saman, ilaç ve akaryakıt maliyetlerindeki artışa dikkat çekilirken, karkas fiyatının aynı oranda yükselmediği yönünde değerlendirmeler yapılıyor.</p>

<p><strong>Niğde/Bor</strong> piyasasından yapılan bir başka paylaşımda ise piyasada belirsizlik olduğu ve hayvan alımında isteksizlik yaşandığı belirtilirken, Holstein için 550 TL, Angus ve “duble” hayvan için 580 TL seviyeleri bildirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DANA KESİM FİYATLARINDA HANGİ RAKAM ESAS ALINMALI?</h3>

<p>Ortaya çıkan tablo, Türkiye'de karkas et piyasasının tek bir fiyat üzerinden değerlendirilmesinin güç olduğunu gösteriyor.</p>

<p>UKON'un Türkiye ortalamasını yansıtan verileri, ticaret borsalarında gerçekleşen işlemler ve üreticilerin sahadan bildirdiği kesim fiyatları arasında farklar bulunabiliyor. Hayvanın ırkı, cinsiyeti, karkas randımanı, bölge, kesimhane ve ödeme koşulları da üreticiye verilen nihai fiyatı değiştirebiliyor.</p>

<p>Dana, inek, düve ve kuzu için güncel kesim fiyatlarını; UKON, ticaret borsaları, yetiştirici birlikleri ve saha verileriyle birlikte takip ettiğimiz “<strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self">Et kesim fiyatları 2026 | Güncel karkas et, dana ve kuzu kesim fiyatları</a></strong>” sayfamızdan takip edebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/et-fiyatlarinda-dikkat-ceken-fark-ukonda-dana-karkas-585-lira-ankarada-624-lira</guid>
      <pubDate>Sat, 12 Sep 2026 17:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/dana-karkas-kesim-fiyatlari-12-eylul-2026.jpg" type="image/jpeg" length="52495"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Brezilya’dan sığır ithalatında çarpıcı tablo! Her 10 hayvandan 4’ünü Türkiye aldı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/brezilyadan-sigir-ithalatinda-carpici-tablo-her-10-hayvandan-4unu-turkiye-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/brezilyadan-sigir-ithalatinda-carpici-tablo-her-10-hayvandan-4unu-turkiye-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’nin canlı sığır ithalatında Brezilya’nın ağırlığı dikkat çekici boyuta ulaştı. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci’nin paylaştığı verilere göre, Türkiye 2026’nın Ocak-Temmuz döneminde Brezilya’dan 299 bin 282 baş canlı sığır ithal ederek bu ülkenin toplam canlı sığır ihracatının yüzde 40,2’sini tek başına aldı. Kahveci, Brezilya’nın canlı sığır ihracatında 2027’de beklenen düşüşe dikkat çekerek, “2027’ye dikkat!” uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Türkiye’nin hayvancılıkta canlı hayvan ithalatına yönelik tartışmalar sürerken, Brezilya’dan yapılan canlı sığır ithalatının ulaştığı boyutu ortaya koyan dikkat çekici veriler paylaşıldı.</p>

<p>Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Brezilya’nın 2026 yılı canlı sığır ihracatına ilişkin verileri değerlendirerek Türkiye’nin bu ülkenin en büyük pazarı haline geldiğine dikkat çekti.</p>

<h3>Türkiye 7 ayda Brezilya’dan 299 bin 282 baş sığır aldı</h3>

<p>Kahveci’nin Brezilya Kalkınma, Sanayi, Ticaret ve Hizmetler Bakanlığı verilerine dayanarak yaptığı değerlendirmeye göre Brezilya, 2026 Ocak-Temmuz döneminde <strong>743 bin 660 baş</strong> canlı sığır ihraç etti. İhracat geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30,25 arttı.</p>

<p>Bu ihracatın 735 bin 49 başlık bölümü, yani yüzde 98,8’i Orta Doğu pazarlarına gerçekleştirildi. Türkiye ise aynı dönemde Brezilya’dan 299 bin 282 baş canlı sığır ithal etti.</p>

<p>Böylece Türkiye, Brezilya’nın toplam canlı sığır ihracatının yüzde 40,2’sini tek başına satın alarak en büyük ticari pazarı konumuna geldi.</p>

<h3>Türkiye’nin Brezilya’dan sığır ithalatı yüzde 82 arttı</h3>

<p>Verilerde dikkat çeken bir başka gelişme ise Türkiye’nin ithalatındaki yıllık artış oldu.</p>

<p>Kahveci’nin aktardığı verilere göre Türkiye’nin Brezilya’dan yaptığı canlı sığır ithalatı, 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 82 arttı.</p>

<p>Türkiye’yi 145 bin başla Fas, 116 bin başla Irak ve 95 bin başla Mısır takip etti.</p>

<p>Bu tabloya göre Türkiye’nin Brezilya’dan aldığı canlı sığır sayısı, ikinci sıradaki Fas’ın ithalatının iki katından fazla seviyeye ulaştı.</p>

<h3>Brezilya’nın 2026’da 1,25 milyon baş sığır ihraç etmesi bekleniyor</h3>

<p>Kahveci, Brezilya’nın 2026 yılının tamamında canlı sığır ihracatında yeni bir rekora ulaşmasının beklendiğine de dikkat çekti.</p>

<p>Buna göre Brezilya’nın yıl sonunda yaklaşık 1,25 milyon baş canlı sığır ihraç edeceği tahmin ediliyor. Ancak 2027 yılına ilişkin beklenti farklı.</p>

<p>Canlı sığır ihracatının gelecek yıl yaklaşık 1 milyon baş seviyesine gerilemesinin öngörüldüğünü belirten Kahveci, Türkiye açısından dikkat çeken bir uyarıda bulundu:</p>

<h3>“Ben: 2027’ye dikkat!”</h3>

<p><strong>Türkiye açısından 2027 neden önemli?</strong></p>

<p>Brezilya’nın canlı sığır ihracatında 2027’de beklenen yaklaşık 250 bin başlık gerileme, Türkiye açısından ayrıca önem taşıyor.</p>

<p>Çünkü 2026’nın ilk yedi aylık rakamları, Türkiye’nin Brezilya canlı sığır ihracatının en büyük müşterisi haline geldiğini ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye’nin ithalat talebinin mevcut seviyelerde devam etmesi halinde, Brezilya’nın ihracat arzında beklenen daralmanın ithalat miktarı ve tedarik koşulları üzerindeki olası etkileri 2027 yılında yakından izlenecek.</p>

<p>Kahveci’nin “2027’ye dikkat” uyarısı da tam olarak bu tabloyu gündeme getiriyor.</p>

<p><img alt="Brezilya Turkiye Sigir Ithalati" class="detail-photo img-fluid" height="725" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/brezilya-turkiye-sigir-ithalati.jpg" width="968" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/brezilyadan-sigir-ithalatinda-carpici-tablo-her-10-hayvandan-4unu-turkiye-aldi</guid>
      <pubDate>Thu, 10 Sep 2026 14:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/brezilya-canli-sigir-ithalati-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="58898"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et kesim fiyatlarında sahadan dikkat çeken tablo: Üreticiler hangi rakamları paylaşıyor?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-sahadan-dikkat-ceken-tablo-ureticiler-hangi-rakamlari-paylasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-sahadan-dikkat-ceken-tablo-ureticiler-hangi-rakamlari-paylasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Et kesim fiyatlarında Eylül ayının ilk haftasında dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. UKON verilerinde dana karkas kesim fiyatı gerilerken, Bursa’da kesim fiyatlarına 20 lira zam geldi. Üreticilerin kendi bölgelerinden paylaştığı fiyatlar ise piyasada tek yönlü bir hareket olmadığını gösteriyor. Bazı bölgelerde 600-620 lira bandında kesimler konuşulurken, üreticinin asıl gündemini maliyetler ve karkas fiyatlarının uzun süredir beklenen artışı göstermemesi oluşturuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Kırmızı et piyasasında Eylül ayının ilk haftası farklı fiyat hareketleriyle başladı. Ulusal Kırmızı Et Konseyi'nin (UKON) son verilerine göre dana karkas kesim fiyatı bir önceki haftaya göre yaklaşık 2 lira düşerek 588 TL/kg seviyesine gerilerken, kuzu karkas kesim fiyatı 627 TL/kg oldu.</p>

<p>Ancak Türkiye ortalamasını gösteren UKON verileri ile farklı bölgelerde üreticilerin bildirdiği kesim fiyatları arasında önemli farklılıklar bulunuyor.</p>

<p>Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nin son fiyat güncellemesinde inek, düve ve dana kesim fiyatlarına kilogram başına 20 lira zam yapılması da piyasadaki fiyat hareketinin her bölgede aynı yönde olmadığını ortaya koydu.</p>

<p>Ankara Ticaret Borsası'nın 5 Eylül verilerinde ise dana karkas 631 TL/kg, kuzu karkas 796 TL/kg seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>UKON, Ankara Ticaret Borsası ve yetiştirici birliklerinin açıkladığı <a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self"><strong>güncel et kesim fiyatları</strong></a> ise bölgelere göre farklı bir tablo ortaya koyuyor</p>

<h3>Üreticinin paylaştığı kesim fiyatlarında nasıl bir tablo var?</h3>

<p>Kurumsal verilerin yanında üreticilerin sahadan yaptığı paylaşımlar da kırmızı et piyasasının yönünü görmek açısından yakından takip ediliyor.</p>

<p>Üreticilerin fiyat ve piyasa bilgilerini paylaştığı TarımZiraat platformundaki son mesajlarda bazı bölgelerde dana kesim fiyatlarının <strong>600-620 lira</strong> bandında olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesi için 3 Eylül'de yapılan bir paylaşımda kesim fiyatının 620 TL olduğu ifade edildi. Aynı bölgede Ağustos ayında yağsız duble dana için 650 TL seviyesinde fiyat paylaşılmış olması dikkat çekti.</p>

<p>Bu rakamlar tek başına bölgenin genel piyasa fiyatı olarak kabul edilemese de üreticilerin sahada karşılaştığı tekliflerin yönüne ilişkin önemli bir gösterge oluşturuyor.</p>

<h3>Kırşehir'de üreticinin gündemi fiyat değil, maliyet</h3>

<p>Kırşehir'deki güncel üretici paylaşımlarında ise yalnızca kesim fiyatı değil, mevcut fiyatların artan maliyetler karşısındaki durumu tartışılıyor.</p>

<p>4 Eylül tarihli bir üretici mesajında karkas et fiyatlarının uzun süredir yeterli artışı göstermediğine dikkat çekilerek, aynı nominal fiyatın yüksek enflasyon ortamında üretici açısından aynı geliri ifade etmediği vurgulandı.</p>

<p>Bu yaklaşım, besicinin karkas fiyatına yalnızca kilogram başına kaç lira olduğu üzerinden bakmadığını; yem, hayvan alım bedeli, finansman ve diğer üretim maliyetleriyle birlikte değerlendirdiğini gösteriyor.</p>

<h3>Bir ay önce 640-650 lira konuşuluyordu</h3>

<p>Üretici paylaşımlarının zaman içindeki seyri de piyasadaki dalgalanmayı ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağustos ortasında Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesinde 650 TL seviyesinde yağsız duble dana kesim fiyatları paylaşılırken, Ankara'daki bazı üreticiler 640 TL seviyelerinden söz etmişti. Kırşehir Boztepe'de ise 15 Ağustos'ta 620 TL'den kesim yaptırdığını belirten bir üretici, takip eden hafta için 10 liralık artış beklentisinin konuşulduğunu aktarmıştı.</p>

<p>Eylül başına gelindiğinde ise bazı üretici paylaşımlarında 600-620 TL bandındaki rakamların yeniden öne çıkması dikkat çekiyor.</p>

<h3>UKON düşerken Bursa neden yükseldi?</h3>

<p>Piyasadaki en dikkat çekici gelişme ise farklı göstergelerin aynı yönde hareket etmemesi oldu.</p>

<p>UKON Türkiye ortalamasında dana karkas fiyatı haftalık bazda yaklaşık 2 lira gerilerken, Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği inek, düve ve dana kesim fiyatlarını 20 lira artırdı. Ankara Ticaret Borsası'nda dana karkas fiyatının 631 TL seviyesinde bulunması da UKON ortalamasının üzerinde bir fiyat oluşumuna işaret ediyor.</p>

<p>Dolayısıyla Eylül ayının ilk haftasındaki veriler, Türkiye'de dana karkas piyasasında bütün bölgeleri kapsayan güçlü bir düşüş ya da yükselişten ziyade bölge, hayvan niteliği, ödeme vadesi ve alıcıya göre farklılaşan bir fiyat yapısının bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p>Üreticinin önümüzdeki haftalarda yakından izleyeceği temel konu ise Bursa'da görülen 20 liralık artışın diğer bölgelere yayılıp yayılmayacağı ve UKON Türkiye ortalamasındaki gerilemenin devam edip etmeyeceği olacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-sahadan-dikkat-ceken-tablo-ureticiler-hangi-rakamlari-paylasiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/et-kesim-fiyatlari-uretici-piyasa-fiyatlari.jpg" type="image/jpeg" length="72052"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Besilik sığır ithalatında belgeler ortaya çıktı! ESK kaça alıyor, çiftçiye kaça satıyor?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/besilik-sigir-ithalatinda-belgeler-ortaya-cikti-esk-kaca-aliyor-ciftciye-kaca-satiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/besilik-sigir-ithalatinda-belgeler-ortaya-cikti-esk-kaca-aliyor-ciftciye-kaca-satiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Et ve Süt Kurumu'nun 2026 yılı besilik sığır ithalatına ilişkin alım sözleşmeleri ortaya çıktı. Yeni Parti Niğde İl Başkanı Erhan Adem'in ulaştığı sözleşmelere göre ESK, Brezilya menşeli besilik sığır için canlı kilogram başına 5,10 dolar, Uruguay menşeli hayvan için 5,25 dolar üzerinden anlaşma yaptı. Çiftçiye satış fiyatının ise 420 TL/kg'dan başlatılması ve Temmuzdan itibaren Yİ-ÜFE oranında artırılması, ithalat maliyeti ile üreticiye satış fiyatı arasındaki farkı yeniden gündeme getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) 2026 yılında gerçekleştirdiği besilik sığır ithalatının alım fiyatlarını gösteren sözleşmeler ortaya çıktı.</p>

<p>Yeni Parti Niğde İl Başkanı Erhan Adem'in ulaştığı iki ayrı sözleşme, ESK'nin Brezilya ve Uruguay'dan ithal ettiği besilik sığırların hangi fiyatlarla satın alındığını ortaya koydu.</p>

<p>Belgeler, uzun süredir üreticiler tarafından tartışılan “<strong>ESK ithal hayvanı kaça alıyor, besiciye kaça satıyor?</strong>” sorusunun daha somut rakamlar üzerinden tartışılmasına imkan sağlıyor.</p>

<h3><img alt="Esk Uruguay Besilik Sigir Ithalat Sozlesmesi-1" class="detail-photo img-fluid" height="741" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/esk-uruguay-besilik-sigir-ithalat-sozlesmesi-1.jpg" width="892" />400 bin başlık iki ayrı sözleşme</h3>

<p>Sözleşmelere göre ESK ile Dubai merkezli AL MAHMOUD INTERNATIONAL GENERAL TRADING LLC arasında Brezilya ve Uruguay menşeli besilik sığırların ithalatı için iki ayrı anlaşma imzalandı.</p>

<p>Her bir sözleşme 200 bin baş olmak üzere belgelerde toplam 400 bin baş besilik erkek sığır bulunuyor.</p>

<p>Her sözleşmede hayvanların 150 bin başının 200-300 kilogram, 50 bin başının ise 301-399 kilogram ağırlığında olması öngörülüyor.</p>

<h3><img alt="Esk 200 Bin Bas Besilik Sigir Ithalat Sozlesmesi" class="detail-photo img-fluid" height="335" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/esk-200-bin-bas-besilik-sigir-ithalat-sozlesmesi.jpg" width="855" />Brezilya'dan 5,10, Uruguay'dan 5,25 dolara</h3>

<p>Belgelerin en dikkat çekici bölümü ise “<strong>Sözleşmenin türü ve bedeli</strong>” başlıklı 6'ncı madde.</p>

<p>Brezilya menşeli hayvanlar için ESK'nin yükleniciyle canlı kilogram başına <strong>5,10 dolar</strong> üzerinden anlaştığı görülüyor.</p>

<p>200 bin başlık Brezilya sözleşmesinin toplam bedeli ise 331 milyon 245 bin dolar.</p>

<p>Uruguay menşeli besilik sığırlarda ise fiyat canlı kilogram başına <strong>5,25 dolar.</strong></p>

<p>Uruguay'dan alınacak 200 bin baş hayvan için sözleşmenin toplam bedeli 340 milyon 987 bin 500 dolar olarak belirlenmiş durumda.</p>

<p>Buna göre iki sözleşmenin toplam büyüklüğü 672 milyon 232 bin 500 dolara ulaşıyor.</p>

<h3><img alt="Esk Uruguay Besilik Sigir Ithalat Sozlesmesi 5 25 Dolar" class="detail-photo img-fluid" height="174" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/esk-uruguay-besilik-sigir-ithalat-sozlesmesi-5-25-dolar.jpg" width="811" />Teslim şekli CIF: Navlun ve sigorta yüklenicide</h3>

<p>Sözleşmelerdeki önemli ayrıntılardan biri de hayvanların teslim şekli.</p>

<p>Belgelerde teslim şekli CIF olarak belirlenirken; mahreç ülkedeki toplama ve yükleme işlemleri, nakliye sırasındaki bakım ve besleme, veteriner sağlık sertifikasında belirtilen işlemler, Türkiye'deki teslim noktasına kadar full kapsam sigorta, navlun ve demoraj gibi giderlerin yüklenici tarafından karşılanacağı belirtiliyor.</p>

<p>Buna karşılık hayvanların gümrüklenmesi sırasında ödenmesi zorunlu KDV, damga vergisi ve gümrük vergisinin ESK tarafından ödeneceği hüküm altına alınmış durumda.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu nedenle sözleşmedeki 5,10 ve 5,25 dolarlık rakamların ESK'nin nihai maliyetinin tamamı olarak değerlendirilmesi doğru değil. Ancak belgeler, ithalatın temel CIF alım fiyatını ilk kez doğrudan sözleşme üzerinden görünür hale getiriyor.</p>

<h3>ESK çiftçiye 420 TL + KDV fiyat açıkladı</h3>

<p>Ortaya çıkan alım fiyatları, ESK'nin 2026 yılı için üreticiye açıkladığı satış fiyatıyla birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.</p>

<p>ESK, 200 baş ve üzeri kapasiteye sahip işletmelere yönelik 2026 yılı ithal besilik sığır satış fiyatını <strong>420 TL/canlı kilogram </strong>+ KDV olarak belirledi.</p>

<p>Dahası, bu fiyat sabit bırakılmadı.</p>

<p>ESK'nin belirlediği sisteme göre Temmuz 2026'dan itibaren satış fiyatına, TÜİK tarafından açıklanan bir önceki ayın Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi'nin (Yİ-ÜFE) aylık değişim oranı eklenecek.</p>

<p>Dolayısıyla çiftçinin ödediği fiyat, yıl içerisinde Yİ-ÜFE'ye bağlı olarak yukarı yönlü güncellenecek.</p>

<h3>Alım sözleşmesinde Yİ-ÜFE yok</h3>

<p>Ortaya çıkan belgelerde dikkat çeken noktalardan biri de burada bulunuyor.</p>

<p>ESK'nin yükleniciyle yaptığı sözleşmelerde alım fiyatı Brezilya için <strong>5,10 dolar/kg,</strong> Uruguay için <strong>5,25 dolar/kg </strong>olarak belirlenmiş durumda.</p>

<p>Ödemeye esas para biriminin de ABD doları olduğu sözleşmede açıkça belirtiliyor.</p>

<p>Yükleniciye ödemenin yüzde 50'si hayvanların mahreç ülkede gemiye yükleme işlemleri tamamlandığında, kalan kısmı ise Türkiye'de Muayene ve Kabul Komisyonu tarafından ödemeye esas net ağırlık belirlendikten sonra yapılıyor.</p>

<p>Ancak incelenen alım sözleşmelerinde ESK'nin yükleniciye ödediği 5,10 ve 5,25 dolarlık birim fiyatın her ay Yİ-ÜFE oranında artırılmasına ilişkin bir hüküm bulunmuyor.</p>

<p>Bu durum önemli bir soruyu gündeme getiriyor:<strong> ESK'nin ithalat sözleşmesindeki birim alım fiyatı dolar üzerinden belirlenirken, çiftçiye TL üzerinden yapılan satış neden ayrıca her ay Yİ-ÜFE'ye endeksleniyor?</strong></p>

<h3>420 TL'nin tamamı fiyat farkı değil</h3>

<p>Burada önemli bir ayrım yapılması gerekiyor.</p>

<p>Sözleşmelerde yer alan 5,10 ve 5,25 dolar/kg ile çiftçiye uygulanan 420 TL/kg fiyat arasındaki farkın tamamını ESK'nin kazancı veya karı olarak değerlendirmek mümkün değil.</p>

<p>Çünkü sözleşmeler uyarınca Türkiye'deki bazı vergi ve gümrükleme giderleri ESK tarafından karşılanıyor. Bunun yanında kurumun tahliye, organizasyon ve diğer yurtiçi maliyetleri de bulunuyor.</p>

<p>Ancak belgelerin ortaya çıkmasıyla birlikte artık hesaplanabilir yeni bir soru var: <strong>Bir kilogram ithal besilik sığırın ESK'ye bütün giderler dahil gerçek maliyeti kaç lira ve çiftçiden tahsil edilen bedelle arasında kilogram başına ne kadar fark bulunuyor?</strong></p>

<h3>Kur hesabı farkın boyutunu gösteriyor</h3>

<p>Sadece sözleşmedeki CIF fiyat ile 420 TL'lik başlangıç satış fiyatı karşılaştırıldığında dikkat çekici bir eşik ortaya çıkıyor.</p>

<p>Uruguay'dan alınan hayvanlarda: <strong>420 TL / 5,25 dolar = 80 TL/dolar</strong></p>

<p>Brezilya'dan alınan hayvanlarda ise: <strong>420 TL / 5,10 dolar = 82,35 TL/dolar</strong></p>

<p>Başka bir ifadeyle, diğer maliyetler hariç tutulduğunda sözleşmedeki CIF alım bedelinin tek başına 420 TL/kg'a ulaşabilmesi için dolar kurunun Uruguay hayvanında 80 TL, Brezilya hayvanında ise 82,35 TL seviyesine çıkması gerekiyor.</p>

<p>Bu hesap ESK'nin gerçek maliyetinin 5,10-5,25 dolardan ibaret olduğunu göstermiyor; ancak alım sözleşmesindeki fiyat ile üreticiye açıklanan satış fiyatı arasındaki makasın sorgulanmasını gerekli kılıyor.</p>

<h3>Hastalık ve bazı nakliye riskleri de yüklenicide</h3>

<p>Sözleşmeler ESK'nin üstlendiği maliyetlerin yanında yüklenicinin üzerinde bırakılan riskleri de ortaya koyuyor.</p>

<p>Nakliye sırasında travmaya bağlı ortaya çıkan ve basit tedaviye cevap verebilecek hafif yaralanmalarda hayvan başına 100 dolar eksik ödeme yapılabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Türkiye'deki karantina sürecinde menşe ülkeden kaynaklandığı tespit edilen hastalık veya bulaşıcı hastalıklarla ilgili test, analiz, hayvan ölümü ve mecburi kesimden doğan zararların sorumluluğu da yükleniciye bırakılıyor.</p>

<h3>Şimdi ESK'nin açıklaması gereken rakam ne?</h3>

<p>Erhan Adem'in ulaştığı sözleşmeler, tartışmanın bundan sonraki bölümünde ESK'nin toplam maliyet yapısını önemli hale getiriyor.</p>

<p>Çünkü artık kamuoyunun önünde iki temel rakam bulunuyor:</p>

<p>ESK'nin sözleşmedeki CIF alım fiyatı: 5,10-5,25 dolar/kg.</p>

<p>Üreticiye açıklanan başlangıç satış fiyatı: 420 TL/kg + KDV.</p>

<p>Bu iki rakam arasındaki farkın ne kadarının vergi, gümrükleme, tahliye, finansman ve diğer operasyon giderlerinden oluştuğunun açıklanması halinde ithal besilik sığırın ESK'ye gerçek kilogram maliyeti ve çiftçiye satışındaki fiyat farkı da net olarak ortaya çıkacak.</p>

<p>Bu nedenle belgelerin ortaya çıkmasının ardından ESK'nin cevaplaması gereken temel soru şu:</p>

<p>5,10-5,25 dolar/kg CIF fiyatla alınan ithal besilik sığırın bütün masraflar dahil ESK'ye gerçek maliyeti kaç TL/kg ve çiftçiye uygulanan 420 TL + KDV ile Yİ-ÜFE'ye endeksli satış fiyatı hangi maliyet hesabına dayanıyor?</p>

<h3>İthalat sözleşmelerinin tamamı</h3>

<p>ESK'nin Brezilya ve Uruguay menşeli besilik sığır ithalatına ilişkin sözleşmeleri, kamuoyunun belgeleri doğrudan inceleyebilmesi amacıyla aşağıda tam metin olarak yayımlıyoruz.</p>

<p><strong><a href="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/brezilya-al-mah-besilik-sozlesmesi.pdf" rel="nofollow" target="_self">ESK – Brezilya 200 Bin Baş Besilik Sığır Alım Sözleşmesi</a> (PDF)</strong></p>

<p><strong><a href="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/uruguay-al-mah-besilik-sozlesmesi.pdf" rel="nofollow" target="_self">ESK – Uruguay 200 Bin Baş Besilik Sığır Alım Sözleşmesi </a>(PDF)</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et ve Süt Kurumu (ESK) Haberleri</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/besilik-sigir-ithalatinda-belgeler-ortaya-cikti-esk-kaca-aliyor-ciftciye-kaca-satiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/09/esk-besilik-sigir-ithalati-alim-sozlesmeleri-2026.jpg" type="image/jpeg" length="16379"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Besiye değil tedaviye başlamışlardı! İthal hayvanlardaki şoke eden görüntüler Meclis’e taşındı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/besiye-degil-tedaviye-baslamislardi-ithal-hayvanlardaki-soke-eden-goruntuler-meclise-tasindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/besiye-degil-tedaviye-baslamislardi-ithal-hayvanlardaki-soke-eden-goruntuler-meclise-tasindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarımdan Haber’in gündeme getirdiği, ESK’nin Uruguay’dan ithal ettiği besilik sığırların şoke eden görüntüleri büyük yankı uyandırdı. “Besiye başlamadan tedaviye başladılar” haberinin ardından konu TBMM’ye taşındı. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, Bakan İbrahim Yumaklı’ya 70 soruluk kapsamlı bir soru önergesi verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Tarımdan Haber’in Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından Uruguay’dan ithal edilen besilik sığırların üreticilere teslimindeki çarpıcı görüntüleri gündeme taşıdığı haber, sosyal medyada büyük yankı uyandırmasının ardından Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gündemine taşındı.</p>

<p>Tarımdan Haber, NADA isimli gemiyle Uruguay’dan getirilen ve 30 Temmuz’da İskenderun Limanı’ndan üreticilere teslim edilen besilik sığırların durumunu üreticilerden gelen görüntülerle kamuoyuna duyurmuştu.</p>

<p>[youtube-video]https://www.youtube.com/shorts/sIUdNE0AHMs[/youtube-video]</p>

<p>“<a href="https://www.tarimdanhaber.com/esknin-ithal-hayvanlarinda-soke-eden-goruntuler-besiye-baslamadan-tedaviye-basladilar" target="_self">ESK’nin ithal hayvanlarında şoke eden görüntüler! Besiye başlamadan tedaviye başladılar</a>” başlıklı haberimizde bazı hayvanların yoğun dışkıyla kaplı olduğu, bazı hayvanların ayakta durmakta ve yürümekte güçlük çektiği, ayak problemleri yaşadığı ve üreticilerin teslimatın ardından veteriner ve ilaç masrafıyla karşı karşıya kaldığı gündeme getirilmişti.</p>

<p>Konuya ilişkin üreticilerin bazı hayvanların öldüğü yönündeki beyanları da haberimizde kamuoyuna aktarılmıştı.</p>

<h3>TARIMDAN HABER’İN GÜNDEME GETİRDİĞİ GÖRÜNTÜLER TBMM’DE</h3>

<p>Haberin sosyal medyada geniş yankı uyandırmasının ardından İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, konuyu TBMM gündemine taşıdı.</p>

<p>Çömez, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından cevaplandırılmak üzere TBMM Başkanlığına verdiği soru önergesinde konuyla ilgili olarak Yumaklı'ya tam 70 soru yöneltti.</p>

<p>Önergenin gerekçe bölümünde de kamuoyuna ulaşan görüntü ve üretici açıklamalarına dikkat çekildi.</p>

<p>Önergede bazı hayvanların vücutlarının yoğun ve kurumuş dışkıyla kaplı olduğu, bazılarının ayakta durmakta ve yürümekte güçlük çektiği ve ayaklarında sağlık problemleri görüldüğü belirtilirken; üreticilerin bazı hayvanların öldüğünü, bazılarına ise besiye alınmadan veteriner tedavisi başlatmak zorunda kaldıklarını ifade ettikleri kaydedildi.</p>

<h3>ÇÖMEZ'DEN BAKAN YUMAKLI'YA 70 SORU</h3>

<p>Çömez'in soru önergesi yalnızca hayvanların sağlık durumuyla sınırlı kalmadı.</p>

<p>Uruguay'dan kaç hayvan getirildiğinden hayvanların hangi şirketlerden temin edildiğine, ihale ve satın alma yönteminden toplam ithalat maliyetine, navlun ve sigorta giderlerinden NADA gemisinin sahibi ve işletmecisine kadar ithalatın bütün aşamalarına ilişkin sorular yöneltildi.</p>

<p>Çömez ayrıca gemiye Uruguay'da yüklenen hayvan sayısı ile İskenderun'da canlı olarak tahliye edilen hayvan sayısının açıklanmasını ve deniz yolculuğu sırasında kaç hayvanın öldüğünün kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.</p>

<h3>“GEMİDE KAÇ HAYVAN ÖLDÜ?”</h3>

<p>Önergenin en dikkat çekici bölümlerinden birini hayvanların deniz yolculuğundaki sağlık ve refah koşullarına ilişkin sorular oluşturdu.</p>

<p>Çömez; hayvan başına ayrılan alanı, günlük verilen yem ve su miktarını, gemideki sıcaklık ve nem değerlerini, hayvan sağlığından sorumlu veteriner hekim sayısını ve yolculuk sırasında tutulan hastalık, ölüm ve tedavi kayıtlarını Bakan Yumaklı'ya sordu.</p>

<p>Görüntülerde hayvanların vücutlarının önemli bölümünün kurumuş dışkıyla kaplı olduğuna da dikkat çeken Çömez, “Hayvanların haftalar boyunca kendi dışkıları içinde veya dışkıyla yoğun şekilde temas halinde kalmalarını önlemek için hangi tedbirler alınmıştır?” sorusunu yöneltti.</p>

