Şekerde yeni hesap: Bor Şeker neden Adapazarı’nın kotasına talip oldu?

Abone Ol

Şeker sektöründe dikkat çekici bir gelişme yaşandı.

Bor Şeker, Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamayla Yıldız Holding bünyesinde bulunan Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş’nin satışı konusunda anlaşmaya varıldığını duyurdu. Ancak açıklamada satışın hangi bedelle yapıldığına dair bir bilgi yer almadı.

Daha da önemlisi, satışın fabrikanın kendisini mi yoksa sadece şeker kotasını mı kapsadığı da net şekilde belirtilmedi.

Sektörden edindiğimiz bilgilere göre ise ortada bir fabrika devrinden çok kota devri bulunuyor. Elbette bu durum önümüzdeki süreçte yapılacak resmi işlemlerle netlik kazanacak. Ancak mevcut bilgiler, meselenin klasik bir fabrika satışı olmadığını gösteriyor.

Dengeleri kökten değiştirmeyecek ama sıralamayı değiştirecek

Satış işlemi gerçekleşirse şeker piyasasında dengeler kökten değişmeyecek. En azından sektörün ilk üç oyuncusunun konumu bundan doğrudan etkilenmeyecek.

Ancak önemli bir değişiklik yaşanacak.

Mevcut durumda, 2026-2027 pazarlama yılında Bor Şeker’in 71 bin 350 ton A şekeri kotası bulunuyor. Adapazarı Şeker Fabrikası’nın kotası ise 71 bin 410 ton seviyesinde.

Olası devrin gerçekleşmesi halinde Bor Şeker’in toplam kotası 142 bin 760 tona yükselecek. Bu da Bor Şeker’i 131 bin 980 ton kotası bulunan Doğuş Grubu’nun üzerine taşıyarak sektörde 4’üncü sıraya yerleştirecek.

Yani bu işlem, sektörün zirvesini değil ama orta ölçekli oyuncular arasındaki güç dengelerini değiştirecek bir hamle niteliği taşıyor.

Peki Bor Şeker neden bu kotayı almak istedi?

Asıl soru burada başlıyor.

Çünkü sektörün mevcut tablosu oldukça farklı bir şey söylüyor.

Bugün Türkiye’de birçok şeker fabrikası şeker üretiminden ciddi kar elde edemiyor. Bunun birkaç nedeni var:

-Yüksek yoğunluklu tatlandırıcı ithalatında ve iç piyasada NBŞ üretimindeki denetimsizlik

-Piyasadaki şeker stoklarının artması

-Şeker fiyatlarının baskılanması

Bu tablo nedeniyle birçok fabrika şeker üretiminden para kazanamadığı bir dönemden geçiyor.

Hal böyleyken şu soru ister istemez akla geliyor:

Şeker üretiminden para kazanılmayan bir dönemde Bor Şeker neden Adapazarı’nın kotasına talip oldu?

Şekerde görünmeyen bir kavga mı var?

Bu satın almayı sıradan bir ticari işlem olarak görmek pek mümkün görünmüyor.

Şeker sektörünü uzun süredir takip eden bir gazeteci olarak şunu söyleyebilirim; Bugün sektörde arka planda ciddi bir güç mücadelesi yaşanıyor.

Henüz bu kavganın tüm boyutları net değil. Ancak önümüzdeki süreçte yaşanacak gelişmeler, bu mücadelenin perde arkasına dair önemli ipuçları verecektir.

Karapınar’daki kota vurgununa uzanır mı?

Bir başka kritik soru ise şu:

Bu kota devri, daha önce Karapınar’da ortaya çıkardığımız pancar kotası vurgunuyla bağlantılı olabilir mi?

Bunu bugün için kesin olarak söylemek mümkün değil. Ancak gelişmeler, şeker sektöründe sıradan bir ticari işlemden çok kurgulanmış daha büyük bir planın işaretleri olduğunu düşündürüyor.

Dikkat edin; Türkşeker yöneticileri Karapınar’da pancar vurgununda adı geçen şirketle ilgili kamuoyuna bugüne kadar hiç bir bilgi veremedi. Hatta bu şirkete Türkşeker üzerinden ne kadar pancar kotası tahsis edildiği sorusu bile hala cevaplandırılmadı.

İşin daha garip yanı ise; bu şirket Çorum Şeker Fabrikası'na Türkşeker'in ekim sahasından organize pancar kaçakçılığı yaptığı belgelenmesine rağmen Şeker Dairesi, ne Çorum Şeker Fabrikası'na ne de bu şirketle ilgili hiç bir işlem yapmadı. Şeker sektörünün geçmişini de bilen bir gazeteci olarak bunlar hiç ama hiç normal işler değil.

Adapazarı’nın pancarı nereden geliyordu?

Bilindiği gibi Adapazarı Şeker Fabrikası’nın bulunduğu bölgede pancar üretimi oldukça sınırlı.

Bu nedenle fabrika, şeker üretiminde kullandığı pancarın yaklaşık yüzde 80’ini, yani 400 bin ton civarındaki kısmını Türkşeker’in ekim sahalarından tedarik ediyordu.

Türkşeker kendi ekim alanlarında pancar üretimi yaptırıyor, ardından hizmet bedeli karşılığında bu pancarı Adapazarı Şeker Fabrikası’na veriyordu.

Karapınar’da bir şirket üzerinden ortaya çıkan pancar vurgununda da Adapazarı Şeker Fabrikası adına ektirilen pancar kotasının önemli bir rol oynadığı biliniyor.

Şimdi yeni soru şu

Bu devirden sonra ne olacak?

Bor Şeker, Adapazarı’ndan devralacağı pancar kotasını kendi üretim bölgesinde mi ektirecek?

Yoksa Türkşeker’in ekim sahalarından pancar temin etmeye devam mı edecek?

Bu sorunun cevabı kritik.

Çünkü eğer Bor Şeker, devraldığı kotayı kendi sahasında üretmek yerine Türkşeker’den pancar tedarik etmeye devam ederse, bir şirket üzerinden kurgulanan pancar düzeni yeni bir boyut kazanabilir.

Bor Şeker’in geçmişi de tartışmalı bir satışa dayanıyor

Burada Bor Şeker’in geçmişine dair bir detayı da hatırlatmak gerekiyor.

Bor Şeker Fabrikası, 2018 yılında yapılan özelleştirme ihalesinde Doğuş Çay tarafından satın alınmıştı. Ancak ihale sürecinin ardından beklenen olmadı. Doğuş Çay fabrikayı kendi bünyesinde işletmek yerine, kamuoyunun yakından tanıdığı Dişli Ailesi ile birlikte kurulan DSL İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye devretmişti.

O dönemde bu devir işlemi ihale şartnamesine aykırı olduğu için ciddi tartışmalara yol açmıştı.

Bu hikaye burada bitmeyecek

Kısacası Bor Şeker’in Adapazarı kotasına talip olması, şeker piyasasında arka planda yürüyen daha büyük bir hesabın işareti gibi görünüyor.

Bu işin içinde sadece bir kota devri değil, sektördeki güç dengelerini değiştirecek hamleler olabilir.

Şeker sektöründe yaşanan bu gelişmelerin perde arkası önümüzdeki günlerde daha net ortaya çıkacak.

Biz de takip etmeye devam edeceğiz.

{ "vars": { "account": "UA-60615480-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }