El birliği ile tarımı öldürdük, şimdi başında ağlıyoruz!

Yeni Asya gazetesinden Faruk Çakır, tarımdaki nüfus çok fazla denilerek, tarımla uğraşanların neredeyse kınandığını ve herkesin 'kalem efendisi' olmaya teşvik edildiğini belirtti. Çakır, dünyadaki gelişmeler de iyi takip edilemediği için Türkiye'nin soğanı sarımsağı dahi ithal eder duruma geldiğini vurguladı.

El birliği ile tarımı öldürdük, şimdi başında ağlıyoruz!
banner200
banner217

Yeni Asya gazetesinden Faruk Çakır, 'Tarımı öldürdük, şimdi ağlıyoruz' başlıklı dünkü köşe yazısında çarpıcı eleştirilerde bulundu.

Çakır'ın yazısında dikkat çeken başlıklar şöyle…

TEMBELLİĞİ KÖYLERE TAŞIDIK!

'Şehirlerde ne varsa köyde de o olsun' diyerek şehirlerdeki tembelliği köylere taşıdık. Neticede ne şehirlerimiz şehir, ne de köylerimiz köy oldu. Köyler boşaldı, şehirler kalabalık sebebiyle yaşanmaz hale geldi.

HERKES KALEM EFENDİSİ OLMAYA TEŞVİK EDİLDİ!

'Tarımdaki nüfus çok fazla' denildi, tarımla uğraşanlar neredeyse kınandı. Herkes 'kalem efendisi' olmaya teşvik edildi. Dünyadaki gelişmeleri de takip edemeyince soğanı, sarımsağı dahi ithal eder duruma geldik.

YERLİ MALI YURDUN MALI, DÜNYA MALI YURDUN MALI OLDU!

Okul kitaplarımızda 'ürettiği tarım ürünleri kendi ihtiyacını karşılayan 7 ülkeden biri' olduğumuz öğretildi. Uzun yıllar bununla övündük. Şimdi ise etten süte her şeyi ithal ediyoruz. Bir zamanların “Yerli malı, yurdun malı" sözü de çoktan unutuldu ve 'dünya malı yurdun malı' oldu.

SOĞANI, SARIMSAĞI İTHAL ETMEK DURUMUNDA KALIRMIYDIK?

Elbette dünyadaki gelişmelerden kendimizi ayrı tutamayız. Tarım ürünleri ya da başka şeyler ithal da edilir, ihraç da. Önemli olan bunun bir plan dahilinde yapılmasıdır. Petrolümüz yok diye maddî imkânsızlıklara bahane bulurken, soğanı dahi ithal etmeyi nasıl izah edeceğiz? Şartlara uygun olarak çalışılsa soğan ya da sarımsak ithal etmek durumunda kalır mıydık?

TARIMDA PLANLAMA HATASI VAR!

Gelişmeler gösteriyor ki çift haneyi gören enflasyonu dizginlemek için Meksika'dan nohut, Kırgızistan'dan kuru fasulye ithal edilecekmiş. Daha uygun şartlarda kendimizin üretebileceği gıda maddelerini başka ülkelerden ithal etmek mecburiyetinde kalmak bir planlama hatasını göstermez mi?

ÇOK DAHA ÖNEMLİ İŞLERLE UĞRAŞIRKEN TARIMI İHMAL Mİ ETTİK?

Çarşı pazardaki fiyatlardan haberimiz var mı? “Çok daha önemli" işlerle uğraşırken acaba tarım sektörü ihmal mi edildi? Öyle bir hava oluşturuluyor ki bu meseleleri konuşmak, tartışmak, hatırlatmak bile bazılarını incitiyor. Enflasyon ya da hayat pahalılığı hepimizin meselesi değil mi? “Burada bir yanlış mı var?" diye sormak her vatandaşın hakkı değil mi? Enlasyonun kemirdiği bir sistem uzun süre ayakta kalabilir mi? Geçmiş yıllardaki hayat pahalılığının insanların ahlâkını bozduğuna dünya şahit olmadı mı?

MUZ PAHALI DA PATATES UCUZ MU?

Geçen gün mahalledeki bir marketin tezgâhında satılan muzun kilo fiyatının 9.45 olması dikkatimizi çekti. Yanlış mı gördük diye düşündük. Sonra başka tezgâhlarda da benzer fiyatlarla karşılaşınca ikna olduk. Bu bilgiyi sosyal medyada paylaşınca bazıları; “Mevsimi değil, onun için pahalı. Mevsimini beklemek lâzım" diye mesaj gönderdi. Mevsimli ya da mevsimsiz, lüks ya da değil; bu fiyat normal midir? Muz böyle de patates ucuz mu?

ÜRETİCİYİ KÜSTÜRÜYORUZ FATURAYI HEP BİRLİKTE ÖDÜYORUZ!

