Tütünde Türkiye'nin acı karnesi!

Tütün Eksperleri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Servet Yaprak, fındık ve üzümden sonra ülkemizin en önemli tarımsal ihraç ürünü olan tütünün, 2012 yılından itibaren ithalat karşısında üstünlüğünü yitirdiğini belirtti. Tütün ithalatının her yıl düzenli olarak arttığını kaydeden Yaprak, tütünde bu kötü gidişin durdurulması için Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'Milli Tütün Politikası'nı ortaya koyması gerektiğini söyledi.

Tütünde Türkiye'nin acı karnesi!

Tütün Eksperleri Derneği tarafından hazırlanan 2018 yılı Tütün ve Tütün Mamulleri Sektörü raporunda dikkat çeken başlıklar şöyle:

TÜRKİYE TÜTÜN ÜRETİMİNDE NE DURUMDA?

Dünyada Oryantal tip tütün üretiminde uzun yıllardır söz sahibi olan Türkiye son yıllarda yaşanan kan kaybına rağmen dünya oryantal tütün pazarında hala lider ülke olarak gözüküyor. Oryantal tütün üretiminde ülkemizi, rakip ülkelerle mukayese ettiğimizde yıllar itibarı ile rekolte değişimleri olmakla beraber 185 bin tonluk Dünya Oryantal Tütün pazarının yaklaşık yüzde 32'si Türkiye'ye ait.

SÖZLEŞMELİ ÜRETİM MODELİYLE GERÇEKLEŞTİRİLİYOR

Ülkemizde tütün üretimi sözleşmeli üretim modeli ile gerçekleştiriliyor. 2018 yılında sözleşmeli üretim yapan 56 bin üretici 943.000 dekar alanda yurt genelinde 82,5 milyon kilogram tütün üretti. Aynı zamanda sözleşmesiz olarak üretilen ve kayıtlara geçen 11 milyon kilogram tütün ile birlikte yurt genelinde toplam tütün rekoltesi 93,5 milyon kilogram olarak gerçekleşti.

TÜTÜN ÜRETİMİ SON 15 YILDA BÜYÜK KAN KAYBINA UĞRADI

4733 Sayılı yasanın çıktığı günden bu güne aradan geçen 15 yılda büyük kan kaybı yaşayan tütün üretimi rakamlarla ifade edilecek olunursa; 2002 ürün yılında 405 bin olan tütün üreticisi sayısı 2018 yılı itibarıyla %86 azalarak 56 bine, tütün üretimi ise 2002 ürün yılında 159.521 tondan %48 azalarak 2018 yılında 82.500 ton civarına geriledi.

SÖZLEŞMELİ ÜRETİMİN YÜZDE 75'İ EGE BÖLGESİ'NDEN

Yaprak tütün ihracatının ağırlıklı kısmını oluşturan Ege bölgesinde, 2017 ürün yılında mevsimsel yağışlardan kaynaklı verim artışının yaşanması ile üretim 62.000 tonu aştı. 82.500 ton toplam Sözleşmeli üretimin, Ege Bölgesi yüzde 75' ini Karadeniz bölgesi yüzde 11' ini Güneydoğu Anadolu bölgemiz ise yüzde 10' unu oluşturuyor.

GENÇ NESİL TÜTÜN ÜRETİMİNDEN UZAKLAŞTI

Genç nesil tütün tarımının zorluğu ve gelirinin azlığı nedeniyle tütüncülükten uzaklaşmış, çoğunlukla büyükşehirlere göç etmiş, Ege ve Karadeniz Bölgesi'nde tütün üreticilerinin yaş ortalaması 48 yaş civarına yükseldi.

ÜRETİCİ EMEĞİNİN KARŞILIĞINI ALAMIYOR

2018 yılında Ege Bölgesinde satılan tütünün kilogram maliyeti ortalama 15,16 TL olarak gerçekleşti. Üretici bu tütünün kilogramını 16,70 TL fiyatla sattı. Bu rakamlar ışığında tütün üreticisinin eline kendi işçilik yevmiyesi dışında bir şey geçmediği hane başına yıllık üretimin ise 1500 kilogram olduğu göz önüne alındığında, gelirinin asgari geçim seviyesinin çok altında olduğu gözüküyor. Alım fiyatındaki yıllık artış üretim girdilerindeki artışın gerisinde kaldı. Ürün kalitesinin de fiyatlandırmada belirleyici olması ile 2018 yılında üreticinin ortalama satış fiyatı bir önceki yılın altında kaldı.

