03 Şubat 2019 13:04

Tarımda tiyatral gösterilerle vakit kaybetmeyelim!

Ekrem Eraslan
iletisim@tarimdanhaber.com

Ne zaman tarımsal/hayvansal bir ürünle ilgili sıkıntı olsa halk öfkelense, eleştirse hükümetten bir el kalkıyor ve sağına soluna medyayı da konumlandırarak bir adresi işaret ediyor. Ardından bütün medya hedefi yoğun bir şekilde dövmeye başlıyor.

Stokçular!..

Aracılar!..

Perakende satıcılar!..

Kamuoyunun bir kısmı inanıyor, bir kısmı inanmıyor bir kısmı rahatlıyor, bir kısmı öfkeleniyor.

Gıda konusunda yaşanan sıkıntılar tüketim boyutuyla 80 milyonun tamamını ilgilendirdiğinden iktidar daha az insanı ilgilendiren ( yaklaşık 5 milyon ) üretim boyutundan ziyade tüketicilerin sorunlarına, verdikleri tepkiye daha çok ilgili duruyor.

Bu durum; sadece sonuçlarla ilgilenen, sebeplere kafa yormayan, günü kurtarmayı esas alan tipik şarklı yaklaşımdan başka bir şey değil.

Tamam, tüketimle 80 milyon ilgili ve bu daha önemli ama bu sorunların çözümü orada değil, üretimi sağlayan 5 milyon üreticinin sorunlarının çözümünde.

Üretimle ilgili sorunları çözerseniz tüketim boyutunda sorunlar zaten büyük ölçüde kendiliğinden çözülecektir.

Ama bu bir tercih/zihniyet meselesidir.

Onun içindir ki pekâlâ yanlış olduğu bilinmesine rağmen binlerce yıldır olduğu gibi depolanan soğanı baskınlarla bir suç aracı gibi yakalamak ve bunu medya aracılığıyla stok/stokçuluk olarak ilan etmek tercih ediliyor.

Bu tavır bir siyasi tercih meselesidir, aynen bütün imkânlar kullanılırken inşaatın sürekli tercih edilmesi gibi.

Bu yaklaşım belki kısa süre tüketici önünde iktidara nefes aldırsa da kısa ve orta vadede üreticinin ve üretimin darbe yemesine neden olmaktadır. Ve artık iktidar, tüketici açısından da inandırıcılığı kalmamış bu manevraları terk ederek üretimi temel mesele edinen bir anlayışı hakim kılmak zorundadır.


Hiç kimse tarımsal üretimde sıfır sorun beklentisi içinde olmak gibi bir fantastik bir iddiada bulunamaz ama pekâlâ sorunların minimalize edilmesi mümkündür.


Bu da olayların/süreçlerin arkasından gitmekle asla mümkün değildir. Ancak süreçlerin önünden giderek, stratejik planlamalar yaparak bunların önüne geçilebilir. Öncelikle sorunlarımızı kronik ve akut sorunlar olarak ayırmak/tanımlamak gerekiyor. Kronik sorunlara uzun vadeli kalıcı çözümler üretmek, akut sorunlara karşı hızlı refleksler geliştirmek zorundayız.

Örneğin ülkemizin yağ ve yem hammaddelerinde uzun yıllara sair ciddi kronik sorunları var ve bu sorunlar çözülmek yerine daha da derinleşmektedir. Bunların her birini ayrı bir başlık halinde ele almak kısa, orta ve uzun vadeli planlar yapmak gerekmektedir.

Diğer taraftan soğan meselesi beklenmedik bir hastalık ve ürün veriminin/kalitesinin düşük olması nedeniyle akut bir mesele olarak karşımıza çıkmıştır. Bu akut bir mesele baştan fark edildiğinde hızlı bir şekilde tedbir almak yerine, soğan depolarını basmak, abartılı şekilde haberleştirmek ve şov yapmakla biz meşgulken sorun derinleşti ve ancak gecikilerek müdahale edildi. Tabi bu arada hem üreticiler hem de tüketiciler ciddi sıkıntılar yaşadılar/yaşıyorlar.


Piyasa arz/talep ekseninde işler beyanat ve algı yönetimi ile tanzim edilemez.


Bu denenirse de bedel ödenir. İktidarın bu yöntemin kendisine fayda sağlamadığını görmesi (seçimde muhtemelen bunu görecek) ve daha gerçekçi kalıcı politikalar geliştirmesi gerekmektedir. Ağlayanın ağzına bir parmak bal çalarak, günübirlik politika ve söylemlerle ülkenin tarım ve hayvancılık alanında iyi bir yere gelmesi sağlanamadı/sağlanamaz.

Her şeyden önce verilerin elde edilmesinin ve yorumlanmasının oldukça kolay olduğu bu çağda üreticiyi de işin içine katarak sağlam bir stratejik planlama yapmak gerekmektedir.


Aksi takdirde biz tiyatral gösterilerle vakit kaybederken, çok bir zamana kalmadan emperyalizm bu ülkeyi kafeste beslenen maymuna çevirecektir/çevirmektedir.


İyi niyetli, gayretli Tarım Bakanının söylediği ama gereğini yapamadığı güzel bir ifadesiyle “gıda üretmek, silah üretmekten önemlidir" sözüne tarihten bir genel örnekleme ekleyerek yazımızı noktalayalım.

