Tarım Bakanına sektör temsilcilerinden ortak süt bildirisi! Bildiride dikkat çeken o uyarı...

Sektör temsilcileri, süt sektöründe yaşanan sorunlara dikkat çekerek acilen alınması gereken tedbirlerle ilgili olarak, ortak bir süt bildirisi yayınladı. Bildiride; Tarım Bakanı Pakdemirli'nin 'paramız var ki ithal ediyoruz' sözlerine atıf yapılarak, "Paranız da olsa gücünüzü üretimden alamıyorsanız her türlü dayatmalara ve baskılara boyun eğmek zorunda kalabilirsiniz" uyarısı dikkat çekti.

Tarım Bakanına sektör temsilcilerinden ortak süt bildirisi! Bildiride dikkat çeken o uyarı...
banner200

Süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda sektör temsilcileri ortak basın açıklaması yaptı. Basın açıklamasına Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Genel Başkanı Sencer Solakoğlu, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Tevfik Keskin, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan, Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Ahmet Ertürk, Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Mehmet Özkurnaz, KÖY-KOOP Merkez Birliği Genel Başkanı Eray Çiçek ve imza koydu.

Sektör temsilcilerinin açıklamasında dikkat çeken başlıklar şöyle; 

SÜT ÜRETİCİLERİ BÜYÜK SIKINTI İÇERİSİNDE GELECEĞE GÜVENLE BAKAMIYOR

Süt, hayvancılık sektörünün lokomotif ürünüdür. Büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi ve kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması ancak sütün istikrarlı ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür.

ÜRETİCİ HIZLA SEKTÖRÜ TERK EDİYOR!

Geçtiğimiz yaz aylarında üretici örgütleri olarak yaptığımız açıklamalarda, hayvancılığın önemli bir sınavdan geçtiğini, üreticilerin umutlarının tükendiğini, ellerindeki hayvanları elden çıkarıp sektörden kaçmak istediklerini, bu zorlu süreçte üreticilerimizi desteklememiz gerektiğini aksi takdirde çok büyük ve telafisi yılları alacak bir sorunla karşılaşmamızın kaçınılmaz olacağını belirtmiştik. Maalesef şu an üreticilerimiz başta yem olmak üzere girdi maliyetlerini karşılayabilmek için her ay hayvanlarını kestirerek veya satmak zorunda kalarak hızla sektörden çıkmaktadır.

GELDİĞİMİZ NOKTA 2008 KRİZİNDEN HİÇ DERS ALINMADIĞINI GÖSTERİYOR

2008 yılının süt hayvancılığı için ne kadar kötü bir yıl olduğunu asla unutmamalıyız. Zira yem fiyatları anormal şekilde artmış, süt fiyatları dibe vurmuş, üreticiler damızlıklarını kestirmiş, tüm bunların sonucunda ise et fiyatları zirve yapmıştı. 2010 yılı ortalarında ithalat kapıları önce aralanmış, sonra da ardına kadar açılmıştı. Bu krizin ülkemize sadece ithalat maliyeti 9,2 milyar dolar olmuştu. Bugün de süt üreticilerinin sorunlarına çözüm bulamazsak benzer sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Bu durumda;

SEKTÖR TEMSİLCİLERİNDEN DİKKAT ÇEKEN SORULAR... 

- 2008 krizindeki gibi yaklaşık bir milyon -belki çok daha fazla- damızlık hayvan, kasaba giderse hayvancılığı tekrar nasıl canlandıracağız?

- İthalata yetecek paramız, doğan bir buzağının en az 2 yılda süt verebilecek seviyeye gelebildiği düşünüldüğünde bu kadar zamanımız var mı?

- Dolar’ın 12,55 lira, Euro’nun 14,15 lira olduğu bir ortamda; tanesi 1.950-2.350 Euro (27.592 TL- 33.252 TL) olan damızlık hayvanları hangi paralarla getirteceğiz?

- Kilosu 4,5 Euro’ya (63,68 TL) olan karkası Avrupa’dan nasıl getirteceğiz?

- Üreticilere dağıtılmak üzere kilosu 2,7-3,2 Euro olan (38,20 TL-45,28 TL) besilik hayvanları nasıl getirteceğiz?

- Borç yükü altında ezilen üreticilere hangi imkânlarla kredi kullandırıp bu hayvanları getirttireceğiz?

- Bu maliyetlerle üretim yapıldığında tüketicilerimiz ucuz et ve süt ürünlerine nasıl ulaşacak?

- Yoğun ithalat talebine paralel yabancı ülke fiyatlarının yükselişini nasıl önleyeceğiz?

- Her şeyden önemlisi satıcı ülkeler yeterli sayıda ve kalitede canlı hayvan ve et vermek istemezlerse ne yapacağız?