ÖRGÜTSÜZ TÜTÜN ÜRETİCİSİ FİYATLARA MÜDAHİL OLAMIYOR

Yaprak tütün firmaları ile üretici arasında düzenlenen “Tütün Alım-Satım Sözleşmesi"nin özel şartlar ve fiyatların hazırlanmasında firmalar söz sahibi olurken, örgütsüz tütün üreticileri bu sözleşmelerin önemli bir kısmına müdahil olamamakta, verilen fiyatı ve miktarı kabullenmek zorunda kalıyor.

ÜRETİCİ AVANSLARINDAKİ KISMİ ARTIŞ ÜRETİCİYİ BİRAZ OLSUN RAHATLATTI

Sözleşmeli Üretim açısından bakıldığında son yıllarda özellikle üretici avanslarında önemli bir artış yaşanması ve alım garantisi üretici açısından kısmen rahatlatıcı bir unsur olarak gözüküyor.

AÇIK ARTIRMA SİSTEMİ İLE ALIM SATIM HAYATA GEÇİRİLEMEDİ

Yasada öngörülen Açık arttırma sistemi ile alım satım ise hayata geçirilemedi.

TÜTÜN ÜRETİMİNE DESTEK VERİLMİYOR

Milli Tarım Projesi ile yeniden tanımlanan Tarımsal havzalar içerisinde tütün yer bulamadı. Sözleşmeli yaprak tütün üretim ve ihracatının %90'ından fazlasını karşılayan Ege bölgesi, Orta Karadeniz bölgesi ve Adıyaman-Hatay-Antakya havzalarında ki tütün üretiminin de desteklenecek ürünler içerisinde yer alması gerekiyor. Bu destekleme ithal girdisi olmaksızın, yapılan tarımsal ihracata verilmiş bir destek olacak.

TÜTÜN ÜRETİCİSİ YALNIZ BIRAKILIRSA İHRACATTAKİ PAYIMIZI YUNANİSTAN'A KAPTIRACAĞIZ

Tütün üreticisi gelecek yıllarda da yalnız bırakılır ise dünya tütün ihracatında ki payımızı Makedonya, Bulgaristan ve Yunanistan'a kaptırma riskimiz bulunuyor.

SİGARALARDA YERLİ TÜTÜN KULLANIMI DÜŞTÜ

TEKEL'in tütün piyasalarından çekilmesi ve sigara fabrikalarının satılması neticesinde piyasaya tümüyle hakim olan çokuluslu şirketlerin, tamamen yerli tütünden imal edilen sigaraları piyasaya yeterince sunmamaları sonucu yurt içinde satılan sigaralarda yerli tütün kullanımı en alt seviyeye indi.

YÜKSEK VERGİ SARMALIK KIYILMIŞ TÜTÜN PİYASASINI BÜYÜTTÜ

Bunun sonucunda özellikle Akdeniz, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerine olan talebin kısıtlanması ile tütün üreticileri sözleşme yapacak firma bulamıyor. Ancak özellikle 2010 yılından sonra tütün mamulleri üzerinde artan vergi oranları, tüketicinin ucuz ürüne yönelmesi “Sarmalık Kıyılmış Tütün" olarak nitelenen piyasanın büyümesine neden oldu.

ÜRETİCİYE YENİ BİR ALTERNATİF PİYASA OLUŞTU

Bu piyasa özellikle TEKEL in piyasadan çekilmesi ile boşlukta kalmış bulunan tütün üreticilerine yeniden bir alternatif sundu. Sarmalık Kıyılmış olarak tüketilmek üzere yaklaşık 20-25 bin ton tütün üretiminin olduğu tahmin ediliyor. Bu rakamın 2018 yılında 11 bin tonu kayıtlara geçti.

