Bazı bölgelerde buğday ve arpa hasadı başlarken, gözler TMO’ya çevrildi. Çiftçi açıklanan alım fiyatlarını yeterli görüp ürününü TMO’ya mı satacak yoksa piyasa fiyatları daha da yükseleceği beklentisi ile sanayiciye mi satacak? TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, çiftçinin hak ve menfaatini koruyacak bir alım fiyatı açıklandığını belirterek, çiftçinin tercihini TMO’dan yana yapmasını beklediklerini kaydetti. Sektör yetkilileri ise alım fiyatları yüksek açıklansa da yine TMO’nun bu fiyatlardan çiftçiden ürün alamayacağını ve ürünün kıt olmasından dolayı buğday, arpa fiyatlarının alım fiyatlarının çok üstüne çıkacağı uyarısında bulunuyor.

Milli Gazete'den Sadettin İnan'ın haberine göre, buğday, arpa, yaş çay ve bakliyat alım fiyatları önceki gün Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklandı. Geçen yıl açıklanan fiyatların düşük olmasından dolayı TMO, çiftçiden yeterli ürün alamamış, stok açığı ise ithalatla kapatılmaya çalışılmıştı. Kuraklıkla birlikte verimde ciddi düşüşün beklendiği bu dönemde açıklanan hububat fiyatları çiftçi için ne anlam ifade ediyor? TMO bu yıl çiftçiden yeterli ürün alabilecek mi? 

TMO’DA İYİMSERLİK PİYASADA TEDİRGİNLİK HAKİM

TMO’da bu yıl çiftçiden yeterli ürün alınacağı konusunda iyimser bir beklenti hakim iken, sektörde tedirginlik hakim. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Milli Gazete’ye yaptığı değerlendirmede hububat ve bakliyat alım fiyatlarını piyasa beklentilerinin üstünde açıklandığını ve çiftçiden olumlu mesajlar aldıklarını belirterek, piyasada açıklanan alım fiyatlarından çok farklı fiyat oluşumlarına izin vermeyeceklerini kaydetti. Diğer yandan sektör temsilcileri ise açıklanan alım fiyatlarından ziyade kuraklıktan dolayı ciddi bir ürün sıkıntısı yaşanacağı ve bundan dolayı hasatla birlikte buğday ve arpada fiyatların yükselmeye başlayacağına dikkat çekiliyor. 

ALIM FİYATLARI ORTALAMA YÜZDE 36 ARTIRILDI 

Hububatta sert ekmeklik buğday alım fiyatı 1650 TL’den 2250 TL’ye, makarnalık buğday 1800 TL’den 2450 TL’ye, arpa 1275 TL’den 1750 TL’ye çıkarıldı. Artış oranlarına bakıldığında geçen yıla göre alım fiyatları ortalama yüzde 36 oranında artırıldı. Ancak, alım fiyatlarına enflasyonun üstünde yapılan artışlar kimseyi yanıltmasın. Çünkü bu artışlar çiftçinin lehine gibi görünse de çiftçinin son bir yılda kullandığı girdilerdeki maliyet artışları ve dış piyasadaki fiyatlar alım fiyatlarının bu seviyelerde açıklanmasını zorunlu kıldı. 

TMO GENEL MÜDÜRÜ: ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜ ÜZERİNDEN FARKLI KAZANÇ HESAP EDENLERE MÜSAADE ETMEYECEĞİZ

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, çiftçinin ürünlerini nereye satma konusunda özgür olduklarını ancak tercihlerini TMO’dan yana kullanmaları durumunda TMO’nun regülasyon görevini ithalata gerek duymadan daha sağlıklı yapabileceğini belirtti. Alım fiyatlarının çok ince bir çalışma sonucu belirlendiğini ve çiftçinin refah seviyesini koruyacak rakamlar açıklandığını dile getiren Güldal, çiftçinin ürünü üzerinden farklı kazançlar hesap edenlere bu yıl fırsat verilmeyeceğinin altını çizdi. Kuraklıktan dolayı rekoltede kısmi bir düşüş beklense de Türkiye’nin kendi ihtiyacını karşılayacak ürün elde edileceğini ifade eden Güldal, TMO’nun da son yıllara göre güçlü bir devreden stokunun bulunduğunu bundan dolayı açıklanan alım fiyatlarından farklı fiyat oluşumlarına kesinlikle müsaade edilmeyeceğini bildirdi. Bunun için geçen yıldan farklı olarak bu yıl TMO’nun Sonbahar aylarında yaptığı piyasa satışlarına bu yıl daha erkenden yapabileceğini dile getiren Güldal, “Piyasayı tutabilecek imkanımız var” dedi. 

SEKTÖR BEKLENTİSİ: ‘BUĞDAY 3 BİN LİRAYI, ARPA 2 BİN 700 LİRAYI GÖRÜR’

Diğer yandan sektör yetkililerinde tam bir karamsarlık hakim. Yaşanan kuraklıktan dolayı buğdayda yaklaşık 4 milyon ton, arpada ise 1.5 milyon ton ürün kaybı yaşanacağına dikkat çeken sektör yetkilileri, hasatla birlikte buğday fiyatlarının 2300-2400 TL bandında oluşacağını ancak 15 gün sonra 2500 TL, 2 ay sonra ise 2700 TL Sonbahar aylarında ise 3000 TL rakamlarının görülebileceğini kaydediyor. Arpada da benzer fiyat artışlarının görüleceğini dile getiren sektör yetkilileri, “Sorun açıklanan alım fiyatlarının yüksek veya düşük olmasında değil, ülkede yeterli ürün olmayacak. Bu da ister istemez fiyatların yükselmesini gündeme getirecek” değerlendirmesinde bulunuyorlar.