ÇİĞ SÜT FİYATLARINI ENFLASYON GEREKÇESİYLE FRENLEMEK ASLINDA DOLAYLI YOLDAN ENFLASYON İTHAL ETMEKTİR

Üreticileri damızlık süt hayvanlarını kesip sektörden çıkmaya iten sebepleri iyi analiz etmeliyiz. Son dönemde çiğ süt fiyatları, enflasyonu artırır gerekçesiyle Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi tarafından belirlenmekte ve Ulusal Süt Konseyi’ne (USK) açıklattırılmakta, konsey işlevsizleştirilip fiyat aslında bir anlamda frenlenmektedir.

DÜNYANIN HİÇ BİR ÜLKESİNDE BÖYLE BİR UYGULAMA YOK

Ancak, bunu aşmak için tarafların USK’da bir araya gelip maliyetleri de dikkate alarak pazarlık usulüyle çiğ sütün gerçek fiyatı oluşturulmalıdır. Dünyada serbest piyasa ekonomisinden bahsedilen hiçbir ülkede böyle bir uygulamanın olduğu, olsa bile başarıya ulaştığı duyulmamıştır. Fiyata yapılan bu müdahale uzun vadede gerek üretici gerek tüketicinin hayrına olacak bir uygulama değildir. Kaynağı kurutmamız halinde et ve sütte yüksek enflasyon kaçınılmazdır.

MALİYET KALEMLERİYLE OYNAYARAK MALİYETLER DÜŞÜRÜLDÜ

Uzun süre çiğ süt fiyatlarını sabitlemek, Ulusal Süt Konseyi’nin özenle hesapladığı maliyet kalemleriyle oynayarak maliyeti düşürmeye çalışmak üreticiyi üretimden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu şekilde davranarak, bugün bizim üreticilerimize verilmeyen o paraların çok daha fazlasını yarın ithalatla dış ülkelerin üreticilerine vermek zorunda kalırız. Rusya’nın buğdayda uyguladığı yüksek fiyatı ve vergileri unutmamalıyız, yaşananlar söylediklerimizin yanlış olmadığını göstermektedir.

MİLYONLARCA ÜRETİCİ VE AİLESİ 'HAYVANLARI KASABA GÖNDERİYORUZ' DİYE ÇIĞLIK ATIYOR! BU SESE KULAK VERİLMELİ!

Milyarlarca dolar harcanarak oluşturulan damızlıkların kasaba, üretimi artırmak için verilen milyarlarca liralık desteklerin boşa gitmemesi, 2008 yılında yaşanan krizin tekrar yaşanmaması için üreticilerimizin sesine kulak verilmelidir. Eğer fiyatlar önümüzdeki dönem için hak ettiği oranda revize edilmeden bu şekilde uygulanmaya devam edecek olursa ne yazık ki hayvanların kasaba gidişi hızlanacak, bunu et krizi takip edecektir.

SÜT ÜRETİCİSİ PİYASANIN ACIMASIZ ÇARKINA MAHKUM BIRAKILDI

Dünyanın süt sektörü gelişmiş hiçbir ülkesinde, süt üreticileri piyasanın acımasız çarklarına mahkûm edilmemiştir. Bu ülkelerde devlet her zaman üretici lehine pozitif bir ayrımcılık yapmaktadır. Çünkü bilinmektedir ki, ‘süt üreticisi demek yerinde istihdam’ demektir, ‘süt üreticisi demek milyonlarca aile’ demektir, ‘süt üreticisi demek şehirlere göçün önlenmesi’ demektir.

DURDURULAMAYAN YEM FİYAT ARTIŞLARI HEM ÜRETİCİYİ HEM DE SÜT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ TEHLİKEYE SOKUYOR

Dövize bağlı gelişen yem fiyat artışları bir türlü durdurulamamaktadır. Son bir yılda süt yemi fiyatı yüzde 51, besi yemi fiyatı yüzde 48, mısır silajı fiyatı yüzde 31, yonca fiyatı yüzde 29, saman fiyatı ise yüzde 15 artmıştır.

SADECE ÜRETİCİNİN SÜTÜNE MÜDAHALE EDİLİYOR YEME, İLACA, ELEKTRİKE, SANAYİCİYE, MARKETLERE NEDEN MÜDAHALE EDİLMİYOR?

Üreticinin süt fiyatı hariç, hiçbir şeye etkili müdahale edilememektedir. Çiğ süt fiyatları enflasyonu artırıyor gerekçesiyle müdahaleye maruz kalmakta buna karşılık yem fiyatları, ilaç fiyatları, elektrik fiyatları, sanayicilerin satış fiyatları, marketlerdeki tüketici fiyatları hiçbir müdahaleye uğramamaktadır. Enflasyonun yükselişine bir gerekçe aranıyorsa sorun sadece üretici fiyatlarında değil tüm zincirde aranmalı, çözümlere buradan başlanmalıdır.