BOŞ SİGARA TÜPÜ 27 MİLYAR ÂDETE YÜKSELDİ

Hali hazırda sarmalık kıyılmış tütün piyasası zaten zirve yapmış ve kontrolsüz durumda. Var olan piyasayı yasal zemine çekmek gerçekçi bir yaklaşım olacak. Yurt içinde üretilen ve Sarmalık kıyılmış tütünün doldurulması ile tüketilen Makaron (boş sigara tüpü) üretim rakamları, resmi veri elde edemediğimiz bu sahada ki üretim ve tüketim rakamlarına ilişkin bir dayanak oluşturuyor. 2016 yılında yurt içinde satışa arz edilen 18 milyar adet makarona karşılık bu rakam 2017 yılında yarı yarıya bir artışla 27 milyar adete yükseldi.

ÜRETİCİNİN ÜRÜNÜNÜ KAÇAK KONUMUNDAN ÇIKARILMALI

Üretilecek yeni politikalar ile önemli sayıda bu tütün üreticisinin kendi topraklarında yetiştirdiği ürünü tütün, kaçak olmaktan çıkarılmalıdır. Yasal zeminde üretimin ve satışın önü açılmalıdır. Üreticilerin veya yerli yatırımcının yüksek maliyetli yatırım gerektiren tesisler yerine yerli makine sanayicisinin ürettiği makinalar ile daha düşük yatırım gerektiren tesislerin de yasal üretim izni alınabilmesi sağlanmalıdır. Bu konuda özellikle Torba yasa sonrası üretici kooperatifleri ve tesislere ilişkin, çıkarılması beklenen düzenlemeler biran önce hayata geçirilmelidir.

TÜTÜN FONU DÜŞÜRÜLEREK SIFIRLANDI

Ülke tütüncülüğünün geliştirilmesi amacıyla 1986 yılından itibaren ithal edilen tütünlere kilogram başına 3 USD ve paket başına 40 cent dolar uygulanan Tütün Fonu AB-Türkiye İlerleme Raporlarının “Fiyatlandırma ve Vergilendirme" başlıklı 16. Faslı kapsamında 29/12/2009 tarih ve 27447 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren düzenlemeyle 2010 yılından bu yana “şişirilmiş tütün", “şişirilmiş tütün damarı" ile “homojenize tütün" gibi işlem görmüş tütünlerde sıfırlanmış; yaprak tütünde ise ilk olarak 03/12/2010 tarih ve 27801 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren kararla 2011 yılında 2,25 USD/Kg düşürüldü.

TÜRKİYE'NİN FON KAYBI 1 MİLYAR DOLARIN ÜSTÜNE ÇIKTI

Her yılın sonunda yürürlüğe konulan Bakanlar Kurulu kararlarıyla kademeli olarak azaltılarak 2017 yılı için 0,30 USD/Kg olarak belirlendi. 2018 yılında ise 0,15 USD/Kg olan fon yılsonunda sıfırlanacak. 2010 yılından itibaren tütün fonunda yapılan sıfırlama ve kademeli indirimler neticesinde, Türkiye'nin sadece fon kaynaklı kaybı 2017 yılı sonu itibarıyla 1 milyar doların üzerindedir.

ABD'DEN İTHAL EDİLEN TÜTÜNLERE YÜZDE 60 EK VERGİ GETİRİLDİ

11 Haziran 2018 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile “ABD Menşeli Bazı Ürünlerin İthalatında Ek Mali Yükümlülük Uygulamasına Dair Kararda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Karar" ile ABD'den ithal edilen tütünlere %60 oranında ek vergi uygulaması getirildi. 2017 yılında toplam 522,7 milyon dolarlık tütün ithalatımızda ABD menşeli tütünlerin payı 51 milyon dolar civarında bulunuyor.

