19 Şubat 2019 16:34

Tarım Bakanının önündeki engeller!

Ekrem Eraslan
iletisim@tarimdanhaber.com

Gündem tanzim satış uygulaması…

Herkes farklı bir pencereden farklı bir fayda/zarar görerek olayı değerlendiriyor. Birçok gündem maddemiz gibi bu da yaşanan uzun süreçlerin sonunda ortaya çıkmış bir sonuç/durum.

Meselelere köktenci, önalıcı bir şekilde yaklaşmadığımız için sorunları değil, sonuçları değiştirmeye yönelik günübirlik uygulamalarla hayatı/ülkeyi idare ediyoruz / etmeye çalışıyoruz.

Tanzim satış meselesi temelinde üretimle ilgilidir. Üretim sorununu çözemediğimiz sürece bu ve buna benzer konular hep hayatımızı işgal edecektir.

Üretim/üretici ana gündem maddemiz/meselemiz olmalıdır.

Üretim…

Üretim…

Üretim…

Gelelim konumuza; sıkça eleştirdiğimiz Tarım Bakanının/Bakanlığının son zamanlarda ortaya koyduğu vizyonu ve bu vizyonun misyona dönüşmesi konusunda (toptan kabul etmek ya da toptan reddetmek kolaycılığına/fanatizmine esir olmadan) objektif bir şekilde fikirlerimizi paylaşacağız.

Genel manada gerçekçi bir yaklaşımla Tarım Bakanının / Bakanlığının vizyonu ve bunu sahada tesis ederek ışıklı salonlara taşımak konusunda pek sorun görünmüyor. Doğru konular ve doğru öncelikler konusunda başarılı bir yaklaşım olduğunu görüyoruz. Ama bu vizyonun ifadesinde dil ve yöntem konusunda pek başarılı olunduğunu söylemek mümkün değil.

Tarım ve Orman Bakanı tarımın savunma sanayinden daha önemli olduğuna değinerek, “İleride dünyayı doyuran ülkenin dünyanın lideri olacağından emin olabilirsiniz" demesi bütün vizyonun inşası açısından son derece önemli ve doğru bir yaklaşımdır. Meseleye buradan bakan ve buradan yola çıkan bir THGB doğru yoldadır. Bundan daha önemli olan ise bu doğru vizyona sağlam bir misyon elbisesinin giydirilmesidir.

Birincisi; Tarım ve Orman Bakanının, çizdiği vizyonu genel manada hükümeti ilgilendiren (özellikle bütçe ve siyasi sonuçlar itibariyle) enstrümanlarla, direk kendi Bakanlık birimlerinin imkanları ve bağlı/ilgili kurumlarla dayanışma sergileyerek hayata geçirebilir.

Ülkenin siyasi gündem ve ekonomik koşulları hükümet düzeyinde bazı girişimleri zorlaştırsa da aslında tarım, hayvancılık ve gıda konusunda yaşanan sıkıntıların siyasi sonuçları bakanlığın elini güçlendirmektedir. Özellikle üreten 5 milyonun sorunları çözülmeden, imkanları genişletilmeden 80 milyonun sorunlarının bitmeyeceği çok iyi bir şekilde anlatılmalıdır.

İkincisi; Tarım ve Orman Bakanı kendi birim ve imkanlarını ağır işlese de etkin bir şekilde kullanmaya çalışmaktadır. Burada (Bakanlıkta) her proje ve uygulamadan birilerinin kazanç elde etme çabasına girişmesine ve uygulamayı mecrasından çıkarmasına mani olabilmek en büyük sorun olarak görünmektedir. En son genç çiftçi ve ucuz et projesinde yaşananlar buna örnek teşkil etmektedir.