<h3>ÜRETİCİ BESİYE DEĞİL TEDAVİYE BAŞLADI: ZARARI KİM KARŞILAYACAK?</h3>

<p>Tarımdan Haber'in ilk haberinde öne çıkardığı üreticilerin veteriner ve ilaç masrafları da soru önergesine girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Çömez, teslimattan sonra kaç hayvanın öldüğünü, ilk 7, 15 ve 30 günlük dönemlerde gerçekleşen ölüm sayılarını, kaç hayvanda tedavi gerektiren sağlık problemi görüldüğünü ve üreticilerin veteriner muayenesi, ilaç ve tedavi masraflarının hesaplanıp hesaplanmadığını sordu.</p>

<p>Çömez ayrıca sağlık problemi bulunan veya ölen hayvanlar nedeniyle zarar gören üreticilerin zararlarının ESK tarafından karşılanıp karşılanmayacağının açıklanmasını istedi.</p>

<h3>DIŞKI DA CANLI KİLO ÜZERİNDEN ÜRETİCİYE Mİ SATILDI?</h3>

<p>Önergedeki en çarpıcı başlıklardan biri de hayvanların tartımına ilişkin.</p>

<p>ESK tarafından ithal edilen hayvanların üreticilere canlı kilogram üzerinden satılıp satılmadığını soran Çömez, tartımın hayvanlar temizlenmeden önce mi yoksa sonra mı yapıldığının açıklanmasını istedi.</p>

<p>Çömez ayrıca hayvanların vücuduna yapışmış dışkı, çamur ve benzeri materyalin ağırlığının tartımdan düşülüp düşülmediğini ve üreticinin bu ağırlık için de canlı kilogram bedeli ödemesinin önüne geçmek amacıyla nasıl bir uygulama bulunduğunu sordu.</p>

<h3>BAKAN YUMAKLI'YA: BU GÖRÜNTÜLERDEN SONRA İNCELEME BAŞLATILACAK MI?</h3>

<p>70 soruluk önergenin sonunda ise Tarım ve Orman Bakanlığı'na kritik bir çağrı yapıldı.</p>

<p>Çömez, NADA gemisine ilişkin yükleme tutanakları, veteriner sağlık sertifikaları, günlük ölüm ve hastalık kayıtları, İskenderun'daki tahliye ve kabul tutanakları, tartım kayıtları ile üreticilerden gelen ölüm ve hastalık bildirimlerinin kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağını sordu.</p>

<p>Son olarak kamuoyuna yansıyan görüntüler ve üreticilerin ölüm ve hastalık iddiaları karşısında Bakanlığın kapsamlı bir inceleme başlatıp sonuçlarını, sorumluları ve alınacak tedbirleri kamuoyuyla paylaşıp paylaşmayacağını gündeme getirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et ve Süt Kurumu (ESK) Haberleri</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/besiye-degil-tedaviye-baslamislardi-ithal-hayvanlardaki-soke-eden-goruntuler-meclise-tasindi</guid>
      <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 08:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvanlar-tbmm-soru-onergesi.jpg" type="image/jpeg" length="15221"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım Kredi’den hayvancılık yapan çiftçiye yem zammı! Bütün liste değişti]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/tarim-krediden-hayvancilik-yapan-ciftciye-yem-zammi-butun-liste-degisti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/tarim-krediden-hayvancilik-yapan-ciftciye-yem-zammi-butun-liste-degisti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayvancılıkta üretim maliyetlerinin en önemli kalemi olan yeme yeni zam geldi. Tarım Kredi’nin yeni fiyat listesine göre karma yem çeşitlerinin tamamında torba fiyatı 33 TL artırılırken, arpanın fiyatı 650 liradan 700 liraya çıktı. Süt Ekstra yeminin fiyatı ise zamla birlikte 1.010 liraya yükseldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Hayvancılıkta üreticinin en büyük maliyet kalemlerinden biri olan yem fiyatlarında yeni bir artış yaşandı. Tarımdan Haber'e ulaşan fiyat listelerine göre, besi ve süt hayvancılığından buzağı ve küçükbaş yemlerine kadar listede bulunan karma yemlerin fiyatlarına torba başına 33 TL zam yapıldı.</p>

<h3>TARIM KREDİ YEM FİYATLARINDA 33 LİRALIK ARTIŞ</h3>

<p>Yeni fiyat listesinde Bitirme yemi 862 liradan 895 liraya, Geliştirme yemi 856 liradan 889 liraya, Düve yemi 884 liradan 917 liraya yükseldi.</p>

<p>Tahıl Mix'in fiyatı 865 liradan 898 liraya çıkarken, süt hayvancılığı yapan üreticilerin kullandığı Süt Ekstra yeminin fiyatı 977 liradan 1.010 liraya yükseldi.</p>

<p>Süt 21 yemi ise 942 liradan 975 liraya çıktı.</p>

<h3>BUZAĞI VE KUZU YEMLERİNE DE ZAM</h3>

<p>Zamdan buzağı ve küçükbaş hayvan yemleri de etkilendi. Buzağı Büyütme yemi 891 liradan 924 liraya, Buzağı Başlangıç yemi 905 liradan 938 liraya yükseldi.</p>

<p>Kuzu Büyütme yeminin fiyatı da 905 liradan 938 liraya çıkarken, Toklu yemi 939 liradan 972 liraya yükseldi. Böylece karma yem grubunda listede yer alan ürünlerin tamamına 33'er liralık fiyat artışı yansıtılmış oldu.</p>

<h3>ARPA VE MISIRA 50'ŞER LİRA ZAM</h3>

<p>Karma yemlerde torba başına 33 liralık artış yapılırken, arpa ve mısırdaki zam daha yüksek oldu.</p>

<p>Önceki fiyat listesinde 650 TL olan arpa 700 TL'ye, 720 TL olan mısır ise 770 TL'ye yükseldi. Böylece her iki ürüne de 50'şer TL zam yapıldı.</p>

<p>Oransal olarak bakıldığında arpadaki fiyat artışı yüzde 7,69, mısırdaki artış ise yüzde 6,94 olarak gerçekleşti.</p>

<h3>SÜT YEMİ 1.000 LİRAYI AŞTI</h3>

<p>Yeni fiyatlarla birlikte özellikle Süt Ekstra yeminin torba fiyatının 1.010 liraya ulaşması dikkat çekti.</p>

<p>Yem giderlerinin süt ve besi hayvancılığındaki toplam üretim maliyetleri içindeki yüksek payı dikkate alındığında, yapılan son artış doğrudan üreticinin maliyetlerine yansıyacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tarım Kredi'nin yeni fiyat listesiyle birlikte besi, süt, buzağı ve küçükbaş yemlerinde zam oranı ürüne göre yaklaşık yüzde 3,4 ile yüzde 3,9 arasında gerçekleşirken, arpada artış yüzde 7,7'yi buldu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/tarim-krediden-hayvancilik-yapan-ciftciye-yem-zammi-butun-liste-degisti</guid>
      <pubDate>Sat, 29 Aug 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/tarim-kredi-yem-fiyatlari-zam.jpg" type="image/jpeg" length="19968"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[1 milyon kişi gördü, Tarım Bakanlığı görmedi mi? İthal hayvan görüntülerine sessizlik]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/1-milyon-kisi-gordu-tarim-bakanligi-gormedi-mi-ithal-hayvan-goruntulerine-sessizlik</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/1-milyon-kisi-gordu-tarim-bakanligi-gormedi-mi-ithal-hayvan-goruntulerine-sessizlik" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Et ve Süt Kurumu’nun Uruguay’dan ithal ettiği besilik sığırların görüntüleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Tarımdan Haber’in paylaşımı X’te 1 milyon, Instagram’da 304 binin üzerinde görüntülenirken, üreticilerin şikayetlerine ilişkin Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan kamuoyuna yansıyan bir açıklama gelmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Türkiye’nin kırmızı et açığını azaltmak ve yerli üretimi artırmak amacıyla Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından Uruguay’dan ithal edilen besilik sığırların üreticilere teslim edilmesinin ardından ortaya çıkan görüntüler tartışma konusu oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği farklı görüntülerde, bazı hayvanların yoğun dışkıyla kaplı olduğu, bazılarının ise yerde yattığı ve ayağa kalkmakta zorlandığı görülüyordu.</p>

<p>Üreticiler, teslim aldıkları bazı hayvanlarda ayak ve sağlık sorunları bulunduğunu belirterek, besiye başlamadan veteriner ve ilaç masrafıyla karşı karşıya kaldıklarını dile getirdi.</p>

<p>Tarımdan Haber, üreticilerden gelen görüntüleri bir araya getirerek konuyu sosyal medya hesaplarından kamuoyunun gündemine taşıdı.</p>

<p>[youtube-video]https://www.youtube.com/shorts/sIUdNE0AHMs[/youtube-video]</p>

<h3>İthal hayvanların görüntüleri 1 milyonu aştı</h3>

<p>Paylaşım kısa sürede büyük bir etkileşim aldı. Tarımdan Haber’in X hesabındaki paylaşımı 1 milyon görüntülenmeye ulaştı. Paylaşım ayrıca 558 kez yeniden paylaşılırken, yaklaşık 1.800 beğeni aldı.</p>

<p>Instagram’da ise aynı konuya ilişkin Reel 304 bin 500 görüntüleme elde etti ve 225 bin 371 farklı hesaba ulaştı.</p>

<p>Instagram istatistiklerindeki bir başka veri ise konunun Tarımdan Haber’in mevcut takipçi kitlesinin çok ötesine ulaştığını gösterdi. Görüntülemelerin yüzde 86,6’sı takipçi olmayan kullanıcılardan geldi.</p>

<p><img alt="Esk Ithal Hayvanlar Twitter 1 Milyon Goruntulenme" class="detail-photo img-fluid" height="598" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvanlar-twitter-1-milyon-goruntulenme.jpg" width="707" /></p>

<p><img alt="Esk Ithal Hayvanlar Twitter 1 Milyon Goruntulenme 1" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvanlar-twitter-1-milyon-goruntulenme-1.jpg" width="671" /></p>

<h3><img alt="Esk Ithal Hayvanlar Instagram Goruntulenme" class="detail-photo img-fluid" height="841" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvanlar-instagram-goruntulenme.jpg" width="1437" /></h3>

<h3>Üreticinin yaşadığı sorun artık milyonların önünde</h3>

<p>Ortaya çıkan rakamlar, ithal besilik hayvanlarla ilgili üretici şikayetlerinin sınırlı bir çevrede kalan münferit bir tartışma olmaktan çıkarak geniş bir kamuoyuna ulaştığını gösteriyor.</p>

<p>Burada tartışılan konu yalnızca sosyal medyada bir videonun kaç kez izlendiği de değil.</p>

<p>ESK tarafından üretimi artırmak amacıyla ithal edilen hayvanları teslim alan üreticiler, besiye başlayacakları noktada veteriner, ilaç ve hayvan sağlığı sorunlarıyla uğraştıklarını belirtiyor.</p>

<p>Dolayısıyla üreticilerin gündeme getirdiği iddialar hem hayvan refahı ve sağlığı, hem üreticinin ekonomik kaybı, hem de kamu eliyle gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatının teslim koşulları açısından cevap bekleyen soruları beraberinde getiriyor.</p>

<h3>1 milyon kişi gördü, Bakanlık görmedi mi?</h3>

<p>Üreticilerin yaşadığı sorunların görüntülerle kamuoyuna yansımasının ve X'te 1 milyon görüntülenmeye ulaşmasının ardından gözler Et ve Süt Kurumu ile Tarım ve Orman Bakanlığı’na çevrildi.</p>

<p>Ancak kamuoyunda bu kadar geniş yankı uyandıran görüntülerle ilgili olarak, haberimizin hazırlandığı saate kadar Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kamuoyuna yansıyan kapsamlı bir açıklama bulunmuyor.</p>

<p>Oysa üreticilerin iddiaları çerçevesinde cevaplanması gereken önemli sorular bulunuyor.</p>

<p><strong>İthal edilen hayvanların Türkiye’ye girişinde ve üreticilere teslim edilmeden önce sağlık kontrolleri nasıl gerçekleştirildi? Üreticilerin şikayetlerinin ardından hayvanlarla ilgili inceleme yapıldı mı? Sağlık problemi bulunan hayvan sayısı tespit edildi mi? Veteriner ve ilaç giderleriyle karşılaşan üreticilerin mağduriyetleri için herhangi bir çalışma yürütülüyor mu?</strong></p>

<p>Ve belki de en temel soru:</p>

<p>Türkiye'nin et sorununu çözmek ve üretimi artırmak amacıyla yapılan ithalatta, üretici besiye başlamadan hayvanların tedavisiyle uğraşıyorsa sistemin hangi aşamasında sorun yaşanıyor?</p>

<h3>Üretici açıklama bekliyor</h3>

<p>Canlı hayvan ithalatı yalnızca kaç baş hayvanın Türkiye’ye getirildiği veya üreticiye kaç liradan verildiği üzerinden değerlendirilebilecek bir konu değil.</p>

<p>Hayvanın limana hangi şartlarda geldiği, sağlık durumu, teslim öncesindeki kontrolleri ve üreticinin ahırına ulaştığında besiye uygun olup olmadığı da ithalat politikasının doğrudan bir parçası.</p>

<p>Üreticilerden gelen görüntüler artık milyonlarca kez izlendi.</p>

<p><strong>Şimdi cevap beklenen yer sosyal medya değil; Et ve Süt Kurumu ile Tarım ve Orman Bakanlığı.</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et ve Süt Kurumu (ESK) Haberleri</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/1-milyon-kisi-gordu-tarim-bakanligi-gormedi-mi-ithal-hayvan-goruntulerine-sessizlik</guid>
      <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 09:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvanlar-1-milyon-kisi-gordu-bakanlik-sessiz.jpg" type="image/jpeg" length="11402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ESK’nin ithal hayvanlarında şoke eden görüntüler! Besiye başlamadan tedaviye başladılar]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/esknin-ithal-hayvanlarinda-soke-eden-goruntuler-besiye-baslamadan-tedaviye-basladilar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/esknin-ithal-hayvanlarinda-soke-eden-goruntuler-besiye-baslamadan-tedaviye-basladilar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ESK’nin Uruguay’dan ithal ettiği besilik sığırlar üreticiyi mağdur etti. İskenderun’dan hayvanlarını teslim alan üreticiler, sağlık sorunları nedeniyle veteriner ve ilaç masrafıyla karşılaşırken bazı hayvanların da öldüğünü belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Et ve Süt Kurumu (ESK) tarafından besilik hayvan ihtiyacının karşılanması amacıyla gerçekleştirilen canlı hayvan ithalatında, üreticilerden gelen şikayetlere yenileri eklendi.</p>

<p>Uruguay’dan getirilen ve 30 Temmuz’da İskenderun Limanı’nda NADA gemisinden teslim alınan besilik sığırlarla ilgili Tarımdan Haber’e ulaşan üreticiler, hayvanların teslimatından itibaren ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaştıklarını bildirdi.</p>

<p>Üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği fotoğraf ve video görüntüleri de hayvanların teslimat sonrasındaki durumuna ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="Esk Ithal Hayvan Uretici Magduriyeti" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvan-uretici-magduriyeti.jpg" width="1280" /></p>

<h3>HAYVANLARIN ÜZERİNDEKİ YOĞUN DIŞKI TABAKASI DİKKAT ÇEKTİ</h3>

<p>Görüntülerde bazı hayvanların sırt ve vücutlarının geniş bölümünün kurumuş dışkı ve benzeri organik materyalle kaplı olduğu görülüyor.</p>

<p>Hayvanların üzerindeki yoğun kirlenme, uzun deniz yolculuğunun ardından üreticiye teslim edilmeden önce hayvanların hangi şartlarda tutulduğu ve teslimat öncesinde gerekli kontrollerin yapılıp yapılmadığı sorularını yeniden gündeme getirdi.</p>

