Doğanın mucizeleri geçmiş dönemlerden bu yana alternatif tıbbın gelişmesine katkıda bulunmaya devam ediyor. Yüzyıllar öncesinde birçok hastalığın tedavisi için kullanılan şifalı bitkiler, günümüzde de modern tıp tekniklerini desteklemeyi sürdürüyor.

Bugün birçok bitki uzmanı tarafından gündemde tutulan şifalı bitkiler, bazı tıp hekimleri tarafından da tavsiye ediliyor. Kronik rahatsızlıkları bulunmayan, hamilelik veyahut da emzirme gibi bir durumu olmayan ayrıca düzenli olarak ilaç kullanmayan kişilerin yine hekim kontrolünde bitkilerden destek alabileceklerini belirten uzmanlar, son olarak kangal bitkisine dikkat çekti. Peki, kangal bitkisi nedir, ne işe yarar? Kangal bitkisi nasıl kullanılır, faydaları nelerdir? İşte bitkiye dair tüm merak edilenler…

KANGAL BİTKİSİ NEDİR?

Bazı bölgelerde; ‘kenger otu’, ‘kenger sakız bitkisi’ ve ‘dağ kengeri’ isimleri ile de bilinen kangal bitkisi, papatyagiller familyasının üyelerinden biridir. Ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yetiştirilebilen bu bitki, 70- 80 cm’e kadar uzayabilmektedir.

Bir süs bitkisi olarak da kullanılabilen kangal, dağların sarp kayalık bölgelerinde, iç mekanlarda, çakıllı ve kurak topraklarda yetiştirilebilmektedir.

Çok yıllık otsu bir bitki olan kangal, dikenlidir. Üzerinde bulunan kırmızı ve mor renkli çiçekleri ile dikkat çeken bitki, kendine has bir süte sahiptir.

KANGAL BİTKİSİ NASIL KULLANILIR?

Kangal bitkisinin nasıl kullanıldığı birçok kişi tarafından merak edilmektedir. Faydaları ile dikkat çeken bu bitkinin direkt olarak yenilip yenilemeyeceğini merak eden birçok kişi, arama motorları üzerinden konuya yönelik sorgulamalarda bulunmaktadır.

Kangal bitkisi hem taze olarak hem de sakız formu ile tüketime uygundur. Diş eti hastalıklarından mide hastalıklarına kadar pek çok olumsuz durumun semptomlarını gidermede etkili olan bitki, ayrıca bir sebze gibi haşlanarak da tüketilebilmektedir.

KANGAL BİTKİSİNİN FAYDALARI NELERDİR?

Kangal bitkisinin faydaları da arama motorlarına sık sık konu olan başlıklar arasında yer almaktadır.

Kangal bitkisinin öne çıkan faydaları şu şekilde sıralanabilir:

  • Zararlı toksinlerin vücuttan atılmasına yardımcı olur.
  • Diş eti sağlığını korur, dişlerin beyazlamasına katkıda bulunur.
  • Kan şekerini dengelediği için diyabet hastalığının tedavisinde destekleyici olarak rol alır.
  • Hazımsızlık ve mide şişkinliği gibi durumları giderir.
  • Kan basıncını düzenleyerek yüksek tansiyonun kontrol altına alınmasına yardımcı olur.
  • Kulak zarı iltihabı, kulak zarı yırtılması gibi durumların tedavilerini destekler.
  • Kanı temizler.
  • Kan akışını düzenler.
  • Halsizlik, yorgunluk gibi semptomları giderir.
  • Safra kesesinde bulunan taşların vücuttan daha kolay bir şekilde atılmasına yardımcı olur.
  • Çene ve tüm yüz kaslarını güçlendirir.
  • Damar tıkanıklıkları üzerinde etkilidir.
  • Migren semptomlarını hafifletir.
  • Sivilce ve akne gibi cilt problemlerinin tedavilerini destekler.

KANGAL BİTKİSİ ZARARLI MI?

Doğada bulunan şifalı bitkilerin büyük bir kısmı, hekim kontrolünde kullanılmalıdır. Özellikle kendiliğinden yetişen ve çok güçlü içeriklere sahip olan bitkiler, bilinçsiz tüketim halinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Yağ bitkilerinden olan kanola Türkiye’de hangi bölgelerde yetiştiriliyor? Yağ bitkilerinden olan kanola Türkiye’de hangi bölgelerde yetiştiriliyor?

Kangal bitkisinin zararlı olup olmadığı da birçok kişi tarafından merak edilen konu başlıkları arasındadır. Çok çeşitli alanlarda faydaları ile öne çıkan bu bitkinin herhangi bir yan etkisinin bulunup bulunmadığı, arama motorları üzerinden sık sık sorgulanmaktadır.

Kangal otunun bilinçsiz ve aşırı dozda tüketimi, çeşitli yan etkilerin gözlenmesine yol açabilir. Ayrıca bu otun; hamileler, emziren kadınlar, kronik hastalıkları bulunan kişiler ve 12 yaşın altındaki çocuklar tarafından tüketilmemesi gerekmektedir.

Kangal bitkisinin yan etkileri tam olarak bilinmemektedir. Bu konu ile ilgili olarak bilimsel düzeyde yürütülmüş çok sayıda çalışma bulunmamaktadır. Ancak bitkinin haşlanmış versiyonunun tüketilmesi halinde bazı mide rahatsızlıklarının tetiklendikleri yanı sıra deri döküntüsü, kaşıntı gibi semptomların gözlendikleri de bilinmektedir.