Üçüncüsü; Bağlı/ilgili kuruluşlar konusunda ise birer yırtıcı kurt ve kemirgen kurtçuğa dönüşmüş bu yapılara Tarım ve Orman Bakanlığı'nın nüfuz/tesir edemediği, süreçlere katamadığı görülüyor. Özellikle de çiftçi kuruluşu olarak etiketlenmiş ama başta çiftçinin tepkisi ve hatta nefretini kazanmış yapılar burada başı çekiyor. Bu yapılarda çöreklenmiş kadroların burada olmalarını yaptıkları hizmetlere ve temsil ettikleri(!) çiftçilere değil siyasi bir takım bağlantılarla, kongre/genel kurul cambazlıklarına borçlu olmaları doğal olarak bu sonucu getirmektedir.

Bakan teknokrat ile siyasetçi arasında bir kıvamda her ikisi olamadan yoluna devam ediyor. Her ikisi de üzerinde iğreti duruyor. Özellikle de zoraki siyasetçi olma çabası fazlasıyla sırıtıyor.

Yüzünde kurtlar sofrasına düşmüş olmanın endişe ve şaşkınlığı sıkça görülüyor. Ve sorun tamda burada vizyonun misyona dönüşememesi şeklinde sahaya yansıyor.

İyi düşünen, proje üreten ama icra edemeyen bir bakanlık...

Belirgin/başarılı teknokrat yanını kısırlaştıran zayıf bir siyasi kimlik…

Bakanın muhatap olduğu siyasiler, ilgili STÖ yöneticileri ve bakanlık bürokratları asıl alanlarında değil siyasetle iştigal ederek makam/ mevki / imkan/ kazanç sahibi olduklarından hepsi birer kurda dönüşmüşken Bakanın birden bu yabancı olduğu sahaya atılıvermiş olması büyük ciddi sıkıntılara neden oluyor.

Tarım ve Orman Bakanının ortaya koyduğu vizyonu gerçekleştirebilmesi;

-Vizyonun kamuya malolmasını sağlayacak ve hükümeti sürece katılmaya zorunlu kılacak dil ve iletişim yöntemlerinin geliştirilmesine (örneğin; tüketici alışkanlıklarının değişmesine yönelik düz bir anlatım yerine dolaylı etkileşim araçlarının kullanılması.

“Diriliş" dizisinde sabah akşam kuzu çevirme yedirin, Sultan Abdülhamid marangozluk dışında birazda tarla tapanla uğraşsın, Cumhurbaşkanının önüne bir parmak bal politikasıyla sonuçların değişmediğini kırsalla ilgili anketlerle koyun bakalım, ne oluyor)

-Bakanın vizyonunu misyona çevirmesi kendisinden çok sistem gereği Cumhurbaşkanının tavrına bağlıdır. Yani Cumhurbaşkanı atadığı bakana saha, öncelik ve imkan sağlamasına. (örneğin; Tarım ve Orman Bakanlığına rağmen soğan stokçuluğunda (!) başka bir bakanlığın oluşturduğu kanaat, son tanzim satış meselesinde Tarım ve Orman Bakanlığının ardıl bir sorumlu/ilgili durumuna düşürülmesi yanlış olmuştur.)

-Tarım ve Orman Bakanlığı bürokrasisinin 15 yıldır siyasilerin sırtından var olma alışkanlığından vazgeçirmek için kamunun alışık olmadığı performans kriterlerinin uygulanmasına (örneğin; başarılı insanları kıyıdan köşeden toplayın onlara terfi/sorumluluk verin, sağa sola yaslanıp başarısız olduğu halde tepe mevkileri işgal edenlere yol verin )

-Adı çiftçi kuruluşu, STÖ olan ama birer ağalığa dönüştürülmüş, körler sağırlar birbirini ağırlar tarzında toplantı ve kurullarla idare/işgal edilen, kamu yararını 1. öncelik olmaktan çıkarmış, bolca kendi imkanlarını artıran ve artık üreticiye fayda sağlamak bir yana yük olan kurumların bir kısmının tasfiyesi, bir kısmının yeniden yapılandırılması hususu / ki bu konu Ticaret Bakanlığından çok Tarım ve Orman Bakanlığını ilgilendirir. (Örneğin; bir bakın bakalım namlunun ucunda gezen bir Tümgeneral makam aracı olarak 10-12 senelik Clio araca binerken bu kurumların bırakın üst düzey yöneticileri orta düzey idarecileri çiftçinin cebinden hangi makam araçlarına biniyor. Bir Tümgeneral orduevinde 20 yıl önce tefriş edilmiş, tek yıldız bile alamayacak odalarında kliması bile olmayan orduevlerinde kalırken bunlar çiftçinin bahçesine bile giremeyeceği hangi otellerde toplanıp toplanıp dağılıyorlar?)

