Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar: Örgütsüz üretici kendisini şirketlere karşı savunamaz!

Teknolojik gelişmeler ve nüfusun şehirlerde toplanması ile birlikte işsizlik; dünya toplumlarının en önemli sorunlarından biri haline gelmiş durumda. 1950’li yıllarda başlayan göç dalgası bugün artık tersine dönmüş bulunmakta. Tersine göçün devamı ve nüfus dengesi kırsalda istihdamın önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

TKDK'nın Kırsal Kalkınma Dergisinin (Ocak, Şubat, Mart, Nisan) sayısında Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar'ın kırsalda istihdamın önemi üzerine bir röportajı yayınlandı.

Röportajda dikkat çeken başlılar şöyle:

TARIMDA KOOPERATİFÇİLİĞİN ÖNEMİ NEDİR?

Kooperatifler, toplumların işbirliği yaparak, zorlukları dayanışma içerisinde aşma ve başarıyı birlikte yakalama bilinç ve yeteneklerinin ürünüdür. ‘Birlikten kuvvet doğar’ sözü kooperatifçiliği en iyi şekilde açıklamaktadır. Ülkemizde kooperatiflerin toplumsal ve ekonomik yaşamda temsiliyeti ve etkisi yeterince hissedilememektedir. Ayrıca kooperatifler ortakları tarafından yeterince sahiplenilmemektedir.

Küçük işletmelerin yoğun olduğu tarımsal yapımızda kooperatifleşme çok önemlidir. Örgütsüz bir üretici kitlesi büyük şirketler ve tüccarlar karşısında kendini koruyamaz, hakkını savunamaz, ülkenin yönetimine demokratik katılım ve katkıda bulunamaz ve sorunlarını çözemez. Buna karşılık iyi örgütlenebilmiş üreticiler kendi hak ve menfaatlerini koruyabilirler.

DÜNYADA TARIM KOOPERATİFÇİLİĞİNİN EN İYİ UYGULANDIĞI ÜLKELER HANGİLERİDİR? TÜRKİYE BU ALANDA DÜNYADA KAÇINCI SIRADADIR?

Gelişmiş ülkelerde kooperatifçiliğe kamu ve özel sektör yanında üçüncü sektör olarak bakılmaktadır. Ülkemizde kooperatifçiliğe, zaman zaman önem ve öncelik verilmekle birlikte, süreklilik kazandırılamadığından istenilen düzeyde gelişme sağlanamamıştır. Avrupa’da kooperatiflerin pazar payları oldukça yüksektir.

Örneğin Hollanda’da kooperatiflerin pazardaki payı yüzde 83’ü bulurken, bu oran Finlandiya’da yüzde 79, İtalya’da yüzde 55, Fransa’da yüzde 50 düzeyindedir. Türkiye’de bu oran halen yüzde 2’ler seviyesindedir. Ülkemizde kooperatiflerin geliştirilebilmesi ve dünyadaki kooperatifler seviyesine ulaştırılabilmesi için; denetlenmesi, geliştirilmesi, devlet tarafından bu amaçla mali, teknik ve hukuki desteğin verilmesi gerekmektedir.

TARIM İSTİHDAMINA İLİŞKİN EN GÜNCEL VERİLERİ PAYLAŞABİLİR MİSİNİZ?

İstihdam içinde tarımın payı son açıklanan rakam olan Ağustos verilerine göre yüzde 19,6’yı bulmaktadır. Tarım, her şeye rağmen 5 milyon 603 bin kişiye istihdam sağlamaktadır. Üstelik bunun 2 milyon 542 bini kadın istihdamıdır. Tarım sektörü işsizliğin azaltılmasında önemli bir faktördür. Sektörden ayrılanlar ekonominin ve istihdamın küçüldüğü dönemlerde tekrar tarım sektörüne dönmektedirler.

Tarım sektörü Türkiye’nin istihdam yapısında her zaman önemli bir yer tutmuştur. Toplam nüfus içerisinde kırsal nüfusun payı düşerken buna paralel olarak, toplam istihdam içerisinde tarımsal istihdamın payı da giderek düşmektedir. Fakat yine de Türkiye’de istihdam edilen 5 kişiden biri tarım sektöründedir. Dolayısıyla bu oran hala önemli bir büyüklüktedir.

2023 YILINDA TÜRKİYE'NİN DÜNYANIN 5. TARIMSAL ÜRETİM EKONOMİSİ OLMASI HEDEFLENİYOR. BU DOĞRULTUDA KIRSALDA NE GİBİ İSTİHDAM POLİTİKALARI YÜRÜTÜLMELİ?

Kırsalda hızlı bir göç yaşanması ve köylerimizin büyük oranda nüfus kaybetmesi, özellikle tarımda genç nüfus kaybı, tarımsal üretimi doğrudan etkilemektedir. Nüfusu kırsalda tutacak projeler yürürlüğe konulmalı, kırsal kalkınma desteklenmeli, başta gıda sanayi olmak üzere kırsalda tarımsal girdi kullanan işletmelerin kurulması teşvik edilmelidir.

İnsanların doğdukları yerde doymaları sağlandığında, şehirler de ağır göç baskısından uzaklaşacaktır. Tarımın küçük ve parçalı arazi yapısı, tarımsal eğitim ve yayım hizmetleri ile iş birliği konusundaki yetersizlikler, tarım-sanayi entegrasyonu ve pazarlama faaliyetlerinde etkinlik sorunları, sermaye ve mali kaynak yetersizlikleri, üretimin doğa koşullarına bağımlılığı ve verim düşüklüğü gibi yapısal sorunlar çözülmelidir.

Eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik hizmetlerini etkin olarak götürmek, kırsal altyapıyı modernize etmek, toprak, su, orman, çayır mera, su ürünleri stokları gibi doğal kaynakları korumak hayati önemdedir. Özellikle genç nüfus açısından tarım ile ilgili özendirici çalışmalar yapılmalı, girişimcilik eğitimleri verilmeli alternatif gelir kaynakları konusunda yönlendirme yapılmalıdır.

Gençlere ve kadınlara pozitif ayrımcılık yapan finansal destek sistemleri yaygınlaştırılmalı ve bu hedef kitlede bu desteklerle ilgili farkındalık oluşturulmalıdır. Uygulamada olan ve gençler için ilave puanlar verilen kırsal kalkınma desteklerinin yaygınlaştırılması bu hibelere genç çiftçilerin ve yeni mezunların daha kolay ulaşması sağlanmalıdır. Genç çiftçiler için tarıma yönelik mikro kredi uygulamaları yaygınlaştırılmalı, kırsal alanda konut desteği, finansman desteği ve danışmanlık desteklerinde iyileştirmeler yapılmalıdır. 

TARIMDA KATMA DEĞERİ ARTIRMAK ADINA ÇİFTÇİLERİN EĞİTİMİ ÇOK ÖNEMLİ. TZOB BU KONUDA NE GİBİ ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR?

Kırsalda kalkınmanın sağlanması, tarım ve diğer doğal kaynakların verimli ve sürdürebilir kullanılmasına, gerekli yatırımların yapılmasına, bu bölgedeki alanların ekonomiye kazandırılmasına bağlıdır. Eğitim yetersizliği sebebiyle kırsaldaki kaynaklar verimli kullanılamamakta, beklenen üretim ve gelir elde edilememektedir. Ekonomik sosyal ve örgütsel gelişme de sağlanamamaktadır.

2013-2018 YILLARI ARASINDA 600 BİN ÇİFTÇİYE EĞİTİM VERİLDİ

Kırsal alanda bilgiye ulaşmanın yolu eğitimden geçer. Bu düşünce ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tarım ve Orman Bakanlığı ile çiftçi eğitimi, kadın çiftçi eğitimi, genç çiftçi eğitimi, sürü yönetimi elemanı eğitimi, tarım danışmanları eğitimi üzerine işbirliği protokolü imzalayarak mesleki eğitimleri birlikte yapmaktadır. Bu kapsamda, 2013-2018 yılları arasında “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “SGK Bilgilendirme”, “Güvenli Traktör Kullanımı”, “Tarım Danışmanları”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Bitki Sağlığı ile ilgili çiftçi eğitimleri”, “Ceviz Budama”, “Ziraat Odaları Otomasyon Sistemi”, “Mevzuat”, “Sulama” eğitimleri ve Ziraat Odalarının düzenlemiş olduğu eğitimler kapsamında yaklaşık 600 bin kişiye eğitim verilmiştir.

Bunların 190 binini kadın çiftçilerimiz oluşturmuştur. Bu eğitimlerden “Kadın Çiftçi”, “Genç Çiftçi”, “Sürü Yönetimi Elemanı Benim”, “Zirai Mücadele İlaçlarının Güvenli ve Sürdürülebilir Kullanımı”, “Bitki Sağlığı” ile ilgili çiftçi eğitimleri devam etmektedir. Ziraat Odalarımız tarımın yeniliklerini çiftçilerimize benimsetmek ve bilgilerini arttırmak amacıyla 755 bin çiftçimizi fuarlara götürmüştür.

Tarım teknolojisindeki yeniliklerin çiftçilerimize özellikle de kadın çiftçilerimize ulaştırılmasının çabası içerisindeyiz. Kadın çiftçilerimizin eğitimlerde öğrendiklerini, çocuklarına yani geleceğin çiftçilerine ulaştıracaklarını umut ediyoruz.