Sabah Gazetesi'nden Betül Alakent ve Pınar Çelik Nacar'ın; 'Ses var, görüntü yok!' başlıklı haberine göre fiyatları dizginlemek için 5 ay önce kurulan 'Gıda Komitesi' enflasyonun ateşini düşüremedi. Her gün farklı bir modelin tartışıldığı komitede iş uygulamaya gelince bürokrasi nedeniyle süreç uzuyor. Sorunun çözümüne karşı sektör temsilcilerinin görüşlerine de yer verilen haberde, sektör temsilcileri üç öneride bulundu.

Söz konusu haberde dikkat çeken başlıklar şöyle:

GIDA KOMİTESİ FİYATLARLA DEĞİL BÜROKRASİYLE BOĞUŞUYOR

Gıdada fahiş fiyat artışlarının önüne geçmek amacıyla kurulan 'komite' beklenen etkiyi gösteremiyor. Geçen yıl aralıktan bu yana çalışan Gıda Komitesi, her gün farklı bir modelle karşımıza çıkıyor. Ancak uygulamada aynı hızla ilerlenemiyor. Çünkü süreç bürokrasiye takılıyor. Şu ana kadar somut tek uygulama çiftçi kayıt sisteminin hal kayıt sistemine entegre edilmesi oldu. Ancak uzun soluklu olan bu projenin yanı sıra gıdanın ateşini düşürmek için acil eylem planına geçilmesi gerekiyor. Komiteye danışmanlık yapan sektör temsilcilerinin önerileri de komitenin gündeminde bekletiliyor.

3 FARKLI SENARYO

LİSANSLI DEPOCULUK

Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Genel Müdürü İrfan Güvendi, hükümetin spekülatif fiyat artışlarının önüne geçmek kooperatifleri daha etkin kullanmayı planladığını söyledi. Güvendi, modeli şu şekilde anlattı: "Mevzuat gereği üretici örgüt ve kooperatiflerinin hallerde yüzde 20 yer alması gerekiyor. Ancak bugüne kadar sistem pek işlememiş. Şimdi kooperatif aracılığıyla lisanslı depolar kurulacak. Ürünler bu depolardan hale verilecek. Böylece hem ürün kaydı sağlanacak hem de aracı ortadan kaldırılacak. Yani devlet kooperatifler aracılığıyla denetim sağlayacak. Amaç hal ya da kabzımalı devreden çıkarmak değil, spekülatif fiyat hareketlerinin önüne geçmek."

KOOPERATİF MARKETİ

Türkiye Ziraatçiler Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, meyve ve sebzede inanılmaz bir kartel oluştuğunu, yıllık 13 milyon tonluk tüketimi 13-14 firmanın yönlendirdiğini söyledi. Yetkin, Gıda Komisyonu'na önerdikleri modeli ise şöyle özetledi: "Tarım Kredi Kooperatifleri, Türkiye'de gerçekten güçlü bir yapı. Bu gücünü kullanarak üreticiden aldığı malı direkt kendi mağazalarında satacak. Araya herhangi bir kurum ya da aracı girmediği için pazara ya da marketlere göre yüzde 50-60 daha ucuza satış yapılacak. Model öncelikle üç büyük şehirde denenecek. Ardından da diğer illere yayılacak."

SOĞUK ZİNCİR

Türkiye'de 50 milyon ton meyve sebze üretiminin 10 milyon tonu nakliye sırasında kaybediliyor. Bu kayıp fiyatlara yansırken spekülatörlere de bahane oluyor. Bunun önüne geçmek amacıyla kooperatifin harekete geçirileceğini söyleyen TZD Başkanı Yetkin, bu modeli de şu şekilde anlattı: "Tarım Kredi Kooperatifleri'nin bin 780 şubesi var. Buralara soğuk hava depolu kamyonetler alınacak. Ürünlerin nakli soğuk zincir kırılmadan yapılacak. Böylece 10 milyon tonluk kaybın önüne geçilecek. Bunu bahane edip fiyatları yükselten spekülatörlere de 'dur' denilecek."