Tarımsal Hasıla mı Tarımsal Üretim Değeri mi? Tarımsal Üretim Değerinde Aslında Ne Oldu?
Değerli çiftçiler, siyasetçiler, medya dostları kısacası değerli dostlar;
Dünya tarihi yaklaşık 7-8 bin yıldır "artık ürün" "artık sermaye" üzerinden şekilleniyor.
Yani insanoğlu tanıştığı ilk medeniyet olan tarımdan elde edip ürettiğinden fazlasını satıyor ve ayni ya da nakdi para kazanıyor.
Ve bunu da sahiplendiği üretim araçları (arazi, hayvan, barınak vb) üzerinden yapıyor.
Yani bugünkü haliyle "çiftlik kapısında".
Bu nedenledir ki; iktisat orada başlar ve çiftlik kapısı kazancı yani değeri yani ham üretimin gerçek/reel değeri onun sermayesi, o andaki yani nominal andaki yani anındaki değişim değeri de onun güncel kazancı olur.
Bu yüzden tarımdaki (bana göre) bütün hesaplar, bütün organizasyonlar, bürokrasi, akademi, araştırma velhasıl aklına ne gelirse, tarıma hizmet etmenin nedenselliği budur ve bu kazanç değerini bilmek, anlamak, analiz etmek, kıymetlendirmek zorundadır.
Eğer kamusal bir alanda yer işgal ediyorsak mesela, güncel de bir ilçede tarım müdürü isek ya da tarımda herhangi bir yerde genel müdür ya da bakan isek varlık nedenimiz, ödev alanımızdaki "ÇİFTLİKLERİN ÇİFTLİK KAPISI BRÜT GELİRİNİ" bilmektir.
(FAOSTAT metodolojisinde kullanılan Brüt Tarımsal Üretim Değeri (Gross Production Value - GPV); bir ülkenin sınırları içinde üretilen tüm birincil bitkisel ve hayvansal ürünlerin fiziki miktarlarının (ton/adet), çiftçi eline geçen ilk satış fiyatlarıyla çiftlik kapısı değeri (farm-gate price) çarpılmasıyla elde edilen iktisadi büyüklüktür.)
Bilmek zorundayız derken bizzat kendi kaynaklarımızdan bilmek zorundayız.
FAO'dan ya da Dünya Bankasından bilmek durumunda değiliz.
Zaten bu kaynaklardaki veriler bu kurumların gelip Türkiye'de yaptığı çalışmalardan elde edilmez. Bu verilerin kaynağı yine verinin ait olduğu ülkedir. O halde bir zahmet edip öğrenmek lazım.
Diyeceksiniz ki sen biliyor musun bunu kendi kaynaklarımızdan.
Evet 2020 yılında kadar biliyordum.
Hatta belki de bu konuyu ülkenin gündemine taşımak için çırpınan kişilerden biri olarak biliyordum.
Çok yazdım çizdim.
Şimdi ülke içinde bilmediğimiz bu değeri (kaynak verinin ülkemiz çıkışlı olduğunu FAO bize söylüyor ama) biz de oraya yani FAO'ya müracaat edelim ve dostlarımızı aydınlatalım.
Bakalım 2003-2024 arasında ÇİFTLİK KAPISI TARIMSAL BRÜT ÜRETİM DEĞERİMİZ yani TÜD nasıl gelişmiş?
Üç farklı veri kategorisi var.
Brüt TÜD $ (cari- güncel- mevcut durum)
2003 Yılında 40.732.218.000 $
2024 Yılında 92.349.788.000 $
Brüt TÜD TL (cari- güncel- mevcut durum)
2003 Yılında 61.134.384.000 TL
2024 Yılında 3.029.614.358.000 TL
&
Brüt Üretim Değeri (sabit 2014-2016 bin ABD Doları)
2003 Yılında 54.667.445.000 $
2024 Yılında 98.369.662.000 $
Brüt Üretim Değeri (sabit 2014-2016 bin SLC /TL)
2003 Yılında 142.938.040.000 TL
2024 Yılında 257.298.345.000 TL
&
Brüt Üretim Değeri (sabit 2014-2016 bin I$)= Uluslararası Satın Alma Gücüne Göre Ayıklanmış Dolar Değeri Üzerinden
2003 Yılında 48.079.584.000 I$
2024 Yılında 84.455.971.000 I$
&
Şimdi analiz etmeye başlayalım:
Önce Cari Değerler ile Sabit Fiyatlar Arasındaki Fark nedir açıklayalım.
