Tarım Kredi’de yeni dönem

Tarım Kredi Kooperatiflerinde yaklaşık 3 yıldır devam eden idari karmaşanın sonuna gelindiğinin işareti olarak TMO Genel Müdürü Ayhan KARAYAMA, Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Müdürlüğüne atandı.

BEKLENTİLER YÜKSEK

Yeni hükümette Tarım Bakanı olarak görev yapan Faruk Çelik'in kısa sürede iddialı bazı söylem ve girişimleri TKK'de kendini kurumun faaliyet alanından gelen başarılı bir bürokratın atanmasıyla kendini gösterdi. Uzun süren bir karmaşa döneminin zirve yaptığı bir zaman diliminde atanmış olmak Ayhan Karayama'nın işini güçleştirdiği gibi beklentilerini de yükseltmiştir.

500 MİLYON LİRALIK KAYIPLA BAŞLAYAN SÜREÇ...

2013 yılsonunda Tarım Kredi Gıda A.Ş'de patlak veren yaklaşık 500 milyon liralık kayıp sarsıntısı ile birlikte kurumun çatı yönetiminde sorunlar baş göstermiş, gruplaşmalar ve çekişmeler yaşanmıştı. Olayın patlak vermesinden bir yıl sonra meşhur otel faturalarının ortaya çıkması üzerine Genel Müdür Abdullah KUTLU'nun işine son verilmiş, yerine kısa bir dönem Namık BOSTANCI atanmış ve Aralık 2014'te İrfan GÜVENDİ göreve getirilmişti.

SİYASETTEKİ DENGELERİ KORUMAYI GÖZETEMEDİ

İrfan Güvendi, geçen bir yıllık sürede başta uzun yıllardır değişmeyen üst bürokratları görevden uzaklaştırmak olmak üzere uzun yıllardır konuşulan ama bir türlü yapılamayan birçok idari ve yapısal değişiklikleri başlatmak gibi cesur bir takım adımlar atmış ama kurum içindeki ve siyasetteki dengeleri korumayı gözetmediğinden kısa sürede karmaşa derinleşmiş ve 1 Kasım seçimleri sonrası meydana gelen bakan değişikliği kendisini istifaya kadar götürmüştür.

AYHAN KARAYAMA'NIN İLK VE EN ZOR İŞİ

Bugün itibariyle kurumsal işleyişten ziyade genel müdür odaklı işleyişi gelenek haline getirmiş TKK'da duran sistemi yeniden harekete geçirmek Ayhan KARAYAMA'nın ilk ve en zor işi olacaktır. Kurum içerisinde personelin ekseriyetinin pozisyon aldığı kutuplaşmaları aşmak ve tekrar motivasyonu sağlamak ise bir diğer ciddi sorun olarak dikkat çekmektedir.

DOĞRU OKUYABİLİRSE BAŞARISI KOLAYLAŞACAK

Ayhan KARAYAMA'nın doğru stratejiler ve uygulama planları oluşturabilmesi için son birkaç yıl içerisinde karmaşa ortamının getirdiği gruplaşmaları doğru bir şekilde okuması başarısını kolaylaştıracaktır.

GÜCÜN SİKLET MERKEZİNE GÖRE POZİSYON ALAN...

Kısaca bunlara değinecek olursak; Şeref CANLI'ya umut bağlamış ve iki yıldır onunla birlikte olan daha çok kurum dışında kalmış emekli eski bürokratlar ve onların çalışan uzantıları, özellikle yeni bakanla beraber Sendika Başkanı etrafında öbekleşen daha çok Bedrettin YILDIRIM ve Abdullah KUTLU'ya yakın bir grup, daha çok dışarıdan getirdiklerinden müteşekkil İrfan GÜVENDİ'ye yakın oldukça daralmış bir başka grup, gücün siklet merkezini takip eden ona göre pozisyon alan ekseriyeti Ülkücü kökenli büyük organize bir kitle ve bağımsız hareket eden Milli Görüş kökenli personelin oluşturduğu dağınık küçük bir topluluk. Bütün bu grupların ortak paydası ise ilginç bir şekilde hepsinin sıkı birer AKPARTİ'li ve Dindar olmalarıdır.

ÇATIŞMANIN BİR PARÇASI HALİNE GELEBİLİR

Ayhan KARAYAMA, idari alanda yukarıda sayılan herhangi bir gruba tamamen yaslanması durumunda mevcut karmaşayı ortadan kaldırmasına bu durum mani olacaktır. Ve hatta kendisi çatışmaların bir parçası haline gelecek ve kurumdaki tarihi büyük dedikodu değirmeni çok geçmeden onu da öğütecektir.

'HAK' VE 'LİYAKAT' MERKEZLİ PERSONEL POLİTİKASI KENDİSİNİ GÜÇLENDİRECEK

Bu nedenle "hak" kavramına halel getirmeyecek şekilde dengeleri gözeterek liyakat merkezli bir personel politikası oluşturması bir mecburiyet teşkil etmektedir. Bununla beraber herhangi bir güç odağının vesayet ve tesiri altında görüntüsü ise kendisini tamamen güçsüzleştirecek ve planladığı adımları atmasına mani olacaktır. Bunun tek istisnası Tarım Bakanlığı ve Hükümettir...

BÜROKRATİK MERKEZDEN KURTARILMALI

Ayhan KARAYAMA, kurumda stabilizasyonu sağladıktan sonra kurumu eski bürokratik merkezden hızla "Çiftçi" odaklı bir pozisyona zorlamalı ve kompleks haline getirmeden kendisinden önce başlatılan proje ve uygulamalardan makul olanlara kendi projelerini ekleyerek yoluna devam etmelidir. Örneğin; TKŞT yapılanması uzun yıllardan beri kurumda konuşulan ama bir türlü icra edilemeyen bir proje iken, son dönemde hayata geçirilmiş önemli bir adımdır ve bazı değişikliklere gidilmekle beraber devam edilmesi yerinde bir karar olacaktır.

TARİHİ BİR HİZMET OLACAK

Kurumun gerçekten çiftçi odaklı bir alana taşınabilmesi için; öncelikle mevcut çiftçinin ihtiyaçlarını karşılayan, finanse eden bir takım faaliyetlere devam edilirken daha geri planda kalan "ürün değerlendirme" çalışmaları TMO ile entegre bir biçimde daha kapsamlı hale getirilmelidir. Ayrıca, birim kooperatif yönetimlerinden merkez birliği yönetimine kadar bütün seçim süreçlerinin gerçek demokratik bir katılımla gerçekleştirilmesi ve kurumu çiftçinin elinden alan kendi hizmetine sokan bürokratik müdahalelere fırsat verilmemesi kuruma tarihi bir hizmet olacaktır. (Bu paragraf başlı başına bir yazı konusu olup daha sonraki yazılarımızda detaylı bir şekilde ele alınacaktır)

BÜTÜN ZORLUKLARA RAĞMEN KISA VADEDE ATILACAK ADIMLAR ÖNEMLİ

Netice olarak; KARAYAMA, bilgi ve birikimi ile çiftçilerimiz ve kurum için Tarım Bakanlığının seçebileceği en iyi isimlerden birisi olması hasebiyle isabetli bir tercih olup, bütün zorluklara rağmen kısa vadede atacağı adımların bunu ortaya koymasını bekliyoruz. Ülke ve çiftçinin faydasına doğrularında her zaman yanında, yanlışlarında ise her zaman karşısında olacağımızın altını çizerek çalışmalarında başarılar diliyoruz.

YORUM EKLE

banner251