Yukarıdaki mesajı iyi okuyun. Kişiyi şimdilik gizli tutuyoruz ama sergilenen bu tutarsızlık, sektörün neden yerinde saydığının en acı kanıtıdır.
Düne kadar sitemizde kalem oynatanlar, Tarımdan Haber’in gücüyle sektöre seslenenler; bugün "Bakanlık rahatsız olur, resmimi kaldırın" diye titriyor. Düne kadar bu kürsüden üreticinin dostu görünenler, bugün "başım ağrımasın" diye gölgesinden kaçıyor.
Açıkça ilan ediyorum: Tarımdan Haber bir "vitrin" değil, bir mevzidir. Burası sadece güneşli günlerde boy gösterilecek bir podyum değildir. Eğer birilerinin konfor alanı bizim doğrularımızla bozuluyorsa, bu bizim doğru yolda olduğumuzun tescilidir. Eğer yazdıklarımız Ankara koridorlarında yankı buluyor ve "rahatsızlık" veriyorsa, bu bizim gazetecilik başarımızın şeref madalyasıdır.
Ancak şunu kimse unutmasın: Hem bizim etkimizden faydalanıp hem de "aman ismim görünmesin" diyenlere, Hem üreticiyi savunur görünüp hem de koltuğu için korkanlara... Bu kapı bundan sonra sonsuza dek kapalıdır!
Biz devlet düşmanı değil, yanlışın düşmanıyız. Devlet, hakkın aranmasından rahatsız olmaz; rahatsız olan, gerçeğin sesinden korkan bürokrasidir. Bizim yolumuz; başı dik, sözü bir, özü doğru olanlarladır. İsminden korkanın, cisminden ne bu sektöre ne de bu toprağa bir hayır gelir!
Siz isminizi saklayın, biz hakikati haykırmaya devam edeceğiz. Çünkü biz sadece bu toprağın gerçek sahibi olan üreticiye borçluyuz...
Sizin o "rahatsız" beylere değil!