İyi bir niyet, düzgün bir vizyon hayata geçirilemediği takdirde çok anlamlı olmayacağından, Tarım ve Orman Bakanlığının, sağlam bir icraat konusunda yoğunlaşması ve bunları sahaya yansıtmak en temel önceliği ve hedefi olmalıdır. Hem de ülke geri dönülemez bir noktaya girmeden, hemen şimdi hiç vakit kaybetmeden…


Yorumlar

Toplam 18 Adet Yorum Yapılmış.
23 Şubat 2019, 12:17
Saygı olmasa olmaz ama bu ne

Saygı

Memuriyetin bir sorununda müdürü yaşlı memuru arasında yeni neslin yok edilmesi. Genç bir insan atanır ne beklenir müdüre yalakalık, yaşlı memurun dedikodu, kapris, her şeyi ben bilirim... gibi durumlarını çekmek. Onların sevmediği kendine güvenen bilgili insan olursan seni orda yaşatmazlar.
23 Şubat 2019, 11:33
Köyler

Köylerimiz

Köyde, ilçede, merkezde, üniversiteside, araştırma merkezlerinde o kadar mühendis atandı sonuç nedir? Köylere gitmedi mühendisler öğretmen gider imam gider ama mühendis ne işim var köyde diyor? Köye tohuma, toprağa, suya ek ödeme alamadığı ve alanı ile ilgili olan neye sahip çıktı acaba bu insanlar. Kaçının umrumda bu tarım.
22 Şubat 2019, 22:26
Sebep

Bir sebep daha var.

Ziraat mühendisleri alanında ne kadar yetkin. Tarım için ne düşünüyorlar ya da ne yapıyorlar. Burunları havada ben mühendisim edaları. Kurumlarda mühendis olmayanları hor görme. Herkesi aşağılama sanki derece yapmışlar.Kendileri neden var bu tarımda. Kendilerinin hiç mi sorumluluğu yok acaba?
21 Şubat 2019, 18:14
C

Yorumlara bakılırsa iddialı yorumlar çiftçiyi yöneten kadrolar. Çiftçinin derdine derman olamazlar yazık çok yazık böylesine bir kurum
21 Şubat 2019, 16:21
sabır

toplumumuzda her kademede ki insanlarımızın en iyi bildiği üç konu vardı ve ağzı olan ahkam keserdi. bir hekimlik herkes mütehassıs ve konu uzmanının teşhis ve tedavisi hakkın da bile ahkam keser. ikincisi siyaset hepimiz en iyi Başkanlığı ve Bakanlığı vb en iyi bilenin kendimiz olduğundan hareketle keşfedilmeyi bekleriz.. üçüncüsü de din! hepimiz allameyi cihanız.. elifi görüp pertek zanneden ulamadır başımıza.. son zamanlarda da 4. eklendi tarım.. bu sahada eğitim almış yıllarını arazide sera da ahır da mera da vs geçirmiş olanlar hiç dinlenmez niçinse .. onu boş verin ziraat dalında eğitim almış kaç tane yönetici var ki...
21 Şubat 2019, 11:09
Güney

Remziye Kır arkadaşımız konuyu özetlemiş. Kendilerine katılıyorum. Bu bakanlığı gizli bir el yönetiyor ve kimse o paralel ellere dokunmuyor.
20 Şubat 2019, 16:30
sınavile atanmış ilçe tarım md

HANGİ BAKANLIK???

