Mısırda fiyat endişesi!

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, mısırda hasadın başlamasıyla birlikte piyasada bir kg mısırın satış fiyatının 65-68 kuruş değerinde alıcı bulduğunu belirterek, “bu oldukça düşük bir fiyattır. Doğu Akdeniz ve Çukurova çiftçileri bu düşük fiyattan endişe duymaktadır" dedi.

Mısırda fiyat endişesi!

Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Özden Güngör, mısırda hasadın başlamasıyla birlikte piyasada bir kg mısırın satış fiyatının 65-68 kuruş değerinde alıcı bulduğunu belirterek, “bu oldukça düşük bir fiyattır. Doğu Akdeniz ve Çukurova çiftçileri bu düşük fiyattan endişe duymaktadır" dedi.

Mısır üretim maliyetlerinin oluşan satış fiyatının çok üzerinde olduğunu kaydeden Güngör, “Bu nedenle TMO'nun mısır alım fiyatını geciktirmeden açıklaması çok önemlidir. Fiyatın belirlenmesinde, üretim maliyeti ve üretici karı dikkate alınmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.

2015'E GÖRE MISIR REKOLTESİ GERİLEDİ

Ziraat Mühendisleri Odası, mısırda hasadın başlamasıyla birlikte bu ürünle ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Yapılan saha araştırmasına göre, 2016 üretim sezonunda mısır üretim rekoltesinin 6.3 milyon ton olması bekleniyor. 2015 yılına göre üretim ve ekiliş alanlarında bir miktar azalma gözleniyor. 2015 yılında mısır ekiliş alanı 6.881.699 dekar, üretim miktarı 6.400.000 ton iken, 2016 yılında ekiliş alanı 6.820.000 dekara, üretim miktarı ise tahmini 6.300.000 tona düştü.

Ziraat Mühendisleri Odası tarafından hazırlanan 2016 yılı mısır raporunda dikkat çeken başlıklar şöyle:


DÜNYA`DA MISIR

Buğdaygiller familyası içerisinde yer alan mısır, tek yıllık bir sıcak iklim tahıl bitkisidir. Tropik ve subtropik ılıman iklim kuşağında yetiştirilebildiği gibi, dünyanın hemen her yerinde tarımı yapılabilmektedir. Dünya`da toplam 1.5 milyar hektar tarım alanının yaklaşık 712 milyon hektarında tahıl ekimi yapılırken, bu alanın 183 milyon hektarında mısır yetiştirilmektedir. Mısırın tahıl ekiliş alanı içindeki payı % 25,7`dir (FAO,2014)

Dünya`da 2.7 milyar ton tahıl üretimi içinde, mısır üretim miktarı 1.038.281 bin tondur. Mısırın toplam tahıl üretimi içinde ki payı % 38.1'dir (FAO,2014). Dünya`da ekiliş alanı bakımından buğday ve çeltikten sonra üçüncü sırada gelen mısır, üretim miktarı açısından birinci sıradadır. En fazla mısır üreten ülkeler ABD, Çin, Brezilya, Arjantin, Meksika, Hindistan, Ukrayna, Endonezya`dır. Türkiye üretici ülkeler arasında 24. sırada gelmektedir. Son 10 yıllık süreçte Dünya`da mısır ekim alanları % 24 oranında artarken, üretim % 42.3 oranında artmıştır.

Dünya`da genel olarak mısır bitkisi, insan gıdası ve hayvan yemi olarak kullanılmaktadır. Sanayide birçok ürünün ham maddesidir. Gelişmiş ülkelerde üretilen mısırın büyük bir kısmı hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir. Az gelişmiş ve geri kalmış ülkelerde ise insan beslenmesinde özel bir öneme sahiptir. Mısırın tanesinden elde edilen nişasta, glikoz ve mısırözü yağı ekonomide değerli bir hammaddedir. Özellikle ABD'de etanol üretiminde mısır hammadde olarak kullanılmaktadır.