Modern savaşlara kadar yapılan kale ve şehir muhasaralarında şehirler silah ve mühimmat yokluğundan çok açlıktan teslim olmuşlardır. Ve bunu daha geçen yıl körfez ülkeleri başarılı olamasalar da Katar'a karşı denediler.

Ve 5 yıldan bu yana aynı zalim körfez ülkeleri 25 milyon insanı Yemen'de açlığa mahkûm ettiler. Yemenlilerin silahları var, kahramanca direniyorlar ama koca bir ülke açlık ve hastalıktan kırılıyor, her 10 dk bir çocuk ölüyor.

Bu ülke üretim yapmadan Katar gibi 2 uçak, 5 gemi gıda ile doyurulacak ülke değil ve bir eşikten sonra bu süreç geri döndürülemez, herkes aklını başına alsın…


Yorumlar

Toplam 11 Adet Yorum Yapılmış.
05 Şubat 2019, 16:41
tarım kredi

pers

zalim körfez ülkelerinin yanına bir de zalim pers kalıntısı zihniyetin desdursuz yaklaşımı eklenince maalesef yemen de suriye de akan kan tüm inananları boğacak... salına salına yürüyen cübbeli sarıklı pers kalıntısı zihniyetin temsilcileri ve uşak suudi yönetimi ile birlikte olan yandaşları ,
05 Şubat 2019, 01:34
Ahmet Kasım Polat

Kaleminize yüreginize saglık

Allah senden razı olsun sayın Eraslan konuyu çok güzel ele almışsınız kendisini çiftçi temsilcisi zanneden STK başkanları bile derdimizi anlatmadı anlatamazlar çünkü. çok şükürki sizler gibi yürekli cesur insanlar var bu yazınızla biz çiftçilerin dertlerine tercüman oldunuz devamını bekliyoruz
04 Şubat 2019, 12:06
mehmet kaya

tarım kredi

Tarım kredi koperatifi, yağlı tohumlar koop ve ziraat bankasının çiftçiye deste kadı naltında çok yüksek faiz ve sigorta bedelleriyle verdikleri mal veya kredileride bir yazınızda işlerseniz memnun oluruz.
04 Şubat 2019, 08:10
ç

boşuna kimse ugraşmasın. suyun başını düzeltmede ne uygularsanız uygulayın bu işi çözemessiniz.çiftçiyi hor görmeyin sorunları çözün karşınıza alın dinleyin.ürettirin işi cözün
03 Şubat 2019, 23:25
Faruk

Faiz faiz

Tarım kredi kooperatiflerinin.ziraat bankasının borçların sadece faizini bile ödeyemeyen bir çiftçi ve hayvan üreticisi olduk.emeklerimiz sadece faize gidiyor.kredilerde ciddi bir af gelmezse hepimize allah rahmet eylesin. Bu girdilerin yüksekliğiyle önümüzde ki yılı düşünemiyorum bile .sesimizi siz bari duyun yanıyoruz yaniyoruz
03 Şubat 2019, 21:25
Fikret Doğan

Usta

Usta beynine sağlık. Umarım görüşlerin dikkate alınır.
03 Şubat 2019, 20:27
Erdal

Karlı

Gida üreten ve üretilen silah üreten ve üretilen gibi modernize edilir inşallah. O zaman gıda silahtan daha önemli olacaktır.
03 Şubat 2019, 20:16
....

...

Doğru söze ne denir. Allah'ım razı olur inşallah.
03 Şubat 2019, 17:52

Duyun bu adamın sesini eeeeeyyyyyy Erdoğan.
03 Şubat 2019, 17:21
İzzet Kütükoğlu

KATILMAMAK MÜMKÜN MÜ? MÜKEMMEL

Sayın Eraslan, Türkiye meselelere yüzeysel bakılıyor. Sizinde ifade ettiğiniz gibi sonuçlara bakılıyor, nedenler düşünülmüyor. Tarımı hayvancılığı geliştirmeyi düşüneneler. Teşvik ve destekten başka bir şey söylemiyorlar. Oysa bu ülkede tarımı hayvancılığı para ile desteklemenin fazla anlamı olmadığı açıktır. Bizim Tarımı hayvancılığı düşünürken önce, insanlar köyü neden terk ediyorlar? sorusuna cevap aramamız gerekiyor. Sosyal medyada köyünü terk etmiş insanlar tarım hayvancılık edebiyatı yaparken dahi, ben köyü neden bırakıp buralara geldim diye düşünmüyor. İnsanlar köyünü, toprağın sahibi olamadıkları için terk ediyorlar. Bizim ülkemizde toprak kanununa ihtiyaç var. Kırk tane hissedarı olan mülkün kimse sahibi olamaz!
03 Şubat 2019, 16:12
Senol

Mesele şu tarım ürünlerinin fiyatını düşük tuttular mesela pancar buğday nohut vs girdileri alabildiğine yükseldi çiftçinin kullandığı parada nerdeyse faizleri yüzde kırk civarı bu şekliyle üreticinin bir de ithalatla terbiye ettiler çiftçinin borçları dağ gibi büyüdü içinde çıkılmaz hale aldı çiftçiye verdikleri çok veriyoruz dedikleri desdekleme akaryakıt dakika aldıkları vergi degil acil makul faiz uyguluyarak bütün borçları uzun vadeye yayıp yapılandırma olmaz ise çiftçi üretici üretemez bu işin sonu olur

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.