Sınavsız, liyakatsiz vekilinin vekili adamlarla yönetilen il/ilçe teşkilatları ile, İmamların daire başkanı olduğu, ilgisiz alakasız adamların yönetici olduğu PERGEM ile, Ömründe bir gün bile ilçe/il teşkilatlarında çalışmadığı halde sahipleri/dayıları sayesinde atanmış balkon göbekli, kalın enseli ve kalın kafalı GENEL MÜDÜRLER ile, Bakanlık bir yana siyasi kariyerim ön plana diyen bakan yardımcıları ile bu bakanlığa tarım bakanlığı denilmesi mümkün mü?
20 Şubat 2019, 14:09
Değişim

Peki beklenen bu muydu ?

Hiç bir şey yolun da gitmiyor nasıl mı? 1.iki bakanlığın birleşme fikri doğru bir adım değildi ... 2.Eğer liyakat ve ehliyet deniyorsa bu önce bakanlığın en tepesindeki adamdan başlanmalıydı Tüccar bir CEO ile olmamalıydı... 3.Bölgesel ve etnik kimlik hala aktif bir şekilde işliyor doğu da olsa batı da olsa değişen bir şey olmadı 4.Bakanlıkta ve taşrada yetişmiş işimn içinde olan tüm brokratlar kıyıma uğradı resmen bakanlık brokrat çöplüğüne döndü 5.İş 2002 öncesi adam kayırma torpil eş dost gözetilerek daha çok iş değil adam kayırma hat safhada 6.15 Temmuz ve top yekün kalkınma ruhu resmen sulandırıldı 7.Fetö mevzusun da adalet ve hakkaniyet kriterinden sapıldı 8.Ahlaki ve manevi çöküş beraberinde çürümeyi getirdi
20 Şubat 2019, 11:48
Zafer

17 yıllık icraat

Tarım bakanının işi zor, çünkü bakanlığın tüm icraatları hep 2002 yılı değerleri ile karşılaştırılıp başarılı bir görüntü çizildi. Kendisi yeni bir bakan ,kendinden önceki bakanların yaptığı tek iş özellikle bu iktidar döneminde en çok tarım bakanlığı yapan bakan döneminde hemşeri kadrolaşmasıydı, atanan kişilerde tek özellik doğulu olmasıydı. Üretimle kimse ilgilenmedi. Sadece kadrolaşma ve laf üretildi. 2002 döneminde o krize rağmen bugünkü durumlara düşmedi. Geçtiğimiz yıllarda kurban bayramında kesilecek hayvan bulunamadığından neredeyse diyanete kurban kesmenin vacip olmadığı şeklinde vaazlar verdirileceğini unutmamak lazım. Kısacası bakanın işi zor vede kısa bir sürede bu sorunun çözümü görünmüyor.
20 Şubat 2019, 11:13
balıkesir

tespitler..

Tespitleriniz çok değerli ve can alıcı..bu durum son 20 yıllık siyasetin kurumlara yansıması..700 bin kişiyi köyden.. tarladan toplayıp..taşeron adıyla kamuya adaletsizce aktarıp..bunun için törenler düzenleyip reklam yapanlar..sadece oy peşindeydiler..Şimdi bu insanların çoğuna haksızca kadro verildi..2000 tl ye şehirde aç yaşamaya mahkum edildi...Ama yıllarını verip üniversite bitirenler işsiz boş geziyor...insanlar çalışmanın.. üretmenin değerli olduğuna artık inanmıyor..kısa yollar arıyor...ki tarlada ahırda çalışanda para kazanmıyor...
20 Şubat 2019, 01:29
Bünyamin

Bende birçiftçiyim destekler yokken ne ette ne sütte ne buğday da hiç bir şey de sorun yoktu şimdi destek var diye hayvan ürün para etmiyor çiftçiye destek veriyor mazot gübre zirai ilaçlar pahalı bunu kullanan ekip biçen köylü ďesteği alan tapu sahibi onun için destekler çıkalı ğerçek çiftçiler iyice borç batağına düştü bence tarım girdileri ürün fiyat ları dengelenirse çok daha iyi olacağını düşünüyorum saygılar
19 Şubat 2019, 23:27
mehmet

tarım

sayın bakanı izmir ekibi yıpratıyor bakan bey hemseri kadrolasmasından kurtulması lazım hepsi ackurtlar gıbı saldırıyor cozum odaklı degıl tuccar odaklı işler var
19 Şubat 2019, 23:23
Remziye kar

