<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Tarım Haberleri</title>
    <link>https://www.tarimdanhaber.com</link>
    <description>Tarımdan Haber, güncel tarım haberleri ve son dakika gelişmeler, gündemden ekonomiye, tarımcı haberleri Türkiye'nin en çok takip edilen flaş tarım haber sitesi Tarımdanhaber’de.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.tarimdanhaber.com/rss/dunyada-tarim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2022. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 15 Aug 2026 01:37:47 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/rss/dunyada-tarim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD’de 13,4 ton Arjantin eti geri çağrıldı! Türkiye için de ithalat denetimi gündemde]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/abdde-134-ton-arjantin-eti-geri-cagrildi-turkiye-icin-de-ithalat-denetimi-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/abdde-134-ton-arjantin-eti-geri-cagrildi-turkiye-icin-de-ithalat-denetimi-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD’de Arjantin’den ithal edilen yaklaşık 13,4 ton sığır eti, ülkeye girişte yapılması gereken zorunlu yeniden denetimden geçmediğinin belirlenmesi üzerine geri çağrıldı. Ürünlerle bağlantılı herhangi bir hastalık vakası bildirilmezken, olay ithal ette sınır kontrollerinin önemini yeniden gündeme getirdi. ABD'nin 2026 yılında Arjantin'e sağladığı ilave 80 bin tonluk tarife kotası da dikkate alındığında yaşanan gelişme, Türkiye açısından da ithal kırmızı ette denetimlerin önemine dikkat çekiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>ABD'de Arjantin'den ithal edilen sığır etleriyle ilgili dikkat çeken bir geri çağırma kararı alındı. ABD Tarım Bakanlığı Gıda Güvenliği ve Denetim Servisi'nin (FSIS) açıklamasına göre Florida merkezli Corte Argentino USA LLC, Arjantin'den ithal ettiği 29 bin 628 pound, yani yaklaşık 13,4 ton çiğ sığır eti ürününü geri çağırdı.</p>

<p>Geri çağırmanın nedeni ise ürünlerin ABD'ye girişinin ardından zorunlu ithalat yeniden denetiminden geçirilmemesi.</p>

<h3>Arjantin'den geldi, Florida ve Texas'a dağıtıldı</h3>

<p>Geri çağırmaya konu ürünlerin 15-20 Mayıs 2026 tarihleri arasında üretildiği ve Arjantin'deki Frigorifico Gorina SAIC tesisinden geldiği bildirildi.</p>

<p>Etlerin Florida ve Texas'taki dağıtıcı ve perakendecilere gönderildiği belirtilirken, ürünler arasında farklı kemiksiz sığır eti parçaları bulunuyor.</p>

<p>Sorunun FSIS'in rutin denetim faaliyetleri sırasında tespit edildiği bildirildi.</p>

<h3>Ette hastalık tespit edildi mi?</h3>

<p>Geri çağırmayla ilgili önemli ayrıntılardan biri de ürünlerde şu ana kadar açıklanmış bir hastalık veya kontaminasyon tespiti bulunmaması.</p>

<p>Yetkililere ulaşan doğrulanmış bir hastalık veya olumsuz reaksiyon vakası da bildirilmedi.</p>

<p>Dolayısıyla geri çağırmanın nedeni, etlerde belirlenmiş bir hastalık etkeninden ziyade, ABD'ye ithal edilen ürünlerin geçmesi gereken zorunlu yeniden denetim prosedürünün uygulanmamış olması.</p>

<p>Buna rağmen olay, ithal gıda ürünlerinde sınır kontrollerinden birinin atlanmasının ürünlerin piyasaya kadar ulaşabilmesine ilişkin önemli bir denetim tartışmasını beraberinde getirdi.</p>

<h3>Trump Arjantin etinde kotayı 100 bin tona çıkardı</h3>

<p>Olayı daha dikkat çekici hale getiren bir başka gelişme ise ABD'nin Arjantin sığır eti ithalatına yönelik 2026 yılı kararı.</p>

<p>ABD Başkanı Donald Trump, Şubat 2026'da Arjantin'den yapılacak belirli yağsız sığır eti ithalatı için 80 bin tonluk ilave tarife kotası açtı.</p>

<p>Arjantin'in daha önce yıllık 20 bin tonluk ülkeye özgü sığır eti kotası bulunuyordu. İlave düzenlemeyle 2026 yılında toplam kota imkânı 100 bin tona ulaşmış oldu. İlave 80 bin tonun yıl içerisinde dört ayrı 20 bin tonluk dilim halinde kullandırılması kararlaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>USDA'nın Arjantin'e ilişkin raporunda da ülkenin ABD'ye sığır eti ihracatındaki yeni fırsata dikkat çekiliyor. ABD'nin Arjantin'den yaptığı sığır eti ithalatının 2025 yılında 42 bin 445 tona ulaştığı belirtilirken, 2026'daki ilave kota özellikle yağsız kemiksiz sığır eti ürünlerini kapsıyor.</p>

<h3>İthalat artarken denetimin önemi de artıyor</h3>

<p>ABD'deki olayın ortaya koyduğu temel mesele ise ithalat miktarından çok ithal edilen etin denetim zincirinin eksiksiz işletilip işletilmediği.</p>

<p>Bir ülkenin veteriner sağlık sertifikası veya ihracat onayı, ithalatçı ülkenin kendi kontrollerinin yerini tutmuyor.</p>

<p>ABD'de yaşanan olayda da ürünlerin Arjantin'den gelmiş olması tek başına geri çağırmanın nedeni değil. Sorun, ABD'nin kendi mevzuatı kapsamında uygulanması gereken yeniden denetim aşamasının atlanması.</p>

<p>Bu nedenle olayın doğrudan “Arjantin eti sağlıksız” şeklinde değerlendirilmesi doğru olmaz.</p>

<p>Ancak 13,4 ton etin zorunlu yeniden denetimden geçmeden dağıtım zincirine girebilmiş olması, ithalat kontrollerinin ne kadar kritik olduğunu açık biçimde ortaya koyuyor.</p>

<h3>Türkiye açısından neden önemli?</h3>

<p>Türkiye de son yıllarda kırmızı et ve canlı hayvan ithalatını yoğun biçimde kullanan ülkeler arasında bulunuyor.</p>

<p>Dolayısıyla ABD'deki geri çağırma Türkiye açısından da önemli bir soruyu gündeme getiriyor:</p>

<h3>Türkiye'ye ithal edilen kırmızı etlerde sınırdan tüketiciye kadar denetim zinciri nasıl işliyor?</h3>

<p>İthal edilen ürünlerin veteriner sağlık belgelerinin kontrolünden fiziksel muayene ve gerekli laboratuvar analizlerine kadar bütün aşamaların eksiksiz uygulanması, ithalat miktarının arttığı dönemlerde daha da önem kazanıyor.</p>

<p>ABD'deki olayın Türkiye'ye doğrudan bir sağlık tehdidi oluşturduğunu söylemek için şu aşamada bir veri bulunmuyor.</p>

<p>Ancak yaşanan gelişme, ithal ette denetimin hiçbir aşamasının formalite olarak görülmemesi gerektiğini gösteren önemli bir örnek.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının da başta yüksek miktarda kırmızı et ithalatı yapılan ülkeler olmak üzere Türkiye'ye giren ürünlerde uygulanan kontrolleri kamuoyuna şeffaf biçimde açıklaması, tüketicide oluşabilecek soru işaretlerinin giderilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p>Çünkü mesele etin hangi ülkeden geldiğinden önce, Türkiye'ye girerken hangi kontrollerden geçtiği ve bu kontrollerin eksiksiz uygulanıp uygulanmadığıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/abdde-134-ton-arjantin-eti-geri-cagrildi-turkiye-icin-de-ithalat-denetimi-gundemde</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/abd-arjantin-eti-geri-cagirma-ithalat-denetimi.jpg" type="image/jpeg" length="78935"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tarım fiyatlarının görünmeyen yüzü! ABD-Çin rekabeti soya ve mısır piyasasını nasıl değiştiriyor?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/tarim-fiyatlarinin-gorunmeyen-yuzu-abd-cin-rekabeti-soya-ve-misir-piyasasini-nasil-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/tarim-fiyatlarinin-gorunmeyen-yuzu-abd-cin-rekabeti-soya-ve-misir-piyasasini-nasil-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel tarım piyasalarında fiyatları artık yalnızca üretim, rekolte ve stoklar belirlemiyor. ABD ile Çin arasındaki ekonomik rekabet, dolar-yuan dengesi, değişen ticaret rotaları ve jeopolitik gelişmeler; soya, mısır ve diğer tarımsal emtiaların fiyat oluşumunda giderek daha fazla rol oynuyor. Dünyanın para ve ticaret sistemindeki dönüşüm, Türkiye gibi tarımsal üretim potansiyeli yüksek ülkeler açısından da yeni risk ve fırsatları beraberinde getiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Dünya tarım piyasalarında son yıllarda yaşanan sert fiyat hareketleri, üretici ve piyasa aktörleri açısından önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Tarımsal emtia fiyatlarını gerçekte ne belirliyor?</p>

<p>Rekolte, stok miktarı, hava koşulları ve tüketim gibi klasik arz-talep unsurları önemini korurken, küresel para ve ticaret sistemindeki değişimlerin tarımsal emtia fiyatları üzerindeki etkisi de giderek daha görünür hale geliyor.</p>

<p>Bu tablonun merkezinde ise dünyanın en büyük iki ekonomisi ABD ile Çin arasındaki ekonomik ve ticari rekabet bulunuyor.</p>

<h3>ABD-ÇİN REKABETİ TARIM TİCARETİNİN ROTASINI DEĞİŞTİRİYOR</h3>

<p>ABD ile Çin arasındaki ticari gerilimlerin en fazla hissedildiği alanlardan biri tarım.</p>

<p>Çin'in dünyanın en büyük tarımsal emtia ithalatçılarından biri olması, ABD'nin ise soya fasulyesi, mısır ve birçok tarım ürününde önemli bir ihracatçı konumunda bulunması, iki ülke arasındaki her ticari kararın küresel piyasaya yansımasına neden oluyor.</p>

<p>Tarifeler veya ithalat tercihlerindeki değişiklikler Çin'in ABD yerine Brezilya gibi alternatif tedarikçilere yönelmesine, bunun sonucunda da küresel ticaret rotalarının yeniden şekillenmesine yol açabiliyor.</p>

<p>Böyle bir değişim yalnızca ABD ve Çin'i değil; Güney Amerika'daki üreticiden Asya'daki ithalatçıya kadar geniş bir tedarik zincirini etkileyebiliyor.</p>

<h3>TARIM ÜRÜNLERİ ARTIK SADECE TARLADA FİYATLANMIYOR</h3>

<p>Küresel piyasalardaki dönüşümün bir başka boyutunu para sistemi oluşturuyor.</p>

<p>Dolar, dünya ticaretinin ve emtia piyasalarının temel para birimi olma özelliğini sürdürürken Çin, yuanın uluslararası ticarette kullanım alanını genişletmeye çalışıyor.</p>

<p>Çin'in ABD Hazine tahvili portföyünü uzun vadede azaltması da iki ülke arasındaki finansal ilişkinin değişimini gösteren göstergelerden biri olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>2026 itibarıyla Japonya'nın yaklaşık 1,14 trilyon dolarlık ABD Hazine tahviliyle en büyük yabancı yatırımcı konumunu koruması, küresel finans sistemindeki sermaye hareketlerinin ulaştığı büyüklüğü de ortaya koyuyor.</p>

<h3>SOYA VE MISIR NEDEN ÖNEMLİ?</h3>

<p>ABD-Çin ticaretindeki değişimlerin etkisinin en net görülebildiği ürünlerin başında soya fasulyesi geliyor.</p>

<p>Çin'in devasa yem ve hayvancılık sektörü nedeniyle gerçekleştirdiği soya ithalatı, dünya yağlı tohum ticaretinin önemli belirleyicilerinden biri.</p>

<p>Çin'in hangi ülkeden ne kadar soya alacağına ilişkin değişiklikler ABD'deki stoklardan Brezilya'daki ihracat fiyatlarına, navlun maliyetlerinden diğer yağlı tohumlara kadar birçok piyasada zincirleme etki oluşturabiliyor.</p>

<p>Benzer mekanizma mısır ve diğer yem hammaddelerinde de görülebiliyor.</p>

<p>Dolayısıyla iki ülke arasındaki bir gümrük vergisi kararı dahi, binlerce kilometre uzaktaki üreticinin karşılaştığı fiyatı etkileyebilecek sonuçlar doğurabiliyor.</p>

<h3>TARIM FİYATLARININ ŞİFRESİ DEĞİŞİYOR</h3>

<p>Ortaya çıkan tablo, tarımsal emtia piyasalarını değerlendirirken yalnızca “Bu yıl ne kadar üretildi?” sorusuna bakmanın artık yeterli olmadığını gösteriyor.</p>

<p>Ürünü kim satın alıyor? Hangi para birimiyle ticaret yapılıyor? Hangi ülkeye hangi tarife uygulanıyor? Ticaret hangi liman ve koridorlara kayıyor? Küresel fonlar hangi yönde pozisyon alıyor?</p>

<p>Bu soruların cevapları da tarım ürünlerinin fiyat oluşumunun bir parçası haline geliyor.</p>

<p>Başka bir ifadeyle, tarım ürünleri artık yalnızca tarlada değil; döviz piyasalarında, borsalarda, limanlarda ve küresel güç mücadelesinin içinde de fiyatlanıyor.</p>

<h3>TÜRKİYE İÇİN RİSK Mİ, FIRSAT MI?</h3>

<p>Küresel ticaret sistemindeki dönüşüm Türkiye açısından da yakından izlenmesi gereken bir sürece işaret ediyor.</p>

<p>Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesi, coğrafi konumu ve Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Karadeniz arasındaki ticaret yollarına yakınlığı, değişen küresel ticaret düzeninde önemli avantajlar sağlayabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ancak bunun için dünya tarım piyasalarının yalnızca üretim rakamları üzerinden değil, finans, lojistik, enerji ve jeopolitikle birlikte okunması gerekiyor.</p>

<p>Dünyanın para ve ticaret düzeni yeniden şekillenirken toprağın, suyun, tarımsal üretimin ve diğer reel varlıkların stratejik önemi de artıyor.</p>

<p>Önümüzdeki dönemin temel sorusu ise şu olacak: ABD ile Çin arasındaki ekonomik güç mücadelesi derinleşirken, küresel tarım ticaretinin yeni kazananları hangi ülkeler olacak?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/tarim-fiyatlarinin-gorunmeyen-yuzu-abd-cin-rekabeti-soya-ve-misir-piyasasini-nasil-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 20:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/abd-cin-rekabeti-tarim-fiyatlari-soya-misir.jpg" type="image/jpeg" length="31416"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Buğdayda dengeler değişiyor! 720 bin tonluk alım geldi, gözler Karadeniz'e çevrildi]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/bugdayda-dengeler-degisiyor-720-bin-tonluk-alim-geldi-gozler-karadenize-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/bugdayda-dengeler-degisiyor-720-bin-tonluk-alim-geldi-gozler-karadenize-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya buğday piyasasında fiyatlardaki gerilemenin ardından büyük alıcılar yeniden sahneye çıktı. Cezayir'in 720 bin tonluk alımı ve Güney Kore'nin ABD buğdayına yönelmesi talebi canlandırırken, Karadeniz'den gelen güçlü ve ucuz arz fiyatları baskılamaya devam ediyor. Avrupa Birliği'nde üretim tahmininin düşürülmesi ve Karadeniz'deki savaş riski ise piyasanın yönünü değiştirebilecek iki önemli gelişme olarak öne çıkıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Dünya buğday piyasasında son dönemde yaşanan fiyat düşüşlerinin ardından talep tarafında dikkat çekici bir hareketlilik başladı. Büyük ithalatçıların yeniden alıma yönelmesi, fiyatların dip seviyelere yaklaşıp yaklaşmadığı tartışmasını da beraberinde getirdi.</p>

<p>Piyasanın bir tarafında cazip fiyatlardan yararlanmak isteyen ithalatçılar bulunurken, diğer tarafında Karadeniz bölgesinden dünya pazarlarına çıkan güçlü arz fiyatların yükselmesini engelliyor.</p>

<h3>CEZAYİR'DEN 720 BİN TONLUK DEV BUĞDAY ALIMI</h3>

<p>Talep tarafındaki en dikkat çekici gelişmelerden biri Cezayir'den geldi.</p>

<p>Cezayir'in uluslararası ihalede yaklaşık 720 bin ton buğdayı 289-290 dolar/ton CF seviyesinden satın aldığı bildirildi. Büyük hacimli alım, fiyatların gerilemesinin ithalatçı ülkeleri yeniden piyasaya çektiğine yönelik önemli bir işaret olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Güney Kore'nin de 36 bin 800 ton ABD menşeli buğday satın alması talep tarafındaki hareketliliği destekledi.</p>

<p>Son alımlar, uluslararası buğday piyasasında düşük fiyatlardan yararlanmak isteyen ülkelerin yeniden pozisyon almaya başladığını gösteriyor.</p>

<h3>KARADENİZ'DEN GELEN UCUZ BUĞDAY FİYATLARI BASKILIYOR</h3>

<p>Ancak alımların yeniden hızlanması henüz fiyatların yönünü yukarı çevirmeye yetmiş değil.</p>

<p>Rusya başta olmak üzere Karadeniz havzasından dünya piyasalarına çıkan rekabetçi fiyatlı buğday, küresel fiyatlar üzerinde önemli bir baskı oluşturmaya devam ediyor.</p>

<p>Bu nedenle piyasada fiyatların yükseleceği beklentisini taşıyanların eli henüz güçlenmiş değil. Yeni ihaleler talebi desteklese de Karadeniz arzının devam etmesi halinde kısa vadede fiyatların baskı altında kalabileceği değerlendiriliyor.</p>

<h3>KARADENİZ'DEKİ SAVAŞ BUĞDAY TİCARETİNİ YENİDEN GÜNDEME GETİRDİ</h3>

<p>Arz tarafında ise yalnızca üretim miktarı değil, buğdayın dünya pazarlarına güvenli şekilde ulaşıp ulaşamayacağı da giderek daha önemli hale geliyor.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'deki ticari gemi trafiğine yönelik oluşturduğu risk, bölgeden gerçekleştirilen tahıl ihracatının güvenliğine ilişkin endişeleri yeniden artırdı.</p>

<p>Karadeniz, Rusya ve Ukrayna'nın dünya tahıl ticaretindeki ağırlığı nedeniyle küresel buğday fiyatları açısından kritik öneme sahip. Bölgedeki sevkiyatların aksaması halinde bugün fiyatları aşağı çeken güçlü arz, kısa sürede farklı bir fiyatlama unsuruna dönüşebilir.</p>

<h3>AVRUPA'DA BUĞDAY ÜRETİM TAHMİNİ DÜŞÜRÜLDÜ</h3>

<p>Piyasayı destekleyebilecek bir başka gelişme ise Avrupa'dan geldi.</p>

<p>Expana, Avrupa Birliği'nin buğday hasadına ilişkin tahminini 1,5 milyon ton aşağı yönlü revize ederek 126,8 milyon tona düşürdü.</p>

<p>Üretim beklentisindeki aşağı yönlü revizyon, kısa vadede güçlü Karadeniz arzının gölgesinde kalsa da önümüzdeki dönemde küresel buğday dengeleri açısından yakından takip edilecek.</p>

<h3>BUĞDAY FİYATLARINDA YÖNÜ NE BELİRLEYECEK?</h3>

<p>Dünya buğday piyasasında böylece iki farklı güç karşı karşıya gelmiş durumda.</p>

<p>Bir tarafta Cezayir ve Güney Kore gibi ülkelerden gelen yeni talep, Avrupa'daki üretim beklentisinin aşağı çekilmesi ve Karadeniz'deki jeopolitik riskler bulunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Diğer tarafta ise Karadeniz'den dünya pazarlarına çıkan güçlü ve rekabetçi arz fiyatların yükselmesini sınırlıyor.</p>

<p>Bu nedenle önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek büyük uluslararası buğday ihaleleri ile Karadeniz'deki gelişmeler fiyatların yönü açısından belirleyici olacak.</p>

<p>Piyasanın temel sorusu artık şu: Büyük alıcıların geri dönüşü fiyatlarda dipten dönüşün işareti mi, yoksa Karadeniz'in güçlü arzı buğday fiyatlarını baskılamaya devam mı edecek?</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/bugdayda-dengeler-degisiyor-720-bin-tonluk-alim-geldi-gozler-karadenize-cevrildi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 20:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/bugday-fiyatlari-karadeniz-cezayir-alimi.jpg" type="image/jpeg" length="77858"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralya'da kuş gribi alarmı! Vaka sayısı bir haftada 62'den 220'ye çıktı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-kus-gribi-alarmi-vaka-sayisi-bir-haftada-62den-220ye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-kus-gribi-alarmi-vaka-sayisi-bir-haftada-62den-220ye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya'da yüksek patojeniteli H5 kuş gribinde vaka sayısı hızla yükseliyor. 7 Ağustos'ta 175 olan doğrulanmış veya pozitif kabul edilen vaka sayısı 9 Ağustos itibarıyla 220'ye çıktı. Vakalar yabani kuşlarda görülürken, ülkedeki kümes hayvanlarında ve tarımsal üretim sisteminde henüz H5 tespit edilmedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Avustralya'da yüksek patojeniteli H5 kuş gribinin yabani kuşlar arasındaki yayılımı yakından takip ediliyor. Ülkenin farklı bölgelerinden peş peşe yeni pozitif sonuçlar gelirken, vaka sayısındaki hızlı artış dikkat çekiyor.</p>

<p>Avustralya Tarım, Balıkçılık ve Orman Bakanlığının verilerine göre 7 Ağustos'ta 175 olan doğrulanmış veya pozitif kabul edilen H5 vakası, 8 Ağustos'taki yeni tespitlerle 215'e çıktı. 9 Ağustos saat 10.00 itibarıyla ise ülkede yabani kuşlarda doğrulanmış vaka sayısı 220'ye ulaştı.</p>

<h3>VAKA SAYISI BİR HAFTADA 62'DEN 220'YE ÇIKTI</h3>

<p>Salgının yayılma hızı rakamlara da yansıdı. Avustralya'da 2 Ağustos'ta 62 olarak bildirilen toplam vaka sayısı, 4 Ağustos'ta 102'ye, 6 Ağustos'ta 123'e ve 7 Ağustos'ta 175'e yükseldi. 9 Ağustos'ta ise sayı 220 olarak açıklandı.</p>

<p>Son resmi verilere göre vakaların 152'si Güney Avustralya, 53'ü Victoria, 10'u Batı Avustralya, 4'ü Yeni Güney Galler ve 1'i Queensland'de bulunuyor.</p>

<h3>YABANİ DENİZ KUŞLARINDA YOĞUNLAŞTI</h3>

<p>Vakalar şimdiye kadar özellikle yabani kuşlarda tespit edildi. Büyük tepeli sumrular (greater crested tern) salgında öne çıkan türlerden biri olurken, gümüş martı ve farklı deniz kuşlarında da pozitif sonuçlar bildirildi.</p>

<p>Özellikle Güney Avustralya ve Victoria'dan son günlerde art arda yeni vakalar gelmesi, yetkililerin yabani kuş popülasyonlarındaki hastalık takibini yoğunlaştırmasına neden oldu.</p>

<h3>EN KRİTİK NOKTA: KÜMES HAYVANLARINDA HENÜZ VAKA YOK</h3>

<p>Hastalığın yabani kuşlarda hızla yayılmasına karşın Avustralya kanatlı sektörü açısından kritik eşik henüz aşılmış değil.</p>

<p>Avustralya Tarım Bakanlığı, kümes hayvanlarında veya ülkenin daha geniş tarımsal üretim sisteminde H5 kuş gribi tespit edilmediğini bildiriyor. İnsan sağlığına yönelik mevcut risk de düşük olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Bununla birlikte yabani kuşlardan ticari kanatlı işletmelerine olası bulaşma riski nedeniyle biyogüvenlik önlemleri önem kazanıyor. Avustralyalı yetkililer, özellikle yabani kuşların kümes hayvanlarının yem ve su kaynaklarıyla temasının engellenmesine dikkat çekiyor.</p>

<h3>KANATLI SEKTÖRÜ İÇİN BİYOGÜVENLİK UYARISI</h3>

<p>Avustralya'daki gelişmeler, kuş gribinde erken teşhis ve biyogüvenlik uygulamalarının önemini bir kez daha gündeme getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yabani kuşlarda başlayan yayılımın ticari işletmelere ulaşmasının önlenmesi için kümeslerin yabani kuşlarla temasının sınırlandırılması, yem ve su kaynaklarının korunması, işletmeler arasındaki insan, araç ve ekipman hareketlerinde biyogüvenlik kurallarının uygulanması ve şüpheli hayvan ölümlerinin hızlı şekilde bildirilmesi kritik önem taşıyor.</p>

<p>Avustralya'daki tablo Türkiye açısından da özellikle kanatlı sektörü ve hayvan sağlığı otoritelerinin yakından izlemesi gereken bir gelişme olarak öne çıkıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-kus-gribi-alarmi-vaka-sayisi-bir-haftada-62den-220ye-cikti</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 20:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/avustralya-kus-gribi-vaka-sayisi-artiyor.jpg" type="image/jpeg" length="87674"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD'de çiftçinin 500 milyar dolarlık borcu kimin elinde? Tarım finansmanında iki dev öne çıkıyor]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/abdde-ciftcinin-500-milyar-dolarlik-borcu-kimin-elinde-tarim-finansmaninda-iki-dev-one-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/abdde-ciftcinin-500-milyar-dolarlik-borcu-kimin-elinde-tarim-finansmaninda-iki-dev-one-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de tarım sektörünün kredi borcu 500 milyar dolar seviyesini aşarken, finansmanın büyük bölümü iki ana yapı tarafından sağlanıyor. Tarım Kredi Sistemi (Farm Credit System) ile ticari bankalar, çiftçi borçlarının yüzde 80'inden fazlasını elinde bulunduruyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>ABD'de tarım sektörünün kullandığı kredi hacmi 500 milyar doların üzerine çıkarken, çiftçilerin finansmana erişiminde iki büyük kurum grubu belirleyici rol oynuyor.</p>

<p>Verilere göre, çiftçilerin toplam kredi borcunun yaklaşık yüzde 46'sı Tarım Kredi Sistemi (Farm Credit System) tarafından finanse ediliyor. Yaklaşık 557 milyar dolarlık varlığa sahip sistem, ülkenin en büyük tarımsal kredi sağlayıcısı konumunda bulunuyor.</p>

<h3>Bankalar ikinci sırada</h3>

<p>Tarım sektörüne kredi sağlayan ticari bankaların toplam kredi hacmi ise 212 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bu rakam, çiftçi borçlarının yaklaşık yüzde 35,7'sine karşılık geliyor.</p>

<p>Kalan finansman ise sigorta şirketleri, ekipman ve girdi satıcılarının sağladığı ticari krediler ile diğer finans kuruluşları arasında paylaşılıyor.</p>

<h3>En büyük kredi sağlayıcısını belirlemek kolay değil</h3>

<p>Uzmanlara göre ABD'de tarımsal kredi sağlayıcılarını tek tek sıralamak oldukça güç. Bunun nedeni ise kullanılan veri setleri, kredi türleri ve kurum sınıflandırmalarının farklılık göstermesi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Geçmiş yıllarda yapılan değerlendirmelerde Farm Credit birlikleri, MetLife ve Rabobank tarım sektörünün önde gelen finans kuruluşları arasında gösterilirken, sektör uzmanları genel tablonun bugün de büyük ölçüde benzer olduğunu ifade ediyor.</p>

<h3>Çiftçilere öneri: Tek kurumla yetinmeyin</h3>

<p>Uzmanlar, finansman arayan üreticilere yalnızca tek bir kredi kuruluşuyla görüşmek yerine farklı kurumların faiz oranlarını ve kredi koşullarını karşılaştırmalarını tavsiye ediyor.</p>

<p>Bu sayede üreticilerin daha düşük maliyetli finansman bulma ve daha uygun geri ödeme koşullarına ulaşma imkânı elde edebileceği belirtiliyor.</p>

<h3>Finansmanda yeni eğilim</h3>

<p>ABD tarımında son yıllarda kredi kullanımında kademeli bir değişim yaşanıyor. Finansmanın bir bölümü ticari bankalardan kooperatif tipi kredi kuruluşlarına ve satıcı finansmanına yönelse de, sektörün kullandığı tarımsal kredilerin büyük kısmı hâlâ Tarım Kredi Sistemi ile ticari bankaların kontrolünde bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/abdde-ciftcinin-500-milyar-dolarlik-borcu-kimin-elinde-tarim-finansmaninda-iki-dev-one-cikiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 08:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/abd-ciftci-borcu-tarim-kredi-sistemi-bankalar-500-milyar-dolar.jpg" type="image/jpeg" length="57034"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin et ithalatında frene bastı! Gözler Türkiye pazarına çevrildi]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/cin-et-ithalatinda-frene-basti-gozler-turkiye-pazarina-cevrildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/cin-et-ithalatinda-frene-basti-gozler-turkiye-pazarina-cevrildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çin'in sığır eti pazarında uyguladığı katı kotalar ve yüzde 55'lik vergiler küresel ticarette taşları yerinden oynatırken, devasa et stoklarının Türkiye gibi ülkelere yönelme riskini artırdı. Yüksek girdi maliyetleriyle boğuşan Türk besiciler ucuz ithal et dalgası karşısında iflas tehlikesiyle karşı karşıya kalırken, üretici acil korumacı önlemler alınması çağrısında bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Çin'in 1 Ocak 2026 itibarıyla sığır eti pazarında hayata geçirdiği sert korumacı politikalar, dünya gıda ticaretinde domino etkisi yaptı. Uygulanan katı ithalat kotaları ve yüzde 55'lik yüksek gümrük vergileri sayesinde dışa bağımlılığını büyük ölçüde azaltan Pekin yönetimi, yerli sığır varlığını 90 milyon başa ulaştırdı. İç Moğolistan başta olmak üzere yapılan stratejik verimlilik yatırımları ve kısıtlamalar sayesinde Çin iç piyasasında et fiyatları yüzde 21 oranında düştü.</p>

<p>Bu radikal dönüşüm, başta Avustralya ve Arjantin olmak üzere dünyanın önde gelen büyükbaş hayvan ve et ihracatçılarını sarsarken, bu ülkeleri yeni pazar arayışlarına ve ciddi bir arz fazlasına sürükledi.</p>

<h3>Türkiye'deki Üretici İçin Büyük Tehlike: "Ucuz Et Stoku" Türkiye'ye mi Yönelecek?</h3>

<p>Çin pazarının kapanmasıyla birlikte küresel ölçekte biriken yüksek miktardaki ucuz et stoklarının Türkiye gibi denetimsiz ve plansız ithalat kapısı aralayan ülkelere yönelme riski endişeye neden oldu.</p>

<p>Özellikle Brezilya ve Arjantin gibi dev üreticilerden gelebilecek ucuz et akını, yüksek yem, enerji ve veterinerlik maliyetleriyle ayakta kalmaya çalışan Türk besicisini adeta köşeye sıkıştırdı. Artan maliyetler karşısında ezilen yerli üreticiler, dışarıdan gelecek ucuz et dalgasıyla rekabet edemez duruma gelerek iflas riskiyle karşı karşıya kalıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Üreticilerden Bakanlığa Çağrı: "Korumacı Kalkan Şart"</h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığının hayvancılık politikaları eleştirilirken, günü kurtaran ithalat hamlelerinden vazgeçilmesi gerektiğinin altı çiziliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/cin-et-ithalatinda-frene-basti-gozler-turkiye-pazarina-cevrildi</guid>
      <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/cin-et-ithalati-kuresel-et-piyasasi.jpg" type="image/jpeg" length="20494"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İngiltere'de çiftçilerin hükümete güveni dibe vurdu! İşte Defra raporunun çarpıcı sonuçları]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/ingilterede-ciftcilerin-hukumete-guveni-dibe-vurdu-iste-defra-raporunun-carpici-sonuclari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/ingilterede-ciftcilerin-hukumete-guveni-dibe-vurdu-iste-defra-raporunun-carpici-sonuclari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra) tarafından yayımlanan Nisan 2026 tarihli "Çiftçi Görüş Takibi" raporunu değerlendirdi. Rapora göre İngiliz çiftçilerinin yüzde 71'i hükümetin tarım politikalarının başarılı olacağına güvenmezken, artan maliyetler ve iklim değişikliği sektörün en önemli sorunları arasında gösterildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı (Defra) tarafından yayımlanan Nisan 2026 tarihli Çiftçi Görüş Takibi raporu, ülkedeki tarım sektöründe güven sorununun derinleştiğini ortaya koydu.</p>

<p>Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci'nin değerlendirdiği rapora göre, çiftçilerin büyük bölümü hükümetin tarım politikalarının geleceğine güven duymuyor.</p>

<h3>Çiftçilerin yüzde 71'i hükümetin tarım vizyonuna güvenmiyor</h3>

<p>Rapora göre araştırmaya katılan çiftçilerin yüzde 71'i, yeni tarım planlarının ve düzenlemelerin sektör için başarılı bir gelecek sağlayacağına inanmadığını ifade etti.</p>

<p>Öte yandan Defra'nın ortaya koyduğu tarım vizyonunu tam olarak anladığını söyleyenlerin oranı yalnızca yüzde 7 oldu. Katılımcıların yarısı ise vizyonu ancak genel hatlarıyla anlayabildiğini belirtti.</p>

<h3>En büyük sorun maliyetler</h3>

<p>Rapor, çiftçilerin önümüzdeki yıllarda önemli değişiklikler yapmak zorunda kalacağını da gösteriyor.</p>

<p>Araştırmaya göre çiftliklerin yüzde 82'si ya işletmesini değiştirmeye başlamış durumda ya da önümüzdeki beş yıl içinde bunu yapmak zorunda kalacağını düşünüyor.</p>

<h3>Bu değişimin başlıca nedenleri ise şöyle sıralanıyor:</h3>

<ul>
 <li>Girdi maliyetlerindeki artış (%79)</li>
 <li>Ürün satış fiyatlarındaki belirsizlik (%61)</li>
 <li>Hava koşulları ve iklim değişikliği (%56)</li>
 <li>Çiftçiler farklı gelir kaynaklarına yöneliyor</li>
</ul>

<p>Rapora göre İngiliz çiftçilerinin yüzde 37'si tarım dışı faaliyetlerle gelir çeşitlendirmeyi planlarken, yüzde 23'ü ise işletmesini küçültmeyi düşünüyor.</p>

<p>Bu veriler, tarımsal üretimin ekonomik sürdürülebilirliğine ilişkin kaygıların giderek arttığını ortaya koyuyor.</p>

<h3>Gelecek beklentisi de zayıflıyor</h3>

<p>Araştırmada kendi işletmesinin geleceği konusunda iyimser olduğunu söyleyen çiftçilerin oranı yüzde 35'te kalırken, İngiltere tarım sektörünün genel geleceğine olumlu bakanların oranı ise yüzde 26 olarak ölçüldü.</p>

<h3>Ergin Kahveci: Çiftçinin sorunları dünyanın her yerinde benzer</h3>

<p>Raporu değerlendiren Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, açıklanan verilerin İngiltere'ye ait olduğuna özellikle dikkat çekerek, dünyanın birçok ülkesinde çiftçilerin benzer ekonomik sorunlarla karşı karşıya bulunduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kahveci, dikkat çekici olan noktanın ise bu verilerin doğrudan İngiltere Çevre, Gıda ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılması olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>"Dünyanın her yerinde çiftçilerin sorunları benzer. Farkı oluşturan ise uygulanan tarım politikaları, ekonomik tercihler ve yönetim anlayışıdır."</strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/ingilterede-ciftcilerin-hukumete-guveni-dibe-vurdu-iste-defra-raporunun-carpici-sonuclari</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 15:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/ingiltere-tarim-bakanligi-defra-ciftci-raporu.jpg" type="image/jpeg" length="27804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünya tarımında dengeler bozuldu! Bir ülkede ürün yok, diğerinde alıcı yok]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/dunya-tariminda-dengeler-bozuldu-bir-ulkede-urun-yok-digerinde-alici-yok</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/dunya-tariminda-dengeler-bozuldu-bir-ulkede-urun-yok-digerinde-alici-yok" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel tarım piyasaları son yılların en dalgalı dönemlerinden birini yaşıyor. Fransa'da mısır üretimi sert düşerken, Yunanistan'da buğday depolarda bekliyor. Çin'in artan soya alımları fiyatları yükseltirken, Kanada'daki üretim kaybı durum buğdayında yeni bir arz krizinin habercisi olarak görülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Küresel tarım piyasalarında birbirinden tamamen farklı gelişmeler aynı anda yaşanıyor. Bir tarafta kuraklık ve olumsuz hava koşulları nedeniyle üretim gerilerken, diğer tarafta talep yetersizliği nedeniyle ürünler depolarda bekliyor. Buna Çin'in güçlü ithalatı ve Karadeniz'deki jeopolitik riskler de eklenince tarımsal emtia piyasalarında oynaklık giderek artıyor.</p>

<p>Uzmanlar, önümüzdeki aylarda hava koşulları ve jeopolitik gelişmelerin fiyatlar üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini değerlendiriyor.</p>

<h2>Fransa'da mısır üretimi sert darbe aldı</h2>

<p>Avrupa'nın önemli üreticilerinden Fransa'da olumsuz hava koşulları mısır tarlalarını vurdu. Verimde yaşanan ciddi düşüş nedeniyle ülkenin son onlarca yılın en zayıf hasatlarından biriyle karşı karşıya olduğu belirtiliyor. Üretimdeki gerileme Avrupa yem piyasasını da yakından ilgilendiriyor.</p>

<h3>Yunanistan'da buğday depolarda kaldı</h3>

<p>Yunanistan'da ise farklı bir tablo yaşanıyor. Üreticiler ve kooperatifler, yeterli alıcı bulunamaması nedeniyle buğdaylarını depolarda tutmaya devam ediyor. Talepteki zayıflık, piyasanın normal işleyişini zorlaştırırken satışların yavaşlamasına neden oluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Çin'in alımları soya fiyatlarını yükseltti</h3>

<p>Dünyanın en büyük tarımsal emtia alıcılarından Çin'in yeniden hız kazanan soya ithalatı, uluslararası piyasalarda fiyatları yukarı taşıdı. Şikago Ticaret Borsası'nda soya fasulyesi vadeli işlemleri son dönemin en güçlü yükselişlerinden birini yaşadı.</p>

<h3>Kanolada arz endişesi büyüyor</h3>

<p>Kanola piyasasında da yukarı yönlü baskı dikkat çekiyor. Almanya'daki zayıf hasat beklentisi ile Rusya-Ukrayna geriliminin Karadeniz ticaretine yönelik oluşturduğu riskler fiyatları destekliyor. Petrol fiyatlarındaki yükselişin biyodizel talebini artırması da kanolaya olan ilgiyi güçlendiriyor.</p>

<h3>Durum buğdayında yeni arz riski</h3>

<p>Makarnalık buğday piyasasında ise gözler Kanada'da. Dünyanın en büyük durum buğdayı ihracatçılarından biri olan ülkede ekim alanlarının daralması üretimi aşağı çekti. Üretimin geçen yıla göre yaklaşık yüzde 8 gerileyerek 6 milyon tona düşmesi, küresel arzın daha da sıkışabileceğine işaret ediyor.</p>

<h3>Türkiye açısından ne anlama geliyor?</h3>

<p>Türkiye, yem hammaddeleri, yağlı tohumlar ve bazı hububat ürünlerinde uluslararası piyasalardaki gelişmelerden doğrudan etkileniyor. Bu nedenle dünya piyasalarında yaşanabilecek yeni arz sorunları veya fiyat hareketleri, ithalat maliyetlerinden iç piyasa fiyatlarına kadar birçok alanda etkisini gösterebilir.</p>

<p>Özellikle mısır, soya ve durum buğdayındaki gelişmelerin önümüzdeki aylarda hem yem sanayisi hem de un ve makarna sektörünün maliyetlerini yakından etkilemesi bekleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/dunya-tariminda-dengeler-bozuldu-bir-ulkede-urun-yok-digerinde-alici-yok</guid>
      <pubDate>Sun, 02 Aug 2026 12:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/08/dunya-tarim-piyasalari-arz-krizi-soya-bugday-misir-kanola.jpg" type="image/jpeg" length="82118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Çin tarımda vites yükseltti! 5 yılda 50 milyon ton ek tahıl üretimi hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/cin-tarimda-vites-yukseltti-5-yilda-50-milyon-ton-ek-tahil-uretimi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/cin-tarimda-vites-yukseltti-5-yilda-50-milyon-ton-ek-tahil-uretimi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, Çin'in 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Tarım ve Kırsal Alanların Modernleşmesi Planı'nı değerlendirdi. Plana göre Çin, teknoloji odaklı üretim modeliyle 720 ilçeyi pilot üretim merkezine dönüştürerek 50 milyon ton ilave tahıl üretimi hedefliyor. Aynı zamanda tarım ithalatını çeşitlendirmeyi ve küresel ölçekte rekabet edebilecek tarım şirketleri oluşturmayı amaçlıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı değerlendirmede Çin'in açıkladığı 2026-2030 Tarım ve Kırsal Alanların Modernleşmesi Planı'nın dünya tarımı açısından önemli mesajlar içerdiğini belirtti.</p>

<p>Kahveci'nin aktardığı bilgilere göre plan, Çin Komünist Partisi'nin 2035 yılına kadar tarım ve kırsal alanlarda tam modernizasyon hedefinin en önemli aşamalarından birini oluşturuyor.</p>

<h3>Hedef 50 milyon ton ilave tahıl üretimi</h3>

<p>Plana göre Çin, önümüzdeki beş yılda tahıl üretim kapasitesini artırmayı hedefliyor. Bu kapsamda ülke genelinde 720 ilçe özel üretim alanı olarak belirlendi. Bu bölgelerde ileri tarım teknolojileri uygulanarak yaklaşık 50 milyon ton ilave tahıl üretimi sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Böylece Çin'in tahıl üretim kapasitesinin 725 milyon metrik tona çıkarılması hedefleniyor.</p>

<h3>Teknoloji merkezde olacak</h3>

<p>Kahveci'nin paylaşımına göre yeni stratejinin merkezinde tarımsal teknoloji bulunuyor.</p>

<p>Plan kapsamında;</p>

<ul>
 <li>Geliştirilmiş tarım arazileri,</li>
 <li>Yüksek verimli tohumlar,</li>
 <li>Modern tarım makineleri,</li>
 <li>Dijital üretim teknikleri,</li>
 <li>Verimliliği artıran yeni üretim modelleri</li>
</ul>

<p>bir arada uygulanarak üretim artışının sağlanması hedefleniyor.</p>

<h3>Tarım ithalatında yeni strateji</h3>

<p>Çin sadece üretimi artırmayı değil, küresel tarım ticaretindeki konumunu da güçlendirmeyi planlıyor.</p>

<p>Bu kapsamda tarım ithalatının daha fazla ülkeye yayılması, dışa bağımlılık risklerinin azaltılması ve uluslararası pazarlarda rekabet edebilecek güçlü yerli tarım şirketlerinin oluşturulması hedefleniyor.</p>

<h3>Tarım turizm ve e-ticaretle entegre edilecek</h3>

<p>Plan yalnızca tarımsal üretimi kapsamıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kırsal kalkınma stratejisi kapsamında tarımın turizm, kültür ve e-ticaret ile bütünleştirilmesi, ürünlerin katma değerinin artırılması, işleme sanayisinin geliştirilmesi ve soğuk zincir altyapısının güçlendirilmesi de öncelikler arasında yer alıyor.</p>

<p>Ergin Kahveci, söz konusu planın Çin'in artık geçiş sürecini tamamlayarak 2035 yılına kadar güçlü bir tarım ülkesi olma hedefi doğrultusunda modern, teknoloji odaklı ve yüksek verimli üretim modeline geçtiğinin önemli bir göstergesi olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/cin-tarimda-vites-yukseltti-5-yilda-50-milyon-ton-ek-tahil-uretimi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/cin-tarim-plani-2030-ergin-kahveci-tahil-uretimi.jpg" type="image/jpeg" length="13035"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB'de dikkat çeken tablo! Sığır varlığı düştü, canlı hayvan ihracatı arttı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/abde-dikkat-ceken-tablo-sigir-varligi-dustu-canli-hayvan-ihracati-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/abde-dikkat-ceken-tablo-sigir-varligi-dustu-canli-hayvan-ihracati-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, Avrupa Birliği'nin 2014-2024 dönemine ilişkin canlı sığır verilerini paylaştı. Verilere göre AB-23 ülkelerinde toplam sığır varlığı yüzde 8,6 azalmasına rağmen canlı sığır ihracatının değeri yüzde 58, ihracat hacmi ise yüzde 15,8 arttı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Avrupa Birliği'nin 2014-2024 dönemine ilişkin canlı sığır ihracatı ve hayvan varlığı verilerini değerlendirdi.</p>

<p>Kahveci'nin paylaştığı verilere göre, İsveç, Finlandiya, Malta ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi hariç AB-23 ülkelerinde son 10 yılda sığır varlığı azalırken canlı hayvan ihracatı hem değer hem de miktar açısından artış gösterdi.</p>

<h3>Sığır sayısı yüzde 8,6 azaldı</h3>

<p>Paylaşılan verilere göre AB-23 ülkelerinde toplam canlı sığır popülasyonu 2014 yılında 76,2 milyon baş seviyesindeyken, 2024 yılında 69,7 milyon başa geriledi.</p>

<p>Böylece son 10 yılda sığır varlığında yüzde 8,6'lık bir azalma yaşandı.</p>

<h3>Canlı sığır ihracatının değeri yüzde 58 arttı</h3>

<p>Hayvan sayısındaki düşüşe rağmen canlı sığır ihracatında dikkat çekici bir artış yaşandı.</p>

<p>Buna göre:</p>

<p>Canlı sığır ihracatının değeri 2,262 milyar Euro'dan 3,575 milyar Euro'ya yükselerek yüzde 58 arttı.<br />
İhracat hacmi ise yüzde 15,77 artış gösterdi.</p>