Cari Fiyatlar (Current Values - SLC/USD): O yılın piyasa fiyatları ve döviz kuruyla hesaplanır. İçinde hem üretilen fiziki hacmi hem de o dönemin enflasyonunu barındırır.
Sabit Fiyatlar (Constant Values - 2014-2016 Base): Tüm yılları 2014-2016 yılları ortalama fiyatlarına sabitleyerek hesaplar. Enflasyon ve kur dalgalanmalarını tamamen süzer; doğrudan fiziki rekolte ve tonaj değişimini (reel büyümeyi) gösterir.
İlki elinize geçen paranın miktarını,
İkincisi elinize geçmiş olan paranın eski değerle olan miktarını gösterir.
Hani var ya altın, gümüş hesabı gibi.
Gelelim Türkiye Tarımının 2003–2024 Analizine ve Algı Nerede Reel Gerçek Nerede Bakalım:
FAOSTAT verileri üzerinden 2003 ve 2024 yıllarını karşılaştırdığımızda karşımıza şu tablo çıkmaktadır:
A) Cari TL Tablosu (Nominal Büyüme):
- 2003 Yılı: 61,13 Milyar TL
- 2024 Yılı: 3.029,61 Milyar TL
- Değişim: 49,56 Kat Artış
Cari TL verisindeki bu 49,5 katlık görünür artış, tarımsal üretimin 50 katına çıktığını değil; Türk Lirası'nın satın alma gücündeki erimeyi ve kronik fiyat enflasyonunu yansıtmaktadır.
Çünkü duruma sabit fiyatlarla yani 2014-2016 arasındaki fiyatlara göre durum şöyle:
B) Sabit Fiyatlar Tablosu (Reel Fiziki Büyüme):
- 2003 Yılı: 54,67 Milyar USD (Constant 2014-2016)
- 2024 Yılı: 98,37 Milyar USD (Constant 2014-2016)
- Değişim: 1,80 Kat Artış (%80,0 Reel Büyüme)
Fiyat hareketleri ve döviz dalgalanmaları sıfırlandığında, Türkiye tarımının tarladaki ve ağıldaki fiziki üretim hacmini 21 yılda net ,%80 =1,8 kat artırdığı görüyoruz.
4. Dolar Kuru ve Enflasyon Ayrıştırma Formülü
Cari TL bazındaki 49,56 katlık artışın arkasındaki matematiksel denklem ise şu şekildedir:
Cari TL artışı/Tarımsal Kur Enflasyonu= 49,56/27,53=1,8 (Reel Üretim Değeri Büyümesi)
Bu süre zarfında Dolar/TL kuru da 21,86 kat (1,50 TL'den 32,80 TL'ye) artış göstermiştir.
Cari TL artışının 27,53 katlık kısmı doğrudan tarladaki ürünlerin fiyat artışından (kur enflasyonundan) kaynaklanmış; fiyat etkisinden arındırıldığında geriye kalan net büyüme 1,80 kat (%80) olmuştur.
(Not: USD hesaplamasında 2024 yılı verilerin ortalama kuru olan 32,8059 TL baz alınmıştır.)
Bu hesaplama dolar kuru artışı ve bunun katsayısı kurgusuna göre yapıldı.
Buradaki enflasyon TL'nin $ karşısındaki enflasyonudur.
Buradaki TÜD içinde eksik olan iki ara başlık vardır.
FAO metodolojisinde TÜD hesabında Balıkçılık ve Ormancılık alt başlıkları hesaplamaya dahil edilmemiştir.
Hem FAO'nun hem Dünya Bankasının "TARIMSAL HASILA/KATMA DEĞER" hesabında ise bu iki alt başlık dahildir.
Bu değer yani Tarımsal Hasıla ülkemiz için 83,2 milyar $ olarak açıklanmıştır.
Peki TÜD için bizim tahminlerimiz ve hesaplarımıza göre toplam tüm başlıklar dahil ne kadar olabilir?
Ormancılık için ~6 milyar dolar,
Balıkçılık için ~4 milyar $ ilavesiyle ülkemizin toplam= Tarım +Ormancılık+ Balıkçılık= TÜD değerinin 100 milyar doları geçtiğini söyleyebiliriz.
Biz yine de FAO'nun Ormancılık ve Balıkçılık hariç verileri üzerinden bakıp ülkemizin yerini görmeye çalışalım.
2003 Yılı için Çin, Çin Ana Karasını tek bir birim olarak tanımladığımızda ülkemizin TÜD verisindeki yeri, mevcut/cari/güncel kur değeri üzerinden 9.sıra.
2024 Yılı için Çin, Çin Ana Karasını tek bir birim olarak tanımladığımızda ülkemizin TÜD verisindeki yeri mevcut/cari/güncel kur değeri üzerinden 6.sıra.
Fakat durumu sabit fiyatlarla 2014-2016 dolar bazında ele aldığımızda 2003 yılında 10. sırada (54.667.445.000 $),
2024 Yılında ise yine 6. sırada (98.369.662.000 $) olduğunu görüyoruz.
Bu tablo bize TL'nin değerli tutulmasını izah ediyor olabilir (cari, 92.349.788.000 $ karşısında).
Sonuç ve Genel Değerlendirme:
Türkiye tarımının çiftlik kapısı değeri ne nominal rakamların hissettirdiği gibi 50 kat şahlanmış ne de karamsar senaryolarda ifade edildiği gibi gerilemiştir.
Kur enflasyonu köpüğü arındırıldığında ortaya çıkan yalın gerçek; Türk çiftçisinin ve tarım sektörünün 2003-2024 yılları arasında fiziki üretim hacmini 1,8 katına çıkardığı (%80 net büyüme) ve yıllık ortalama ~%2,8'lik mütevazı ama istikrarlı bir reel büyüme patikası izlediğidir. Bu sonuç kur enflasyonu odaklı olan sonuçtur.
Daha gerçekçi tespit için Tarımsal Üretici Fiyatları ve Tarımsal Girdi Fiyat Enflasyonu ile durumu test etmek lazımdır. Belki makaledeki en değerli tespit bu cümledir.
Tablonun sabit değerli olanının mevcut cari değerden yüksek çıkması çok beklenen bir durum değildir.
Sanırım bir kez daha söylemem lazım; Tarımsal Ürün Fiyatları ve Üretimin Çiftlik Kapısı Değeri, kur baskısı altında kalmaya devam etmektedir. Buna bir de gerçek enflasyon baskısını eklememiz lazım.
SON SÖZ:
Tarımcılar, tarım politikacıları, tarım ekonomistleri için önemli olan Tarımsal Üretim Değeridir.
Tarımsal Hasıla Değeri, onun ne durumda olduğunun dolaylı, dolayımlı ve tartışmaya açık halidir.
Daha net söylersem:
Tarımsal Hasıla, tarım sektörünün, çiftliklerin, çiftçilerin ülkeye katkısıdır.
Ülkenin katkısı ise TARIMSAL ÜRETİM DEĞERİDİR.
Bunu bilmiyorsak zaten matematiksel olarak Tarımsal Hasıla Değerini bilmiyoruz demektir.
Yani dostlar birileri artık bize tarımdan ne kazandığımız değil tarımcıların ne kazandığı söylesin.
Kalın sağlıcakla.