TÜTÜN İTHALATI HER YIL DÜZENLİ OLARAK ARTIYOR

Ülkemizde 2017 yılında 51.028 ton tütün, 352.6 milyon dolar karşılığı ihraç edilmişti. Buna karşılık tütün ithalatı, 2017 yılında 99.773 tona ulaşmış olup karşılığında 522,7 milyon dolar ödendi. Fındık ve üzümden sonra ülkemizin en önemli tarımsal ihraç ürünü olan tütün, 2012 yılından itibaren ithalat karşısında üstünlüğünü yitirdi. Tütün ithalatımız her yıl düzenli olarak artışını sürdürüyor.

SİGARA PİYASASINDAKİ OLİGOPOL YAPI İHRACATÇI FİRMALAR İÇİN HANDİKAP OLUŞTURUYOR

Yaprak Tütün ihracatçısı firmalar, tütünü sözleşmeli olarak satın alarak, İzmir 'de kümelenmiş tesislerinde işleyerek yurt dışı piyasalara sunuyor. Bu tesislerin 150 milyon dolar yatırım değeri ile birlikte yarattığı istihdam yaklaşık 3500 kişidir. Özellikle Dünya Sigara piyasasının oligopol yapısı dolayısı ile sınırlı sayıda alıcıya satış, Tütün ihracatçısı firmalarımız açısından bir handikap olarak değerlendirilebilir.

GİRDİ MALİYETLERİNDEKİ ARTIŞ BALKAN ÜLKELERİYLE REKABETİ ZORLAŞTIRIYOR

Uluslararası alanda artan alıcı talepleri ve fiyat baskısı alım politikaları üzerindeki temel etkeni oluşturuyor. Bunun yanında ülkemizde tütün üretiminde temel girdi maliyetlerinde yaşanan artış, Balkan ülkeleri ile rekabetimizde dezavantaj yaşanmasına neden oluyor.

SİGARA PAZARININ TAMAMINA YAKINI ÇOK ULUSLU SİGARA ŞİRKETLERİNİN KONTROLÜNE GEÇTİ

Türkiye'de Üretilen ve İç Piyasaya Arz Edilen Sigaralarda Tütün Kullanım Oranları TEKEL sigara fabrikalarının 2008 yılında özelleştirilmesi ve Tütün Fonunun kademeli olarak azaltılması sonucunda; Türkiye sigara pazarının tamamına yakınına sahip olan çokuluslu sigara şirketleri, sigara harmanlarında giderek artan miktar ve oranlarda ithal tütün çeşitlerini (özellikle fonun sıfırlandığı homojenize tütün, şişirilmiş tütün damarı ve şişirilmiş tütün) kullanmaya başlandı.

MALİYET AVANTAJI SAĞLADI

Bu zaman zarfında iç piyasadan satın aldıkları yerli tütün miktarı bu kullanım oranlarına paralel olarak azalış gösterdi. Tütün fonunun sıfırlandığı bu ürünlerin kullanımı sigarada perakende satış fiyatının artmasına rağmen önceki yıllara oranla önemli bir maliyet avantajı sağlandı.

YERLİ TÜTÜNÜN KULLANIM ORANI YÜZDE 42'DEN YÜZDE 12'YE DÜŞTÜ

Yurt içinde yetişen tütünlerin iç piyasamıza satış amaçlı üretilen sigaralarda kullanım oranı 2003 yılında %42,07 iken bu oran 2008 yılında TEKEL'in sigara biriminin özelleştirilmesinden sonra tütün fonunda bazı ürünlerde sıfırlanması ile hızla azalarak 2017 yılı itibarıyla %12 ye düştü.

YABANCI İMALAT SANAYİNDE TÜTÜN ÜRÜNLERİ İLK SIRADA YER ALIYOR

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verilerine göre, Türkiye'de tütün ürünleri imalatının %89,3 yabancıların kontrolüne geçti. Ülkemizde yabancı kontrolünün en yüksek olduğu imalat sanayinde tütün ürünleri imalat sanayi ilk sırada yer alıyor.