TÜRKİYE`DE MISIR TARIMI

Ülkemizde mısır üretimi, 1950`li yıllarda ağırlıklı olarak Karadeniz ve Marmara Bölgeleri`nde yapılırken 1980`li yıllardan sonra Akdeniz ve Ege Bölgeleri`ne kaymıştır. Son yıllarda ise Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nde mısır üretiminde önemli miktarda artış kaydedilmiştir.

Türkiye'de tahıllar içinde buğday ve arpadan sonra en geniş ekim alanına sahip sıcak iklim tahılı mısırdır. Mısır tarımı Akdeniz Bölgesi, Karadeniz Bölgesi, Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri içinde yaklaşık 60 ilimizde yapılmaktadır. Üretim özellikle Adana, Mardin, Şanlıurfa, Sakarya, Osmaniye, Manisa, Mersin, Kahramanmaraş, Konya, Bursa, Aydın, İzmir, Samsun, Diyarbakır ve Hatay illerinde yoğunlaşmıştır. Ülkemizdeki mısır ekim alanlarının % 68`ini tanelik, % 32`sini silajlık mısır ekim alanları oluşturmaktadır. Çukurova, Amik Ovası ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi`nde yetiştirilen mısır ise pamuk, buğday ve yağlı tohumlarla münavebeli olarak ekilmektedir.

Mısır üretimi özellikle sulanır alanların artmasına bağlı olarak son yıllarda önemli artışlar göstermiştir. Son on yıl içinde ekim alanlarındaki artış oranı % 14.6, üretim miktarındaki artış oranı ise % 52.3`dür. Sulu tarım alanlarında özellikle ikinci ürün olarak mısır ekiminin yapılması süt ve besi hayvanı yetiştiricileri için kaliteli, bol ve ucuz yem kaynağı sağlamaktadır.

Ülkemizde yetiştirilen mısır çeşitleri at dişi mısır (Zea mays intendata), sert mısır (Zea mays indurata), cin mısır veya patlak mısır (Zea mays everta) ve şeker mısırdır (Zea mays saccharata). Bunlardan at dişi mısır hibrit çeşitlerin tohumlarının kullanılmasının çiftçiler arasında yaygınlaşması ile ekiliş alanı hızla 1980'li yıllardan sonra artmıştır. Sert mısırın ekiliş alanı yoğunluklu olarak Karadeniz bölgesidir. Bu bölgede bu mısır çeşidinin unundan ekmek yapılması yaygındır. Cin mısır ve şeker mısır ise çerezlik olarak yenmek üzere, ülke genelinde küçük tarım alanlarında yetiştirilmektedir. Mısır üretiminde verimin artırılması sulanabilir alanların varlığına bağlıdır. Verimliliği etkileyen bir diğer unsur ise yüksek verimli ve kaliteli tohumluk kullanımıdır.

ÜLKEMİZDE MISIR ÜRETİM ARTIŞININ EN ÖNEMLİ NEDENLERİ

Hibrit tohumların kullanımı,

Bölgeye uygun tohum çeşitlerinin seçimi,

Yetiştirme tekniklerinin gelişmesi,

Etlik piliç yemi üretimi başta olmak üzere yem sanayi talebindeki artış,

İkinci ürün üretiminin artması,

Pamuğa alternatif olarak mısır ekiminin artması,

GAP alanında ve Ege Bölgesi`nde ekim alanı artışı,

Dünya piyasalarında artan mısır fiyatlarının yurtiçi fiyatlara yansıması,

Prim, gübre, mazot gibi desteklerle üretimin özendirilmesi


Tablo 1. TÜRKİYE`DE YILLARA GÖRE MISIR EKİM ALANI, ÜRETİMİ VE VERİMİ


Çukurova bölgesi ülkemizin geleneksel mısır üretim bölgesidir ve bu özelliğini korumaktadır. Özellikle Adana`da mısır üretiminin gelişmesinde, 1980`li yıllarda yürütülen ikinci ürün mısır projesinin katkısı oldukça önemlidir. Diğer yandan, Türkiye`deki 6 adet nişasta bazlı şeker fabrikasından 3`ünün Adana`da bulunması, yüksek kapasiteli mısır özü yağı üretim tesislerinin bulunması, diğer bölgelerde bulunan yem vb. mısır işleme tesisleri için tedarik merkezi olması gibi faktörler Adana`da üretimi artıran birincil etkenlerdir.