<p>Üreticiler, söz konusu hayvanların bu durumda kendilerine teslim edildiğini belirtti.</p>

<h3>ÜRETİCİ: HAYVANLARI YAŞATABİLMEK İÇİN VETERİNER MASRAFI YAPTIK</h3>

<p>Ancak üreticilerin şikayeti yalnızca hayvanların üzerindeki dışkı ve kötü fiziki görüntüyle sınırlı değil.</p>

<p>Hayvanları teslim alan üreticiler, bazı sığırlarda özellikle ayak ve genel sağlık problemleriyle karşılaştıklarını, hayvanları besiye almak yerine ilk günden itibaren tedavi ettirmek zorunda kaldıklarını ifade etti.</p>

<p>Üreticilerin verdiği bilgiye göre veteriner müdahaleleri, ilaç ve tedavi giderleri nedeniyle ithal besilik hayvanların teslim alınmasının hemen ardından beklenmedik ilave maliyetler oluştu.</p>

<p>Tarım işletmesine sağlıklı bir besi materyali olarak girmesi beklenen ithal hayvan için üreticinin daha ilk günlerden veteriner ve ilaç masrafıyla karşı karşıya kalması ise ithalatın üretici açısından ekonomik boyutunu da tartışmaya açtı.</p>

<h3>BAZI HAYVANLARIN TESLİMDEN SONRA ÖLDÜĞÜ BELİRTİLİYOR</h3>

<p>Üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği fotoğraflarda yerde hareketsiz yatan hayvanlar da görülüyor.</p>

<p>Üreticiler, teslim aldıkları hayvanlardan bazılarının sağlık sorunlarının ardından öldüğünü belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fotoğraflardan tek başına hayvanların ölüm nedeni veya sağlık problemi hakkında veteriner teşhisi koymak mümkün değil. Ancak üreticilerin aktardığı bilgiler ve gönderilen görüntüler, teslim edilen hayvanların sağlık durumunun ve teslimat sürecinin açıklığa kavuşturulmasını gerekli kılıyor.</p>

<p>Videoda ise yerde yatan hayvanlardan birinin ön ayağında müdahale yapıldığı görülürken, başka bir hayvanın ayağa kalkarak hareket ettiği görülüyor.</p>

<p><img alt="Esk Ithal Hayvan Saglik Sorunu" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-ithal-hayvan-saglik-sorunu.jpg" width="1280" /></p>

<h3>ASIL SORU: ÜRETİCİYE TESLİM EDİLMEDEN ÖNCE HANGİ KONTROLLER YAPILDI?</h3>

<p>Ortaya çıkan görüntüler beraberinde önemli soruları da gündeme getirdi.</p>

<p>Uzun bir deniz yolculuğunun ardından Türkiye’ye getirilen hayvanların limanda üreticiye teslim edilmeden önce sağlık ve fiziksel kondisyon açısından hangi kontrollerden geçirildiği önem taşıyor.</p>

<p>Özellikle;</p>

<ul>
 <li>Hayvanların hareket kabiliyetleri kontrol edildi mi?</li>
 <li>Ayak ve tırnak problemleri bulunan hayvanlar tespit edildi mi?</li>
 <li>Genel sağlık muayeneleri yapıldı mı?</li>
 <li>Üreticiye teslim edilmeye uygun olmadığı değerlendirilen hayvanlar ayrıldı mı?</li>
 <li>Teslimattan sonra hastalanan veya ölen hayvanlarla ilgili kayıt tutuluyor mu?</li>
 <li>Üreticinin veteriner ve tedavi giderleriyle ilgili herhangi bir telafi mekanizması bulunuyor mu?</li>
</ul>

<p>Bu soruların cevapları, ithal hayvan programının üretici açısından sağlıklı değerlendirilmesi bakımından önem taşıyor.</p>

<h3>BESİLİK HAYVAN ALDI, TEDAVİ MASRAFIYLA KARŞILAŞTI</h3>

<p>İthalatın amacı, besicinin üretimini sürdürebileceği sağlıklı besilik materyale ulaşmasını sağlamak.</p>

<p>Ancak üreticinin hayvanı teslim aldığı andan itibaren veteriner, ilaç ve tedavi masrafı yapmak zorunda kalması durumunda ithal hayvanın gerçek maliyeti de değişiyor.</p>

<p>Çünkü üreticinin maliyeti yalnızca ESK’ye ödediği hayvan bedelinden oluşmuyor.</p>

<p>Tedavi giderleri, hayvanın hastalık nedeniyle yeterli canlı ağırlık artışı sağlayamaması, besi süresinin uzaması ve hayvan kayıpları da işletmenin ekonomik hesabına doğrudan yansıyor.</p>

<p>Bu nedenle üreticilerin yaşadığı sorunun yalnızca hayvan sağlığı açısından değil, besicinin ekonomik kaybı açısından da değerlendirilmesi gerekiyor.</p>

<h3>İTHAL HAYVANLARDA “GÜBRE” GÖRÜNTÜLERİ DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELMİŞTİ</h3>

<p>İthal besilik hayvanların yoğun dışkıyla kaplı şekilde üreticiye ulaşması ilk kez gündeme gelmiyor.</p>

<p>Tarım sektöründe daha önce gerçekleştirilen ithal hayvan teslimatlarında da benzer görüntüler tartışma konusu olmuştu.</p>

<p>İskenderun’dan gerçekleştirilen son teslimata ilişkin üreticilerin Tarımdan Haber’e gönderdiği görüntüler, sorunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu.</p>

<p>Bu noktada mesele yalnızca hayvanların kirli olması değil.</p>

<p>Asıl mesele, uzun deniz yolculuğunun ardından hayvanların üreticiye hangi sağlık ve refah koşullarında teslim edildiği.</p>

<h3>ESK'DAN AÇIKLAMA BEKLENİYOR</h3>

<p>Üreticilerin gündeme getirdiği iddialar üzerine Et ve Süt Kurumu’nun söz konusu partiye ilişkin verileri açıklaması önem taşıyor.</p>

<p>30 Temmuz’da NADA gemisiyle İskenderun Limanı’na getirilen partide kaç baş hayvan bulunduğu, kaç üreticiye teslimat yapıldığı, teslimat öncesinde kaç hayvanda sağlık problemi tespit edildiği, teslimattan sonra kaç hastalık ve ölüm bildirimi yapıldığı ve mağduriyet yaşayan üreticiler için nasıl bir uygulama yapılacağı açıklığa kavuşturulmalı.</p>

<p>Çünkü ithalatın başarısı (!) yalnızca Türkiye’ye kaç baş hayvan getirildiğiyle ölçülemez.</p>

<p>Asıl ölçülmesi gereken, üreticinin ahırına kaç sağlıklı hayvanın ulaştığı ve bu hayvanların üreticiye gerçek maliyetinin ne olduğudur.</p>

<p>[youtube-video]https://www.youtube.com/shorts/sIUdNE0AHMs[/youtube-video]</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et ve Süt Kurumu (ESK) Haberleri</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/esknin-ithal-hayvanlarinda-soke-eden-goruntuler-besiye-baslamadan-tedaviye-basladilar</guid>
      <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-uruguay-ithal-besilik-hayvanlar.jpg" type="image/jpeg" length="57171"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yıllardır yurt dışından inek getiriyoruz! Türkiye’nin inek sayısında ortaya çıkan tablo şaşırttı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/yillardir-yurt-disindan-inek-getiriyoruz-turkiyenin-inek-sayisinda-ortaya-cikan-tablo-sasirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/yillardir-yurt-disindan-inek-getiriyoruz-turkiyenin-inek-sayisinda-ortaya-cikan-tablo-sasirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye yıllardır hayvan sayısını artırmak için yurt dışından damızlık inek getiriyor. 2013’ten 2026’nın ilk yarısına kadar 820 binin üzerinde damızlık dişi ithalatı için yaklaşık 2 milyar dolar ödendi. Ancak sağmal inek sayısındaki değişim, “Bu kadar ithalata rağmen sürü neden yeterince büyümedi?” sorusunu gündeme getirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Türkiye'nin kırmızı et ve süt üretimindeki temel sorunlarından biri olan sürü varlığı tartışması, damızlık hayvan ithalatına ilişkin dikkat çekici verilerle yeniden gündeme geldi.</p>

<p>Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, Türkiye’nin sağmal inek varlığı ile yıllardır devam eden damızlık dişi ithalatını karşılaştırdığı <strong>“Dert büyüyor, sürü büyümüyor!”</strong> başlıklı makalesinde, hayvancılık politikalarının sürü büyüklüğüne nasıl yansıdığını dikkat çekici verilerle ortaya koydu.</p>

<p>Kahveci, FAOSTAT'ta yer alan sağmal inek sayıları ile Türkiye'nin yıllar itibarıyla yaptığı damızlık dişi sığır ithalatını karşılaştırarak, uygulanan hayvancılık politikalarının sürü büyüklüğü üzerindeki sonuçlarını analiz etti.</p>

<p>Kahveci'nin çalışması önemli bir soruyu gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Türkiye yıllardır sürüyü geliştirmek amacıyla yüz binlerce damızlık dişi hayvan ithal ederken, sağmal inek sürüsü neden aynı ölçüde büyümedi?</strong></p>

<p><img alt="Sagilan Inek Sayisi" class="detail-photo img-fluid" height="452" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/sagilan-inek-sayisi.jpg" width="754" /></p>

<h3>13,5 YILDA 820 BİN DAMIZLIK DİŞİ İTHAL EDİLDİ</h3>

<p>Kahveci'nin çalışmasında yer verdiği verilere göre Türkiye, 2013 ile 2026'nın ilk 6 ayını kapsayan dönemde toplam 820 bin 388 baş damızlık dişi büyükbaş hayvan ithal etti.</p>

<p>Bu hayvanlar için ödenen toplam tutar ise yaklaşık 1 milyar 965 milyon dolar oldu.</p>

<p>Buna göre ithal edilen damızlık dişilerin ortalama maliyeti hayvan başına yaklaşık 2 bin 396 dolar olarak hesaplandı.</p>

<p>Çalışmadaki bu rakamların yalnızca damızlık dişi ithalatını kapsadığına özellikle dikkat çekildi. Besilik sığır ithalatı hesaplamaya dahil edilmedi.</p>

<h3><img alt="Turkiye Sagmal Inek Sayisi 2024" class="detail-photo img-fluid" height="648" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/turkiye-sagmal-inek-sayisi-2024.jpg" width="972" /></h3>

<h3>2025 VE 2026'DA DA İTHALAT DEVAM ETTİ</h3>

<p>Damızlık ithalatının geçmişte kalan bir politika olmadığına dikkat çeken Kahveci, son 1,5 yıllık verileri de ortaya koydu. Buna göre 2025 yılında 68 bin 707 baş damızlık dişi ithalatı için 139,2 milyon dolar ödendi.</p>

<p>2026'nın ilk 6 ayında ise 56 bin 681 baş damızlık dişi için 122 milyon doların üzerinde ödeme yapıldı. Böylece yalnızca 2025 ile 2026'nın ilk yarısında 125 bin 388 baş damızlık dişi ithal edilirken, ödenen tutar yaklaşık 261,3 milyon dolara ulaştı.</p>

<h3>2013'TEN 2024'E SAĞMAL İNEK SAYISI NE KADAR ARTTI?</h3>

<p>Kahveci'nin analizinin dikkat çeken kısmını ise sağmal inek varlığı ile damızlık ithalatının karşılaştırılması oluşturdu.</p>

<p>Çalışmada kullanılan FAOSTAT verilerine göre Türkiye'nin sağmal inek varlığı;</p>

<p><strong>2013 yılında 5 milyon 607 bin 272 baş iken,</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>2024 yılında 6 milyon 225 bin başa çıktı.</strong></p>

<p>Buna göre 11 yıllık dönemde sağmal inek sayısındaki net artış:</p>

<p><strong>617 bin 728 baş</strong> oldu.</p>

<p>Kahveci'nin hesaplamasına göre aynı dönemde Türkiye yaklaşık<strong> 694 bin 900 baş </strong>damızlık dişi ithal etti.</p>

<p>Ortaya çıkan bu karşılaştırma, Türkiye'nin damızlık ithalatından sağmal sürü büyüklüğüne beklenen katkıyı sağlayıp sağlayamadığı sorusunu gündeme getirdi.</p>

<h3><img alt="Turkiye Damizlik Hayvan Ithalati" class="detail-photo img-fluid" height="595" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/turkiye-damizlik-hayvan-ithalati.jpg" width="904" /></h3>

<h3>694 BİN DAMIZLIK İTHALATINA KARŞI 617 BİN BAŞLIK NET ARTIŞ</h3>

<p>Burada önemli bir ayrım bulunuyor. Damızlık ithalatıyla sağmal sürüdeki net artışı bire bir karşılaştırmak tek başına sürü performansını ölçmeye yetmiyor.</p>

<p>Çünkü aynı dönemde yaşlanan ineklerin sürüden çıkarılması, kesimler, ölümler, hastalıklar, döl verimi, buzağı kayıpları ve işletmelerin üretimden çekilmesi gibi çok sayıda faktör toplam hayvan varlığını etkiliyor.</p>

<p>Ancak Kahveci'nin analizinin sorguladığı nokta da tam olarak burada ortaya çıkıyor:</p>

<p>Dışarıdan yaklaşık<strong> 695 bin baş damızlık</strong> dişi hayvanın sürüye dahil edildiği bir dönemde, sağmal sürüdeki net artış neden bunun bile altında kaldı?</p>

<p>Bir başka ifadeyle, <strong>ithalat Türkiye'de kalıcı bir sürü büyümesi mi sağladı, yoksa büyük ölçüde sistem içindeki hayvan kayıplarını ve sürüden çıkışları telafi etmek için mi kullanıldı?</strong></p>

<h3>İTHALAT OLMASAYDI SÜRÜ NE KADAR OLMALIYDI?</h3>

<p>Kahveci çalışmasında bununla da yetinmeyerek, sağmal sürünün yıllık yüzde 2,5 ve yüzde 3 oranlarında istikrarlı biçimde büyüdüğü iki ayrı projeksiyon hazırladı.</p>

<p>2007 yılındaki <strong>4 milyon 229 bin 440 başlık sağmal sürüyü </strong>başlangıç noktası olarak alan çalışmaya göre, hiç damızlık ithalatı yapılmadan sürü her yıl yüzde 2,5 büyüseydi 2024 yılında yaklaşık <strong>6 milyon 436 bin başa </strong>ulaşması bekleniyordu.</p>

<p>Yıllık yüzde 3 büyüme varsayımında ise sayı yaklaşık <strong>6 milyon 991 bin başa</strong> çıkıyordu.</p>

<p>Gerçekleşen sayı ise: <strong>6 milyon 225 bin baş.</strong></p>

<p>Buna göre fiili sağmal varlığı, Kahveci'nin ithalatsız biyolojik büyüme senaryosunun bile yaklaşık <strong>210 bin</strong> ile <strong>766 bin </strong>baş altında kaldı.</p>

<h3>İTHAL EDİLEN DAMIZLIKLAR DA HESABA KATILINCA FARK BÜYÜYOR</h3>

<p>Analizin en dikkat çekici sonuçlarından biri ise yapılan damızlık ithalatının projeksiyona dahil edilmesiyle ortaya çıktı.</p>

<p>Kahveci'nin hesaplamasına göre yıllık yüzde 2,5 biyolojik büyümenin üzerine gerçekleşen damızlık ithalatları eklendiğinde, 2024 sağmal sürüsünün teorik büyüklüğü yaklaşık:</p>

<p><strong>7 milyon 211 bin baş</strong> olacaktı.</p>

<p>Yüzde 3 büyüme ve ithalat senaryosunda ise: <strong>7 milyon 775 bin baş.</strong></p>

