TZOB: Tarlada kalmak, üretmek, insanlarımızı doyurmak istiyoruz

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, koronavirüsle mücadele sürecinde, tüm kesimlere “evde kal” çağrısı yapılırken çiftçilerin üretime devam ettiğini bildirerek, “Koronavirüsle mücadelenin kahramanlarından biri de Türk çiftçisidir. Bir alkışı da emektar çiftçimiz hak ediyor” diye konuştu.

TZOB: Tarlada kalmak, üretmek, insanlarımızı doyurmak istiyoruz
banner200
banner217

Şemsi Bayraktar, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, tarımın ve çiftçilerin öneminin salgınla mücadele sürecinde daha iyi anlaşıldığını vurguladı.

Hastalıklarla mücadelede yeterli ve dengeli beslenmenin ilaç kadar önemli olduğunu ifade eden Bayraktar, “Çiftçimiz pandemi sürecinde fedakarlık göstererek üretmeye devam etmiş gıda arzında kesinti yaşanmasına müsaade etmemiştir. Dünyada çiftçiler, pandemi sürecinde üretimden kaçarken bizim çiftçimiz ülkemiz için üretmeye devam ediyor” ifadelerini kullandı.

Bayraktar, “Bu süreçte üretimi ile hayati bir rol üstlenen tarım ve gıda sektörü durursa, ülkemizde hayat durur. Üretimin aksamadan sürdürülebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır” diye konuştu.

İTHALATA BAĞIMLI ÜLKELER BU SÜREÇTE YARA ALIYOR 

Bayraktar, koronavirüs salgınıyla birlikte tarımsal üretiminin ve tarımda kendine yeter ülke olmanın öneminin daha iyi anlaşıldığını belirterek, “Tarım demek gıda güvencesi demektir. Gıda güvencemizi sağlamak için çiftçilerimizi desteklemek zorundayız. Tarlada kalmak, üretmek, insanlarımızı doyurmak istiyoruz. Arz açığı olan temel ürünlerde kendine yeterlilik derecemizi en üst seviyeye çıkarmalıyız” diye konuştu.

Kendi kendine yeten ülkelerin, zor dönemleri daha başarılı bir şekilde atlattığına işaret eden Bayraktar şunları söyledi:

 “İthalata bağımlı ülkeler bu süreçte yara alıyor. Gıda milliyetçiliği kavramının önem kazandığı bu dönemde ülkeler, uyguladıkları korumacılık tedbirleri kapsamında ihracata kısıtlamalar getiriyor. Bu şartlarda ithalat yapılsa bile ürünün çok daha pahalıya geleceği bir gerçektir. Bu süreçte tarım sektörünün ve üretimde kendi kendine yeten ülke olmanın ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılmıştır. Yaşadığımız tecrübeler gösteriyor ki, tarım potansiyelimizin tamamını kullanmak, arz açığımız olan ürünlerimizin üretimini doğru planlamak zorundayız.

Arz açığı veren ürünlerin üretiminin artırılması için iyi bir üretim planlaması yapılmalı, üretimin artırılmasına yönelik destek politikaları belirlenmeli, verim artışı sağlanmalıdır. Bunun için de özellikle sulama yatırımları tamamlanmalı, 1 milyon 850 bin hektar arazi sulamaya açılmalıdır.”

ÇİFTÇİLERİMİZ TÜM KAYGILARA RAĞMEN ÜRETİME DEVAM EDİYOR 

Şemsi Bayraktar, çiftçilerin diğer kesimlerin üçte biri oranında bir gelir elde ettiğini, bu durumun sürdürülebilir olmadığını belirtti. Üretimin artarak devam etmesi için çiftçilerin yeterli gelir elde etmesinin önemine işaret eden Bayraktar, “Bunu sağlamak için sektörün başlıca sorunlarının çözüme kavuşturulması gerekmektedir” diye konuştu.