YÜKSEK ÖTV VE KDV SİGARA KAÇAKÇILIĞINI KÖRÜKLÜYOR

Tütün kontrolü çalışmaları özellikle toplum sağlığının korunması boyutu ile Tütün Eksperleri Derneği tarafından destekleniyor. 2018 yılı itibarı ile sigara üzerindeki vergi yükü ÖTV ve KDV ile birlikte ortalama % 84' e yaklaşdı. Bu vergi yükü ile birlikte artan sigara fiyatları ile özellikle genç neslin erken yaşta sigaraya başlamasının engellenmesi ve orta ve düşük gelir gurubunda ki sigara tüketicilerinin ise sigarayı bırakmaları hedeflendi. Ancak yüksek vergi ve yüksek fiyat sarmalık kıyılmış tütün tüketimi ile bir taraftan da sigara kaçakçılığını körükledi. Tabloda gözüken yasal tütün tüketim rakamlarına kayıt dışı sarmalık kıyılmış tütünü ve kaçak sigaraları eklediğimizde ülke tütün tüketim oranının açıklanan rakamdan daha yüksek olduğu bir gerçek. Türkiye sigara satış hacmine göre dünyanın en büyük on pazarı arasında yer alıyor.

PAREKENDE SATIŞ HACMİ 58 MİLYAR LİRA OLARAK TAHMİN EDİLİYOR

İç piyasaya arz edilen tütün mamullerinin satış rakamları incelendiğinde 2017 yılı içerisinde toplam 56 milyar liralık bir perakende satış hasılatı ile karşılaşıyoruz. Satış hasılatları konusunda veri bulunmayan Makaron ve Sigara Kâğıdınınsa tahmini perakende satış hasılatı bu rakama eklendiğinde, toplam tütün mamulü piyasamızın perakende satış hacminin 58 milyar lira ( 11 Milyar Dolar ) civarında olduğu tahmin ediliyor.

TÜTÜN MAMULLERİNDEN 37.4 MİLYAR LİRA ÖTV GELİRİ ELDE EDİLDİ

2017 yılında tütün mamullerinden elde edilen ÖTV geliri 37,4 milyar TL olarak gerçekleşti. Gerçekleşme rakamlarına göre tütün mamullerinden elde edilen vergi gelirleri toplam vergi gelirlerinin %7'sine tekabül ediyor.

ÖTV'DE YAPILAN DEĞİŞİKLİK UCUZ SİGARALARIN FİYATINI ARTIRDI

2017 yılında tabloya Kıyılmış Tütün ihracatının eklenmesi ile toplam 603 milyon dolarlık tütün mamulü ihracatı gerçekleşti. 30 Haziran 2018 tarihinde yapılan ÖTV değişikliği ile sigaranın düşük fiyatla satışını engelleyici yönde, nispi oranda azaltma, asgari maktu vergi tutarında arttırma yapılmıştı. Bu durum düşük fiyat sınıfındaki sigara markalarının fiyatını yükseltmiş, yüksek fiyatlı sigara sınıfındaki markalarının ise vergisini düşürmüştü. Son yıllarda özellikle Meyve Aromalı Nargilelik Tütün Mamulü üretim tesislerinin kurulumunda önemli bir atış yaşanmış ve yurt içinde kurulu bu üretim tesislerinin sayısı 26'ya yükseldi.

KAÇAK SİGARA 10 MİLYON PAKETTEN 143 MİLYON PAKETE ÇIKTI

Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Raporlarından derlenen verilerde özellikle 2009 yılından itibaren kaçak sigara yakalama oranlarındaki artış dikkat çekici. 2009 yılında 10 milyon paket olan kaçak sigara yakalaması 2015 yılına gelindiğinde altı yıl içinde 143,4 milyon pakete yükseldi.

KAÇAK SİGARADAN DOLAYI VERGİ KAYBI 400 MİLYON TL'YE ÇIKTI

KOM birimlerince 2016 yılı içerisinde ele geçirilen kaçak sigaraların neden olduğu vergi kaybının yaklaşık 400 milyon TL'yi bulduğu tahmin ediliyor. Ülkemizde ele geçirilen kaçak sigaraların büyük bir kısmının Bulgaristan, Çin, Endonezya, Birleşik Arap Emirlikleri menşeili sigaralar olduğu görülüyor.