Denilebilir ki “Bu fiyatlara rağmen üretici zarar ediyor, kârını komisyoncular yiyor." Eğer böyle ise sorumluluk yine Türkiye'yi idare edenlerde olmalı. Sistem üretici aleyhinde ise bunun hemen düzeltilmesi lâzım. Kanun ya da yönetmelik, ne gerekiyorsa yapılmalı ve en önce üretici kazanmalı ki üretim devam etsin. Üreticinin küstüğü, arazisini ekmediği durumlarda faturayı hep birlikte öderiz.

ÇARE DOĞRU PLANLAMADA

Başka konularda olduğu gibi tarımda da çare doğru planlama ile üretimi arttırmaktadır. Ovalarımızın boş kaldığı, tarım ürünlerini dışarıdan ithal eden bir Türkiye daha büyük ve zengin olabilir mi?

El birliği ile tarımı öldürdük, şimdi başında ağlıyoruz. “Bismillah" diyerek toprağa kazma, traktör, saban, tırmık vuralım ki bereket fışkırsın...

TARIMDAN HABER

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ziraatçimi kaldı.
Ziraatçimi kaldı. - 3 yıl Önce

Ben teknisyen kökenli değilim ama ziraat liselerinin kapatılması tam bir facia, birde son 2 yıldır bakanlığı SGK llılar yönetiyor. sonrada kuru fasulye neden ithal ediliyor. Bakanlık üst düzey yöneticilerden tek tarımcı yok.

tarım
tarım - 3 yıl Önce

evet başardınız kendi kendine yeten 7 ülkeden biriydik artık bu kadar araziye ve harika doğa koşullarına sahip olupta kendi kendine yetemeyen dünyada ki tek ülkeyiz son 10 yıllık tüm tarım bakanlığı bakan, müsteşar, bürokrat ve çalışanlarını tebrik ederim. Başarılarınızın devamını bekleriz.

Hibrit tohum
Hibrit tohum - 3 yıl Önce

Bunlar daha iyi günler gdo ve hibrit tohumu destekleyen hukumet gdo yu bu topraklara girdirenler ve onun devamına izin verenler suçlu bu şekilde kendi tohumumuzu kaybettik yetmez gibi sağlımızı da kaybetmemize sebep oldular 2018 de hibrit tohum ekmeyen çiftçiye destek verilmeyecek diyorlar cifci hem tohuma ve ilacına verdiği para bir tarafa ayni tohumu tekrar eklemiyor neden şifreli tohum hangisine para yetiştirsin kısır tohum ayni zamanda insanlarıda kisirlastiriyor olay köylü şehirli olayı degil birde boyle sürmeyin pazara herşeyi yapın sonrada köylü şehirli polemiğine girdirin milleti
Çifci icin herşey gun geçtikçe zorlaştırlıyor neden tohum babalarına destek için küresel bir oyun bu yalanlarla avutulan insanlar okumak gerek uyuma

Hükümet
Hükümet - 3 yıl Önce

Basta hükümetin hatası daha neler olacak Allah biliyor

Bu zihniyetle olmaz
Bu zihniyetle olmaz - 3 yıl Önce

Bu ülkede yemesini yedirmedirmesini bilen zihniyetler olduğu sürece tarımda hayvancılıkta ölmeye mahkumdur

yarım kalan yatırımlar
yarım kalan yatırımlar - 3 yıl Önce

Bu ülkede çıkarları uğruna yatırımları engelleyenler oldukları sürece tarım ve hayvancılık biter

Bu zihniyetle olmaz
Bu zihniyetle olmaz - 3 yıl Önce

Bu ülkede yemesini yedirmedirmesini bilen zihniyetler olduğu sürece tarımda hayvancılıkta ölmeye mahkumdur

HDM
HDM - 3 yıl Önce

Ziraat liseleri,Tarım Meslek Liseleri olarak eğitime devam ediyor.Ve buralardan mezun olan gençler iş bulamayıp,mesleklerini yapamıyorlar.Eskiden Tarım Bakanlığına bağlıydı bu okullar ve değerliydiler.Şimdi ise böyle bir durum yok.Bakanlığın müdürlerinin çoğu da teknisyen kökenlidir.(Özellikle Veteriner Sağlık Teknisyeni.)Şu anda ise çoğu teknisyen, mühendis veya veteriner oldu.Bizde Tarım eğitimi ve eğitimli personel istihdamı da çökmüş durumda,Üniversite,Lise mezunu gençler işsiz kalıyorlar.Ailesi çiftçi kökenli olanlar çiftçiliğe devam ediyorlar diğerleri ise başka işlere yöneliyorlar.Tarımın en büyük sorunu YÖNETİM'dir.


banner151

banner251