Büyükşehir Yasası ne getirdi? Kırsal nasıl etkilendi?

Geçtiğimiz günlerde Ankara Barosu Eğitim Merkezi (ABEM) Konferans Salonu'nda gerçekleşen panelde 'Yeni Büyükşehir Yasasının Getirdiği Sorunlar ve Çözüm Önerileri' masaya yatırıldı.

banner247
Büyükşehir Yasası ne getirdi? Kırsal nasıl etkilendi?
banner200
banner217

Panelde bir sunum yapan Ankara Üniveristesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Bülent Gülçubuk, Büyükşehir Yasası'nın kırsala etkileri konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. Yasa ile kırsalın zamanla ortadan kalkacağına işaret eden Gülçubuk, “Yani, AB kırsala daha fazla anlam ve önem yüklerken bizde kırsal alanlar elden çıkartılmaktadır" dedi.

BÜYÜKŞEHİRLER BÜTÇEDEN DAHA FAZLA KATKI ALACAK

Gülçubuk, önceden Büyükşehir dışında ilçe belediyelerine yüzde 2.85 olan genel bütçeden katkının, yeni yasa ile yüzde 1.5'e indirileceğini, Büyükşehir belediyelerine önceden yüzde 2.5 olan katkının yeni yasada yüzde 4.5 olacağını söyledi.

BEDEL KATILIM PAYI

Yeni yasayla birlikte olacakların altını çizen Gülçubuk, Büyükşehir sınırlarına dahil edilen ve mahalle statüsüne dönüştürülen köylerde yaşayanların, içme suyu, atık su gideri, alt yapı yatırımları ve benzerleri için zamanla 'bedel, katılım payı' adı veya benzeri adlarla yeni harcama kalemleri ile karşılaşacaklarının altını çizdi. Kırsalda bu giderlerin zamanla metropol alandaki fiyatlar düzeyine ulaşarak gittikçe daha ağır maliyetli bir yaşamı beraberinde getireceğini bildiren Gülçubuk, bu durumun yasa ile yalnızca Büyükşehir Belediyesi olan illerde değil, nüfusu 2000'in altına düşmesi nedeniyle kapatılan 559 belediye için de geçerli olduğunu bildirdi.

NÜFUS KRİTERLERİNİ DİKKATE ALAN BİR DÜZENLEME

Gülçubuk, “yalnızca nüfus kriterini esas alan bir düzenlemenin hizmetin yerelden sağlanması ve toplumun kararlara katılması açısından büyük dengesizliklere neden olacaktır" dedi.

KIRSAL İÇİN YASADAKİ TEHLİKELİ MADDELER

Prof. Dr. Bülent Gülçubuk, konuşmasında, yasada kırsalın geleceği açısından tehdit oluşturan maddeleri şu biçimde sıraladı:

“(7) 3213 sayılı Kanuna göre maden üretim faaliyetleri ile bu faaliyetlere dayalı ruhsat sahasındaki tesisler için işyeri açma ve çalışma ruhsatına ilişkin yetki ve görevler, il özel idarelerinin tüzel kişiliğinin kaldırıldığı illerde valiliklerce yürütülür.

Madde 7; “Büyükşehir ve ilçe belediyeleri tarım ve hayvancılığı desteklemek amacıyla her türlü faaliyet ve hizmette bulunabilirler."

Madde 16; 5393 sayılı Kanunun 12'nci maddesine eklenen fıkra; “Mevzuatla orman köyleri ve orman köylüsüne tanınan hak, sorumluluk ve imtiyazlar orman köyü iken, mahalleye dönüşen yerler için devam eder. Bir belediye katılarak mahalleye dönüşen köy, köy bağlısı ve belediyelerce kullanılan mera, yaylak, kışlak gibi yerlerden bu mahalle sakinleri ve varsa diğer hak sahipleri 25/02/1998 tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanunu hükümleri çerçevesinde yararlanmaya devam eder."

1'inci maddeye göre; tüzel kişilikleri kaldırılan belediye ve köylerin personeli, her türlü taşınır ve taşınmaz malları, hak, alacak ve borçları, komisyon kararıyla ilgisine göre bakanlıklara, büyükşehir belediyesi, bağlı kuruluşu veya ilçe belediyesine devredilir.

Kanunun 3 nücü maddesine göre; ilçe belediyeleri veya ilçe belediyelerinin talep etmeleri hâlinde büyükşehir belediyeleri tüzel kişiliği kaldırılarak mahalleye dönüşen köylerde yapılacak ticari amaç taşımayan yapılar için yürürlükteki imar mevzuatı doğrultusunda yörenin geleneksel, kültürel ve mimari özelliklerine uygun tip mimari projeler yapar veya yaptırır.

Kanunun 11'nci maddesine göre; “İmar mevzuatı uyarınca belediyelerin otoparkla ilgili olarak elde ettikleri gelirler tahsil tarihinden itibaren 45 gün içinde büyükşehir belediyesine aktarılır. Büyükşehir belediyeleri bu geliri tasdikli plan ve beş yıllık imar programına göre hazırlanan kamulaştırma projesi karşılığında otopark tesisi için gerekli arsa alımları ile bölge ve genel otoparkların inşasında kullanır. Bu gelirler bu fıkrada belirtilen amaç dışında kullanılamaz."

UCUZ SUYA 5 YIL SINIRLAMASI

Bu yerlerde içme ve kullanma suları için alınacak ücret 5 yıl süreyle en düşük tarifenin yüzde 25'ini geçmeyecek şekilde belirlenir.