Güneydoğu Anadolu Bölgesi, 2000 yılından bu yana mısır üretiminin 48 bin tondan, 1,85 milyon tona yükselerek, en hızlı artışın gerçekleştiği bölge olarak dikkat çekmektedir. Bölgede sulamaya yeni açılan alanların yanı sıra Pamuk`a alternatif ürün olarak mısır ekimi yapılması tıpkı Adana da olduğu gibi üretimi etkileyen en önemli faktör olmuştur.

MISIR TÜKETİMİ

Mısır insan beslenmesi, hayvan yemi ve endüstri hammaddesi olarak kullanılan bir bitkidir. Türkiye`nin mısır tüketimine ilişkin verileri incelediğimizde karşımıza şu durum çıkmaktadır. Üretilen mısırın %78`i hayvan beslenmesinde yem maddesi olarak, %15`i Nişasta sanayinde, %5`i yerel tüketim, %3`ü ise endüstriyel alanda değerlendirilmektedir. Toplam tüketim miktarı 6-6.5 milyon ton arasında değişim göstermektedir. Kişi başına yıllık mısır tüketimi 19 kg civarındadır (TMO,2013).

MISIR DIŞ TİCARETİ

Ülkemiz mısır ithalat ve ihracat miktarlarına ait veriler tablo 4`de görülmektedir. TMO Hububat raporunda yer alan TÜİK verilerine göre 2013/14 dönemi ülkemiz mısır ürünü yeterlilik derecesi % 86,06 oranında olup, bir önceki yıla ( 2012/2013 dönemi %77.5) göre % 9 artış göstermiştir. Yurt içi kullanım ve üretim miktarına bağlı olarak oluşan arz-talep dengesizliği ithalat yoluyla giderilmektedir. Ayrıca uygulanan gümrük vergisi oranı ve Dâhilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında kullanılan belge sayısı da ithalat miktarını doğrudan etkilemektedir.

Son dönemde en fazla mısır ithalatı 1.818.458 ton ile 2003 yılında, en fazla ihracat ise 325.434 ton ile 2009 yılında gerçekleşmiştir. 2013 yılında mısır ihracatı 210.927 ton iken 2014 yılında 64.618 tona gerilemiştir. Aynı şekilde mısır ithalatı 2013 yılında 1.548.133 tondan 2014 yılında 1.423.595 tona düşmüştür. Mısır ithalatının % 88,38`i DİR kapsamında gerçekleştirilmiştir. Mısır ithalatı ağırlıklı olarak Rusya Federasyonu, Ukrayna, Bulgaristan, Romanya, Fransa ve Macaristan`dan yapmaktadır.


MISIR MÜDAHALE ALIM FİYATI

Ülkemizde mısır hasadı, Çukurova ve Amik Ovası'nda Temmuz sonu itibariyle başlamaktadır. TMO mısır müdahale alım fiyatını 2013 yılında 640 TL/ton, 2014 yılında 680 TL/ton, 2015 yılında 725 TL/ton olarak açıklanmıştır. Bu raporun hazırlandığı tarihte halen 2016 yılı için henüz fiyat belirlemesi yapılmamıştır. 2015 yılında mısır için verilen destekler; Fark ödemesi desteği kapsamında 4 krş/kg, silajlık mısır (sulu) 75 TL/da/yıl, silajlık (kuru) 35 TL/da/yıldır.