Bayraktar şöyle devam etti:

“Koronavirüsle mücadelenin ne kadar süreceği ve nasıl önlemler alınacağı konusundaki belirsizlikler, çiftçilerimizin önünü görmesine engel olmaktadır. Salgın nedeniyle vatandaşlarımızın evlerinde kalması, turistik tesisler, lokanta, restoran gibi yerlerin kapalı olması, her yıl ülkemize gelen 40 milyon turistin bu yıl belki de gelemeyecek olmasının doğuracağı muhtemel talep daralması üreticilerimizi kaygılandırmakta, tedirginliğe yol açmaktadır. Çiftçilerimiz tüm kaygılara rağmen üretime devam ederken, ürününü hasat edemeyeceği ve satamayacağı gibi endişeler yaşamaktadır. Bu endişelerin giderilmesi için, gıda zincirinin ilk halkası olan tarladaki üretimin güvence altına alınması gerekmektedir. Beklentimiz, bir an evvel tarım sektörüne özel bir ekonomik paket açıklanmasıdır."

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ VE TALEPLER

Çiftçilerin bu günlerde her zamankinden daha çok desteğe ihtiyacı olduğunu ifade eden Bayraktar, üretimin artması için çözüme kavuşturulması gereken başlıca sorunları şöyle sıraladı:

“Gübre, mazot, elektrik, ilaç, yem gibi girdiler ile sulama ücretlerindeki artış tarımsal üretimi olumsuz etkilemektedir. Gübre fiyatları üretimde önemli bir kriterdir. Fiyatlar arttığında kullanım azalmakta, yeterli ve kaliteli bir üretim sağlamak güçleşmektedir. Girdi fiyatları makul seviyelere çekilmelidir.

Çiftçilerimizin sulama birlikleri ve elektrik şirketlerine olan borçları nedeniyle tarımsal desteklere konulan blokeler kaldırılmalıdır.

Üreticilerimiz, özellikle kredi borçlarının ödenmesi konusunda da büyük sıkıntı yaşamaktadır. Beklentimiz çiftçilerimizin bankalara ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan kredi borçları ile elektrik, sulama, BAĞ-KUR primleri gibi borçlarının faizsiz olarak uzun vadeli yapılandırılmasıdır.

Destek miktarları girdi fiyatlarında yaşanan artışlar göz önünde bulundurularak arttırılmalıdır. Çiftçilerimize ek destek verilmelidir. Küçük aile işletmeleri ve genç çiftçilere özel olarak desteklenmelidir. 2019 yılı destekleri biran evvel ödenmeli 2020 destekleri avans olarak verilmelidir.

Et ve süt fiyatlarındaki dengenin üretici ve tüketici aleyhine bozulmasını önleyecek tedbirler alınmalı, sektör desteklenmelidir. Gerektiğinde Et ve Süt Kurumu müdahale etmelidir.

Bazı gıda ürünlerinde spekülatif olarak yaşanan fiyat artışları, üretici- tüketici makasının açılmasına neden olmaktadır. Bu durum hem üreticilerimizi hem de tüketicileri olumsuz etkilemektedir. Üreticilerimiz ürününü düşük fiyatla satarken tüketici pahalıya almaktadır. Bu spekülatif hareketlerin denetimlerle kontrol altına alınması gerekmektedir.

Hafta sonu uygulanan sokağa çıkma yasaklarında da tarladan sofraya kadar uzanan zincirde aksama yaşanmaması için önlemler alınmalıdır.”

ÇİFTÇİMİZ KAZANIRSA ÜLKE KAZANIR

Türkiye’nin tarım potansiyeli açısından en şanslı ülkeler arasında bulunduğuna dikkati çeken Bayraktar, şöyle devam etti:

“İçinde bulunduğumuz süreç gösterdi ki her zaman önemini koruyan tarım sektörü daha da önem kazanacak. Üreticilerimizi daha fazla destekler, sektörün yapısal sorunlarını çözersek tüm ülkelerin zarara uğradığı bu süreçte durumu fırsata çevirebilir, içinde bulunduğumuz coğrafyanın gıda ambarı olabiliriz. Cumhuriyetimizin 100. yılında 90 milyonluk Türkiye nüfusuyla birlikte 60 milyon turisti besleyecek, tarım ve gıdada 40 milyar dolarlık ihracat geliri, gıda sanayi ile birlikte 200 milyar doların üzerinde üretim değeri sağlayacak kapasiteye sahibiz. Ülkemizin zenginleşmesine katkı sağlamak istiyoruz.