F E T Ö

Kurumdan fetö cüler ayrılmadıkça işler zor, illerde sendika yönetimi altına kamufle olmuşlar, müdür yrd, personel ve sendikacı fetö cüler hala devlete kafa tutma uğraşı veriyorlar, işte sıkintının bir kaynağıda bu, bakan bey bu uzantıyı kesmetikçe işı zor
19 Şubat 2019, 22:34

Ya diğerleri

Sayın editör bakanlıkta üst kadrolatda kimler var hangi meslekten şube müdürü ve üstü. Allah aşkına bir çıkarın. Çıkarına görelim Tarımı kimler yönetiyor
19 Şubat 2019, 22:32

Teknokratmı kaldı

Üstad iyi yazmışsın bakanlıkta tarım eğitimi almış kaç kişi var tepe noktalarda. Örneğin TİGEM olmasa ekmeğide sebze kibi bilmem kaça yeriz. Ama bakın tarihine tepelere kimler atanmış. Daire başkanı kimler olmuş. İçlerinden atananlar en zayıf halka. Dışarıdan mimar, polis açıköğretim, kaymakam sosyolok, bedenci.... Tarım okuyan ilagıyatçı daha neyi sayalım. Adam beni tepe atadı başkası alamaz diye meydan okursa kenarda kalan işim uzmanları nasıl elini taşın altına koyar. Yada kadrodakilere nasıl teknokray dersin hanginiz yazarsın... Personeli oranların maaşları oranlayın
19 Şubat 2019, 20:24
FETTAH

ürettik mesela cerezlik aycekirdegi elde kaldı,çin cekirdegine dur denilipde yerli üretiçiyi korumadık,nohut ürettik ofis 3200 gibi fiyata aldı tamamen zarar etti çiftçi ama marketde kac para bakın. çiftçinin etde sattığı fiyata bakın piyasaya bakın ithal ithal ,bizim a.b.d ve avrupylarekabet şansımız yok, mesela et ,domuz eti üretıp maliyet düşüyor onlarda yagış oranları yüksek mera cok müslüman ülkelerde onon için et pahalıdır.birde yılda kac bin kurban kesiyoruz ,birde bakliyada bugday vs. ithalle terbiye ediliyoruz.onların teşvikleriyle,yagış oranlarıyla ve de girdi fiyatları mazot gübre vs aynımıki bizi ithalatla terbiye ediyorlar sonuç...
19 Şubat 2019, 20:12
şenol

üretim de anladık nasıl üretecegiz, yanlış yanlış üzerine bina edildi. ürettigimiz şeyler ben çiftçi olarak katılıyım, hayvan üretiyorum süt sudan ucuz, et 26 tl yem kg 2 tl kar etmez mümkün degil, bugday kac senedir fiyat aynı sadece bütün girdiler yüzde bilmem kac arttı, kar etmez ,faizlere özellikle tarım krediye gidin bakın kac, ne üretimi çiftçi özet yıllardır hep zarar zarar kredi üstüne kredi inatla üretmek için netiçe, borc batagı.içralar iflaslar, vs.
19 Şubat 2019, 19:36

Elini taşın altına koyan yok

2 tane vekil il müdürünü değiştiremeyen sayın bakanımızın başarılı olması için dua ediyoruz. Kendisini destekliyoruz ama bu kadro ile başarması çok zor. Elini taşın altına koyan yok. Taşradaki vekil müdürler koltuğu koruma telaşındalar. İş güç ikinci hatta üçüncü planda. Bakanlığın sadece adı değişti. Allah bakanımıza yardım etsin.

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.