Coğrafi işaretli ürünler zirvesine Ankara Keçisi damgasını vurdu

Ankara Ticaret Odası'nın (ATO) düzenlediği Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi ATO Congresium'da 28-29 Nisan tarihlerinde gerçekleştirildi. A.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nde koruma altına alınan Ankara Keçisi'nin ıslahı yapılan iki yavrusu, törene renk kattı. ATO Başkanı Baran'ın kucağında bulunan yavru keçilere bakanlar da sevgi gösterdi.

Coğrafi işaretli ürünler zirvesine Ankara Keçisi damgasını vurdu
banner200

Zirveye, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin, Maliye Bakan Yardımcısı Cengiz Yavilioğlu, TBMM İdare Amiri Erdoğan Özegen, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga, Ankara Valisi Ercan Topaca, Malatya Valisi Mustafa Toprak, milletvekilleri, valiler, çok sayıda ilin oda ve borsa başkanları, sivil toplum kuruluşlarının başkanları, ATO Meclis Başkanı Nuri Gürgür, TOBB Yönetim Kurulu Üyeleri, ATO Yönetim Kurulu, Meclis ve komite üyeleri ile öğrenciler katıldı.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, 3 bin 500 kişilik salonun tamamen dolduğu ve çok sayıda katılımcının ayakta izlediği zirvenin açılışında yaptığı konuşmada dünya pazarlarında coğrafi işaret tescilli ürünlerin, eşdeğerine göre 2,2 kat daha pahalıya satıldığını belirterek, “Türkiye'de coğrafi işaretli olma kapasitesine sahip ürün sayısı, Avrupa Birliği toplamından daha fazla” dedi.

Yöresel ürünlerin, coğrafi işaretli ürünler kategorisine girmesi ve ekonomik değer haline gelmesi için bu alandaki fuarların önemli olduğuna işaret eden Tüfenkci, şunları söyledi: “Yöresel ürünler ile coğrafi işaretli ürünlerin birbirinden ayrılması gerekiyor. Yöresel ürünler, farklılıkları, kaliteleri ve üretimlerindeki tekillikleri ile ön plana çıkarlar. Bizde ekmeğin, tarhananın, reçelin, peynirin sayılamayacak kadar çeşidi vardır. Coğrafi işaret ise belirli bir bölgeden kaynaklanan bir ürünün, sadece o bölgede bulunabilecek karakteristik özellikler taşıdığını ifade eden ad ve işaretlerdir. Bunlar tarım ürünleri olabildiği gibi el sanatları, maden, değerli taşlar ya da yöresel yemeklerden de oluşabilen anonim değerler olabilir. Bir ürünün coğrafi işaret almış olması, ürünün tüketicisi için ürünün sadece kaynağını, karakteristik özelliklerini değil, karakteristik özellikleriyle coğrafi alan arasındaki bağlantıyı gösteren ve tüketilen ürünü garanti altına alan bir nevi kalite tescilidir.”

Tüfenkci, Türkiye'de bulunan yöresel ürünlerin her birinin coğrafi işaret almaya ve dünya markası olmaya aday olduğunu vurgulayarak, “Bu ürünler, yerinde istihdam sağlayan geleneksel üretim biçimleriyle hem yerel ekonomiyi ayakta tutan hem de kültürel zenginliğimizi yaşatıp gelecek kuşaklara aktaran değerli mirasımızdır. Anadolu'daki zengin üretim için coğrafi işaretleri kullanmalı, ekonomik değerlerini artırmalıyız” ifadelerini kullandı.

Yöresel ürünlere coğrafi işaret kazandırılması ve bunların markaya dönüşmesi noktasında her türlü desteği vermeye hazır olduklarının altını çizen Tüfenkci, “Her yöresel ürünün, her marka gibi bir hikâyesi olmalı. Bu hikâyeyi o yörenin insanları yazacak” diye konuştu.

“İlgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil”

Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, coğrafi işaret korumasının ekonomik değerinin ciddi bir boyut taşıdığını belirterek, “Bu konuya ilgimiz romantik bir ilgiden ibaret değil. Ekonomik ve rasyonel açıdan, şehirlerimizi geliştirmek, bölgesel kalkınmayı hızlandırmak açısından bu konuyu çok önemsiyoruz” dedi.

Tüketicilerin geleneksel ve yerel ürünlere ilgisinin son zamanlarda arttığına işaret eden Bakan Özlü, Türkiye'de coğrafi işaret konusunda farkındalık oluştuğunu söyledi. Tescil edilmiş ürün sayısının 204, inceleme aşamasındaki başvuru sayısının ise 302 olduğunu bildiren Özlü, “Bu sayılar yeterli değil. Bizim yaptırdığımız bir araştırma, 2 bin 500 civarında ürünün coğrafi işaret tescili alabilecek bir potansiyel taşıdığını ortaya koyuyor. AB'deki tescilli ürün sayımızı artırmak hem oda ve STK'larımızın hem yerel yönetimlerimizin hem de bizim üzerimize bir borç ve vazifedir” diye konuştu. Coğrafi işaret tescilinin kağıt üzerinde kalmaması gerektiğine de vurgu yapan Bakan Özlü, “Başarı kriterimiz bunun ötesine geçmeli, coğrafi işaret tescilini ekonomik faydaya dönüştürmek olmalıdır” dedi. Bakan Özlü, Coğrafi İşaretli Ürünler Zirvesi'ni düzenleyen ATO'ya da teşekkür etti.

Açılış konuşmalarının ardından ATO Başkanı Gürsel Baran, Bakanlar Özlü ve Tüfenkci ile diğer protokole, Ankara Tiftik Keçisi'nin yününden üretilen birer kaşkol hediye etti. Coğrafi işaretli ürünlerin bulunduğu birer sepetin de hediye edildiği törenin sürpriz konukları da vardı. Ankara Ticaret Odası'nın, coğrafi işaret tescili almak için başvuruda bulunduğu Tiftik Keçisinin yavruları da açılış fotoğrafında yerini aldı. A.Ü. Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü'nde koruma altına alınan Ankara Keçisi'nin ıslahı yapılan iki yavrusu, törene renk kattı. ATO Başkanı Baran'ın kucağında bulunan yavru keçilere bakanlar da sevgi gösterdi.

Zirve kapsamında açılan stantlar arasında Tarım Kredi Kooperatifleri şirketlerinden TK Birlik tarafından açılan stant da ürünleriyle göz doldurdu. Merkez Birliği Genel Müdür Yardımcısı İsmail Hakkı Bücük de Strateji Geliştirme ve Koordinasyon Müdürü Ahmet Yıldırım ile Tarım Kredi standını ziyaret etti. Daha sonra Pazarlama Daire Başkanı G. Hakan Şahin'in de eşlik ettiği Bücük ve Yıldırım farklı kurum ve kuruluşlar tarafından açılan stantları da gezerek ürünler hakkında bilgi aldılar.

KAYNAK: TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ


YORUM EKLE
banner151