MERHABA…

“Müslüman yürekler bilirim daha
Kızdı mı cehennem kesilir sevdi mi cennet
Eller bilirim haşin hoyrat mert
Alınlar görmüşüm ki vatanımın coğrafyasıdır
Her kırışığı sorulacak bir hesabı
Her çizgisi tarihten bir yaprağı anlatır."
Erdem BAYAZIT

Uzun zaman önce çıktığımız yolun bundan sonra beraber yürünecek kısmında yoldaşlık için, Merhaba!..

Sözlerimiz yalın ve şairin dediği gibi harflerimiz harp düzeninde, kelimelerimiz tank gibi olsun, inşallah.

Elimiz göğsümüzde yeniden, Merhaba!..

***

Biz üretici, köylü, çiftçi, yetiştirici, kırsal nüfus dedikçe bütün kelimelerden aklınıza bu toprağa hayatını ve alınterini/emeğini katan Anadolu denilen koca coğrafya aklınıza gelsin. Birbirinden çok ayırmadan, teknik detaylara boğulmadan hepsini birlikte harmanlayarak dertlerimizi, önerilerimizi, umutlarımızı dile getireceğiz/getirmeye çalışacağız.

***

Her şeyden önce “Tarım, Hayvancılık ve Gıda" konusu meseleler içinde herhangi bir mesele değildir. Bu konu çok ayrı, çok daha özel bir meseledir. Varoluşsal bir gerçekliği ve stratejik bir önemi vardır. Hele hele bugüne kadar alışıla geldiği gibi ayaküstü bir-iki beyanatla, dert yananın ağzına bir parmak bal sürmekle, çalakaşık projelerle geçiştirilebilecek bir alan asla değildir.

Emek veren, dert edinen, canı yanan çiftçi gibi meseleye bakmayan dert edinmeyen ama sorumluluk makamında bulunanların ne bu alana ne de ülkeye bir faydası olamaz/olmuyor. Öncelikle bu dışarıdan, kenardan ve özellikle yukarıdan bakan anlayışın değişmesi/sağlıklı hale gelmesi zorunluluktur.


Ya peki bizler; köylüler, çiftçiler yetiştiriciler, üreticiler…


Şimdiye kadar olduğu gibi, meselelerimizi birbirimize dert yanarken, kendi kendimize ağlaşırken birilerinin fark etmesini ve himmette bulunarak çözmesini bekleme alışkanlığından vazgeçecek miyiz? Güya bizlerin seçtiği ve bizim adımıza ortalıkta dolanan temsilcilerimizi/kuruluşlarımızı görevlerini yapmaya zorlayacak mıyız? Yapmayanı başka hesaplar peşinde koşanların hesabını görecek miyiz?

Bir şeyler düzelsin istiyorsak bilmeliyiz ki; Biz ne kadar bilinçli ve kararlı olursak bizim meselelerimizle ilgili olanlar da o kadar duyarlı olurlar/olmak zorunda kalırlar. Önce biz kendimizi değiştirirsek diğerleri ister istemez mecburen değişecekler.

***

Buradan ağırlıklı olarak köklü sorunlarımıza ve beklentilerimize değinirken, zaman zaman güncel meselelere de fırsat buldukça gireceğiz. Sorunlarımız ortak olduğu için mümkün olduğu kadar ortak çözüm arayışında/ısrarında olacağız. Toprağa ter dökerek üretenlerin, emek verenlerin bazen sevinci bazen öfkesi ve her zaman sesi olacağız inşallah. Eğer bu çerçevede Anadolu'nun yanık buğday tenli insanına ve ülkemize faydalı olabilirsek ne mutlu bizlere…

YORUM EKLE

banner251