ÜRETİCİ MALİYET ARTIŞLARI KARŞISINDA NASIL ÜRETİME DEVAM EDECEK?

Üretici ne olacağını kestiremediği maliyet artışları karşısında nasıl üretime devam edecek, nasıl geleceğini planlayacak? Nasıl işletme ölçeğini büyütecektir? Üreticilerimizi sektörden küstürmemek, üretimden koparmamak, sektöre tutunmalarını sağlamak gerekiyor.

SÜT/YEM PARİTESİ ÜRETİCİ ALEYHİNE İŞLİYOR 

Elimizdeki verilere göre üretici bir litre çiğ sütü Ekim ayı itibariyle ortalama 3 lira 2 kuruşa satmıştır. Bu ayda yemin kilosunu da 3 lira 30 kuruşa satın almıştır. Bir litre süt satarak alabileceği yem bir kilo bile etmemekte, 0,92 kilo etmektedir. Bu parite son yılların en düşük paritesidir.

YETKİLİLERİ SÜT FİYATINI KORUYACAK ÇABAYI GÖSTERMEYE DAVET EDİYORUZ

Yetkililerde şöyle de bir inanış olduğunu görüyoruz; zam yapılan ayda fiyata süt teşvikini de ekleyerek 1,3’te sabitlemeye çalışalım, sonraki aylarda ne olursa olsun. Ama iş maalesef öyle değil, yukarıda görüldüğü gibi tavsiye fiyat Temmuz-Aralık arasında 6 ay süreyle sabitlenmiştir fakat parite Ekim ayına kadar 1,03’ten 0,92’ye gerilemiştir. Bu gerilemenin sebebi yeme gelen zamlardır. Yetkilileri belirlenen pariteyi sütün sabitlendiği dönem boyunca korumaya yönelik tedbir almak için de çaba göstermeye davet ediyoruz.

ÇİĞ SÜT FİYATI 1.5 PARİTEYE GÖRE 4 LİRA 95 KURUŞ OLMALI 

Üreticilerimiz yemin kilosuna Ekim ayında 3 lira 30 kuruş ödemişlerdir. 1,5 pariteye göre eline geçmesi gereken fiyat 4 lira 95 kuruş olmalıdır. Bunun altındaki fiyat sürdürülebilirlikten ve üreticilerimizin beklentilerinden uzaktır. Sektörde bu sorunların devam etmesi halinde süt üreticilerinin zarar görmesine ve yabancı ülkelerin çiftçilerinin ithalat yoluyla finanse edilmesine neden oluruz.

ÜRETİCİLER DÜNYA FİYATLARININ ALTINDA ÜRETİM YAPIYOR

Üreticilerimiz Dünya fiyatlarını takip etmektedir. Ulusal Süt Konseyi’nin 3 lira 20 kuruşluk fiyatına göre 100 litre için ele geçen brüt fiyat 25,60 Euro’dur. 3 lira 2 kuruş net fiyata göre ele geçen fiyat ise 24,16 Euro’dur. Gelişmiş ülkelerde 100 litre çiğ süt fiyatları ise şöyleydi; Yeni Zelanda’da 38,80 Euro, ABD’de 34,46 Euro, AB’de ise ortalaması 38,00 Euro’dur. Görüldüğü gibi gelişmiş ülke üreticileri talep ettiğimiz fiyatı almaktadırlar.

ULUSAL SÜT KONSEYİ ÇİĞ SÜT FİYATINI 3'ER AYLIK DÖNEMLER HALİNDE BELİRLEMELİ 

Ulusal Süt Konseyi, pariteyi göz önüne alarak üreticilerin beklentilerine cevap verecek fiyatı 3’er aylık dönemler halinde açıklamalı ve paritenin korunması sağlanmalıdır. Örneğin; 4 lira 95 kuruşluk fiyat açıklaması 1 Aralık 2021 ile 28 Şubat 2022 tarihleri arasında geçerli olmalı, sonrasında güncellenmelidir.

HAYVANCILIK ÜLKEMİZ İÇİN BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR 

Hayvancılık ülkemiz için bir millî güvenlik meselesidir. Ülkemizde 1 milyondan fazla süt işletmesi, 250 binden fazla da besi işletmesi vardır. Bu işletmelerde parasal değeri 55 milyar liradan fazla olan süt üretimi, 41 milyar liraya yakın da kırmızı et üretimi gerçekleşmektedir. Bunun derisi, sakatatı, üretilen ve sanayiye aktarılan süt ve et ürünleri, buna bağlı 7,6 milyar dolarlık ciroya sahip yem sektörü, 340 milyon dolara yakın dış ticareti, marketi, nakliyecisi, veteriner hekimi derken birçok kesimin buradan geçimini sağladığı söylenebilir. Böylesine önemli bir sektörün bel kemiği süt hayvancılığıdır.

