Ankara

Hayvancılığın "Ankara modeli": 300 milyon dolarlık Sincan ekolü Türkiye’ye örnek oluyor!

Sincan Organize Hayvancılık Bölgesi, 153 işletmesi, 50 bin baş hayvan ve biyogazdan süt fabrikasına uzanan dev entegre yapısıyla Türkiye’de hayvancılığın kurallarını yeniden yazıyor. Toplam yatırım değeri bugün 300 milyon doları bulan bölge; biyogüvenlikten ortak altyapıya, enerji üretiminden profesyonel yönetime kadar sergilediği "Sincan Ekolü" ile bireysel yetiştiriciliği kurumsal bir üretim üssüne dönüştürerek tüm Türkiye’ye model teşkil ediyor.

Abone Ol

Sadettin İnan / Sincan Hayvancılık Bölgesi Yönetim Kurulu Başkanı Birol Mermer ve Başkan Yardımcısı Hacı Koray Göçer, bölgenin dünü, bugünü ve gelecekteki dev projelerini Tarımdan Haber’e anlattı.

20 Yıllık Sabır ve 300 Milyon Dolarlık Başarı Hikayesi

Temelleri 2001 yılında atılan ve 2009 yılında ilk işletmenin kurulmasıyla faaliyete geçen bölge, bugün 3 bin dönüm arazi üzerine kurulu dev bir üretim üssüne dönüştü. Yapılan yatırımlarla birlikte bugünkü değeri 300 milyon doları bulan bu dev projede, 150 kooperatif üyesi el ele vererek Ankara’nın et ve süt ihtiyacını en kaliteli şekilde karşılıyor.

Şu an bölgede 10 bini süt, 40 bini besi olmak üzere toplam 50 bin baş büyükbaş hayvan bulunuyor. Ancak bölgenin vizyonu çok daha büyük; toplam besi kapasitesi 250 bin başa kadar yükselebilecek altyapıya sahip.

Çöp Değil Enerji: Biyogazda Başarı Sırrı

Birçok bölgede kurulan ancak işletilemeyen biyogaz tesislerinin aksine, Sincan’daki 3.3 MW kapasiteli tesis hem enerji üretimi hem de biyogüvenlik disipliniyle sorunsuz çalışıyor. Birol Mermer, hedeflerinin kapasiteyi 6 MW’a çıkarmak olduğunu belirterek sistemin işleyişini ve hastalıklara karşı alınan önlemleri şöyle özetledi:

"İşletmelerdeki gübreleri özel araçlarla alıp tesise taşıyoruz. Bu süreçte biyogüvenlik kurallarından asla taviz vermiyoruz; atıkların açıkta kalmasına ve hastalık yaymasına izin vermeden güvenli bir şekilde tesise ulaştırıyoruz. Burada hem elektrik üretiyor hem de çıkan steril, kaliteli gübreyi belediyelere, bölge çiftçisine ve özel sektöre veriyoruz. Atığı, biyogüvenlikten ödün vermeden kazanca dönüştürüyoruz."

Sırada Yem Fabrikası ve Dev Kesimhane Var

Bölgenin bir sonraki hamlesi "tam entegrasyon". Günlük 200 ton kapasiteli süt fabrikasının kurulumu tamamlanmak üzere. Ardından günlük 350 büyükbaş kesim kapasiteli modern bir kesimhane, et işleme ve paketleme tesisleri inşa edilecek. Yem fabrikası için de finansman çalışmaları devam ediyor.

Bölge Ekonomisine Can Suyu: 500 İstihdam, Binlerce Ton Silaj

Proje sadece kendi içinde değil, çevre köylerle de tam bir uyum içinde çalışıyor:

  • İstihdam: Bölge doğrudan 500 kişiye iş imkanı sağlıyor.
  • Tedarik: Saman ihtiyacının tamamı, mısır silajının ise yıllık 50 bin tonu bölge köylerinden alınıyor. Bu sayede köylü çiftçi, ikinci ürün ekerek ek gelir elde ediyor.
  • Biyogüvenlik: Hayvan ölümlerinden gübre toplamaya kadar her şey katı kurallarla ve profesyonel ekiplerle yönetiliyor.

Birol Mermer: "Girişimcilere Hayvancılığı Sevdirmeliyiz"

Üç kuşaktır hayvancılık yapan bir aileden geldiğini belirten Birol Mermer, bu başarıyı disipline borçlu olduklarını vurguladı: "Burayı bir yaşam alanı olarak kurguladık. İmar planımızda camiden üniversite alanına, hayvan hastanesinden eczaneye kadar her şey var. Gençlere ve girişimcilere bu işi sevdirmemiz gerekiyor."

Amerika’da İşletme Okudu, Sincan’da Çiftçi Oldu

Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hacı Koray Göçer ise projenin genç girişimciler için nasıl bir güven limanı olduğunun canlı örneği. Amerika’da işletme eğitimi ve yüksek lisans yaptıktan sonra babasının isteğiyle dönen Göçer, "Başlarda çok bocaladım ama kooperatifin hayvan alımından çiftlik yapımına kadar her aşamada yanımda olması beni bu işe sevdirdi. Şimdi hem süt hem besi çiftliğim var" diyerek modelin başarısını anlattı.

Sincan Modeli Neden Başarılı?

Sincan Hayvancılık Bölgesi'nin başarısı, bireysel yetiştiriciliğin çıkmazlarını "kooperatif çatısı altında profesyonel yönetim" ile aşmasında yatıyor. Devlet desteklerini (Ziraat Bankası, TKDK, IPARD) ortak bir vizyonla birleştiren bu model; biyogüvenlikten pazarlamaya, atık yönetiminden enerji üretimine kadar her alanda ölçek ekonomisinin avantajlarını kullanıyor. Türkiye'nin diğer bölgeleri için "kopyalanabilir en gerçekçi model" olarak dikkat çekiyor.

Sincan Hayvancılık Bölgesinde yapımı tamamlanmak üzere olan günlük 200 ton kapasiteli süt fabrikası

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }