On Birinci Kalkınma Planı hazır

29 Temmuz 2017 tarihli ve 2017/16 sayılı Başbakanlık Genelgesi ile başlayan On Birinci Kalkınma Planı hazırlık çalışmaları tamamlandı.

On Birinci Kalkınma Planı hazır

On Birinci Kalkınma Planı (2019-2023) döneminde ülkemizin sektörel potansiyellerini beşeri sermayeyi, bölgesel dinamikleri ve uluslararası yükümlülükleri göz önüne alarak niteliği yükselterek rekabet gücü değerlendirmek üzere, ülkemizdeki tüm sektör temsilcilerini biraraya getiren çalışmaların başlangıcı 29 Temmuz 2017 tarihli ve 2017/16 sayılı Başbakanlık Genelgesine dayanmaktadır. Plan çalışmaları için 43 ayrı konuda özel ihtisas komisyonu ve 32 ayrı konuda da çalışma gruplarının 2017 yılının aralık ayında ilk toplantıları düzenlendi. 2018 yılı ocak ayında yapılan ikinci toplantılar sonucunda çalışmaları yürütülen koordinatörler ve raportörler aracılığıyla konu ve sektör temelli olarak belirlenen konularda eylem planlarının ortaya konularak plan dönemi önceliklerinin saptanmasına öncelik verildi.

Bu komisyonlarda ülkemizin gelişme potansiyeline sahip olduğu alanlar ile bu alanların değerlendirilmesine yönelik önerilerin kapsamlı ve ayrıntılı bir şekilde tartışılması ve tartışmalardan elde edilen sonuçların raporlanması sağlanıyor. Yeni Plan döneminde, odaklanılan kritik önemdeki yapısal dönüşüm alanları ve bunlara ilişkin hedef ve stratejilerin ortaya konulması önem taşıyor.

Tarım ve gıda sektörleri özelinde özel ihtisas komisyonu toplantılarında toplumun yeterli ve dengeli beslenmesini esas alan, teknolojiye dayalı, örgütlülüğü ve verimliliği yüksek, artan talebe cevap veren ve çevreye saygılı üretim yapısıyla uluslararası rekabet gücünü artırmış sürdürülebilir bir tarım sektörü oluşturulmasına katkı sunulması esas alındı.

Bitkisel üretim, hayvancılık, su ürünleri ve ormancılık alt sektörlerinin temelini oluşturduğu tarım sektörü ile sanayinin işbirliğinin sağlanması, sektörde Ar-Ge kapasitesinin geliştirilmesi yoluyla teknoloji kullanımının ve sonuçta rekabet gücünün ve ürün çeşitliliğinin artırılması, çevresel sürdürülebilirliği gözeten, kayıt dışılık sorununu çözümlemiş, gıda güvenilirliği kuralları çerçevesinde etkin bir şekilde denetlenen ve desteklenen bir tarım ve gıda sektörü oluşturulmasına yönelik görüşlerin raporlanması öngörülüyor.

Sektörlerin birbiriyle etkileşimini gözeterek verimlilik, rekabetçilik ve katma değer artışını sağlayacak dönüşümün gerçekleşmesi için neler yapılması gerektiğine odaklanılmakta ve sektörel alt başlıklarda olabildiğince dönüşümü getirecek politika ve eylemlere yoğunlaşılıyor.

Temel çıktılar itibarıyla değerlendirildiğinde öne çıkan konular şu şekilde başlıklandırılabilir:

Bitkisel üretimde;

Eğitim, yayım ve danışmanlık hizmetlerinin etkinleştirilmesi,

AR-GE ve inovasyon eksikliği,

Rekabet gücünün artırılması,

Üretim faktörlerinin sürdürülebilir ve etkin kullanılması,

Tarımsal nüfusun yaşlanması,

Tarımsal destekleme araçlarının daha etkin kullanılması,

Bilgi ve teknolojinin yaygınlaştırılması,

Bitkisel üretimde arz ve talep dengesinin kurulması.

Hayvancılıkta;

Hayvancılık politikalarında istikrar ve etkinlik,

Hayvancılıkta üretim-tüketim dengesi,

Ar-Ge, eğitim ve yayımın etkinleştirilmesi,

Kayıt sistemleri ve veri tabanı, izleme ve denetim hizmetleri,

Pazarlama, tedarik zinciri ve örgütlenme sorunlarının hafifletilmesi,

Finansman-yatırım araçlarının yaygın ve ulaşılabilir olması.

Su Ürünlerinde;

Su kaynaklarının ve su ürünleri stoklarının korunması ve geliştirilmesi,

Başlatılmış olan stok izleme ve stoklara ilişkin verilerin toplanması ve idari kayıtlarının iyileştirilmesi,

Güncel ihtiyaçları karşılayacak yeni Su Ürünleri Kanun Tasarısının kanunlaştırılması,

Avcılık ürünlerinin karaya çıkış noktalarına işlevsellik kazandırılması ve kayıt altına alma, kontrol ve belgelendirme hizmetlerinin buralarda etkin biçimde yapılması,

Balıkçı gemilerimizin ülke suları dışında avcılık yapmalarını sağlamak üzere ülkelerle ikili anlaşmalar yapılması,

Yetiştiriciliği yapılan su ürünü tür sayısının artırılması,

Sürdürülebilirlik prensibiyle, su ürünleri avcılığı üretiminin artırılması,

İç piyasada kişi başına su ürünleri tüketiminin artırılması,

İç pazarda ve ihracatta işlenmiş ürünlerin satış miktarının yükseltilmesi.

Gıda Sanayiine ilişkin önce çıkan hususlar ise;

Gıda güvenilirliğine ilişkin risk ve sorunlar (denetim, eğitim, bilinçlendirme vb.),

Gıda sanayii üretimi ve tüketimi (sürdürülebilir temin, tarım ile entegrasyon, etiketleme, kayıp ve israf vb.),

Risklerin yönetimi, biyotehditler ve risk analizi,

Teknoloji, bilim ve yenilikler (üniversite-sanayi işbirliği, yenilikçi teknolojilerin entegrasyonu, enerji verimliliği, yöresel ürünler ve coğrafi işaretler vb.),

Ticaret ve rekabetin korunması (uygun fiyat ve kaliteden hammadde tedariği, şeffaf politikalar, kayıtdışılık ve sahteciliğe ilişkin önlemler, piyasanın etkinleştirilmesi vb.).

Tüm bu öncelikli sorun ve politika alanlarında atılacak adımlar On Birinci Kalkınma Planı döneminde elde edilecek başarılara yön verecektir.

On Birinci Kalkınma Planı dönemi aynı zamanda 2030 yılına kadar uygulamada kalacak olan Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerine (SKH) ilişkin göstergelerin oluşturulması ve izlenmesine ilişkin çalışmaların yürütüleceği bir dönemi içermektedir. Bu çerçevede, ilgili tüm tarafların Kalkınma Planı hedeflerini de gözeten biçimde SKH çalışmalarının içinde yer alarak dünyanın geleceğine dair ülkemizin üzerine düşecek öncelikli alanlarda katkı yapılmasını sağlayacak çalışmaları gerçekleştirmesi bekleniyor.

TARIMDANHABER




Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapın

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.

Tarımsal Ekonomi HABERLERİ

Sayın Cumhurbaşkanı'na çağrımız;



Ülkenin stratejik kuruluşları olan şeker fabrikalarının mevcut politikalarla özelleştirilmesi durumunda birçok fabrika kapanmak zorunda kalacaktır. Fabrikaların kapanması ülkenin pancar üretimini tehlikeye sokacak ve şeker sektöründe derin yaralar açacaktır. Bu özelleştirmenin tek kazananı ABD merkezli mısır şurubu üreticisi Cargill olacaktır.


Çiftçinin ve ülke ekonomisinin kaybetmemesi için şeker fabrikalarının özelleştirmeye değil ‘YENİDEN YAPILANDIRMAYA’ ihtiyacı var. Onun için başta çiftçi ve işçi olmak üzere 80 milyon tüketici daha önce kamu yararına birçok konuda yaptığınız gibi sizden gelecek sevindirici bir haberi bekliyor.