Küresel sığır eti piyasasında arz daralması derinleşiyor. ABD’den gelen son veriler, 2026 yılında yaşanan üretim düşüşünün 2027’de de devam edeceğini ortaya koyarken; bu gelişmenin küresel et talebini ve fiyatları yukarı yönlü baskılaması bekleniyor.
Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, ABD’nin sürü büyüklüğündeki gerilemenin yalnızca geçici bir dalgalanma olmadığını, yapısal bir arz sorununa dönüştüğünü belirtiyor. Kahveci’ye göre 2026’da ABD’nin sığır sürüsü, son 75 yılın en düşük seviyesine inerken, besiye alınan toplam sığır sayısında yaklaşık %3’lük bir azalma yaşanıyor. Bu durum, sığır eti üretiminde de benzer oranlarda düşüş anlamına geliyor.
Ancak Kahveci'ye göre asıl dikkat çekici nokta fiyat cephesi. Arzdaki %3’lük daralmanın, fiyatlara dolar bazında %10–20 aralığında artış olarak yansıması bekleniyor. Nitekim 2025 yılında 14,323 milyon baş olan besiye alınan sığır sayısı, 2026’da 520 bin baş azalarak 13,848 milyon başa geriliyor.
Arz daralması üreticiyi kesime zorluyor
Ergin Kahveci, yükselen fiyatların başka bir risk daha doğurduğuna dikkat çekiyor. Artan et fiyatları, süt düvesi ve ineklerinin kesimini teşvik ederken, üreticilerin bilerek arzı geciktirip daha yüksek fiyat talep etmelerine yol açıyor. Bu durum, piyasalarda güçlü bir direnç oluştururken, arz sıkışıklığını daha da derinleştiriyor.
ABD verileri bu tabloyu doğruluyor:
- Toplam sığır sürüsü (süt + besi, tüm yaş grupları): 86,155 milyon baş (100 bin baş azalış)
- Doğum yapmış inek ve düveler (süt + besi): 37,175 milyon baş (100 bin baş azalış)
- Etçi yetişkin inekler: 27,607 milyon baş (%1 ve 285 bin baş düşüş)
- Süt ineği ve düveler: 9,568 milyon baş (189 bin baş ve %2 artış)
Türkiye için ne anlama geliyor?
ABD’nin, küresel sığır eti piyasasında ikinci büyük oyuncu olması, bu daralmanın Türkiye açısından önemini artırıyor. Ergin Kahveci’ye göre ithalatla fiyat baskısını yönetmeye çalışan ülkeler, küresel arzın daraldığı bir dönemde daha pahalı etle karşı karşıya kalacak.
Kahveci, Türkiye’nin uzun süredir uyguladığı ithalatçı hayvancılık politikalarının, küresel fiyat artışları karşısında üreticiyi ve tüketiciyi daha kırılgan hale getirdiğini vurguluyor. Arz daralmasının kalıcı hale gelmesi durumunda, ithalatın hem maliyetinin artacağı hem de iç piyasada fiyat istikrarının daha zor sağlanacağı ifade ediliyor.