<p>Kahveci, ihracat değerindeki artışın, ihracat hacmindeki artıştan daha yüksek olmasının hayvan başına ihracat değerinin yükseldiğine veya daha yüksek değerli hayvanların ihraç edildiğine işaret ettiğini belirtti.</p>

<h3>Üretim anlayışı değişiyor</h3>

<p>Paylaşımda, AB hayvancılık sektöründeki bu gelişmenin yalnızca üretim artışından kaynaklanmadığına dikkat çekildi.</p>

<p>Buna göre sektör, hayvan sayısını artırmaya dayalı üretim modelinden verimlilik, üretkenlik ve modernizasyon odaklı bir yapıya geçiş sürecini yaşıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>2035'e kadar ihracatta düşüş bekleniyor</h3>

<p>Kahveci'nin aktardığı Avrupa Komisyonu tahminlerine göre ise AB'nin canlı hayvan ihracatının 2022-2035 döneminde yıllık ortalama yüzde 3,2 azalması bekleniyor.</p>

<p>Bu gerilemede, hayvan arzındaki daralma ile jeopolitik gelişmeler nedeniyle bazı pazarlara erişimin zorlaşmasının etkili olacağı öngörülüyor.</p>

<h3>Fransa ilk sırada, Çekya hayvan başına değerde zirvede</h3>

<p>Paylaşılan verilere göre;</p>

<ul>
 <li>Hayvan başına en yüksek ihracat değeri 123,36 Euro ile Çekya'da gerçekleşti.</li>
 <li>Ortalama ihracat değeri 1,344 milyar Euro ile Fransa ilk sırada yer aldı.</li>
 <li>En yüksek ortalama ihracat miktarı ise 434 bin 881 tonla yine Fransa'nın olurken, Hollanda 101 bin 161 tonla ikinci sırada yer aldı.</li>
</ul></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/abde-dikkat-ceken-tablo-sigir-varligi-dustu-canli-hayvan-ihracati-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/ergin-kahveci-ab-canli-sigir-ihracati.jpg" type="image/jpeg" length="82970"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Ormanlarda koyun ve keçi otlatmasına AB'den dikkat çeken karar]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/ormanlarda-koyun-ve-keci-otlatmasina-abden-dikkat-ceken-karar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/ormanlarda-koyun-ve-keci-otlatmasina-abden-dikkat-ceken-karar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Komisyonu, koyun ve keçi yetiştiriciliğine ilişkin yeni hayvancılık stratejisinde dikkat çeken bir değişikliğe imza attı. Komisyon, yıllardır çevresel baskı unsuru olarak değerlendirilen otlatmanın ekosistemlerin korunması, orman yangınlarının önlenmesi ve kırsal alanların sürdürülebilirliği açısından stratejik öneme sahip olduğunu kabul etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Türkiye'de özellikle ormanlık alanlarda keçi otlatılmasına yönelik kısıtlamalar zaman zaman tartışma konusu olurken, Avrupa Birliği'nin yeni yaklaşımı dikkat çekti. Tarım politikaları uzmanı Ergin Kahveci de Avrupa Komisyonu'nun kararını sosyal medya hesabından paylaşarak gelişmeyi kamuoyuna duyurdu.</p>

<h3>"Sürüler sadece üretim yapmıyor, çevreyi de koruyor"</h3>

<p>Avrupa Komisyonu'nun yayımladığı Avrupa Birliği Hayvancılık Stratejisi, et ve süt üretiminin ötesinde, koyun ve keçi yetiştiriciliğinin çevresel ve toplumsal katkılarını da resmen tanıyor.</p>

<p>Belgede, uzun yıllardır sektörün dile getirdiği "<strong>sürülerin yaptığı işin toplum için bir çevre hizmeti olduğu</strong>" görüşüne yer veriliyor. Böylece yaygın otlatmanın yalnızca hayvancılık faaliyeti değil, doğal alanların yönetiminde önemli bir araç olduğu vurgulanıyor.</p>

<p><strong><span style="color:#e74c3c">Bu haber de dikkatinizi çekebilir →</span></strong> <strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/turksekerin-baremli-seker-kurgusu-piyasa-iki-firmaya-nasil-peskes-cekiliyor" target="_self">Türkşeker’in "Baremli Şeker" kurgusu: Piyasa iki firmaya nasıl peşkeş çekiliyor?</a></strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>35 milyon hektarlık alan otlatmaya bağlı</h3>

<p>Komisyonun değerlendirmesine göre, Avrupa'da koruma altındaki yaklaşık 35 milyon hektarlık yaşam alanının sağlıklı şekilde korunabilmesi büyük ölçüde kontrollü otlatmaya bağlı.</p>

<p>Belgede, hayvancılığın ortadan kalkması halinde otlak ve açık alanların zamanla çalılıklarla kaplanacağı, bunun da biyolojik çeşitliliği azaltırken orman yangınlarını besleyen yanıcı bitki örtüsünü artıracağı ifade ediliyor.</p>

<p>Koyun ve keçi sürülerinin otları, çalıları ve genç sürgünleri tüketmesi sayesinde doğal yakıt yükünün azaldığı, bunun da yangın riskinin düşürülmesine katkı sağladığı belirtiliyor.</p>

<p><strong><span style="color:#e74c3c">Güncel kırmızı et fiyatları kaç lira? →</span></strong> <strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/sigir-kesim-fiyatlari" target="_self">Kırmızı et fiyatları (19 Temmuz 2026)</a></strong></p>

<h3>Koyun ve keçi varlığı hızla azalıyor</h3>

<p>Strateji belgesi, Avrupa'daki küçükbaş hayvancılığın yaşadığı gerilemeyi de ortaya koyuyor.</p>

<p>Son 20 yılda Avrupa Birliği'nde koyun ve keçi varlığının yüzde 26 azaldığı, toplam sayının bugün yaklaşık 54 milyon koyun ve 10 milyon keçiye gerilediği kaydediliyor.</p>

<p>Komisyon, bu gerilemenin yalnızca hayvansal üretimi değil, doğal ekosistemlerin yönetimini de olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.</p>

<h3>Ergin Kahveci: "Yıllardır savunduğumuz görüş doğrulandı"</h3>

<p>Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci de sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Avrupa Komisyonu'nun kararının küçükbaş hayvancılık sektörü açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirtti.</p>

<p>Kahveci, <strong>"Koyun ve keçi yetiştiriciliği sektörü için bu tanınma, yıllardır savunduğumuz bir gerçeği doğruluyor. Sürüler sadece kaliteli gıda üretmiyor, aynı zamanda çevre temizliği yaparak yangın riskini azaltıyor."</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Bu yeni yaklaşımın, koyun ve keçi yetiştiriciliğinin yalnızca ekonomik değil, ekolojik açıdan da stratejik bir faaliyet olarak görülmesi bakımından önemli bir politika değişikliğine işaret ettiği değerlendiriliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/ormanlarda-koyun-ve-keci-otlatmasina-abden-dikkat-ceken-karar</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/ab-ormanlarda-koyun-keci-otlatmasi.jpg" type="image/jpeg" length="96955"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[AB, gübre ve enerji krizi için çiftçiye 540 milyon avroluk destek açıkladı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/ab-gubre-ve-enerji-krizi-icin-ciftciye-540-milyon-avroluk-destek-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/ab-gubre-ve-enerji-krizi-icin-ciftciye-540-milyon-avroluk-destek-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği (AB), Orta Doğu'da yaşanan gerilim nedeniyle artan gübre ve enerji maliyetlerinden etkilenen çiftçileri desteklemek amacıyla 540 milyon avroluk olağanüstü yardım paketini onayladı. Destek, en fazla maliyet artışı yaşayan sektörlere yönlendirilecek ve üye ülkeler isterlerse bu kaynağı ulusal bütçeleriyle üç katına kadar çıkarabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Avrupa Komisyonu'nun teklifinin üye ülkeler tarafından kabul edilmesiyle birlikte, AB tarım rezervinden toplam 540 milyon avro kaynak ayrıldı. Yardımın amacı, özellikle gübre ve enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle gelir kaybı yaşayan çiftçilerin nakit ihtiyacını karşılamak ve üretimin devamını sağlamak olarak açıklandı.</p>

<h3>En büyük pay Fransa, Polonya ve Almanya'nın</h3>

<p>Dağıtılacak destekten en yüksek payı Fransa 107,1 milyon avro, Polonya 66,6 milyon avro, Almanya 60,3 milyon avro, İspanya 50,2 milyon avro ve İtalya 45,6 milyon avro alacak.</p>

<p>Diğer ülkeler için ayrılan destek tutarları ise üretim büyüklüğü ve krizden etkilenme düzeyine göre belirlendi.</p>

<h3>Destekler ulusal bütçeyle artırılabilecek</h3>

<p>Komisyon, üye ülkelere AB tarafından sağlanan kaynağın üzerine yüzde 200'e kadar ilave ulusal destek verme imkanı da tanıdı. Böylece bazı ülkelerde çiftçiye sağlanacak toplam yardım, AB katkısının üç katına kadar çıkabilecek.</p>

<p>Mali desteklerin 28 Şubat 2027 tarihine kadar çiftçilere ulaştırılması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Amaç üretimin devamını sağlamak</h3>

<p>Komisyon, Orta Doğu krizinin özellikle enerji ve gübre piyasalarında oluşturduğu maliyet baskısının Avrupa'daki çiftçileri ciddi bir likidite sorunuyla karşı karşıya bıraktığını belirtti.</p>

<p>Açıklamada, çiftçilerin 2027 üretim sezonu öncesinde ekim kararlarını vereceği kritik dönemde finansman sıkıntısı yaşamalarının tarımsal üretimi riske atabileceği vurgulandı. Bu nedenle olağanüstü destek paketinin üretimin sürdürülebilirliği açısından gerekli olduğu ifade edildi.</p>

<p>Söz konusu yardım paketinin, Avrupa Komisyonu'nun mayıs ayında açıkladığı Gübre Eylem Planı kapsamında hayata geçirilen acil önlemlerden biri olduğu bildirildi.</p>

<h3>Avrupa'nın mesajı: Üretim maliyeti artarsa devlet devreye giriyor</h3>

<p>AB'nin açıkladığı paket, Orta Doğu krizinin tarımsal üretim üzerindeki etkilerini azaltmayı hedefleyen ilk büyük mali desteklerden biri olarak dikkat çekiyor. Özellikle gübre ve enerji gibi temel girdilerde yaşanan maliyet artışlarının çiftçinin üretimden çekilmesine yol açmaması için doğrudan gelir desteği sağlanması, Avrupa'nın tarımsal üretimi koruma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://commission.europa.eu/index_en</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/ab-gubre-ve-enerji-krizi-icin-ciftciye-540-milyon-avroluk-destek-acikladi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Jul 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/ab-ciftci-destek-paketi-540-milyon-avro.jpg" type="image/jpeg" length="71402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye ithalata yöneldi, İspanyol çiftçi 200 ton soğanı bedava dağıttı!]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/turkiye-ithalata-yoneldi-ispanyol-ciftci-200-ton-sogani-bedava-dagitti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/turkiye-ithalata-yoneldi-ispanyol-ciftci-200-ton-sogani-bedava-dagitti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de soğan fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle ithalat vergisi düşürülerek dış alımın önü açılırken, İspanya'nın Sevilla kentinde bir çiftçi ürününü kilogramı 13 euro sente satamadığı için 200 tondan fazla soğanı ücretsiz dağıtmaya başladı. Üretici, hasat maliyetini bile karşılayamayınca tarlasını vatandaşlara açtı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Türkiye'de soğan fiyatlarının yükselmesi üzerine hükümet ithalat vergisini düşürerek dış alımı kolaylaştırırken, Avrupa'dan gelen bir haber tarım piyasalarındaki çarpıcı fiyat farkını gözler önüne serdi.</p>

<p>İspanya'nın Sevilla kentindeki Lebrija bölgesinde üretim yapan çiftçi Juan Manuel Romero, yetiştirdiği 200 tondan fazla soğanı satacak karlı bir pazar bulamayınca ürünlerini ücretsiz dağıtmaya başladı.</p>

<h3>Kilogramı 13 euro sente alıcı bulamadı</h3>

<p>3,25 hektarlık alanda soğan üretimi yapan Romero, hasat döneminde ürününe teklif edilen fiyatın kilogram başına sadece 13 euro sent olduğunu belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu fiyatın hasat, işçilik ve nakliye maliyetlerini dahi karşılamadığını ifade eden çiftçi, ürünleri toprağa gömmek yerine sosyal medya üzerinden çağrı yaparak vatandaşları tarlasına davet etti.</p>

<p>Bölgede yaşayan vatandaşlar günlerdir tarlaya giderek istedikleri kadar soğanı ücretsiz alabiliyor.</p>

<h3>"Hasat masrafını bile karşılamıyor"</h3>

<p>Romero, yalnızca bir hektarlık alanın hasadı için yaklaşık 25 işçinin birkaç gün çalışması gerektiğini belirterek, kilogramı 13 euro sentten satış yapmanın ekonomik olarak mümkün olmadığını söyledi.</p>

<p>Vatandaşlardan tek isteğinin ise tarlayı temiz bırakmaları ve plastik gibi atıkları araziye bırakmamaları olduğunu ifade etti.</p>

<h3>Markette 60 sent, üreticide 13 sent</h3>

<p>COAG Andalucía İşlenmiş Ürünler Bölümü Başkanı Diego Bellido da bu yıl yaşanan olumsuz hava koşullarının üreticileri zor durumda bıraktığını söyledi.</p>

<p>Bellido, marketlerde soğanın kilogramının yaklaşık 60 euro sente satıldığını, buna karşın üreticinin sadece 13 euro sent alabildiğini belirterek, aradaki fiyat farkının çiftçiye hiçbir şekilde yansımadığını ifade etti.</p>

<p><strong>"Sonuçta kaybeden hem maliyetinin altında satış yapmak zorunda kalan üretici hem de yüksek fiyat ödeyen tüketici oluyor."</strong> diyen Bellido, tarımsal pazarlama zincirindeki dengesizliğe dikkat çekti.</p>

<h3>Türkiye'de ithalat kararı</h3>

<p>Türkiye'de ise son dönemde soğan fiyatlarında yaşanan yükseliş gerekçe gösterilerek ithalat vergisi düşürüldü ve dış alımın önü açıldı. İspanya'da üreticinin ürününü maliyetinin altında satamayıp ücretsiz dağıtmak zorunda kalması, tarım piyasalarında üretici fiyatı ile tüketici fiyatı arasındaki makasın yalnızca Türkiye'de değil Avrupa'da da önemli bir sorun olmaya devam ettiğini ortaya koydu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://agroinformacion.com/</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/turkiye-ithalata-yoneldi-ispanyol-ciftci-200-ton-sogani-bedava-dagitti</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/ispanya-sogan-ureticisi-200-ton-sogan.jpg" type="image/jpeg" length="83906"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avustralya'da ilk kez H5N1 alarmı! Yüksek patojeniteli kuş gribi yabani kuşta tespit edildi]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-ilk-kez-h5n1-alarmi-yuksek-patojeniteli-kus-gribi-yabani-kusta-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-ilk-kez-h5n1-alarmi-yuksek-patojeniteli-kus-gribi-yabani-kusta-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avustralya, bugüne kadar H5N1'in küresel salgınından büyük ölçüde korunurken, ilk kez yabani bir kuşta yüksek patojeniteli H5N1 kuş gribi vakası doğrulandı. Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), bu gelişmenin Avustralya'nın kuş popülasyonu açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, ülkeleri gözetim ve biyogüvenlik önlemlerini artırmaya çağırdı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü (WOAH), 20 Haziran 2026 tarihinde Avustralya'da göçmen kahverengi skua (Stercorarius antarcticus) türünde yüksek patojeniteli kuş gribi (HPAI) H5N1 virüsünün tespit edildiğini açıkladı.</p>

<p>Bu vaka, Avustralya'da yabani bir kuşta görülen ilk H5N1 vakası olarak kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Küresel salgın sonunda Avustralya'ya ulaştı</h3>

<p>WOAH'a göre tespit edilen virüs, son yıllarda dünya genelinde kümes hayvanları, yabani kuşlar ve çok sayıda memeli türünde görülen H5N1 klad 2.3.4.4b virüsüyle aynı grupta yer alıyor.</p>

<p>2021 yılından bu yana küresel ölçekte etkisini sürdüren H5N1 salgını, 2022'de Kuzey ve Güney Amerika'ya, 2023'te ise Antarktika adalarına kadar yayılmıştı. Virüs daha sonra deniz memelileri ve sığırlar gibi yeni konakçı türlerde de görülmüş, insanlarda ise sınırlı sayıda enfeksiyona neden olmuştu.</p>

<p>Avustralya ise bugüne kadar bu virüs alt tipinden uzak kalmayı başarmıştı.</p>

<h3>Epidemiyolojik inceleme başlatıldı</h3>

<p>Avustralya hayvan sağlığı otoriteleri, virüsün yayılımını belirlemek amacıyla geniş kapsamlı gözetim çalışmalarına başladı.</p>

<p>Yetkililer, hem genel hem de hedefe yönelik örnekleme faaliyetleri yürütürken, olayın kaynağı ve yayılım zincirini ortaya çıkarmak için epidemiyolojik soruşturmanın sürdüğünü bildirdi.</p>

<h3>WOAH: Erken teşhis en güçlü silah</h3>

<p>WOAH, Avustralya'nın vakayı Dünya Hayvan Sağlığı Bilgi Sistemi (WAHIS) üzerinden hızlı ve şeffaf şekilde bildirmesini memnuniyetle karşıladı.</p>

<p>Örgüt, erken teşhis ve hızlı raporlamanın salgının yayılmasını sınırlandırmada kritik rol oynadığını vurgulayarak, güçlü gözetim sistemleri ve laboratuvar altyapısının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Açıklamada, yüksek patojeniteli kuş gribinin yalnızca kümes hayvanlarını değil, yabani yaşamı, hayvancılığı, gıda güvenliğini ve halk sağlığını da etkileyebilecek küresel bir tehdit haline geldiği ifade edildi.</p>

<h3>140 milyondan fazla kanatlı etkilendi</h3>

<p>WOAH'ın 2026 Dünya Hayvan Sağlığı Durumu Raporu'na göre, 2025-2026 döneminde 64 ülke ve bölgede 2 binden fazla yüksek patojeniteli kuş gribi salgını bildirildi.</p>

<p>Bu salgınlar nedeniyle dünya genelinde 140 milyondan fazla kümes hayvanı öldü veya itlaf edildi.</p>

<p>Buna karşın hayvan sağlığı hizmetlerinin küresel sağlık yatırımlarından aldığı payın yalnızca yüzde 0,6 seviyesinde kaldığına dikkat çekildi.</p>

<h3>Ülkelere biyogüvenlik çağrısı</h3>

<p>WOAH, üye ülkelere şu çağrılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Evcil ve yabani kuşlarda kuş gribi gözetiminin güçlendirilmesi,</li>
 <li>Tüm H5N1 vakalarının WAHIS sistemi üzerinden zamanında bildirilmesi,</li>
 <li>Tek Sağlık yaklaşımı kapsamında veteriner, halk sağlığı ve yaban hayatı kurumlarının birlikte çalışması,</li>
 <li>Kümes hayvanı işletmelerinde biyogüvenlik önlemlerinin artırılması,</li>
 <li>Risk analizine göre kanatlı hayvan aşılamasının değerlendirilmesi,</li>
 <li>Bilimsel temele dayanmayan ticaret kısıtlamalarından kaçınılması.</li>
</ul>

<h3>Küresel risk büyüyor</h3>

<p>WOAH, H5N1 virüsünün yeni türlere uyum sağlamaya ve farklı coğrafyalara yayılmaya devam ettiğini belirterek, uluslararası bilgi paylaşımı, erken uyarı sistemleri ve bilimsel iş birliğinin salgınla mücadelede hayati önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Örgüt, Avustralya'nın hızlı tespit ve şeffaf raporlama sürecinin diğer ülkelere de örnek oluşturduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/avustralyada-ilk-kez-h5n1-alarmi-yuksek-patojeniteli-kus-gribi-yabani-kusta-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 11:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/avustralya-h5n1-kus-gribi-yabani-kus.jpg" type="image/jpeg" length="43887"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[El Niño pirinç fiyatlarını yükseltiyor! Türkiye'nin ithalat maliyeti artabilir]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/el-nino-pirinc-fiyatlarini-yukseltiyor-turkiyenin-ithalat-maliyeti-artabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/el-nino-pirinc-fiyatlarini-yukseltiyor-turkiyenin-ithalat-maliyeti-artabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel pirinç piyasasında El Niño alarmı verildi. Asya'nın önde gelen pirinç ihracatçılarında kuraklık endişeleriyle birlikte fiyatlar yükselirken, uzmanlar bu gelişmenin pirinç ithalatçısı ülkeler için maliyetleri artırabileceğine dikkat çekiyor. Türkiye'nin de ithal pirinçte daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalabileceği değerlendiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Küresel pirinç piyasasında arz endişeleri yeniden gündeme geldi. IntelliNews'te yer alan habere göre, El Niño hava olayının 2026'nın sonu ile 2027'nin başında etkisini artırmasının beklenmesi, başta Vietnam ve Tayland olmak üzere Asya'da pirinç fiyatlarının yükselmesine neden oldu.</p>

<p>Uluslararası hava tahmin kuruluşları, El Niño'nun Hindistan, Tayland, Endonezya ve Avustralya gibi önemli üretici ülkelerde kuraklık riskini artıracağını öngörüyor. Kuraklığın üretimi azaltması ve küresel pirinç arzını daraltması bekleniyor.</p>

<h3>FAO: Pirinç fiyatları yükselişe geçti</h3>

<p>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), pirinç fiyat endeksinin mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 2,7 arttığını açıkladı.</p>

<p>Fiyat artışında özellikle Vietnam'da sınırlı arz ve hava koşullarına ilişkin endişeler etkili olurken, Tayland pirinci de benzer nedenlerle değer kazandı.</p>

<p>Buna karşılık Hindistan ve Pakistan'da ise ithalat talebindeki zayıflık nedeniyle fiyatlar üzerindeki baskının sürdüğü belirtildi.</p>

<h3>Vietnam'da ihracat fiyatları yükseldi</h3>

<p>Dünyanın önemli pirinç ihracatçılarından Vietnam'da yüzde 5 kırık pirincin ihracat fiyatı ton başına 412 dolara yükseldi. Böylece mayıs ayının başından bu yana fiyatlarda 18 dolarlık artış gerçekleşti.</p>

<p>Aynı dönemde Tayland pirinci ton başına 480 dolardan işlem görürken, Hindistan pirincinin fiyatı ise 350 dolar seviyesinde kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vietnam, mayıs ayında 902 bin tondan fazla pirinç ihraç ederek 430,2 milyon dolar gelir elde etti. Yılın ilk beş ayında ise ihracat 4,27 milyon tona ulaşırken, ortalama ihracat fiyatlarındaki gerileme nedeniyle toplam gelir geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,38 azaldı.</p>

<h3>Türkiye için ithalat maliyeti riski</h3>

<p>Türkiye'nin zaman zaman pirinç ithalatına başvurması nedeniyle küresel fiyatlardaki yükselişin ithalat maliyetlerine de yansıması bekleniyor.</p>