<p>Fiili sayı ise <strong>6 milyon 225 bin baş </strong>oldu.</p>

<p>Böylece Kahveci'nin oluşturduğu iki senaryoya göre gerçekleşen sağmal inek varlığı ile teorik sürü büyüklüğü arasında yaklaşık: <strong>986 bin</strong> ile <strong>1 milyon 550 bin başlık </strong>fark ortaya çıktı.</p>

<p>Ortaya çıkan bu fark, Türkiye'nin yıllardır uyguladığı damızlık ithalatı politikasının sürü büyütme açısından etkinliğinin sorgulanmasını gündeme getirdi.</p>

<p><img alt="Damizlik Disi Sigir Ithalati" class="detail-photo img-fluid" height="591" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/damizlik-disi-sigir-ithalati.jpg" width="1018" /></p>

<h3>ASIL SORU: İTHALAT SÜRÜYÜ MÜ BÜYÜTÜYOR, KAYIPLARI MI KAPATIYOR?</h3>

<p>Analizin hayvancılık politikaları açısından en kritik noktası da burada bulunuyor. Damızlık hayvan ithalatının temel amaçlarından biri yalnızca ithal edilen hayvan kadar sürüyü artırmak değil.</p>

<p>İthal edilen damızlık dişi sürüye katılıyor, doğuruyor; elde edilen dişi buzağıların bir bölümü ilerleyen yıllarda damızlık sürüye dahil oluyor ve böylece dışarıdan getirilen genetik materyalin sürü üzerinde kümülatif bir etkisinin oluşması bekleniyor.</p>

<p>Ancak yıllardır devam eden ithalata rağmen sağmal sürünün beklenen ölçüde büyümemesi şu soruyu beraberinde getiriyor: <strong>Türkiye damızlık ithalatıyla sürüsünü büyütüyor mu, yoksa ithalatla sürüdeki kayıpları mı telafi ediyor?</strong></p>

<p>Eğer ikinci durum geçerliyse, hayvancılık politikasında tartışılması gereken konunun kaç baş hayvan ithal edileceğinden çok, mevcut sürünün neden sürdürülebilir şekilde büyütülemediği olduğu belirtiliyor.</p>

<h3>KAHVECİ: RAKAMLARI DEĞİL FONKSİYONLARI BÜYÜTMEK GEREKİYOR</h3>

<p>Kahveci, çalışmasından çıkan sonucu çarpıcı bir ifadeyle değerlendirdi: <strong>“Rakam büyürken bizim derdimiz de büyümüş. Demek ki olay rakamları büyüterek değil, fonksiyonları büyüterek çözülebiliyormuş.”</strong></p>

<p>Türkiye'nin sürekli damızlık ithalatına ihtiyaç duymasının, kendi sürüsünün yenilenme ve büyüme kapasitesi açısından sorgulanması gerektiğine işaret eden Kahveci, sorunun temelinde uygulanan hayvancılık politikalarının bulunduğunu savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/yillardir-yurt-disindan-inek-getiriyoruz-turkiyenin-inek-sayisinda-ortaya-cikan-tablo-sasirtti</guid>
      <pubDate>Sun, 23 Aug 2026 11:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/turkiye-sagmal-inek-sayisi-damizlik-ithalati.jpg" type="image/jpeg" length="46766"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Et kesim fiyatlarında dikkat çeken hareket! UKON 594 lira açıkladı sahada fiyatlar farklı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-dikkat-ceken-hareket-ukon-594-lira-acikladi-sahada-fiyatlar-farkli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-dikkat-ceken-hareket-ukon-594-lira-acikladi-sahada-fiyatlar-farkli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karkas et kesim fiyatlarında yukarı yönlü hareket devam ediyor. UKON’un 20 Ağustos haftası verilerine göre dana kesim fiyatı 594 TL/kg, kuzu kesim fiyatı 623 TL/kg’a yükseldi. Ankara Ticaret Borsası’nda dana karkas ortalaması 623 liraya çıkarken, üreticilerin sahadan paylaştığı fiyatlarda bazı bölgelerde 640-650 TL/kg seviyeleri görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Karkas et piyasasında son haftalarda başlayan yukarı yönlü hareket devam ediyor. Ulusal Kırmızı Et Konseyi’nin (UKON) 20 Ağustos haftasına ilişkin açıkladığı bölgesel karkas et fiyatları, hem dana hem de kuzu kesim fiyatlarında artışa işaret etti.</p>

<p>UKON verilerine göre bölgeler arası ortalama dana karkas kesim fiyatı <strong>594 TL/kg,</strong> kuzu karkas kesim fiyatı ise <strong>623 TL/kg</strong> oldu.</p>

<p>Geçtiğimiz haftaya göre dana kesim fiyatında 4 TL, kuzu kesim fiyatında ise 5 TL artış yaşandı.</p>

<p>Böylece dana karkas fiyatındaki yukarı yönlü hareket yeni haftada da devam etmiş oldu.</p>

<h3>ANKARA TİCARET BORSASI'NDA ORTALAMA 623 LİRA</h3>

<p>Ankara Ticaret Borsası'nın 22 Ağustos tarihli kırmızı et fiyatları da UKON ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koydu.</p>

<p>Borsada dana karkas kesim fiyatı;</p>

<ul>
 <li>En düşük 613 TL/kg,</li>
 <li>en yüksek 640 TL/kg,</li>
 <li>ortalama 623 TL/kg</li>
</ul>

<p>olarak kayıtlara geçti.</p>

<p>UKON'un Türkiye geneli bölgesel ortalamasının 594 TL olduğu dikkate alındığında, Ankara Ticaret Borsası'ndaki ortalama fiyatın UKON'un 29 TL üzerinde bulunması dikkat çekti.</p>

<h3>SAHADAN 620-650 LİRA ARASINDA FİYATLAR PAYLAŞILIYOR</h3>

<p>Üreticilerin TarımZiraat platformunda paylaştığı saha fiyatları ise bölgelere göre önemli farklılıklar bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p><strong>Kırşehir'den</strong> yapılan paylaşımlarda piyasanın 620-630 TL/kg civarında olduğu belirtilirken, bir üretici peşin kesimin 610 lira, 15 gün vadeli kesimin ise 620 liradan yapıldığını aktardı.</p>

<p><strong>Amasya'dan </strong>yapılan bir paylaşımda 640-650 TL/kg, Elazığ'da 645 TL/kg kesim fiyatı bildirildi.</p>

<p><strong>İzmir/Torbalı'dan</strong> yapılan üretici paylaşımlarında da 620-640 TL/kg aralığından söz edilirken, yağsız tosun için 640 liralık fiyat paylaşıldı.</p>

<p>Bu rakamlar resmi fiyat veya borsa kotasyonu niteliği taşımamakla birlikte, üreticilerin sahadan bildirdiği güncel fiyat seviyelerini yansıtıyor.</p>

<h3>UKON İLE SAHA ARASINDAKİ MAKAS DİKKAT ÇEKİYOR</h3>

<p>Ortaya çıkan tablo, karkas et piyasasında tek bir fiyat bulunmadığını bir kez daha gösteriyor.</p>

<p>UKON'un bölgeler arası dana karkas ortalaması 594 TL/kg iken Ankara Ticaret Borsası ortalaması 623 TL/kg seviyesinde bulunuyor.</p>

<p>Üretici paylaşımlarında ise bazı bölgelerde 640-650 TL/kg'a kadar çıkan kesim fiyatlarından söz ediliyor.</p>

<p>Dolayısıyla UKON ortalaması ile sahada bildirilen yüksek fiyatlar arasında 50 TL/kg'ı aşabilen bir fark oluşmuş durumda.</p>

<p>Ancak burada ödeme vadesi, hayvanın ırkı, randımanı, yağ durumu, kesim şartları ve bölgesel arz-talep koşullarının fiyatı değiştirdiğini de göz önünde bulundurmak gerekiyor.</p>

<h3>BURSA DSYB'DE KESİM FİYATLARI DEĞİŞMEDİ</h3>

<p>Bursa Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği'nin üyelerine yönelik açıkladığı kesim fiyatlarında ise değişiklik yapılmadı.</p>

<p>Birliğin fiyat listesinde;</p>

<ul>
 <li>İnek: 400 TL/kg</li>
 <li>Düve: 420 TL/kg</li>
 <li>Holstein dana: 480 TL/kg</li>
 <li>Diğer ırk dana: 510 TL/kg</li>
</ul>

<p>olarak yer aldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bursa DSYB'nin üyelerine yönelik fiyatlarının UKON, Ankara Ticaret Borsası ve sahadan bildirilen fiyatların oldukça altında kalması dikkat çekiyor.</p>

<h3>ÜRETİCİNİN GÖZÜ YIL SONU FİYATLARINDA</h3>

<p>Sahadaki üretici yorumlarında fiyatların önümüzdeki dönemde yükselmeye devam edeceği beklentisi öne çıkıyor.</p>

<p>Kırşehir'den bir üretici UKON'un 594 liralık fiyatına karşılık sahada 620-630 liradan kesim yapıldığını belirtirken, yıl sonuna doğru 700 TL/kg seviyesinin görülebileceğini öne sürdü.</p>

<p>Adana/Kozan'dan yapılan bir başka paylaşımda ise son haftalardaki artışa dikkat çekilerek yıl sonu için 650 TL/kg beklentisi dile getirildi.</p>

<p>Bunların üretici beklentileri olduğu ve fiyat tahmini niteliği taşıdığı unutulmamalı. Ancak yorumların ortak noktası, besicilerin artan yem ve diğer üretim maliyetleri nedeniyle mevcut karkas fiyatlarını yeterli görmemesi.</p>

<p>Özellikle yem fiyatları ile karkas et fiyatı arasındaki ilişki üreticilerin gündemindeki önemli başlıklardan biri olmaya devam ediyor.</p>

<h3>DANA 594, KUZU 623 LİRAYA ÇIKTI</h3>

<p>Son veriler birlikte değerlendirildiğinde karkas et piyasasında yukarı yönlü hareketin sürdüğü görülüyor.</p>

<p>UKON'da dana karkas 594 TL/kg, kuzu karkas 623 TL/kg seviyesine yükselirken; Ankara Ticaret Borsası'nda dana karkas ortalaması 623 TL/kg'a çıktı.</p>

<p>Sahadan gelen üretici paylaşımlarında ise bölgesine ve kesim koşullarına göre 620-650 TL/kg bandında fiyatlardan söz ediliyor.</p>

<p>Karkas et piyasasında UKON, borsa ve saha fiyatları arasındaki farkın önümüzdeki haftalarda kapanıp kapanmayacağı ise yakından takip edilecek.</p>

<p>Güncel dana, inek ve kuzu kesim fiyatları ile bölgesel fiyatları takip etmek için “<strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self">Et kesim fiyatları 2026 | Güncel karkas et, dana ve kuzu kesim fiyatları</a></strong>” sayfamızdaki güncel verileri inceleyebilirsiniz.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/et-kesim-fiyatlarinda-dikkat-ceken-hareket-ukon-594-lira-acikladi-sahada-fiyatlar-farkli</guid>
      <pubDate>Sat, 22 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/et-kesim-fiyatlari-dana-karkas-2026.jpg" type="image/jpeg" length="99067"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’nin yakından bildiği hayvancılık krizi ABD’yi vurdu: Bedeli ağır oluyor]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/turkiyenin-yakindan-bildigi-hayvancilik-krizi-abdyi-vurdu-bedeli-agir-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/turkiyenin-yakindan-bildigi-hayvancilik-krizi-abdyi-vurdu-bedeli-agir-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyanın en büyük tarım ekonomilerinden ABD, sığır sürüsündeki uzun süreli küçülmenin ağır sonuçlarıyla karşı karşıya. Sığır varlığı tarihi düşük seviyelere inerken et ithalatı artıyor, üretim daralıyor ve yüksek hayvan maliyetleri kesimhaneleri zorluyor. Ortaya çıkan tablo, hayvancılıkta asıl meselenin bugünkü et arzından çok, yarının etini üretecek anaç sürünün korunması olduğunu gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Hayvancılıkta bir ülkenin sahip olduğu sığır sayısı yalnızca istatistiklerden ibaret değil. Sürü büyüklüğü aynı zamanda o ülkenin gelecekte ne kadar et üretebileceğini belirleyen biyolojik üretim kapasitesini ifade ediyor.</p>

<p>ABD'nin bugün yaşadığı gelişmeler bunun çarpıcı örneklerinden birini oluşturuyor.</p>

<p>Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci'nin ABD Tarım Bakanlığı verileri üzerinden yaptığı değerlendirme, sığır sürüsündeki küçülmenin et piyasasının farklı noktalarında nasıl birbirini besleyen sorunlara dönüştüğünü ortaya koyuyor.</p>

<h3>ABD'DE SIĞIR VARLIĞI 86,2 MİLYON BAŞA GERİLEDİ</h3>

<p>ABD Tarım Bakanlığına (USDA) bağlı Ulusal Tarım İstatistikleri Servisi NASS'ın verilerine göre, 1 Ocak 2026 itibarıyla ülkedeki toplam sığır ve buzağı varlığı 86,2 milyon başa geriledi.</p>

<p>Daha önemlisi, gelecekteki et üretiminin temelini oluşturan etçi anaç inek sayısı 27,6 milyon başa düştü. Etçi anaç sayısı bir önceki yıla göre de yüzde 1 azalırken, 2025'te doğan buzağı sayısı yüzde 2 gerileyerek 32,9 milyon baş oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Besi işletmelerindeki sığır varlığı da yüzde 3 azaldı.</p>

<p>Bu rakamlar yalnızca bugünkü et arzını değil, önümüzdeki dönemde kesime gelecek hayvan sayısını da doğrudan ilgilendiriyor.</p>

<p><img alt="Sigir Surusu Kaybi Turkiye Abd" class="detail-photo img-fluid" height="615" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/sigir-surusu-kaybi-turkiye-abd.jpg" width="1009" /></p>

<h3>SÜRÜYÜ KÜÇÜLTMEK KOLAY, YENİDEN BÜYÜTMEK ZOR</h3>

<p>Kahveci'nin analizinde dikkat çektiği temel nokta da burada ortaya çıkıyor.</p>

<p>Bir sanayi tesisinde kapasite azaltıldıktan sonra şartlar değiştiğinde üretim yeniden artırılabilir. Hayvancılıkta ise aynı esneklik bulunmuyor.</p>

<p>Sığır sürüsünü yeniden büyütmek için dişi hayvanların kesime gönderilmemesi, damızlıkta tutulması, gebe kalması, buzağılaması ve doğan hayvanların büyüyerek üretim zincirine girmesi gerekiyor.</p>

<p>Bu nedenle sürü varlığında yıllar içinde oluşan kayıp kısa sürede yerine konulamıyor.</p>

<p>Kahveci bu durumu, “<strong>Gidişinin maliyeti bir ise gelişinin maliyeti üç olur</strong>” sözleriyle özetledi.</p>

<p>Üstelik sürüyü yeniden büyütmeye karar verildiğinde dişi hayvanların kesimden çekilmesi gerekiyor. Bu da kısa vadede piyasaya sunulacak et miktarını daha da sınırlayabiliyor.</p>

<h3>SÜRÜ AZALDI, ABD'NİN ET İTHALATI ARTIYOR</h3>

<p>Sığır varlığındaki daralmanın sonuçlarından biri ABD'nin dışarıdan aldığı ette görülüyor.</p>

<p>USDA Ekonomik Araştırma Servisinin uluslararası hayvancılık ve et ticareti verilerine göre ABD, iç piyasadaki arz açığını giderek daha fazla ithalatla dengelemeye çalışıyor. USDA'nın Ağustos ayında güncellediği veri seti ülke bazında sığır eti ticaretindeki değişimi de ortaya koyuyor.</p>

<p>Kahveci'nin USDA verilerinden yaptığı hesaplamaya göre, 2026'nın ilk altı ayında ABD'nin sığır eti ithalatı yaklaşık 3,3 milyar pounda, yani 1,5 milyon tona ulaştı. İthalat geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 12 arttı.</p>