AVRUPA BİRLİĞİ'NDE KIRSAL

Genel anlamda AB ekonomisi için kırsal alanlar ve tarım sektörünün özel anlam ve daha fazla önem taşıdığına değinen Gülçubuk, 2013 AB Ortak Tarım Politikası Reformunun Kırsal Kalkınmaya Olası Yansımalarında AB Ülkelerinde;

Toplam yüzölçümün yüzde 92'sini kırsal alanların oluşturduğunu,

Toplam nüfusun yüzde 55'i kırsalda,

Toplam istihdamda yüzde 53'lük bölümü kırsalda,

Gayri safi katma değer üretiminde ise yüzde 45'lik pay kırsal alanlardaki sektörlerde gerçekleşmekte,

Toplam istihdamın yüzde 8.3'üne karşılık gelen yaklaşık 15 milyon istihdam ile toplam gayri safi AB hasılasının yüzde 4,4'ünü tarım ve gıda sektörleri oluşturduğunu belirtti.

Gülçubuk, “Yani, AB kırsala daha fazla anlam ve önem yüklerken bizde kırsal alanlar elden çıkartılmaktadır" dedi.

Gülçubuk, yasa ile olacak tehditler ve çözüm önerilerini şu şekilde anlattı:

TEHDİTLER

Büyükşehir Belediyesi olgusu, merkezi politikaların en küçük birimlere kadar yayılması ile yerel düzeyde etkili bir araç konumuna gelmiştir.

İl Özel İdaresine ait gayrimenkullerin dağıtılması, beraberinde yereldeki farklılıkları göz ardı eden bir düzenlemeyi getiriyor.

Kent-Kır ayrımını ortadan kaldıran yasa ile genişleyen belediyenin hizmet alanının büyük bir kısmını, yerleşim bölgesi olmayan, tarım arazileri, meralar, orman alanları ve ekolojik hassasiyeti bulunan bölgeler oluşturacaktır.

Kırın planlaması, temel olarak tarımsal üretimin planlamasını da beraberinde taşıması gerektiği için imar mevzuatı ve planlama pratiği yetersiz ve belirsiz kalacaktır. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı'nın, belediyenin planlama yetkisi olan ve tarımsal faaliyet yürüten arazilerde nasıl etkin olacağının tartışılması ve geliştirilmesi gereklidir.

Yasa, üretim için kullanılması gereken verimli tarım arazilerinin, kentsel alan kapsamına alınıp arsaya dönüştürülmesinin yolunu açmıştır.

Yasa ile tüzel kişiliği sona eren köylerde rantçıların gözünü diktiği kıyı alanları ve meralar, tüzel kişilikler tarafından korunamayacağı için 'amaç dışı kullanıma' açılacak ve böylece doğal varlıklar ve kır yaşamı, ekosistem dengesi gözetilmeksizin tahribata uğrayacaktır.

Yasa, yönetimin tek elde toplanmasını sağlayan, yereldeki farklılıkları görmeyen, özgünlüklerini göz ardı eden bir düzenlemeyi getiriyor. Kırsal yaşamın kendine özgü niteliklerini, değerlerini aşındırıyor.

Yasa ile köylere yönelik yürütülecek hizmetler kentin öncelikleri içinde geri planda kalacaktır.

Sulama hizmetleri Belediye tekeline giriyor.

Yasa ile toprak artık sermaye birikim aracı haline gelmiştir. Ama bu kırdaki için değil kırın kaynaklarını ranta çevirmek isteyenler için geçerlidir.

ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Gülçubuk, halk öncelikli bir Büyükşehir Belediyesinin ne yapması gerektiği konusunda da şunları kaydetti:

Çiftçiler açısından gelecekte ortaya çıkacak en önemli sorun sulama ve su ücretlendirilmesi olacak. Bu konuda belediyeler suyu kademeli ücretlendirebilir. Yani evsel su, endüstriyel su, tarımsal amaçlı su biçiminde bir ücretlendirmeye giderek, çiftçiden minimum maliyet üzerinden sulama bedeli alabilir.

Suyun etkin ve verimli kullanımı konusunda yerel yönetimler çalışmalar yaparsa bu çiftçiye katkı olarak yansır.

Çiftçiye, küçük üreticiye maliyeti düşürecek katkılarda bulunabilir. Kooperatifler desteklenebilir.

Kentteki sosyal olanakları, sosyal yaşam alanını kırsal alana da taşıyabilir.

Kırsaldaki, tarımdaki gençler için eğitim-yayım programları, tarım dışı istihdam alanları oluşturabilir.

Kırsalda üretilen ürünlerin katma değerini artırıcı girişimlerde bulunabilir. Paketleme ve pazarlama gibi.

Kırsala altyapı hizmetlerinin düzenli götürülmesi sağlanabilir.

Taşıma, nakliye işlemlerinde katkıda bulunulabilir.

Kırsal turizm faaliyetlerinde özellikle kadın ve gençlere yönelik projeler geliştirilebilir.

Kırsalda belediyelerin alıcısı olduğu süs bitkileri, dış mekan bitkileri vb. üretimi sağlanabilir, bunların alıcısı belediye olabilir.

Belediye kendi tükettiği ürünleri kırsaldan temin edebilir, böylece üreticiye katkıda bulunabilir.

Belediyeler çiftçilerin, küçük üreticilerin, kadınların ürünlerini satabilecekleri, değerlendirebilecekleri satış alanları, pazar yerleri oluşturabilir.

Kente ucuz ulaşım olanakları artırılabilir.

Kentteki sosyal faaliyetlere kırdakilerin katılımı için organizasyonlar yapılabilir.


KAYNAK: Köy-KoopHaber

YORUM EKLE
banner151