2016 yılında Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından açıklanan desteklerde ise; Mısır için verilen destekler; Fark ödemesi desteği kapsamında 2 krş/kg`a indirilmiştir. hayvancılık destekleri içinde yem bitkisi silajlık mısır (sulu) için 90 krş/da, silajlık mısır (kuru) için 45 krş/da belirlenmiştir. Bir önceki yıla göre yem bitkisi kapsamında ki destekte önemli artış söz konusudur. Bu destekler yanında gübre, mazot destekleri de verilmektedir.

Tablodan görüleceği gibi; son 5 yıllık dönemde (2011-2015) mısır müdahale alım fiyatı % 34 oranında artırılmış; buna karşılık prim desteği aynı kalmıştır. 2016 yılında ise prim desteği %50 azalırken (2 krş/kg), diğer desteklerde bir miktar artış olmuştur. 2009 yılına göre mazot fiyatında % 62 gübre fiyatlarında ise % 69-120 oranında artışlar gerçekleşmiştir; yani ticaret hadleri çiftçinin aleyhine gelişmiştir.

MISIR ÜRETİM ALANLARININ SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1-İşletmelerin küçük, çok parçalı ve dağınık olmaları nedeniyle arazi işlerliği ve verimliliğinin düşük olması ve dolayısıyla üreticilerin yeterli geliri elde edememesi,

2-Çiftçilerin yatırım olanaklarına ulaşma ve yapısal dönüşümü sağlama olanağından yoksun olmaları,

3-Tarımda vasıfsız işgücünün varlığı,

4-Hasat sonrası depolama ve pazarlamada yetersizlik,

5-Mısır tarımı yapılan bölgelerde, gittikçe artan oranda bitki hastalıklarının baş göstermesi (Kuzey yaprak yanıklığı, Fusarium, Pithyum...) ve zararlıların baş göstermesi (bozkurt, mısır kurdu ve mısır koçan kurdu…),

6-Girdi maliyetlerinin yüksek olması (tarla kirası, gübreleme, yakıt giderleri…),

7-Aşırı azotlu gübre kullanımı,

8-Fark ödemesi desteğinin düşük olması,

9-Üretiminin yetersizliği nedeniyle ucuz GDO`lu ürünün piyasaya girmesi,

10-Sulama altyapısının yetersizliği,

11-Hayvancılık sektöründe artan yemlik mısır ve silaj talebinin karşılanamaması,

12-Yüksek teknolojili kombine makinelerin kullanımının yetersizliği,


ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

1-Arazi toplulaştırma çalışmalarına hız verilmeli.

2-Çiftçiler örgütlenme, kooperatifçilik, yatırım ve tarım danışmanlık hizmetinden yararlandırılmalı.

3-Mesleki eğitim düzenlenmeli.

4-Lisanslı depoculuğa ağırlık verilmeli, TMO imkanlarından daha çok yararlanacak altyapının oluşturulmalı ve 5-üretici ürünün salon satışlarında açık artırma ile satışı sağlanarak, tekelleşme önlenmelidir.

5-Dayanıklı çeşit kullanılmalı, kültürel önlemler ve ekim nöbeti uygulanmalıdır.

6-Örgütlenme ve kooperatifçilik geliştirilmeli, gübre ve yakıttaki vergiler düşürülmeli veya destekler arttırılmalıdır.

7-Toprak ve yaprak analizi birlikte yapılmalıdır.

8-Fark ödeme desteği artırılmalıdır.

9-Gerek ekim alanı gerekse birim alandan elde edilen ülke ortalama verimin artırılarak GDO`lu mısır ithalatı engellenmelidir.

10-Köyler(mahalleler) ve sulama birlikleri, sulama altyapısı güçlendirilmelidir.

11-Yüksek verimli silajlık çeşitler geliştirilmelidir.

12-Ekim, toprak işleme ve gübreleme yapan kombine makinelerin kullanımı artırmak için gerekli desteklerin sağlanmalıdır.



Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapın

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.

Raporlar HABERLERİ