<p>Haziran ayında ise ithalatın yıllık bazda yüzde 24 arttığına dikkat çekiliyor.</p>

<p>USDA'nın Temmuz ayındaki piyasa görünümünde de 2026 yılı toplam sığır eti ithalatının 6,059 milyar pounda ulaşacağı tahmin ediliyor. Aynı raporda 2026 ve 2027 et üretim beklentileri aşağı yönlü revize edilirken, sığır fiyat beklentileri yukarı çekildi.</p>

<h3>ABD DAHA FAZLA ET İTHAL ETMEK ZORUNDA KALIYOR</h3>

<p>İthalattaki artışın ülke dağılımı da dikkat çekiyor.</p>

<p>Kahveci'nin aktardığı verilere göre 2026'nın ilk yarısında özellikle Avustralya'dan yapılan sığır eti ithalatı belirgin şekilde yükseldi. Avustralya'yı Meksika izlerken Yeni Zelanda, Arjantin, Paraguay ve Nikaragua'dan yapılan alımlarda da artış yaşandı.</p>

<p>Dolayısıyla dünyanın en büyük tarım ekonomilerinden biri, kendi sığır sürüsündeki daralmayı dışarıdan daha fazla et satın alarak dengelemeye çalışıyor.</p>

<p>Ancak ithalat, kaybedilen üretim kapasitesini geri getirmiyor.</p>

<h3>ET PAHALI AMA KESİMHANELER DE ZARAR EDİYOR</h3>

<p>ABD'deki paradoks yalnızca üretici ve tüketici arasında yaşanmıyor.</p>

<p>Sığır sayısının azalması, ülkenin dev et işleme şirketlerini de zorlamaya başladı.</p>

<p>Sığır arzı daraldıkça kesimhanelerin hayvan temin maliyeti yükselirken tesislerin kapasite kullanım oranları baskı altında kalıyor. Böylece tüketicinin yüksek fiyatla et satın aldığı bir piyasada, eti işleyen şirketler de zarar edebiliyor.</p>

<p>Bu durumun en çarpıcı örneklerinden biri Tyson Foods'ta yaşanıyor.</p>

<p>Şirket ağustos ayında ABD'deki üç sığır eti tesisini kapatma veya satma kararı aldı. Tyson'ın sığır eti bölümünde 2026 yılı faaliyet zararının 650 milyon dolara kadar çıkabileceği belirtiliyor. Şirketin karşı karşıya bulunduğu temel sorunlardan biri de tarihsel olarak düşük seviyelere inen sığır arzı ve buna bağlı yüksek canlı hayvan maliyetleri.</p>

<h3>SIĞIR AZALIYOR, ET PAHALANIYOR, İTHALAT ARTIYOR, TESİSLER KAPANIYOR</h3>

<p>ABD'deki gelişmeler yan yana getirildiğinde hayvancılıktaki zincir daha net görülüyor.</p>

<p><strong>Sığır sürüsü küçülüyor → buzağı arzı azalıyor → kesilecek hayvan sayısı daralıyor → canlı hayvan fiyatları yükseliyor → et üretimi baskılanıyor → tüketici daha pahalı etle karşılaşıyor → ithalat ihtiyacı artıyor.</strong></p>

<p>Aynı süreç et sanayisini de etkiliyor:</p>

<p><strong>Sığır arzı azalıyor → kesimhanelerin hayvan maliyeti yükseliyor → kapasite kullanımı düşüyor → işleme maliyeti artıyor → şirketlerin zararları büyüyor → bazı tesisler kapanıyor.</strong></p>

<p>Böylece sürü büyüklüğündeki sorun yalnızca çiftliği değil, üreticiden kesimhaneye, ithalattan tüketici fiyatlarına kadar bütün et piyasasını etkiliyor.</p>

<h3>ET FİYATI SORUNU ASLINDA SÜRÜ YÖNETİMİ SORUNU MU?</h3>

<p>ABD örneğinin Türkiye açısından taşıdığı en önemli mesaj da burada bulunuyor.</p>

<p>Et fiyatlarının yükseldiği dönemlerde tartışmalar çoğunlukla kısa vadeli arz açığına ve ithalata odaklanıyor. Oysa ABD'nin yaşadığı süreç, hayvancılık politikasının yalnızca bugün piyasaya kaç ton et sunulduğuyla değerlendirilemeyeceğini gösteriyor.</p>

<p>Çünkü ithal edilen et kısa vadede piyasadaki arzı artırabilir ancak ülkedeki anaç hayvan varlığının yerini tutmaz.</p>

<p>Anaç sürünün küçülmesi, gelecekte doğacak buzağı sayısının ve dolayısıyla birkaç yıl sonraki et üretim kapasitesinin de azalması anlamına geliyor.</p>

<p>Bu nedenle hayvancılık politikasında kritik gösterge yalnızca mevcut et üretimi veya tüketici fiyatı değil, üretimin devamlılığını sağlayacak anaç sürünün büyüklüğü ve sürdürülebilirliği.</p>

<h3>TÜRKİYE İÇİN ASIL SORU: YARININ ETİNİ ÜRETECEK KAÇ ANAÇ HAYVAN VAR?</h3>

<p>ABD'nin bugün karşı karşıya kaldığı tablo, hayvancılıkta kaybedilen sürünün yeniden oluşturulmasının ne kadar maliyetli ve zaman alıcı olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Kısa vadeli arz açığı ithalatla kapatılabilir. Ancak sürdürülebilir gıda arzı, ülkenin kendi biyolojik üretim kapasitesini korumasına bağlı.</p>

<p>Bu nedenle Türkiye açısından da tartışılması gereken mesele sadece “<strong>Bugün kaç ton et üretiyoruz?”</strong> olmamalı.</p>

<p>Asıl soru şu olmalı;</p>

<p><strong>Yarın ihtiyaç duyacağımız eti üretecek kaç anaç hayvanımız var ve bu sürüyü koruyacak bir hayvancılık politikamız bulunuyor mu?</strong></p>

<p>ABD'nin 75 yılın en düşük seviyelerine gerileyen sığır varlığının bugün ortaya çıkardığı maliyet, bu sorunun önemini bütün açıklığıyla ortaya koyuyor.</p>

<p><img alt="Abd Anac Sigir Varligi" class="detail-photo img-fluid" height="652" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/abd-anac-sigir-varligi.jpg" width="1102" /></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/turkiyenin-yakindan-bildigi-hayvancilik-krizi-abdyi-vurdu-bedeli-agir-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 08:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/hayvancilikta-suru-kaybi-abd-turkiye.jpg" type="image/jpeg" length="51100"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKYED Başkanı Nihat Çelik'ten gıda fiyatları için dikkat çeken çağrı: Üretici kazanmadan tüketici ucuza alamaz]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/turkyed-baskani-nihat-celikten-gida-fiyatlari-icin-dikkat-ceken-cagri-uretici-kazanmadan-tuketici-ucuza-alamaz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/turkyed-baskani-nihat-celikten-gida-fiyatlari-icin-dikkat-ceken-cagri-uretici-kazanmadan-tuketici-ucuza-alamaz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, artan üretim maliyetleri ile yüksek gıda fiyatlarının birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Üretici zarar ederse üretim azalır, üretim azalırsa tüketici daha pahalıya almak zorunda kalır” dedi. Çelik, üretim maliyetlerinin düşürülmesi ve tarladan sofraya uzanan zincirde gereksiz maliyetlerin azaltılması çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Türkiye'de bir taraftan çiftçi ve hayvancılık işletmeleri artan üretim maliyetlerinden şikayet ederken, diğer taraftan tüketicinin yüksek gıda fiyatları nedeniyle yaşadığı sıkıntı tartışılmaya devam ediyor.</p>

<p>Tarımsal Üretim ve Küçükbaş Yetiştiricileri TÜRKYED Genel Başkanı Nihat Çelik, üretici ve tüketicinin yaşadığı sorunların birbirinden ayrı değerlendirilemeyeceğini belirterek, tarım politikalarında her iki tarafı da koruyacak yeni bir denge kurulması gerektiğini söyledi.</p>

<h3>“Üretici zarar ederse üretim azalır”</h3>

<p>Üreticinin kazanmasının tüketicinin aleyhine olmadığını vurgulayan Çelik, üretimde sürdürülebilirlik ile tüketicinin uygun fiyatlı gıdaya erişimi arasında doğrudan ilişki bulunduğunu savundu.</p>

<p>Çelik, şunları söyledi:</p>

<p><strong>“Üretici zarar ederse üretim azalır, üretim azalırsa tüketici daha pahalıya almak zorunda kalır. Dolayısıyla üreticiyi korumak aynı zamanda tüketiciyi korumaktır. Biz TÜRKYED olarak meseleye bu anlayışla bakıyoruz. Ortak paydamız soframızdır.”</strong></p>

<h3>Üretim maliyetlerinin düşürülmesi çağrısı</h3>

<p>TÜRKYED Başkanı Çelik, çözüm için yalnızca ürün fiyatlarına müdahale edilmesinin yeterli olmayacağına işaret ederek üretim maliyetlerinin aşağı çekilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Planlı üretimin güçlendirilmesini isteyen Çelik, tarladan sofraya kadar uzanan zincirde ortaya çıkan gereksiz maliyetlerin azaltılması ve piyasa denetiminin daha etkin hale getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Üreticinin emeğinin karşılığını alabileceği, tüketicinin ise gıdaya makul fiyatlarla ulaşabileceği bir piyasa yapısına ihtiyaç bulunduğunu belirten Çelik, üretici ile tüketicinin karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h3>“Tarımda kazan-kazan modeline geçmeliyiz”</h3>

<p>Türkiye'nin gıda ihtiyacının güvence altında tutulmasının stratejik önem taşıdığını kaydeden Çelik, tarımın yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Çelik, şöyle devam etti:</p>

<p><strong>“Çiftçimiz ürettiğinden para kazanacak, tüketicimiz de kazancının önemli bir bölümünü temel gıda ürünlerine ayırmak zorunda kalmayacak. Bunun için üretimi destekleyen, piyasayı düzenleyen ve tarladan sofraya kadar olan zincirde adaleti sağlayan bir sisteme ihtiyacımız var.”</strong></p>

<h3>Üretici ile tüketici arasındaki zincire dikkat çekti</h3>

<p>Çelik'in açıklamasında dikkat çektiği temel konulardan biri de üretici fiyatları ile tüketicinin ödediği fiyat arasındaki süreç oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Üretici ve tüketicinin birbirinin rakibi olmadığını ifade eden Çelik, iki kesimin aynı ekonomik zincirin parçaları olduğunu belirtti.</p>

<p>Tarım politikalarının bir taraftan üreticinin üretime devam etmesini sağlayacak gelir seviyesini korurken diğer taraftan tüketicinin satın alma gücünü gözetmesi gerektiğini savundu.</p>

<h3>“Üretici kazanacak, tüketici nefes alacak”</h3>

<p>TÜRKYED'in üretici kadar tüketicinin de korunmasını istediğini belirten Çelik, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p><strong>“Biz ne üreticimizin mağdur olmasını ne de tüketicimizin yüksek fiyatlarla karşı karşıya kalmasını istiyoruz. Üreticinin alın terini korurken tüketicinin sofrasını da korumalıyız. Üretici kazanacak, tüketici nefes alacak. Tarımda hedefimiz budur. Çünkü tarımda kazanan yalnızca üretici veya tüketici değil, bütün Türkiye olmalıdır.”</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/turkyed-baskani-nihat-celikten-gida-fiyatlari-icin-dikkat-ceken-cagri-uretici-kazanmadan-tuketici-ucuza-alamaz</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 23:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/nihat-celik-gida-fiyatlari-aciklamasi.jpg" type="image/jpeg" length="61454"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Besiciden ESK'ye dikkat çeken çağrı: İthal hayvanın kilosu 350 TL'ye çekilsin]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/besiciden-eskye-dikkat-ceken-cagri-ithal-hayvanin-kilosu-350-tlye-cekilsin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/besiciden-eskye-dikkat-ceken-cagri-ithal-hayvanin-kilosu-350-tlye-cekilsin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek, Et ve Süt Kurumu'nun besicilere sattığı ithal besilik hayvanların canlı kilogram fiyatının 430 TL seviyesine çıktığını belirterek fiyatın 350 TL civarına çekilmesini istedi. ESK'nin üreticiyi desteklemek amacıyla kurulduğunu söyleyen Çiçek, mevcut besilik materyal maliyetleriyle besicinin zarar riskiyle karşı karşıya olduğunu savundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Hayvancılık sektöründe karkas et fiyatları kadar besilik hayvan maliyetleri de tartışılmaya devam ediyor. Elazığ Kırmızı Et Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Çiçek'ten Et ve Süt Kurumu'nun (ESK) ithal besilik hayvan satış fiyatlarına dikkat çeken bir çağrı geldi.</p>

<p>ANKA Haber Ajansı'na konuşan Çiçek, Türkiye'de uzun yıllardır uygulanan hayvan ithalatı politikalarını eleştirirken, özellikle ESK üzerinden besicilere verilen ithal besilik hayvanların maliyetinin üretici açısından sürdürülebilir olmaktan çıktığını söyledi.</p>

<p>Türkiye genelindeki <a href="https://www.tarimdanhaber.com/rehber/turkiye-kirmizi-et-ureticileri-merkez-birligi-iletisim-bilgileri" target="_self"><strong>kırmızı et üretici birliklerinin iletişim bilgileri</strong></a> Tarımdan Haber'in üretici birlikleri rehberinde il ve birlik bazında yer alıyor.</p>

<h3>ESK'ye 350 TL çağrısı</h3>

<p>Çiçek'in açıklamasında en dikkat çekici bölüm, canlı hayvan kilogram fiyatına ilişkin talebi oldu.</p>

<p>Bayram öncesinde 420 TL olarak açıklanan fiyatın enflasyon farkıyla 430 TL seviyesine çıktığını belirten Çiçek, ESK'nin besilik hayvan fiyatını aşağı çekmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Çiçek, “<strong>Canlı kilo fiyatı 350 lira civarına çekilirse Türkiye'de bir normalleşme olacaktır</strong>” dedi.</p>

<p>Mevcut fiyatlandırmada önemli bir çelişki bulunduğunu ileri süren Çiçek, 430 TL'den besilik hayvan alan üreticinin karkas hayvanını yaklaşık 550 TL seviyelerinden kestirmek durumunda kalmasının besicilik ekonomisi açısından sürdürülebilir olmadığını ifade etti.</p>

<h3>“Besici Ramazan'da 750-800 TL'yi görmezse zarar eder”</h3>

<p>Çiçek'in dikkat çektiği bir başka nokta ise önümüzdeki dönemde karkas et fiyatlarının hangi seviyeye gelmesi gerektiği oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Besicilerin mevcut dönemde besilik materyali yüksek maliyetlerle aldığını belirten Çiçek, Ramazan döneminde karkas et fiyatının kilogram başına 750-800 TL seviyelerine ulaşmaması halinde üreticinin zarar edeceğini ileri sürdü.</p>

<p>Bu değerlendirme, hayvancılık piyasasında son dönemde yaşanan tartışmayı da farklı bir noktaya taşıyor. Üreticiler bir taraftan yüksek besilik hayvan ve yem maliyetlerinden şikâyet ederken diğer taraftan karkas kesim fiyatlarının maliyet artışlarının gerisinde kaldığını dile getiriyor.</p>

<h3>ESK'nin fiyat politikasını eleştirdi</h3>

<p>Et ve Süt Kurumu'nun kuruluş amacına da değinen Çiçek, kurumun piyasada ticari bir işletme mantığıyla hareket etmemesi gerektiğini savundu.</p>