Hedefimiz; bütün sorunlarını çözmüş, örgütlenmesini tamamlamış, üretimde yüksek verim ve kaliteyi yakalamış, dünya ile rekabet eden, üreticisine istikrarlı gelir sağlayan, tüketicisine bol ve makul fiyatlarla ürün sunan, başta Ortadoğu ülkeleri olmak üzere çevre ülkelerin gıda açığını kapatan bir tarım sektörü oluşturulmasıdır. Bunun için üreticiyi merkez almış, istikrarlı, sorun çözen, geleceği planlayan politikalara ihtiyacımız vardır.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği ve Ziraat Odaları olarak bu hedeflerin peşindeyiz. Gece gündüz bu amaçlar için çalışıyoruz. Tarımda gelişmiş ülkeler arasında yer alma mücadelemize sonuna kadar devam edeceğiz. Tarımda ülkemizin içinde bulunduğu bölgenin yıldızı olacağına yürekten inanıyoruz. Yeter ki ülkemizin tarımdaki potansiyeli harekete geçirilsin.

Çiftçimiz kazanırsa ülke kazanır. 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günümüzü kutluyor, gece gündüz üretimini sürdüren bütün çiftçilerimizi sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.”

TARIMDANHABER

Güncelleme Tarihi: 13 Mayıs 2020, 21:54
YORUM EKLE
YORUMLAR
Tekirdağ
Tekirdağ - 6 ay Önce

Bize faydanız yok zoraki çks ile aidat alıp saltanat sürüyorlar hakkımız haram olsun

Abdullah
Abdullah - 6 ay Önce

Ziraat odaları başkanı olacak zât, yanındaki yalamalar, para için haysiyetini satanlar belki demez ama , sana yapılan yorumları bi oku , haysiyetin şerefin varsa ..

Ciftci
Ciftci - 6 ay Önce

Biz her alanda ithalata bağımlı olduk yem hammaddesi ithal besilik dana ithal tohum ithal dana kesilince yerli. Bu neyin zihniyeti. Çiftçileri başkanları. Da ithal. Edilsin. Zincir tamamlansin

şemistat
şemistat - 6 ay Önce

şemsibey biran evvel istifa et sen boşuboşuna o koltuğu işgal ediyorsun

ŞEMSİ BEY YETER GAYRI ORADA OTURDUĞUN
ŞEMSİ BEY YETER GAYRI ORADA OTURDUĞUN - 6 ay Önce

Şemsi Bayraktar’ın Türk çiftçisine ve Türkiye tarımına bir faydası dokunmamaktadır. Hatta, son yıllarda zararı dokunmaktadır. Eğer kendi rızasıyla TZOB başkanlık koltuğundan kalkarsa, arkasından umulur ki güzel hatırlanır. Yok, halen ben boğa gibi bu koltukta çöreklenecem derse, arkasından söven çok olur çok...

Umıt akcalı
Umıt akcalı - 6 ay Önce

Bir düşün yakamızdan..yeter sömürdünüz çiftçileri..bir faydanız yok.haram olsun kuruşlarım liralarım emeklerim alın terim nefesim size haram olsun..

Hayati ylldlrlm
Hayati ylldlrlm - 6 ay Önce

Zamanında haber allamlyoruz

Covid 19
Covid 19 - 6 ay Önce

Ziraat odaları vekalet usulü çiftçi kayıt yapip seyhat belgesi cikarttiriyor. Sonucları kaçınılmaz üye aydati için virus akışını hızlandırıyor üzerine kayıtlı 1 dönüm arazi olsun yeter çiftçilikle alakası olması gerekmiyor .Yazıklar olsun böyle sistemin başına birileri mücadele veriyor hastalık bitsin birileride yayılsın diye hizmet veriyor

banner151

banner251