<p>Özellikle El Niño kaynaklı kuraklığın üretici ülkelerde hasadı olumsuz etkilemesi halinde uluslararası piyasalarda fiyatların daha da yükselmesi ve bunun ithalatçı ülkelerin maliyetlerini artırması olası görülüyor.</p>

<h3>El Niño küresel piyasaları etkilemeye devam edecek</h3>

<p>Uzmanlar, yılın geri kalanında küresel pirinç piyasasında dalgalı seyrin devam edeceğini öngörüyor.</p>

<p>Kuraklık riskinin beklenenden yüksek gerçekleşmesi durumunda arzın daha da daralabileceği, buna bağlı olarak uluslararası pirinç fiyatlarında yeni artışların yaşanabileceği belirtiliyor. Buna karşın üretim koşullarının beklentilerin üzerinde gerçekleşmesi halinde ise özellikle Vietnam'ın ihracatını artırarak küresel piyasadaki payını güçlendirebileceği ifade ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/el-nino-pirinc-fiyatlarini-yukseltiyor-turkiyenin-ithalat-maliyeti-artabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/el-nino-pirinc-fiyatlari-vietnam.jpg" type="image/jpeg" length="33004"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Trump'tan çiftçiye gübre desteği! Fosfatlı gübrede gümrük vergileri askıya alındı]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/trumptan-ciftciye-gubre-destegi-fosfatli-gubrede-gumruk-vergileri-askiya-alindi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/trumptan-ciftciye-gubre-destegi-fosfatli-gubrede-gumruk-vergileri-askiya-alindi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD Başkanı Donald Trump, Amerikan çiftçilerinin gübreye erişimini güvence altına almak amacıyla olağanüstü hal ilan ederek Fas'tan ithal edilen fosfatlı gübrelere uygulanan bazı gümrük vergilerini geçici olarak askıya aldı. Karar, artan gübre maliyetlerinin tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehdit ettiği gerekçesiyle alınırken, Amerikan çiftçileri tarafından memnuniyetle karşılandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray tarafından yayımlanan başkanlık bildirisiyle, Fas'tan ithal edilen fosfatlı gübrelere uygulanan bazı anti-damping ve telafi edici vergilerin geçici olarak askıya alınmasına onay verdi.</p>

<p>Karara göre söz konusu vergiler, sekiz ay süreyle veya ilan edilen olağanüstü hal sona erinceye kadar uygulanmayacak.</p>

<h3>Gerekçe: Gıda güvenliği ve tarımsal üretim</h3>

<p>Beyaz Saray, kararın temel gerekçesini Amerikan tarımının ihtiyaç duyduğu fosfatlı gübre arzının güvence altına alınması olarak açıkladı.</p>

<p>Bildiride, son dönemde gübre üretim bölgelerinde yaşanan çatışmalar, büyük üretici ülkelerin ticaret politikaları ve küresel tedarik zincirindeki aksaklıkların fosfatlı gübre arzını tehdit ettiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, fosfatlı gübrelerin bitki üretimi için vazgeçilmez olduğu vurgulanarak, yeterli gübre tedarikinin sağlanmasının hem tarımsal üretimin devamı hem de ülkenin gıda güvenliği açısından kritik öneme sahip olduğu ifade edildi.</p>

<h3>"Çiftçinin gübreye erişimi güvence altına alınacak"</h3>

<p>Başkan Trump'ın yayımladığı bildiride, Amerikan çiftçilerinin temel tarımsal girdilere zamanında ve yeterli miktarda ulaşabilmesinin ulusal güvenliğin de bir parçası olduğu kaydedildi.</p>

<p>Beyaz Saray, gümrük vergilerinin geçici olarak kaldırılmasıyla çiftçilerin kısa vadede fosfatlı gübreye daha kolay ulaşacağını, bunun da üretimde yaşanabilecek aksaklıkların önüne geçeceğini belirtti.</p>

<p>Öte yandan yönetimin, uzun vadede ABD'nin yerli gübre üretim kapasitesini artırmaya yönelik çalışmalarını da sürdüreceği bildirildi.</p>

<h3>Trump: Çiftçiyi desteklemeye devam edeceğiz</h3>

<p>Beyaz Saray açıklamasında, Trump yönetiminin Amerikan çiftçilerini desteklemeye yönelik politikalarına da yer verildi.</p>

<p>Açıklamada, vergi düzenlemeleriyle aile çiftliklerine önemli avantajlar sağlandığı, tarımsal yatırımların teşvik edildiği ve çiftçilerin işletmelerine daha fazla kaynak ayırmasının hedeflendiği belirtildi.</p>

<p>Ayrıca Şubat 2026'da elementel fosforun yerli üretimini artırmaya yönelik Savunma Üretim Yasası'nın devreye alındığı, Haziran 2026'da ise tarımsal inovasyonu ve gıda güvenliğini güçlendirmeyi amaçlayan yeni bir başkanlık kararnamesinin imzalandığı hatırlatıldı.</p>

<h3>Çiftçiler kararı memnuniyetle karşıladı</h3>

<p>Fosfatlı gübrede gümrük vergilerinin geçici olarak askıya alınması kararı, ABD'deki tarım kesimi tarafından olumlu karşılandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sektör temsilcileri, küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde gübre maliyetlerini düşürmeye yönelik bu adımın üretim maliyetlerini azaltacağını ve Amerikan çiftçisinin rekabet gücünü destekleyeceğini değerlendirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/trumptan-ciftciye-gubre-destegi-fosfatli-gubrede-gumruk-vergileri-askiya-alindi</guid>
      <pubDate>Wed, 01 Jul 2026 10:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/07/trump-fosfatli-gubre-gumruk-vergisi.jpg" type="image/jpeg" length="55837"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Avrupa sınırlarında "Zehir" alarmı: Türkiye'den giden 6 parti biber imha edildi!]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/avrupa-sinirlarinda-zehir-alarmi-turkiyeden-giden-6-parti-biber-imha-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/avrupa-sinirlarinda-zehir-alarmi-turkiyeden-giden-6-parti-biber-imha-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Avrupa Birliği sınırlarında gıda güvenliği alarmı! Türkiye'den ihraç edilen 6 ayrı piber partisi, içerisinde insan sağlığını tehdit eden 8 farklı pestisit (tarım ilacı) kalıntısı tespit edilmesi üzerine imha edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Tarımsal üretimde "kalite ve denetim" tartışmalarını yeniden alevlendiren olay, 22-23 Haziran tarihlerinde yaşandı. Hortoinfo’nun verilerine göre, AB'ye giriş yapmak isteyen Türk biberlerinde tespit edilen kimyasal değerler, izin verilen yasal sınırların (LMR) katbekat üzerinde çıktı.</p>

<h3>"İnsan Sağlığı İçin Riskli" Sınır Aşıldı</h3>

<p>Almanya, Hollanda, Romanya ve Belçika'ya gönderilen biberlerde yapılan analizlerde; Clorpirifos, Malatión, Formetanato, Acetamiprid, Tebufenpirad, Pimetrozina, Thiacloprid ve Bifenazato gibi pestisitler belirlendi. Avrupa Komisyonu tarafından "ciddi" ve "potansiyel olarak tehlikeli" kategorisinde değerlendirilen bu ürünler, tüketiciye ulaşmadan imha edildi.</p>

<h3>Hangi Üründe Ne Çıktı? (Öne Çıkan Bulgular)</h3>

<p>Almanya: Acetamiprid değeri 0.945 mg/kg (LMR: 0.09) ile sınırın yaklaşık 10 katı, Formetanato ise 0.218 mg/kg (LMR: 0.01) ile sınırın 20 katından fazla tespit edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hollanda: Yasaklı ve tehlikeli olarak bilinen Clorpirifos, 0.522 mg/kg ile izin verilen limitin 50 katından fazla bulundu.</p>

<p>Belçika: Tebufenpirad değeri 1.229 mg/kg ile sınırın 120 katı üzerinde ölçüldü.</p>

<h3>Yasaklı Maddeler Hala Kullanılıyor mu?</h3>

<p>Özellikle 2019 yılında Avrupa Birliği tarafından kullanımına tamamen yasak getirilen Clorpirifos'un, Türk biberlerinde bu oranlarda çıkması sektörde soru işaretlerine neden oldu. Uzmanlar, bu durumun hem Türk tarım ihracatına büyük darbe vurduğunu hem de halk sağlığını riske attığını vurguluyor.</p>

<h3>Pestisitler Neden Tehlikeli?</h3>

<p>Analizlerde tespit edilen maddelerin, insan sağlığı üzerindeki etkileri oldukça korkutucu:</p>

<p>Clorpirifos: Kanserojen etkileri kanıtlanmış bir sinir sistemi zehiri.</p>

<p>Formetanato &amp; Malatión: Sinir sistemini doğrudan etkileyerek solunum güçlüğü, nöbet ve organ yetmezliğine yol açabiliyor.</p>

<p>Neonicotinoid Grubu (Acetamiprid, Thiacloprid): İnsanlarda ciddi toksik etkiler, kas zayıflığı ve solunum yetmezliği gibi semptomlar gösterebiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>https://hortoinfo.es/</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/avrupa-sinirlarinda-zehir-alarmi-turkiyeden-giden-6-parti-biber-imha-edildi</guid>
      <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 08:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/06/avrupa-birligi-gida-denetimi-turk-biberleri.jpg" type="image/jpeg" length="90201"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Coğrafi kaderin iflası: "Burada hiçbir şey yetişmez" denilen topraklar nasıl dünyayı doyuruyor?]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/cografi-kaderin-iflasi-burada-hicbir-sey-yetismez-denilen-topraklar-nasil-dunyayi-doyuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/cografi-kaderin-iflasi-burada-hicbir-sey-yetismez-denilen-topraklar-nasil-dunyayi-doyuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA["Tarımsal zenginlik coğrafyanın lütfudur" diyenlere inat, Brezilya bir imkansızı başardı. 1970'lerde tarım için "ölü" kabul edilen 200 milyon hektarlık asidik savanları, bilimle bir gıda imparatorluğuna dönüştürdü. İşte Arjantin’in mirasyedi politikalarına karşı Brezilya’nın EMBRAPA vizyonu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi / </strong>Tarım politikaları üzerine saha çalışmaları yürüten Ergin Kahveci, Brezilya’nın "Cerrado" mucizesini masaya yatırdı. "Brezilya, bataklıkları bilimle imparatorluğa dönüştürdü; biz ise 1925’te aynı vizyonla kurduğumuz Atatürk Orman Çiftliği’ni heder ettik" diyen Kahveci, '<strong>Ya Orman Çiftliği, Atatürk Orman Çiftliği Olsaydı?</strong>' başlıklı çarpıcı bir makale kaleme aldı. </p>

<p>Dünya tarım ekonomisinde on yıllardır kabul gören bir dogma vardır: "Tarımsal zenginlik, coğrafyanın bir lütfudur." Ukrayna’nın kara toprağı veya Arjantin’in Pampas’ı gibi bir mirasa sahip değilseniz, yarışa geride başlarsınız. Ancak Brezilya, son elli yılda bu "coğrafi kadercilik" dogmasını temelinden sarstı.</p>

<p>1970’lerden önce Brezilya’nın merkezinde yer alan devasa Cerrado bölgesi, uzman raporlarına göre "üzerinde hayvancılık bile yapılamayacak kadar kötü" durumdaydı. Toprak aşırı asidikti, alüminyum zehirlenmesi vardı ve fosfor barındırmıyordu. Brezilya, popülist siyaset yerine, devlet destekli tarımsal araştırma kurumu EMBRAPA aracılığıyla binlerce doktoralı araştırmacıyı laboratuvarlara kapattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Brezilya’nın mucizesi üç hamleyle gerçekleşti: Toprağın pH seviyesini kireçle dengelemek, soya fasulyesini tropikal iklime göre genetik olarak ıslah etmek ve laboratuvarda geliştirilen "Mucize Bakteri" (Rhizobium) ile gübre maliyetini sıfırlamak. Bugün Brezilya, küresel mısır piyasasını domine eden "Safrinha" modeliyle aynı tarladan yılda iki kez hasat alıyor. Brezilya'nın aksine, verimli topraklarını "mirasyedi" politikalarıyla eriten Arjantin ise bugün küresel ligde hızla zemin kaybediyor.</p>

<p><strong>Ergin Kahveci'nin kapsamlı makalesini okumak için</strong> →  <strong><a href="https://www.tarimdanhaber.com/ya-orman-ciftligi-ataturk-orman-ciftligi-olsaydi" target="_self">Ya orman çiftliği, Atatürk Orman Çiftliği olsaydı?</a></strong></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/cografi-kaderin-iflasi-burada-hicbir-sey-yetismez-denilen-topraklar-nasil-dunyayi-doyuruyor</guid>
      <pubDate>Sat, 20 Jun 2026 13:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/06/brezilya-tarimda-nasil-guclu-oldu.jpg" type="image/jpeg" length="62021"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD, Brezilya ve Çin'de üretim azalıyor: Küresel et arzı daralıyor]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/abd-brezilya-ve-cinde-uretim-azaliyor-kuresel-et-arzi-daraliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/abd-brezilya-ve-cinde-uretim-azaliyor-kuresel-et-arzi-daraliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Küresel sığır eti üretimi 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 gerilerken, Brezilya, ABD ve Çin'de yaşanan arz daralması et fiyatlarını yukarı taşıdı. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, dünya kırmızı et piyasasında sıkı arz döneminin başladığına dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> Dünya genelinde sığır eti üretiminde yaşanan düşüş, kırmızı et piyasasında yeni bir fiyat dalgasını beraberinde getiriyor. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, Rabobank'ın araştırma bölümü tarafından hazırlanan küresel sığır eti piyasası raporunu takipçileri ile paylaştı. </p>

<h3>Küresel üretim geriledi, fiyatlar yükseldi</h3>

<p>Rabobank Araştırma Bölümü verilerine göre, küresel sığır eti üretimi 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,5 düşüş gösterdi. Arzdaki daralma, dünyanın birçok bölgesinde et fiyatlarının yükselmesine neden oldu.</p>

<p>Brezilya'da sığır eti fiyatları yılın ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 9 artarken, Uruguay'da yüzde 4, ABD ve Avrupa'da ise yüzde 2'lik yükseliş kaydedildi.</p>

<h3>Üretimde en büyük düşüş Brezilya, ABD ve Çin'de</h3>

<p>Küresel arz daralmasının merkezinde dünyanın en büyük üreticileri yer alıyor.</p>

<p>Rabobank'ın tahminlerine göre 2026 yılında;</p>

<ul>
 <li>Brezilya'da sığır eti arzı yüzde 4,</li>
 <li>ABD'de yüzde 3,</li>
 <li>Çin'de yüzde 2 oranında azalacak.</li>
</ul>

<p>Üretimdeki düşüş Avrupa'da da hissedilmeye başladı. Şubat ayı sonu itibarıyla Avrupa Birliği genelinde sığır eti üretimi yüzde 4 geriledi.</p>

<p>En sert düşüşler;</p>

<ul>
 <li>İrlanda'da yüzde 14,</li>
 <li>Polonya'da yüzde 8,</li>
 <li>Almanya'da yüzde 4,</li>
 <li>Fransa'da yüzde 2 olarak gerçekleşti.</li>
</ul>

<h3>ABD'de et açığı ithalatı artırdı</h3>

<p>ABD'de yerli sığır varlığındaki daralma ithalat rakamlarına da yansıdı.</p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde ABD'nin sığır eti ithalatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 15 arttı.</p>

<p>Sınırlı hayvan arzı nedeniyle kesime hazır sığır fiyatlarında yüzde 16'ya varan artış yaşanırken, genç besilik hayvan fiyatlarında ise yüzde 32 ile yüzde 37 arasında yükseliş görüldü.</p>

<p>Yerli üretimdeki daralmanın sürmesi halinde ABD'de et fiyatlarının daha da yükselebileceğine dikkat çekiliyor.</p>

<h3>Avustralya küresel açığı kapatmaya çalışıyor</h3>

<p>ABD ve Avrupa'da üretim gerilerken Avustralya ise üretimini artıran nadir ülkelerden biri oldu.</p>

<p>2026 yılının ilk çeyreğinde Avustralya mezbahalarında 2,3 milyon baş hayvan işlenerek tarihi seviyelere ulaşıldı.</p>

<p>Ülkenin sığır eti ihracatı yılın ilk dört ayında yüzde 16 artarak 500 bin tonu aştı.</p>

<p>Çin'e yapılan ihracatın yüzde 36 artması nedeniyle Avustralya'nın Çin'e tanınan 205 bin tonluk ihracat kotasını ay sonuna kadar doldurabileceği belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yeni Zelanda'da üretim artışı bekleniyor</h3>

<p>Yeni Zelanda'da ilk çeyrekte ihracat yüzde 5 gerilese de sektörün yıl genelinde büyüme göstermesi bekleniyor.</p>

<p>İyi gelişen meralar nedeniyle hayvanların elde tutulması sonucu ihracatta geçici düşüş yaşanırken, ülkenin sığır eti üretiminin 2026 yılında geçen yıla göre yüzde 3 ila 4 artacağı tahmin ediliyor.</p>

<h3>Kırmızı et piyasasında yeni dönem</h3>

<p>Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci, küresel sığır eti piyasasında yaşanan gelişmelerin önümüzdeki dönemde et fiyatları üzerinde belirleyici olacağını belirterek, dünyanın önemli üretici ülkelerinde yaşanan arz daralmasının küresel kırmızı et piyasasını daha sıkı bir döneme taşıdığına dikkat çekti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/abd-brezilya-ve-cinde-uretim-azaliyor-kuresel-et-arzi-daraliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 20:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/06/kuresel-sigir-eti-uretimi-dustu-et-fiyatlari-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="39751"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ABD süt sektöründe alarm: Üretim patladı, çiğ süt fiyatları düşüşe geçti]]></title>
      <link>https://www.tarimdanhaber.com/abd-sut-sektorunde-alarm-uretim-patladi-cig-sut-fiyatlari-dususe-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.tarimdanhaber.com/abd-sut-sektorunde-alarm-uretim-patladi-cig-sut-fiyatlari-dususe-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yüksek kırmızı et fiyatları nedeniyle üreticilerin sürülerini büyütmesi süt üretiminde rekor artışa yol açtı. Artan arz çiğ süt fiyatlarını baskılarken, USDA üretim tahminlerini yükseltip süt fiyatı beklentilerini aşağı çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi /</strong> ABD'de kırmızı et piyasasında yaşanan arz sıkışıklığı ve yükselen fiyatlar, bu kez süt sektörünü baskı altına aldı. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci'nin değerlendirmesine göre, et fiyatlarından daha fazla gelir elde etmek isteyen üreticilerin sürülerindeki inekleri kesime göndermemesi, süt üretiminde hızlı bir artışa yol açtı. Artan üretim ise çiğ süt fiyatları üzerinde baskı oluşturdu.</p>

<h3>Et fiyatları yükseldi, süt arzı arttı</h3>

<p>ABD'de son yıllarda yaşanan hayvan varlığı daralması nedeniyle kırmızı et fiyatları önemli ölçüde yükseldi. Bu süreçte üreticiler, yüksek et fiyatlarından yararlanmak amacıyla sürülerindeki yaşlı inekleri bile kesime göndermek yerine elde tutmayı tercih etti.</p>

<p>Bu tercih süt sektöründe beklenmedik bir sonuç doğurdu. Sürüde kalan inek sayısının artmasıyla birlikte süt üretimi de yükseldi. Böylece et sektöründeki arz daralması süt tarafında arz fazlasına dönüştü.</p>

<p>Kahveci, tarım sektöründe bir alanda yaşanan gelişmenin diğer alanları doğrudan etkilediğini belirterek, “<strong>Tarım bir bütündür ve birlikte yönetilmelidir”</strong> değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>ABD'de süt ineği sayısı 190 bin baş arttı</h3>

<p>ABD Tarım Bakanlığı (USDA) verilerine göre ülkedeki süt ineği sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 190 bin baş artarak 9 milyon 645 bin başa ulaştı.</p>

<p>İnek başına aylık süt veriminin 938 kilograma yükselmesiyle birlikte Nisan 2026 döneminde günlük çiğ süt üretimi geçen yıla göre yüzde 2,7 arttı. Aylık üretim miktarı ise yaklaşık 301 bin 600 tona çıktı.</p>

<h3>USDA üretim tahminlerini yükseltti</h3>

<p>Süt üretimindeki artışın devam edeceğini öngören USDA, 2026 yılı toplam süt üretimi tahminini 453 bin ton artırarak 107,23 milyon tona yükseltti.</p>

<p>Bakanlık, 2027 yılında da üretimin artmaya devam edeceğini ve toplam süt üretiminin 107,50 milyon ton ile yeni bir rekora ulaşacağını öngörüyor.</p>

<h3>Tereyağı ve süt tozu fiyatlarında sert düşüş</h3>

<p>Üretimdeki yükseliş, süt ürünleri piyasasında da fiyat baskısını beraberinde getirdi. Mayıs ayından Haziran ayı başına kadar geçen sürede toptan tereyağı ve yağsız süt tozu fiyatları kilogram başına 0,156 dolar geriledi.</p>

<p>Süt ürünlerinde yaşanan bu değer kaybı, üreticilerin eline geçen çiğ süt fiyatı beklentilerini de aşağı çekti.</p>

<h3>Çiğ süt fiyatı tahminleri aşağı yönlü revize edildi</h3>

<p>USDA, 2026 yılı ortalama çiğ süt fiyatı tahminini bir önceki aya göre yüzde 2,59 düşürerek kilogram başına 0,46 dolar seviyesine indirdi.</p>

<p>Arz fazlasının devam edeceği beklentisiyle 2027 yılı çiğ süt fiyat tahmini de kilogram başına 0,46 dolar olarak revize edildi.</p>

<h3>İhracat artışı arz fazlasını dengeleyemedi</h3>

<p>ABD'nin süt ürünleri ihracatında güçlü bir artış yaşanmasına rağmen iç piyasadaki üretim hızının daha yüksek olması nedeniyle arz fazlası sorunu devam ediyor.</p>

<p>Nisan ayında peynir ve tereyağı ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 35,8 artış göstererek 807 bin tona ulaştı. Ancak bu artış, süt üretimindeki büyümeyi dengelemeye yetmedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Sektör için risk büyüyor</h3>

<p>Şu an için düşük yem maliyetleri üreticilerin karlılığını korumasına yardımcı oluyor. Ancak uzmanlar, çiğ süt fiyatlarında yaşanan gerilemenin kalıcı hale gelmesi durumunda ABD süt sektöründe önümüzdeki dönemde ciddi gelir kayıpları ve piyasa baskısı yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Dünyada Tarım</category>
      <guid>https://www.tarimdanhaber.com/abd-sut-sektorunde-alarm-uretim-patladi-cig-sut-fiyatlari-dususe-gecti</guid>
      <pubDate>Fri, 19 Jun 2026 10:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://tarimdanhabercom.teimg.com/crop/1280x720/tarimdanhaber-com/uploads/2026/06/abd-sut-uretimi-artisi-cig-sut-fiyatlari.jpg" type="image/jpeg" length="96023"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