<p>ESK'nin temel görevlerinden birinin besiciyi korumak olduğunu belirten Çiçek, kurumun yüksek kâr açıklarken üreticiye pahalı besilik materyal satmasını eleştirdi.</p>

<p>Çiçek, ESK'nin 8,3 milyar TL kâr ettiğini ifade ederek, “<strong>Et ve Süt Kurumu tüccar değildir. Besicileri koruyup kollaması için kurulmuştur. Üreticiye pahalı mal satmak için kurulmamıştır</strong>” dedi.</p>

<h3>Gençlerin hayvancılıktan uzaklaşıyor</h3>

<p>Yüksek sermaye ihtiyacı ve düşük kârlılığın hayvancılığın geleceğini de tehdit ettiğini savunan Çiçek, gençlerin sektöre girmek istemediğini söyledi.</p>

<p>Uzun yıllardır hayvancılık yapan üreticilerin yeterli gelir elde edemediğini gören gençlerin besiciliği tercih etmediğini belirten Çiçek, hayvancılığa bağlanan sermayenin alternatif yatırım araçları karşısındaki getirisinin de üreticinin kararını etkilediğini dile getirdi.</p>

<p>Küçük aile işletmelerine yönelik 30 başlık hayvan projesini de bu açıdan değerlendiren Çiçek, milyonlarca liralık sermayenin hayvancılığa bağlanmasının mevcut maliyet ve gelir yapısında üretici açısından cazibesini kaybettiğini savundu.</p>

<h3>Besicilikte tartışma artık iki fiyat üzerinden yürüyor</h3>

<p>Çiçek'in açıklamaları hayvancılık sektöründeki fiyat tartışmasının yalnızca karkas kesim fiyatından ibaret olmadığını bir kez daha gündeme getirdi.</p>

<p>Bir tarafta üreticinin ESK'den veya piyasadan temin ettiği besilik hayvanın canlı kilogram maliyeti, diğer tarafta besi dönemi sonunda oluşan karkas kesim fiyatı bulunuyor.</p>

<p>Yem, finansman, işçilik ve diğer işletme giderleri de bu iki fiyat arasına eklendiğinde besicinin karlılığını belirleyen makas ortaya çıkıyor.</p>

<p>Çiçek'in talebi de bu nedenle karkas et fiyatının 350 TL'ye indirilmesi değil; ESK tarafından besiciye verilen ithal besilik hayvanın canlı kilogram maliyetinin 430 TL seviyesinden yaklaşık 350 TL'ye çekilmesi anlamına geliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et ve Süt Kurumu (ESK) Haberleri</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/besiciden-eskye-dikkat-ceken-cagri-ithal-hayvanin-kilosu-350-tlye-cekilsin</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 22:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/esk-besilik-hayvan-fiyati-350-tl-cagrisi.jpg" type="image/jpeg" length="63035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Besiciler kesim fiyatlarını tek tek paylaştı! 570 TL de var 650 TL de]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/besiciler-kesim-fiyatlarini-tek-tek-paylasti-570-tl-de-var-650-tl-de</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/besiciler-kesim-fiyatlarini-tek-tek-paylasti-570-tl-de-var-650-tl-de" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Karkas et fiyatlarında bölgesel makas dikkat çekiyor. Tarımdan Haber’in 16 Ağustos 2026 tarihli et kesim fiyatları paylaşımına Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen üretici yorumları, dana karkas fiyatlarının 570 TL ile 650 TL arasında değiştiğini ortaya koydu. Besicilerin ortak tepkisi ise fiyat artışından çok yem ve diğer girdi maliyetlerinin çok daha hızlı yükselmesi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Karkas et fiyatlarında resmi ve ticari piyasa verileri ile sahadan gelen rakamlar arasındaki fark tartışılmaya devam ediyor.</p>

<p>Tarımdan Haber’in Facebook hesabında paylaşılan güncel et kesim fiyatları haberinin altına Türkiye’nin farklı bölgelerinden çok sayıda üretici kendi bölgesindeki kesim fiyatını yazdı.</p>

<p>Türkiye genelindeki <strong>güncel dana ve kuzu kesim fiyatları</strong>, UKON verileri ve sahadan gelen karkas fiyatları <a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self"><strong>Et kesim fiyatları 2026</strong></a> sayfasında düzenli olarak güncelleniyor.</p>

<p><span style="color:#e74c3c">Bu haber de dikkatinizi çekebilir → </span><strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/besiciden-eskye-dikkat-ceken-cagri-ithal-hayvanin-kilosu-350-tlye-cekilsin" target="_self">Besiciden ESK'ye dikkat çeken çağrı: İthal hayvanın kilosu 350 TL'ye çekilsin</a></strong></p>

<p>Yorumlarda öne çıkan tablo, dana karkas fiyatlarının tek bir seviyede oluşmadığını ve bölgeden bölgeye ciddi farklılık gösterdiğini ortaya koydu.</p>

<h3>Şuhut’ta 580 TL de var 650 TL de</h3>

<p>Afyonkarahisar’ın Şuhut ilçesi için gelen yorumlarda farklı rakamlar dikkat çekti.</p>

<p>Bir üretici bölgede fiyatların 580-600 TL bandında olduğunu ve kendi danasını 610 TL’den kestirdiğini belirtirken, başka bir üretici Şuhut için 650 TL fiyat verdi.</p>

<p>Aynı bölge için bu kadar farklı rakamların paylaşılması; hayvanın niteliği, randımanı, kesimhane ve alıcıya göre fiyatların önemli ölçüde değişebildiğini gösteriyor.</p>

<h3>Konya’da fiyatlar 570 TL ile 625 TL arasında</h3>

<p>Konya’dan gelen yorumlarda da dikkat çekici bir fiyat farkı bulunuyor.</p>

<p>Bir üretici Konya için 570 TL fiyat verildiğini belirtirken, Beyşehir’den bir başka üretici danasını 625 TL’den kestirdiğini ifade etti.</p>

<p>Konya Ereğli’den gelen bir yorumda ise fiyatların 580 TL seviyesinde olduğu belirtildi.</p>

<p>Böylece yalnızca Konya ili içerisinde bile bildirilen rakamlar 570 TL ile 625 TL arasında değişti.</p>

<h3>Amasya 640-650 TL, Çorum 620 TL, Elazığ 650 TL</h3>

<p>Diğer bölgelerden gelen saha fiyatları da şu şekilde oluştu:</p>

<ul>
 <li>Amasya: 640-650 TL</li>
 <li>Çorum: 620 TL</li>
 <li>Elazığ: 650 TL</li>
 <li>Bilecik: 600-620 TL</li>
 <li>Edirne: 620 TL</li>
</ul>

<p>Lokasyon belirtmeden yorum yapan bazı üreticiler de 615 TL, 615-630 TL ve 650 TL seviyelerinde kesim yaptırdıklarını belirtti.</p>

<p>Bir üretici ise düve kesim fiyatının 620 TL olduğunu ifade etti.</p>

<h3>Kuzuda 710-740 TL bandı öne çıkıyor</h3>

<p>Kuzu karkas fiyatlarıyla ilgili paylaşımlarda ise daha yüksek rakamlar dikkat çekti.</p>

<p>Bir üretici dana karkas fiyatının 615-630 TL, kuzu karkas fiyatının ise 710-740 TL arasında olduğunu belirtti.</p>

<p>Başka bir yorumda İzmir için 735 TL, Denizli için ise 720 TL kuzu karkas fiyatı paylaşıldı.</p>

<h3>Besicinin asıl tepkisi yem fiyatlarına</h3>

<p>Yorumlarda dikkat çeken bir başka konu ise karkas fiyatından çok üretim maliyetleri oldu.</p>

<p>Bazı üreticiler, Kurban Bayramı öncesinde karkas fiyatının 630 TL seviyesinde olduğunu hatırlatarak mevcut fiyatların gerçek anlamda bir artış olarak değerlendirilemeyeceğini savundu.</p>

<p>Bir üretici, “<strong>Kurbanda yem 600 liraydı, şimdi 1000 lira. Ete 20 lira zam gelmiş seviniyorlar</strong>” ifadeleriyle yem maliyetlerindeki artışa dikkat çekti.</p>

<p>Başka bir üretici ise yemin 1100 TL seviyesine çıktığını belirterek, 580-600 TL bandındaki karkas fiyatının üretici açısından yeterli olmadığını savundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yorumlarda sıkça tekrar edilen ortak görüş şu oldu:</p>

<p><strong>Karkas fiyatı artsa bile yem ve diğer girdi maliyetleri daha hızlı arttığı için besicinin kazancı artmıyor.</strong></p>

<h3>“Makas besici aleyhine açılıyor”</h3>

<p>Bazı üreticiler karkas et fiyatı ile kasap ve perakende fiyatları arasındaki farkın giderek büyüdüğünü savundu.</p>

<p>“<strong>Besici aleyhine makas gittikçe açılıyor</strong>” ve “<strong>zarar zarar zarar</strong>” şeklindeki yorumlar, üreticinin fiyat artışından çok maliyet-fiyat dengesine odaklandığını gösterdi.</p>

<p>Bu nedenle piyasadaki asıl tartışma artık yalnızca “<strong>Dana karkas kaç TL oldu?</strong>” sorusundan ibaret değil.</p>

<p>Besicinin cevabını aradığı temel soru şu: <strong>Karkas fiyatındaki artış, yem ve diğer üretim maliyetlerindeki artışı karşılıyor mu?</strong></p>

<h3>Saha fiyatları 570-650 TL bandına işaret ediyor</h3>

<p>Tarımdan Haber’in paylaşımına gelen ve lokasyon ile fiyat bilgisi içeren yorumlar birlikte değerlendirildiğinde, dana karkas fiyatlarında sahada 570 TL ile 650 TL arasında geniş bir bant oluştuğu görülüyor.</p>

<p>Ancak bu rakamlar resmi veya temsilî bir Türkiye ortalaması değil; üreticilerin kendi bölgelerinden bildirdiği saha fiyatlarından oluşuyor.</p>

<p>Buna rağmen yorumların ortaya koyduğu tablo önemli: Aynı gün ve aynı ürün için Türkiye’nin farklı bölgelerinde 80 TL’ye kadar ulaşan fiyat farkı oluşabiliyor.</p>

<p>Üreticilerin verdiği rakamların yanında yem maliyetlerine yönelik yoğun tepki ise besicilikte asıl sorunun yalnızca satış fiyatı değil, hızla yükselen üretim maliyetleri olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Et fiyatları</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/besiciler-kesim-fiyatlarini-tek-tek-paylasti-570-tl-de-var-650-tl-de</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 13:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/dana-karkas-kesim-fiyatlari-570-650-tl.jpg" type="image/jpeg" length="58777"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Hayvancılıkta elektronik küpe dönemi başladı ama asıl mesele şimdi başlıyor! 2030 için dikkat çeken öneri]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/hayvancilikta-elektronik-kupe-donemi-basladi-ama-asil-mesele-simdi-basliyor-2030-icin-dikkat-ceken-oneri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/hayvancilikta-elektronik-kupe-donemi-basladi-ama-asil-mesele-simdi-basliyor-2030-icin-dikkat-ceken-oneri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye hayvancılıkta GEKİS ile elektronik küpe döneminde yeni bir aşamaya geçerken, eski HAYGEM Daire Başkanı Dr. Ender Burçak'tan dikkat çeken bir 2030 yol haritası geldi. “Elektronik küpe dijital dönüşümün kendisi değil, altyapısıdır” diyen Burçak; TÜRKVET, laboratuvar, veteriner hekim, kesimhane ve işletme verilerinin tek sistemde buluşturulmasını önererek, hayvancılığın yapay zeka destekli gerçek zamanlı verilerle yönetilebileceğine dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Türkiye hayvancılıkta elektronik kimliklendirme ve izlenebilirlikte yeni bir döneme girerken, eski HAYGEM Daire Başkanı Dr. Ender Burçak'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Burçak, elektronik küpenin tek başına dijital dönüşüm anlamına gelmediğine dikkat çekerek, asıl hedefin hayvanın doğumundan kesimine kadar oluşan verilerin tek bir sistemde birleştirilmesi ve hayvancılık politikalarının gerçek zamanlı verilerle yönetilmesi olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Burçak'ın ortaya koyduğu yol haritası ise şöyle; 2021 Akıllı Küpe, 2026 GEKİS, 2030 Ulusal Dijital Hayvancılık Veri ve Karar Destek Sistemi.</p>

<p><img alt="Ibrahim Yumakli Elektronik Kupe Hayvancilik" class="detail-photo img-fluid" height="767" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/ibrahim-yumakli-elektronik-kupe-hayvancilik.jpg" width="1365" /></p>

<h3>ELEKTRONİK KÜPE DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜN SONU DEĞİL BAŞLANGICI</h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, GEKİS-Güvenli Elektronik Küpe ve İzleme Sistemi ile hayvanların elektronik ortamda kimliklendirilmesi ve izlenebilirliğinde yeni bir aşamaya geçti.</p>

<p>RFID teknolojisi sayesinde hayvanların uzaktan ve toplu okunabilmesi, yaşam döngüsünün takip edilmesi, sağlık ve kesim kayıtlarının daha güvenli tutulması ve manuel veri girişinin azaltılması hedefleniyor.</p>

<p>Ancak 2021 yılında HAYGEM'de Daire Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Bakanlığın Elektronik Hayvan Takip Sistemi/Akıllı Küpe projesinin başlatılmasına tanıklık eden Dr. Ender Burçak'a göre, elektronik küpeyi hayvancılıktaki dijital dönüşümün kendisi olarak görmek önemli bir eksiklik oluşturuyor.</p>

<p>Burçak, “<strong>Elektronik küpe dijital dönüşümün kendisi değil, altyapısıdır”</strong> sözleriyle GEKİS'ten sonraki aşamaya dikkat çekti.</p>

<h3>ASIL MESELE KÜPE DEĞİL VERİNİN DOĞRULUĞU</h3>

<p>Burçak'ın değerlendirmesinde öne çıkan en önemli başlıklardan biri de sahadan üretilen verinin kalitesi oldu.</p>

<p>Elektronik sistemlerin tek başına hatalı veya eksik kayıt sorununu ortadan kaldıramayacağının altını çizen Burçak, dikkat çeken şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><strong>“Yapılmayan bir işlemi RFID çipi gerçekleştirmez; yanlış girilen veriyi teknoloji tek başına doğruya dönüştürmez.”</strong></p>

<p><img alt="Elektronik Kupe Hayvancilik" class="detail-photo img-fluid" height="559" src="https://tarimdanhabercom.teimg.com/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/elektronik-kupe-hayvancilik.jpg" width="967" /></p>

<p>Bu nedenle GEKİS'in başarısının yalnızca kaç hayvana elektronik küpe takıldığı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Burçak'a göre gerçek başarı kriteri; hayvanlara ilişkin verilerin doğru, zamanında ve kullanılabilir şekilde sisteme aktarılması olacak.</p>

<h3>HAYVANIN SADECE KİMLİK NUMARASI DEĞİL DİJİTAL DOSYASI OLACAK</h3>

<p>Burçak'ın 2030 için ortaya koyduğu model ise mevcut elektronik küpe sisteminin çok daha ötesine geçiyor.</p>

<p>Buna göre GEKİS'in; TÜRKVET, laboratuvarlar, veteriner hekim kayıtları, kesimhaneler, işletmeler ve hassas hayvancılık (PLF) verileriyle aynı veri mimarisi içerisinde buluşturulması gerekiyor.</p>

<p>Böyle bir entegrasyon sağlandığında her hayvan için yalnızca elektronik bir kimlik numarası tutulması yerine, doğumundan kesimine kadar sürekli güncellenen “<strong>yaşayan bir dijital dosya</strong>” oluşturulabilecek.</p>

<p>Hayvanın doğumu, işletme değişiklikleri, sağlık kayıtları, laboratuvar sonuçları, verim bilgileri ve kesim verileri aynı dijital yapı içerisinde takip edilebilecek.</p>