KAÇAK SİGARALAR SINIRA GETİRİLİP DEPOLANIYOR

Söz konusu sigaraların Dubai üzerinden İran, Irak, Suriye ve İran'ın Türkiye sınırına getirilip depolandığı, ardından da yasa dışı yollarla Türkiye'ye sokulduğu KOM raporlarında ifade ediliyor. Bahsi geçen sigaralara ilişkin gerçekleştirilen ihracatların, ihraç edildiği ülkelerin nüfusu ve iç tüketimi ile doğru orantılı olmadığına dikkat çekiliyor.

TÜRKİYE'DE PAHALI OLMASI YASA DIŞI TİCARETİN HEDEFİ HALİNE GETİRİYOR

Ayrıca çevre / komşu ülkelerle kıyaslandığında en pahalı sigara satışı (Yunanistan hariç) ülkemizde. Komşu ülkelerde 1,5 dolar civarında olan Premium marka bir sigaranın ülkemizdeki satış fiyatı 2,5 dolar dolayında. Bu durum ise bizi yasadışı ticaretin hedef pazarı haline getiriyor.

KAÇAK SİGARANIN PİYASA PAYI YÜZDE 15

Tütün mamullerinde yaşanan sigara ve diğer tütün mamulleri kaçakçılığının piyasanın %15'i civarında olduğu düşünülmekte. Yasa dışı yollardan ülkemize giriş yapan bu ürünler hem halk sağlığını hem de ekonomimizi olumsuz yönde etkilemekte.

LİKİT VE NARGİLELİK TÜTÜN KAÇAKÇILIĞINDA ÖNEMLİ BİR ARTIŞ YAŞANIYOR

Özellikle ısıtılarak tüketilen tütün ürünleri, likit-elektronik sigara ile Nargilelik Tütün Mamulü kaçakçılığında önemli bir artışın yaşandığı görülüyor.

YASANIN İLGİLİ MADDESİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLERİN LEHİNE İŞLİYOR

4733 sayılı yasanın 6. Maddesinde bulunan “Türkiye'de tütün mamulleri üretmek isteyenlerin; yıllık üretim kapasitesi tek vardiyada, sigara için iki milyar adet, diğer tütün mamulleri için ise on beş tondan az olmayan, tütün hazırlama bölümleri dahil tam ve yeni teknoloji ile tesisler kurmaları şarttır" hükmü, tamamen piyasada bulunana çokuluslu şirketler lehine işleyen bir mekanizma yaratıyor.

DÜZENLEME KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FABRİKALARIN KURULMASINI ENGELLİYOR

Amerika dahil olmak üzere dünyanın birçok ülkesinde tütün mamulleri üretiminde böyle bir kısıtlama yok. Bu düzenleme yerli sermaye ile kurulacak daha düşük kapasiteli ve yerli tütünden imal edilmiş sigaraların satışını yapabilecek küçük ölçekte fabrikaların kurulmasının önüne geçiyor. Özellikle Amerikan Blend harmanlar konusunda yaşanan yasaklama girişimlerinin devam etmesi halinde popülerliğini yitirmiş Türk tipi sigara harmanları tekrar tüketicinin gündemine gelebilir.

NELER YAPILMALI?

Tütün üreticileri yurt genelinde 100 bin üretici ailesini temsil eder. Ancak özellikle son yıllarda bu kesim unutulmuştur. Neredeyse tütünün tarımsal ürün olarak dahi görülmemesi yüksek ihracat kabiliyeti olan bir ürünün üreticileri ve ülkemiz için kabul edilebilir bir durum değildir.

Tütün üretimi, Bakanlığımızın Milli Tarım Projesi ile yeniden tanımladığı Tarımsal Havzalar içerisine alınmalı ve desteklemelerden faydalanmalıdır.

Genellikle yüksek gelir grubu tarafından tüketilen ve önemli bir kısmı ithal edilen puro, sigarillo gibi ürünlere %40 Nisbi ÖTV uygulanırken, dünyanın her yerinde gelir seviyesi düşük kesimlerce üretilen ve tüketilen sarmalık tütünlere %63 Nisbi ÖTV uygulanmaktadır.

