Ette algı operasyonu yapılıyor!

Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet, Polonya'dan ithal edilen etlerde deli dana hastalığının rastlandığı yönündeki iddialara tepki göstererek, bunun bir algı operasyonu olduğunu bildirdi. Türkiye'nin çadır devleti olmadığını kaydeden Gözet, etlerin kamu veteriner hekimlerin gözetiminde ithal edildiğini dile getirdi.

Ette algı operasyonu yapılıyor!

Gıda ve et ürünleri üzerinde yapılan manipülasyonlarla ilgili konuşan Türk Veteriner Hekimleri Birliği Başkanı Talat Gözet, haber sitemize çarpıcı açıklamalarda bulundu. Geçtiğimiz günlerde dışarıdan ithal edilen kırmızı ette deli dana hastalığına rastlandığını ve bunun bir algı operasyonu olduğunu vurgulayan Gözet, “Şimdi baktığınız zaman Türkiye bir çadır devleti değildir. Bunun dışında nereden ithal edilirse edilsin ister Polonya, ister Almanya, isterse Litvanya et ithalatında bir takım kriterler vardır. Et ithalatında öncelikle burada kamu veteriner hekimleri görevlendirilir. Oradaki kesime refakat eder, inceler. Türkiye'nin koymuş olduğu kurallara göre kemik iliğinden alınan örneklerde deli dana başta olmak üzere hastalıklar konusunda önlemlerin en başından alınması gerekiyor" dedi.

BU GIDA MÜHENDİSLERİNİN İŞİ DEĞİL

Gözet, et ithalatı konusunda sadece gıda mühendislerinin kullanılmasının yanlış olduğunu da aktararak, “Bu konu gıda mühendisini doğrudan ilgilendiren bir hadise değil. Gıda mühendislerinin görevi gıdanın imalatındaki sürecidir" ifadelerini kullandı

İTHAL ET, ÜRETİCİYE DARBEDİR

“Kendi gıdasını üretemeyen ülkelerin bağımsızlığı tartışılır" diyen Gözet, 'et fiyatları pahallıdır' deyip ithal edildiği takdirde yerli üreticiye darbe manası taşıdığını söyledi. Gözet, “Bundan 5-6 ay öncesinde merkez bankası başkanının 'gıda fiyatlarındaki artış enflasyonu körüklüyor' diye bir açıklaması vardı. Sanki fiyatlar suçlu gibi. Özellikle et ve süt ürünlerinden bahsettiler. Bu etin, sütün bir fabrikasyon ürün olmadığını bir canlı materyalden üretildiğini ve bunun belli üretim süreçlerinin olduğunu ve maliyeti olduğunu hesaplaması gerekiyor. O yüzden gıda stratejik bir sektördür ve olmazsa yaşam ciddi manada tehlikeye girer" dedi.

GIDAYI İTHAL ETMEMİZ AKILLARA ZİYAN BİR POLİTİKA

Gözet, “Gıda fiyatlarındaki artış (özellikle hayvansal gıdalar et, süt, yumurta vb.) bir takım baskılarla “fiyatlar arttı" gibi laflarla bir takım çevrelerce dile getirilirse ithalat devreye girer ve ithalat başladıktan sonra yerli üretimin gelişmesi mümkün değildir" diyerek, bunun rantiyeye zemin hazırladığını söyledi. Gözet, “O zaman sürekli dışa bağımlı hale geliriz ve burada ithalat rantiyecileri kazanır. Ama bu gündeme geldikçe sürekli dışarıya bağımlı ülke haline geliyoruz. Canlı hayvan sayılarında artış yapamayıp ithal etmekte ararsanız çözümü, o zaman da yerli üretici üretimden çekilir ve daha çok ithal edersiniz. Bunu tarımda yaşamaya başladık, bu ülke dışarıdan pirinç, nohut, fasülye ithal etmesi gerçekten akıllara ziyandır" ifadelerini kullandı.

UCUZ ET RANTİYECİLERİN İŞİNE YARIYOR

Gözet, ithal edilen ucuz etin vatandaşa değil et sanayisi ile uğraşan rantiyecilere yaradığını dile getirerek, “Ebetteki, tüketiciye olumlu bir şey yansımıyor. Bazı marketlerde güya ucuz et ve ucuz kıyma var diyorlar. Peki Türkiye'deki 1 milyon 250 bin ton miktarındaki et neden ithal edildi bir yılda. Bunun yüzde 70-80'I yemek sanayi, şarküteri ürünleri ve restaurantlarda kullanılıyor. Yoksa marketlerdeki vatandaşın ihtiyacı için satılan et %25-30'u geçmiyor" dedi.

SEÇİM GÜNDEMİ DÜZENBAZ SAHTEKARLARIN BAYRAMIDIR

Seçim dönemlerinde özellikle gıda sektöründe denetimlerin azaltıldığını da söyleyen Gözet, “Satılan ucuz etler ise seçim öncesi denetimin yoksunluğundan faydalanarak bir takım üçkağıtlar meydana geliyor. Seçime kadar bu gıda satılan yerlerden numune analiz etme olayı da kalkmıştır. O yüzden üçkâğıtçı, sahtekar ve düzenbazların bayramıdır seçim" uyarısını yaptı.

TÜRKİYE HOLLANDA'YI GEÇEBİLİR

Ülkemizin hayvancılık yönünden zengin bir kaynağa sahip olduğunu vurgulayan Gözet, “16 yıldır inşaata yatırım yapılıyor dediniz, bu yatırımın yarısı tarıma/hayvancılığa yapılsaydı Hollanda'yı geçerdik. Bugün her şeyimiz var bizim, bu ülkede günlük 70/80 kg süt veren hayvanlar var. Bu genetiğe sahibiz ülkemizde, ithalata gerek yok. Bunu sistematik bir şekilde hem üretici birlikleri hem meslek örgütleri hem bakanlık hem halkla iç içe olarak sağlayabilirsiniz ama siz kalkar da et, süt pahalı derseniz, çiftçi yarın ne olacağını bilmediği için bu işe yatırımdan vazgeçer" diye uyardı.

TARIMDANHABER



Yorumlar

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk Yorumu Siz Yapın

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.

Oda ve Borsa HABERLERİ