<h3>YAPAY ZEKA HAYVAN HASTALIKLARINI ÖNCEDEN HABER VEREBİLİR</h3>

<p>Bu veri altyapısının yapay zeka ile birleştirilmesi ise hayvancılık açısından yeni bir aşamanın kapısını açabilir.</p>

<p>Burçak'a göre doğru ve zamanında üretilen verilerin yapay zeka sistemleriyle analiz edilmesi sayesinde; hastalık riskleri daha erken belirlenebilir, verim kayıpları önceden öngörülebilir, hayvan refahı daha etkin izlenebilir, işletmelerin sürü yönetimi güçlendirilebilir ve hayvancılık politikaları güncel ve gerçek verilere dayandırılabilir.</p>

<p>Böylece elektronik küpe yalnızca “<strong>Bu hayvan hangisi?</strong>” sorusunun cevabını veren bir kimliklendirme aracından çıkarak, hayvanın sağlık ve üretim geçmişinin izlenebildiği bir veri sisteminin başlangıç noktası haline gelebilecek.</p>

<h3>HAYVAN SAĞLIĞINDAN İNSAN SAĞLIĞINA UZANAN VERİ ZİNCİRİ</h3>

<p>Burçak'ın değerlendirmesindeki bir diğer önemli nokta ise Tek Sağlık (One Health) yaklaşımı oldu.</p>

<p>Hayvan sağlığına ilişkin doğru ve zamanında verilerin yalnızca hayvancılık sektörü açısından değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Burçak, bu verilerin insan sağlığı, gıda güvenliği ve çevrenin korunması açısından da önemli bir erken uyarı altyapısı oluşturabileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Bu yaklaşım hayvan hastalıklarının daha erken tespit edilmesinden salgınların izlenmesine, gıda güvenliğinden hayvansal üretimin planlanmasına kadar geniş bir alanı kapsıyor.</p>

<h3>2021'DEN 2030'A ÜÇ AŞAMALI YOL HARİTASI</h3>

<p>Eski HAYGEM Daire Başkanı Burçak, Türkiye'nin hayvancılıkta dijital dönüşüm sürecini üç aşamalı bir yol haritasıyla ortaya koydu:</p>

<p><strong>2021 → Akıllı Küpe ve dijital hayvan takibi</strong></p>

<p><strong>2026 → GEKİS ile güvenli elektronik kimlik ve izlenebilirlik</strong></p>

<p><strong>2030 → Ulusal Dijital Hayvancılık Veri ve Karar Destek Sistemi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu modelde 2026'da hayata geçirilen elektronik kimliklendirme nihai hedef değil, 2030'da kurulması öngörülen çok daha kapsamlı veri altyapısının temelini oluşturuyor.</p>

<h3>“MESELE KÜPEYİ DEĞİŞTİRMEK DEĞİL”</h3>

<p>Burçak, dijital dönüşümün yalnızca yeni teknolojilerin satın alınması veya hayvanlara elektronik küpe takılması olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizerek değerlendirmesini çarpıcı bir tespitle tamamladı:</p>

<p><strong>“Gerçek dijital dönüşüm; teknoloji satın almak değil, doğru veriyi üretmek, doğrulamak ve karara dönüştürmektir.”</strong></p>

<p>Burçak'a göre Türkiye'nin 2021'den 2030'a uzanan hayvancılıkta dijitalleşme sürecindeki asıl hedef ise şu: “Mesele küpeyi değiştirmek değil; hayvancılığın veriyle yönetilme biçimini değiştirmektir.”</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/hayvancilikta-elektronik-kupe-donemi-basladi-ama-asil-mesele-simdi-basliyor-2030-icin-dikkat-ceken-oneri</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 09:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/hayvancilik-elektronik-kupe-ender-burcak.jpg" type="image/jpeg" length="44189"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ağustos geldi çiğ süt desteği açıklanmadı! Üretici Ocak-Mart ödemesini bekliyor]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/agustos-geldi-cig-sut-destegi-aciklanmadi-uretici-ocak-mart-odemesini-bekliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/agustos-geldi-cig-sut-destegi-aciklanmadi-uretici-ocak-mart-odemesini-bekliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2026 yılının Ağustos ayına gelinmesine rağmen çiğ süt destekleme tutarının açıklanmaması süt üreticisinin gündeminde. TÜSEDAD Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru, yılın ilk destekleme dönemi olan Ocak-Şubat-Mart aylarına ilişkin litre başına destek tutarının ve ödeme takviminin hala ilan edilmediğine dikkat çekerek, “2026 yılı çiğ süt destekleme tutarı ve ödeme takvimi bir an önce açıklanmalı” çağrısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Süt üreticisinin 2026 yılı çiğ süt desteğine ilişkin bekleyişi sürüyor. Yılın 8'inci ayına girilmesine rağmen üretici, 2026 yılında ürettiği çiğ sütün litre başına ne kadar destekleneceğini henüz bilmiyor.</p>

<p>Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Yönetim Kurulu Başkanı Müslüm Doğru, yaptığı açıklamada 2026 yılı çiğ süt destekleme tutarı ile ödeme takviminin henüz açıklanmamasına dikkat çekti.</p>

<p>Doğru, özellikle yılın ilk üç aylık dönemine ait destek tutarının dahi belli olmamasının, hayvancılıkta uygulanan planlı üretim modelinin öngörülebilirlik hedefiyle örtüşmediğini vurguladı.</p>

<h3>Üretici Ocak-Mart döneminde ürettiği sütün desteğini bilmiyor</h3>

<p>Müslüm Doğru'nun açıklamasında dikkat çektiği en önemli konu, 2026 yılının ilk destekleme döneminin üzerinden aylar geçmesine rağmen destek miktarının açıklanmamış olması oldu.</p>

<p>Mevcut sistemde çiğ süt desteklerinin üçer aylık dönemler halinde ödendiğini hatırlatan Doğru, Ocak-Şubat-Mart döneminde üretilen süt için litre başına ne kadar destek verileceğinin henüz ilan edilmediğini, ödeme takviminin de açıklanmadığını belirtti.</p>

<p>İkinci destekleme dönemine ilişkin işlemler devam ederken ilk dönemin destek tutarının dahi belli olmamasının üreticinin beklentisini artırdığına dikkat çekildi.</p>

<h3>2025'te litre başına 20 kuruş temel destek uygulanmıştı</h3>

<p>TÜSEDAD'ın açıklamasına göre, 2025 üretim yılında çiğ süt için temel destek tutarı litre başına 20 kuruş olarak uygulanmış, belirlenen katsayılar doğrultusunda üreticilere ilave destekler de verilmişti.</p>

<p>2025 yılına ait dört destekleme döneminin ödemeleri tamamlanırken, üç yıllık hayvancılık destekleme modelinin son yılı olan 2026'ya ilişkin çiğ süt temel destek tutarı henüz açıklanmadı.</p>

<p>Doğru, üreticilerin Ağustos ayına gelinmesine rağmen 2026 yılında ürettikleri süt için litre başına ne kadar destek alacağını bilmediğine dikkat çekti.</p>

<h3>"Üreticinin finansman planlaması açısından önemli"</h3>

<p>Çiğ süt desteğinin süt işletmelerinin yem, enerji, işçilik ve diğer üretim giderlerinin karşılanmasına katkı sağlayan önemli desteklerden biri olduğunun altını çizen Müslüm Doğru, destek tutarı kadar ödemenin ne zaman yapılacağının bilinmesinin de üretici açısından önem taşıdığını kaydetti.</p>

<p>Destek tutarı ve ödeme takviminin üretim dönemi içerisinde açıklanmasının işletmelerin nakit akışını yönetmesi, finansman planlamasını yapması ve üretimini öngörülebilir şekilde sürdürebilmesi açısından gerekli olduğunu belirtti.</p>

<h3>TÜSEDAD: Planlı üretimin öngörülebilirlik ilkesi zayıflıyor</h3>

<p>TÜSEDAD Başkanı Müslüm Doğru, hayvancılıkta 2024-2026 yıllarını kapsayan üç yıllık destekleme modelinin sektör tarafından olumlu karşılandığını hatırlattı.</p>

<p>Yeni modelin üreticinin destek politikalarını önceden görerek yatırım ve üretim planlaması yapabilmesi açısından önemli olduğunu belirten Doğru, 2026 çiğ süt desteğinde yaşanan belirsizliğin ise bu yaklaşımın temel amaçlarından biriyle çeliştiğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğru, “<strong>2026 yılına ilişkin destekleme tutarı ile ödeme takviminin hâlen açıklanmamış olması, planlı üretim modelinin temel hedeflerinden biri olan öngörülebilirlik ilkesini de zayıflatmaktadır</strong>” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>TÜSEDAD'dan Bakanlığa çağrı</h3>

<p>TÜSEDAD, 2026 yılında üretilecek çiğ süte verilecek desteğin litre başına tutarının ve ödeme takviminin bir an önce ilan edilmesini istedi.</p>

<p>Müslüm Doğru, destek ödemelerinin açıklanacak takvim doğrultusunda gerçekleştirilmesinin hem üretim planlamasının sürekliliği hem de süt sektörünün sürdürülebilirliği açısından önem taşıdığını belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/agustos-geldi-cig-sut-destegi-aciklanmadi-uretici-ocak-mart-odemesini-bekliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 15:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/2026-cig-sut-destegi-sut-ureticisi-tusedad.jpg" type="image/jpeg" length="12395"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Besicinin beklediği soru Meclis'e taşındı: Hayvan ithalatının üreticiye etkisi araştırıldı mı?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/besicinin-bekledigi-soru-meclise-tasindi-hayvan-ithalatinin-ureticiye-etkisi-arastirildi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/besicinin-bekledigi-soru-meclise-tasindi-hayvan-ithalatinin-ureticiye-etkisi-arastirildi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hayvancılıkta artan üretim maliyetlerine karşı karkas et fiyatlarında yaşanan gerileme Meclis gündemine taşındı. YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'ya kesimlik hayvan ithalatının yerli üreticinin satış fiyatı ve karlılığı üzerindeki etkisinin araştırılıp araştırılmadığını sordu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Hayvancılık sektöründe üreticinin son dönemde yaşadığı maliyet ve fiyat baskısı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşındı.</p>

<p>YENİ Parti Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanıtlaması istemiyle verdiği yazılı soru önergesinde, besicinin artan üretim maliyetleri karşısındaki durumunu ve hayvan ithalatının yerli üretici üzerindeki etkilerini gündeme getirdi.</p>

<p>Tanal, önergesinde yem, elektrik, akaryakıt, işçilik, veterinerlik hizmetleri ve finansman maliyetlerindeki artış nedeniyle besicilerin üretim yapmakta zorlandığını, buna karşılık karkas et satış fiyatlarındaki gerilemenin işletmeler üzerinde ekonomik baskı oluşturduğunu belirtti.</p>

<h3>Üretici düşük fiyattan satarken tüketici neden pahalı et yiyor?</h3>

<p>Önergede dikkat çekilen konulardan biri de üretici ile tüketici fiyatları arasındaki makas oldu.</p>

<p>Tanal, üreticinin düşük fiyattan satış yaptığı bir dönemde vatandaşın eti yüksek fiyatlarla tüketmeye devam etmesinin; üretim planlaması, ithalat politikaları, piyasa düzenleme mekanizmaları ve fiyat oluşum süreçlerinin etkinliğine ilişkin soru işaretleri doğurduğunu kaydetti.</p>

<p>Önergede üreticinin zarar ederek üretimden çekilmesinin orta ve uzun vadede hayvan varlığında azalmaya, et arzının daralmasına ve tüketici fiyatlarının daha da yükselmesine yol açabileceği değerlendirmesinde bulunuldu.</p>

<h3>Bakanlığa kritik soru: İthalatın üreticiye etkisi ölçüldü mü?</h3>

<p>Soru önergesinin üreticiyi doğrudan ilgilendiren en dikkat çekici bölümünü ise kesimlik hayvan ithalatına ilişkin sorular oluşturdu.</p>

<p>Tanal, Tarım ve Orman Bakanlığına şu soruyu yöneltti:</p>

<p><strong>Kesimlik hayvan ithalatının yerli üreticilerin satış fiyatları, karlılığı ve üretimin sürdürülebilirliği üzerindeki etkilerine ilişkin Bakanlık veya bağlı kuruluşlar tarafından herhangi bir etki analizi, rapor ya da çalışma hazırlandı mı?</strong></p>

<p>Milletvekili, böyle bir çalışma bulunuyorsa sonuçlarının da kamuoyuna açıklanmasını istedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu soru özellikle besicinin karkas kesim fiyatlarının baskılandığı yönündeki tartışmalar açısından önem taşıyor. Çünkü önergeyle, kesimlik hayvan ithalatının yalnızca piyasaya sağladığı arz değil, yerli üreticinin satış fiyatı ve karlılığı üzerindeki sonuçlarının Bakanlık tarafından ölçülüp ölçülmediği sorgulanmış oldu.</p>

<h3>Üretici fiyatı ile marketteki et fiyatı arasındaki fark da soruldu</h3>

<p>Önergede Bakanlıktan son iki yılda karkas et üretici fiyatları ile tüketici satış fiyatları arasında oluşan farkın nedenlerine ilişkin herhangi bir inceleme yapılıp yapılmadığının açıklanması da istendi.</p>

<p>Et ve Süt Kurumunun hem üreticinin zarar etmesini hem de tüketicinin yüksek fiyatla et tüketmesini önlemek amacıyla hangi piyasa düzenleme tedbirlerini uyguladığı ve bu tedbirlerin etkinliğine ilişkin bir performans değerlendirmesi bulunup bulunmadığı da Bakan Yumaklı'ya yöneltilen sorular arasında yer aldı.</p>

<h3>Kesimlik hayvan ithalatı sınırlandırılacak mı?</h3>

<p>Tanal, önergede yerli besici açısından daha doğrudan bir soru yöneltti.</p>

<p>Tanal, kesimlik hayvan ithalatının yeniden gözden geçirilmesi veya yerli üreticiyi koruyacak şekilde sınırlandırılmasına yönelik Bakanlığın yürüttüğü bir çalışma bulunup bulunmadığını sordu.</p>

<p>Bakanlıktan ayrıca yem, enerji, finansman ve diğer üretim maliyetlerini azaltacak yeni bir destek veya teşvik programı hazırlanıp hazırlanmadığının açıklanması istendi.</p>

<p>Üreticilerin üretimden çekilmesini önlemek, hayvan varlığını korumak ve sürdürülebilir hayvancılığı sağlamak amacıyla kısa, orta ve uzun vadede uygulanması planlanan tedbirlerin neler olduğu da Bakan Yumaklı'ya soruldu.</p>

<h3>Son 3 yılın hayvan ithalatı rakamları da istendi</h3>

<p>Tanal, Et ve Süt Kurumunun son üç yılda gerçekleştirdiği ithalatın boyutunun da açıklanmasını talep etti.</p>

<p>Bakan Yumaklı'dan ESK tarafından ithal edilen besilik ve kesimlik büyükbaş hayvan sayısının, hayvanların menşe ülkelerinin ve toplam ithalat maliyetinin yıllar itibarıyla kamuoyuyla paylaşılması istendi.</p>

<p>Böylece önergeyle hayvancılık politikalarında üç kritik konu aynı anda Meclis gündemine taşınmış oldu: İthalatın yerli üretici üzerindeki etkisi, üretici ile tüketici fiyatları arasındaki makas ve besicinin artan üretim maliyetleri karşısında korunmasına yönelik politikalar.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hayvancılık</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/besicinin-bekledigi-soru-meclise-tasindi-hayvan-ithalatinin-ureticiye-etkisi-arastirildi-mi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/hayvan-ithalati-besici-meclis-gundemi.jpg" type="image/jpeg" length="61031"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