Tek başına içilebilen yerli ve soslanmamış sarmalık kıyılmış tütünde ÖTV %35 bandına çekilmeli, Avrupa'da ki örnekler dikkate alınmalıdır.

4733 sayılı yasanın Tütün Mamulü Üretim Tesisleri kurulumunu düzenleyen 6. Maddesinde ki hükümler çok yüksek yatırım miktarı ve zorlayıcı koşulları nedeni ile yerli üreticinin bu alana girişine engel olmaktadır. Bu maddeler esnetilmeli, yerli sanayicinin yerli tütünden sigara üretimine olanak sağlayacak şekilde yeniden düzenlenmelidir, ülkemiz tütüncülüğünün önünü tıkayan en önemli maddelerden biri bu düzenlemedir.

Tütün fonu, Türk tütününü koruyacak şekilde yeniden düzenlenmelidir. Ülkemizde örgütsüz ve sahipsiz durumda bulunana tütün üreticilerinin örgütlenebilmesi için çaba sarf edilmesi gerekmektedir.

Türkiye sigara tüketim miktarında dünyanın ilk on pazarından biridir. Bu nedenle Türkiye'de tütün mamulü üreten firmalara Pazar payları oranında belli bir miktar yaprak tütünü ülkemizden satın alma zorunluluğu getirilmelidir.

Türkiye'de üretilmiş tütüne alım zorunluluğu getirilmesi, her yıl belli bir miktar tütün üretimini ve satışını garanti edecektir. Bu model ile yurt dışı kaynaklı sipariş dalgalanmaları ve üretici aleyhine gelişecek fiyatlandırmaların önüne geçilecektir.

Tütün ve tütün mamulleri sektöründe tasarruf yetkisi, Tarım ve Orman Bakanlığımıza geçmiş durumdadır. Toplumumuzu tütün mamullerinin tüketiminin zararlarından koruma çalışmaları devam etmeli, aynı zamanda, Bakanlığımızın üretimi ve ihracat boyutları ile ülkemizin önemli bir kesimini ilgilendiren tütün ile ilgili bir “Milli Tütün Politikasını" ortaya koyması gerekiyor."

TARIMDANHABER



Yorumlar

Toplam 2 Adet Yorum Yapılmış.
08 Aralık 2018, 11:56

çiftçi oy verir tankın topun önüne yatar bir avuc ithalat lobisi onn emegini calar her şeyi ithal eder etde oldugu gibi dağ taş et doldu uretiçi hayvanını kime satacak et ihtiyacı olduğu için değil yeterki lobinin cebi dolsun et yükse Devamı..çiftçi oy verir tankın topun önüne yatar bir avuc ithalat lobisi onn emegini calar her şeyi ithal eder etde oldugu gibi dağ taş et doldu uretiçi hayvanını kime satacak et ihtiyacı olduğu için değil yeterki lobinin cebi dolsun et yükselecek diye basın banğır banğır bağırıyordu şimdi çiftçiyi batırdılar basında tık yok neyin ne olduğunu anlıyabiliyoruzartık şükürler olsun
08 Aralık 2018, 09:05

Aynı oyun pancara ete oynanıyor türk çiftçisi Bir dilim ekmeğe muhtaç hale geldi paralar yabancı çiftçiye gidiyor

Yorum Yapın

* tarimdanhaber.com'da yayınlanan tüm yorumların cezai ve hukuki sorumluluğu yorumu yapan kişinin kendisine aittir. tarimdanhaber.com yapılan yorumlarla ilgili herhangi bir konuda sorumluluk kabul etmemektedir.
* Yorum yapan kişiler tarafından oluşturulan içerikler herhangi bir ön incelemeye tabi değildir. İlgili yorumlar hakkında tarafımıza başvurulmadığı sürece ilgili içeriğin hukuka uygunluğu tarafımızdan denetlenmemektedir.
* Yapılan yorumlar kişiler tarafından oluşturulduğu için bu yorumların doğruluğu ve güncel bilgiler olup olmadığı tarimdanhaber.com tarafından kabul edildiği anlamına gelmemektedir.

Endüstri ve Yem Bitkileri HABERLERİ