DESTEKLER SEKTÖRÜN TALEPLERİNE GÖRE BELİRLENMELİ 

Devletimizden daha önceki dönemlerde uyguladığı üzere hayvancılığımızın gelişimine önemli katkılar yapan süt primi, süt tozu desteği gibi teşvik uygulamaları başta olmak üzere diğer desteklerde de sektörümüzün güncel taleplerine göre politikalar uygulamasını bekliyoruz.

PARAMIZ OLSADA İTHAL EDEMEYİZ! 

Pandemi bize çok büyük dersler verdi. Paranız da olsa gücünüzü üretimden alamıyorsanız her türlü dayatmalara ve baskılara boyun eğmek zorunda kalabilirsiniz. Özellikle olağanüstü dönemlerde istediğiniz fiyatlara değil dayatılan fiyatlara ürün almak zorunda kalır, vatandaşımızın ihtiyacını ancak öyle karşılayabiliriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Şemsi BAYRAKTAR, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı

Sencer SOLAKOĞLU, Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Genel Başkanı

Tevfik KESKİN, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı

Kamil ÖZCAN, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı

Ahmet ERTÜRK, Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Mehmet ÖZKURNAZ, Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Eray ÇİÇEK, KÖY-KOOP Merkez Birliği Genel Başkanı

TARIMDANHABER

Güncelleme Tarihi: 24 Kasım 2021, 21:02
banner207
YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali dag
Ali dag - 5 gün Önce

Geçmiş olsun süt üreticisi yoruldu bitti battı

Gazi
Gazi - 4 gün Önce

Bakanlik Politikalarina karsi cikan yada 'kardesim bu yanlis' diyen gorevden aliniyor zaten. Kimler kimler gorevden alindi. Durust çalışana , çalmayana yer yok bu bakanlikta. . Onlar calarken sende calacaksinki seni görevde tutsunlar. Onlar yolsuzluk kanunsuzluk yaparken sende yolsuzluk yapacaksinki gorevde kalasin... Onlar zaten surekli yolsuzluk, hirsizlik ve kanunsuzluk pesindeler. . Bakan ve surekasi is yapmak icin degil hirsizlik yapmak icin gorevdeler.. Kendi koydugu kanuna uymaman icin baski yapiyorlar. Duzen bu.. Bu duzene uyarsan gorevde kalirsin.. Uymazsan gorevden alinirsin.. DUZEN BU KARDESIM.. BAKANLIK SU AN BU SISTEM UZERINDE CALUSIYOR. ciftci zordaymis, sut ureticisi zordaymis uretim dusmus kimsenin umurunda degil. Istatiklerin hepsi yalan uzerine yapuliyor yillardir. Tarimsal hasilanin arttigi yok.. Bakanligin ilgisini ceken tek sey nerden nasil para yeriz...

Ep
Ep - 5 gün Önce

Çiftçi sahipsiz kalmıştır güzelim ülkemde

Ciftci
Ciftci - 5 gün Önce

Sencer bey hariç hepside sessiz kalıp hükümetin politikalarına çanak tutmuslardir .bu durumdan hükümet kadar onlarda sorumludurlar

Remzi  SAĞLAM
Remzi SAĞLAM - 5 gün Önce

Lanet olası bekir pak... utanmatan o koltukta oturuyorsun, hırsızları açıkca bile ve isteyerek koruduğun için o koptukta halâ daha oturman gösteriyor. Lütfen siz benim ülkemin ve sana güvenip o koltuğa oturtan sn. RTE bakanı olamazsın.

Açık açık hırsızlıklara yol verdin , işte benim ülkenim ekonomisine dinamik koydun. Utan utan hırsızlık yaptırdığın o para nasırlı elli üreticinin parasıytı.

Yurdum insani
Yurdum insani - 5 gün Önce

Bakan bey danismanlarini gozden gecirsin biri heryerde bakanligi ben yonetiyorum bakan birsey bilmiyor biz ne dersek onu yapiyor diyormus bakan beyin kendi iradesi yok sanirim

Adalet
Adalet - 4 gün Önce

Yav arkadaş bukadar büyük insan bir araya geldiniz siz fiyat belirleyin bırakın şu süt konseyini tarım bakanının hic umrunda bile deyil bütün süt üreticileei birlik olup fiyat belirleyelim

Adsiz
Adsiz - 5 gün Önce

Batıyor sut ureticisi


banner251